Ana Sayfa Blog Sayfa 42

MANAVGAT’TA ÖĞRETMENLER SÜRGÜN MÜ EDİLDİ?

0

Manavgat Eğitim-İş Sendikası temsilciliği Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği bir basın açıklamasıyla iki öğretmenin ceza kanununda ve MEB mevzuatında olmamasına rağmen sürgün edildiklerini açıkladılar. 

Eğitim-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar açıklamasında “Manavgat Hatice Sezer Anadolu Lisesinde görev yapan Ezgi Karaman Varış ve Emrehan Varış, okullarından 75 ve 40 km uzaklıktaki okullara tabiri caizse sürgün edildikleri ve aile bütünlükleri bozulduğu için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanmış bulunduklarını” belirterek haklarını aradıkları iki öğretmenin görev yaptıkları okuldaki Mdr. Yrd. TA’nın Okul Müdürü A. G. ve pansiyondan sorumlu Mdr. Yrd. İÇ’nin bilgisi ve izinleri dahilinde pansiyon yönetmeliğinin ilgili maddeleri hükümlerine(24,52,53) açıkça aykırı olarak yaklaşık bir buçuk yıl okulun pansiyon imkanlarından yararlanmış, kişisel menfaat sağlamış, kamu zararı oluşturmuş ve üyelerimiz tarafından ilgili makamlara şikayet edilmelerinden dolayı” sürecin başladığının altını çizdi.

Kararın Nedeni Husumettir

Sadık Acar açıklamasının devamında: “Okul müdürü A.G ile ilgili birçok öğrenciden gelen son derece hassas bazı iddialar da üyelerimize ulaşmış; üyelerimiz bu iddiaları herhangi bir yorum katmaksızın, T.C.K 279 dan doğan yükümlülükleri, görev sorumlulukları ve “çocuğun üstün yararı” gereği ilgili makamlara iletmiştir. Ancak bu yasal bildirimler idare tarafından husumet sebebi haline getirilmiştir.

Okul müdürü A.G. ve müdür yardımcısı T. A. makamlarını kötüye kullanarak, okul içinde itibarsızlaştırma, ders programlarını değiştirme, hakaret ve küfürlerde bulunma, üyelerimizin ders esnasında izinsiz sınıfına girerek öğrencilerin içinde azarlar şekilde konuşmalar yaparak itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır. Bu durumlar ile ilgili üyelerimiz Cimer başvurusunda bulunmuşlardır. Okul müdürü A. G. okul bahçesinde nöbet görevi sırasında özel aracını öğretmenlerimizin üzerine sürmüş ve canlarına kastetmiştir. Bu olaya iki öğretmen de şahittir. Olay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiş ve savcılık soruşturması devam etmektedir.”

Öğretmenlerimiz Haksızlığa Uğranış ve Tek Taraflı İşlem Yapılmıştır

“Üyelerimiz hakkında huzuru bozmaktan soruşturma açılıp bir nevi sürgün cezası veriliyorsa; şikayet edilen ve suçlanan kişilerinde başka okullara gönderilmesi gerekir. Burada soruşturma yapılırken tek taraflı yürütülmüş hakkaniyet ilkesinden ayrılarak cezalandırılma yoluna gidilmiştir. Şikayet edilenler hakkında hiç bir işlem yapılmamıştır. Aksine korunup kollanmış ve ödüllendirilmiştir.
Üyelerimize savunma hakkı verilmeden cezalar alel acele işleme konulmuş ve tebliğ edilmeye çalışılmıştır. Buradan soruyoruz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürlüğü bu sürgünleri yaparken iddia edilen suçları ört bas etmek için mi yapıyorlar?
Yoksa birilerini korumak için mi çaba gösteriyorlar? Bu yapılan sürgünler Eğitim İş üyesi olmalarından mı kaynaklanıyor?”

Buradan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Sesleniyoruz.“Yapılan görevlendirmelerin iptal edilmesini, üyelerimize savunma hakkının verilmesini, aile bütünlüklerinin korunmasını, iddia edilen suçlamaların araştırılıp suçluların gereken cezayı almasını ve adaletin tesis edilmesini istiyoruz. Biz buradan açıkça ifade ediyoruz: Sendikamızı ayakta tutan yapı, şahsi ve menfaat çıkarlar değil, üyelerimizin haksızlık karşısında dik duruşlarıdır. Bu dik duruş karşısında üyelerimizin haksızlığa uğradığı durumlarda onlar için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamu görevlilerinin hukuka aykırılıkları bildirmesi suç değil, görevdir. Bu bildirimin ardından soruşturma, baskı ve görev yeri değişikliği ile karşılaşılması kabul edilemez.
Unutulmaması gerekir ki bu süreç yalnızca iki öğretmeni değil; aynı zamanda son dönemde özellikle üzerinde durulan ve 2025’e adı verilen bir “ailenin” bütünlüğünü ve bu ailenin çocuğu bir öğrencinin de eğitim hakkını doğrudan etkilemektedir.
Sendika olarak talebimiz açıktır: • Sürecin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden bağımsız şekilde incelenmesi,
• Tüm iddiaların tarafsız ve eksiksiz biçimde araştırılması,
• Hukuka aykırı idari işlemlerin geri alınması,
• Kamu görevlilerinin güvenli şekilde görev yapabileceği bir çalışma ortamının sağlanmasıdır” cümleleriyle açıklamasını tamamladı.

ALİYE COŞAR:”YATLARA KDV’SİZ YAKIT VAR ÜRETİCİYE YOK”

0

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar: “Yatlara KDV’siz yakıt var, üreticiye yok. Motorine yapılan zammın faturasını ne yazık ki vatandaşımız ödüyor. Yüksek akaryakıt fiyatlarının çözümü yüzde 20 KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesidir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, son günlerde akaryakıt fiyatlarına gelen üst üste zamlara tepki göstererek konuyu Meclis gündemine getirdi. 1 Nisan 2026 00.00 itibari ile motorine gelen son zamla birlikte bazı illerde motorinin litre fiyatının 80 lirayı geçtiğini belirten Milletvekili Aliye Coşar, üst üste gelen zamlara bir an önce çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.

Akaryakıta gelen zamların başta taşıma ve tarımı olmak üzere zincirleme olarak birçok sektörü etkilediğinin altını çizen Milletvekili Coşar, zamlar üzerinden iktidara yüklendi. Zamlara ilişkin bir an önce çözüm bulunması gerektiğini belirten Milletvekili Coşar, “Yatlara KDV’siz yakıt var, üreticiye yok. Motorine yapılan zammın faturasını ne yazık ki vatandaşımız ödüyor. Yüksek akaryakıt fiyatlarının çözümü yüzde 20 KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesidir” dedi.

“AKP iktidarı emekliye, memura vermediği zammı söz konusu akaryakıt zammı olunca düşünmeden uygulamaktadır. Dün gece itibarıyla motorine yapılan zamla bazı illerimizde litre fiyatı 80 lirayı geçmiştir. Buna bir an önce çözüm bulunmalıdır.

Motorine yapılan zam, taşıma ve tarımsal üretimi doğrudan etkilemektedir. Yatlara KDV’siz yakıt var, üreticiye yok. Antalya’da tarım ürünlerinin nakliyesi zamla daha da artmıştır. Yapılan zam zincirleme olarak birçok sektörde maliyet artışlarına ve enflasyona neden olacaktır.

Motorine yapılan zammın faturasını ne yazık ki vatandaşımız ödüyor. Yüksek akaryakıt fiyatlarının çözümü yüzde 20 KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesidir. İktidarın hatalarını halk ödememelidir.”

“GABAR’DAKİ PETROLÜ KARADENİZ’DEKİ GAZI MİLLETİN İSTİFADESİNE…”

0

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç TBMM’de gerçekleştirdiği konuşmayla iktidara seslendi: “Gabar’daki petrolü, Karadeniz’deki doğalgazı milletin istifadesine sunmanın tam zamanıdır. Milletimizin seçim arifesinde verilen “müjde” lere değil, omuzlarındaki yükü gerçekten hafifletecek somut adımlara ihtiyacı vardır” dedi.“

Şerafettin Kılıç yaptığı konuşmada, “mesele rakamlarla ortada olan bir çöküştür. Iki bin yirmi altı yılı başında en düşük memur maaşı yaklaşık altmış bir bin sekiz yüz doksan lira olarak açıklandı. Ama aynı dönemde yoksulluk sınırı doksan sekiz bin lirayı aşmış durumda. Bu ne demektir biliyor musunuz? Devletin kendi memuru bile yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiştir. Asgari ücret yaklaşık yirmi sekiz bin lira seviyesine çıktı ama bu rakam tek başına bir kişinin bile insanca yaşamasına yetmiyor. Çünkü piyasa gerçekliği başka, açıklanan rakamlar başka” ifadelerinin altını çizdi.

Vergi Dilimi Haksızlık Oluşturuyor

“Sorun sadece maaş değil, sistemin kendisidir. İki bin yirmi altı yılında vergi dilimi daha yılın ortasına gelmeden değişiyor. Yüz doksan bin liraya kadar yüzde on beş, sonrasında yüzde yirmi, ardından yüzde yirmi yedi. Ne oluyor peki? Aynı memur, aynı işçi birkaç ay içinde daha yüksek vergi ödemeye başlıyor. Açık konuşalım. Devlet verdiği zammı yıl içerisinde vergiyle geri alıyor. Somut bir gerçek, orta gelirli bir çalışanın yılın ikinci yarısında yüzde yirmiden yüzde yirmi yedilik vergi dilimine geçtiğinde maaşı reel olarak düşüyor. Bu bir hesap hatası değil, sistemin ta kendisidir. Bir başka gerçek daha memura verilen zam oranı yaklaşık yüzde on sekiz virgül altı. Ama daha ilk aylarda oluşan enflasyon bu artışı eritiyor. Yani zam yapılmıyor. Sadece gecikmeli telafi yapılıyor. O da yetmiyor. Peki sahada ne oluyor? Kiralar büyük şehirlerde maaşın yarısını geçti. Gıda fiyatları haftalık değişiyor.
Faturalar sabit değil. Artış trendinde ama maaş yılda iki kez güncelleniyor. Bu tablo
sürdürülebilir değildir.”

Maaşlar Enflasyonun Altında 

Değerli milletvekilleri maaş artışı yılda iki kez değil. Aylık enflasyonun altında olmamak kaydıyla aylık otomatik güncellenmelidir. Vergi dilimi sabit gelirli için yeniden düzenlenmeli, ücretli üzerindeki yük düşürülmelidir. Diğer bir ifadeyle maaşları enflasyon karşısında koruyacak bir eşel mobil sistemi devreye alınmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücretin altına düşmeyecek şekilde belirlenmelidir. Büyük şehirlerde çalışanlara doğrudan kira desteği verilmelidir. Tüm çalışanlara refah payı zorunlu hale getirilmelidir.

Gabar Petrolü Karadeniz Gazı

Bölgemiz ateş çemberi iken iktidarın bu süreci sadece izleme lüksü olamaz. Enerji fiyatlarındaki artışlar yeni bir enflasyon dalgası riski doğuruyor. İktidar olarak bunlara karşı mutlaka ilave önlemler almak zorundasınız. Gabar’daki petrolün Karadeniz’deki doğal gazın milletin istifadesine sunulanın tam zamanıdır. Milletimizin seçim arifesinde verilen müjdelere değil omuzlarındaki yükü gerçekten hafifletecek somut adımlara ihtiyaç vardır diyorum.

SESLİ MAKALE YAYINDA

0

SESLİ MAKALE / ÖMER KAÇMAZ “MANAVGAT BELEDİYESİ İŞÇİLERİNE KÖTÜ HABER: “ESKİDEN BİRDİK BERABERDİK!”

Köşe yazısının yazılı halini bu mecradan okuyabilirsiniz.

NAİL KAMACI:”GÜCÜMÜZÜ SARAYLARDAN DEĞİL, DEMOKRASİYE İNANAN HALKTAN ALIYORUZ”

0

CHP Antalya İl Başkanlığı Bugün Yayınladığı Bir Açıklama İle 31 Mart Seçimlerindeki Başarıyı Ve Muhittin Böcek Yargılamalarını Kamuoyu İle Paylaştı

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, 31 Mart yerel seçimlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem seçim başarısını değerlendirdi hem de iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kamacı, “Bugün Antalya’da yürütülen bu süreç, bir yargılama değil, bir siyasi operasyondur” dedi.

Kamacı, Antalya’da elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek, büyükşehir belediyesinin yeniden kazanıldığını ve 19 ilçenin 16’sında CHP’nin başarı elde ettiğini ifade etti. Antalya genelinde yaklaşık yüzde 49 oy oranıyla açık ara bir zafer elde ettik dedi. Kamacı Alanya ve Serik gibi ilçelerde yıllar sonra tarih yazdık dedi. Bu başarı tesadüf değildir. Rantın değil halkın yanında duranların başarısıdır. Bu başarı demokrasi isteyen, kentine sahip çıkan, hizmet diyenleri başarısıdır. Bugün Antalya’da CHP’li belediyeler, milletin verdiği yetkiyi sorumluluk bilinciyle sonuna kadar hakkıyla kullanmaktadır” diye konuştu.

CHP’li belediyelerin hayata geçirdiği projelere de yer veren Kamacı, kapımızı herkese açtık, ayrım yapmadık, kimseyi ötekileştirmedik” diye konuştu.

Kamacı, merkezi yönetimin CHP’li belediyelere yönelik uygulamalarını eleştirerek, mali ve idari baskılarla hizmetlerin engellenmeye çalışıldığını savundu. Kamacı, “Önce “Belediyeleri silkeleyin” talimatıyla SGK üzerinden belediyelerimize yüklenildi. Mali baskılarla hizmet üretmeleri engellenmeye çalışıldı. Belediyelerimize haciz gönderildi. Bir çocuğa verilen bir kutu süt, o çocuğu bir kutu süte muhtaç eden iktidarı rahatsız etti. Sarayın talimatıyla sandıkta yenemedikleri CHP’li belediyelerimize karşı ‘Yargı Darbeleri’ yapılmaya başlandı. İktidarın “Yargı Kolları” bu operasyonlar için dizayn edildi. Türkiye’de yaşananlar açıkça bir milli irade gaspıdır, bir demokrasi darbesidir. CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar, uydurma dosyalar, talimatla yürüyen soruşturmalar, yargı eliyle siyaset dizayn etme çabaları artık herkesin gözü önündedir. Antalya’da yaşanan süreç ise bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Antalya’da yürütülen soruşturmalarda dosyaların içinin boş olduğu ortadadır. Somut delillere dayanmayan iddialarla, hukuki temelden yoksun suçlamalarla bir süreç işletilmektedir. Dava süreci devam ederken; savcı değişikliklerinin yaşanması, dosyaların yönünün talimatlarla değiştirilmesi, İstanbul merkezli müdahalelerin Antalya’ya uzanması ve yeni operasyonların yapılması; bu sürecin hukuki değil, tamamen siyasi olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.

Antalya’da yürütülen bazı soruşturmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak sürecin siyasi olduğu belirten Kamacı, “Bugün Antalya’da yürütülen bu süreç, bir yargılama değil, bir siyasi operasyondur. Amaç bellidir. Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak, CHP’li belediyeleri çalışamaz hale getirmek ve milletin iradesini gölgelemektir. Ama biz buradan 31 Mart seçim zaferimizin 2. yılında açıkça haykırıyoruz; “ne yaparlarsa yapsınlar başaramayacaklar.” Çünkü biz gücümüzü saraylardan değil, demokrasiye inanan halktan alıyoruz” diye konuştu.

İŞDÜNYASI ANTALYA DA YARINI GÖREMİYOR MU?

0

Konyaaltı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KONYSİAD) Başkanı İlhami Kaplan iş dünyasında öngörü yapmanın giderek zorlaştığını vurguladı.

 

Antalya Gündem Gazetesinden Abdulrezzak Kılıç’ın yaptığı habere göre konu ile ilgili açıklamada bulunan KONYSİAD Başkanı İlhami Kaplan, bu tabloyu değerlendirirken “Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz. İş dünyasında artık sadece bugünü değil, yarını bile net görebilmek kolay değil” dedi. Kaplan, yüksek enflasyonun ve küresel krizlerin iş dünyasının uzun vadeli planlarını ertelemeye zorladığını ifade ederek, finans sektöründe bile öngörünün zorlaştığını vurguladı.

Kaplan ayrıca bölgede devam eden belirsiz savaş ortamının ekonomik süreçleri yavaşlattığını belirtti. Temennisinin, bu karanlık ve belirsiz sürecin bir an önce sona ermesi ve insanlığın yeniden umutla yoluna devam edebilmesi yönünde olduğunu söyledi. TÜİK verileriyle desteklenen Kaplan’ın değerlendirmeleri, Türkiye ekonomisinin 2026 başında yatırım, istihdam ve ticaret alanlarında karşı karşıya olduğu risk ve belirsizlikleri net bir şekilde ortaya koydu.

“Gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz” diyen Kaplan, konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Sadece ülke olarak değil, dünya olarak belirsizliklerin arttığı, öngörü yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığı bir süreç yaşıyoruz. İş dünyasında artık sadece bugünü değil, yarını bile net şekilde görebilmek kolay değil. Finans sektörünün çok değerli banka müdürleri de artık bilemeyecek noktaya geldiler. Ülkemiz çok yüksek enflasyonla ciddi bir mücadele yürütüyor ve bu sürecin yavaş yavaş daha dengeli bir noktaya doğru ilerlediğini görmekten memnunuz. Ancak dünyada yaşanan gelişmeler, krizler, insanlık adına hepimizi endişelendiren bir tabloyu karşımıza çıkararak sürecimizi yavaşlatıyor. Umarım durma noktasına getirmez.”

Ortadoğu’daki gerilime değinene Kaplan, “İran’da ve bölgede ne kadar süreceği belli olmayan savaş ortamının sıkıntılarını ne şekilde yaşayacağımızı öngöremiyoruz. Temennim çok net: Bu karanlık ve belirsiz ortamın bir an önce sona ermesi, insanlığın yeniden huzurla, umutla ve güvenle yoluna devam etmesi” sözlerine yer verdi.

Haber Kaynak Antalya Gündem Gazetesi Abdulrezzak Kılıç

 

MANAVGAT BELEDİYESİ İŞÇİLERİNE KÖTÜ HABER: “ESKİDEN BİRDİK BERABERDİK!”

0

Son mahalli seçimlerde Antalya’da fırtına gibi esen CHP, seçimlerden zaferle çıkmış ve akıllarda Antalya Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarının CHP’de kalması halinde “Bir ve Beraber Olacağız” sloganı kalmıştı.

Seçilmiş CHP’li Belediye Başkanlarına yasal mevzuatı nasıl aşacaksınız diye sorulduğunda yetki ya da alan devrinin yapılacağı gibi şeyler söylenerek sorular geçiştirilmişti. Muhitin Böcek’in ilk seçildiği dönemde de aynı şey söylenmiş ama Şükrü Sözen ile beraber ne bir oldular ne de beraber. Hatta “Dayı” lakaplı Muhittin Böcek bir 5 yılda bir elin parmakları kadar Manavgat’ta uğradı. Bu durum CHP’li ile ve ilçe başkanlarına bu durum hatırlatıldığında “bu sefer farklı; o dönem de pandemi vardı, Menderes Türel’in borçları vardı…” gibi cevaplar hava da uçuşmuştu.

Antalya ve Manavgat’ta zaferi elde eden CHP’li yerel idarecilerden hızlı kararların alınması ve Antalya Büyükşehir’in yetki alanlarındaki sorunların hızla çözülmesi beklendi. Peki sonuç? Hala bekliyoruz, aynı yaşamanın Manavgat’ta bir umut olduğu gibi! Su borularındaki patlakların tamirinden tutun da yolların bakımına veya asfaltlanmasına kadar hiçbir şey yapılmadı ya da baştan sağma tamiratlar.  Örneğin bu aralar sivrisineklerin yumurtlama dönemi olmasına rağmen sivrisineklerle ilgili hiçbir çalışmanın yapılmadığını görüyoruz. Yaza Allah kerim diyelim!

Bu satırları yazmamın sebebi CHP’li Antalya Büyükşehir ve Manavgat Belediyelerinin yolsuzluk ve rüşvet iddialarında birliği ve beraberliği sağlamasına rağmen işten çıkartılan ve çıkartılması beklenen CHP üyesi emekçiler konusunda iki belediyenin aynı seyri takip etmemesi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, idari kaos anlamında Manavgat Belediyesi ile benzer süreçleri yaşamasına rağmen toplu olarak işçi çıkarmadı. Hatta Antalya Büyükşehir Belediyesi yeni işçi alımı için 26 Mart 2026’da ilana çıkarken Manavgat Belediyesi türlü sebeplerle işçileri çıkartmaya devam ediyor. Buradaki asıl mesele hangi belediyenin işçi çıkarması ya da işe alması değil ana mesele CHP Antalya İl ve İlçe yönetimlerinin Antalya Büyükşehir’in bir ve beraber olduğunu söylediği Manavgat Belediyesi ile ortak hareket etmesini sağlayamayarak işten çıkartılan ve çıkarılacak olan emekçilere sahip çıkamamasıdır.

Antalya Büyükşehir Belediyesi verdiği ilanla 259 işçi alacağını duyurdu. Bunların yaklaşık 246’tanesi Manavgat Belediyesinden işten çıkartılan ve çıkartılacak olan işçilerin sahip olduğu özelliklere ve şartlara uygun. Büyükşehir işçi alım ilanında ilaçlama, temizlik ve beden işçisi istihdamı için 246 kişilik kadroyu açmışken acaba her şeyin bir yolunu bulmada maharetli olan, bir ve beraberiz sloganıyla seçim kazanıp kameralar karşısında emojileri aratmayan gülücüklerle halka görüntü veren CHP’li yetkililer, Manavgat Belediyesinin işine son verdiği ya da vereceği işçileri neden Antalya Büyükşehir Belediyesinin ihtiyaç duyduğu kadrolarda işe almıyor? İl Başkanı Nail Kamacı ile Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar acaba bu konuyu gündemlerine alıp görüş alışverişinde bulundular mı? Eğer bu yapılmadıysa demek ki kimse bir ve beraber değilmiş! Başta Manavgat halkına ve tüm Antalyalı seçmenlere, CHP’ye oy verenlere hatta işe alınmak için CHP’li olmadığı halde CHP’ye üye olan emekçiler aldatılmış!

AK Parti’yi ehliyetli ve liyakatli olmamakla suçlayan CHP acaba çok mu ehliyetli ve liyakatli merak ediyorum? Usta kaptan krizler döneminde halkın önünü açanlardır diyebilen CHP’li siyasiler Manavgat ve Antalya’daki benzeri krizleri neden aşarak usta kaptan olduklarını ispatlayamıyorlar. Bu yazıyı okuduktan sonra kimse yasal sınırlardan ve sıkıntılardan bahsetmesin lütfen. Biz istenildiğinde halk, emekli, öğrenci, emekçi yararına olan pek çok sıkıntının aşılmasında neler yapılabildiğini gördük! Zaten CHP için yasal sınırlara ya da etik kurallara uymak gibi bir problem de yok halka öz eleştiri vermek gibi bir derdi de yok! Öyle olsaydı seçimlerde halka verdikleri sözleri tutarlardı. Öyle olsaydı ahbap çavuş ilişkisiyle, eş dost, hısım akraba Manavgat Belediyesine çalışan olarak alınmazdı! Tutuklu Belediye başkanlarından bir önceki görevi bırakmasına kısa bir süre kala kamuyu zora sokacak maaş zamlarını yapmaz, yeni başkanları Tazı Kanyonunu, Kazıklı Kanyona dönüştüren ihaleleri almazdı!

Kalın sağlıcakla.

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 259 PERSONEL ALACAK

0

ANTALYA Büyükşehir Belediyesi, İŞKUR üzerinden yayımladığı ilanlarla bünyesine yeni personeller katmaya hazırlanıyor. Yayımlanan dört farklı ilan formuna göre; haşere ilaçlama, temizlik, şoförlük ve beden işçiliği alanlarında 259 kişilik istihdam sağlanacak. Başvurular şahsen yapılacak olup adayların belirli genel ve özel şartları taşıması gerekiyor.

ALIM YAPILACAK MESLEKLER VE KONTENJANLAR

İlan formlarında belirtilen kadro dağılımı şu şekilde:

  • Filit İşçisi (Haşere İlaçlama): 150 Kişi
  • Temizlik İşçisi (Cadde-Sokak): 71 Kişi
  • Beden İşçisi: 25 Kişi
  • Tır Şoförü: 13 Kişi
  • BAŞVURU ŞARTLARI VE TARİHLER

    Adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, 18 yaşını doldurmuş olması ve Antalya il sınırları içerisinde ikamet etmesi temel şartlar arasında yer alıyor. Ayrıca kadrolara göre askerlik durumu, eğitim düzeyi ve mesleki belge (SRC, Psikoteknik vb.) gibi özel koşullar aranıyor. Başvuru tarihi 26 Mart 2026 tarihinde başlarken 1 Nisan 2026 tarihi başvurular için son gün.

    ŞAHSEN MÜRACAT EDİLECEK

    Adayların ön başvuru formunu doldurmak üzere Yüksekalan Mah. Adnan Menderes Bulvarı Büyükşehir Hizmet Binası No:20 Muratpaşa/Antalya adresine şahsen müracaat etmeleri gerekiyor. Müracaat koşulları uygun bulunan adaylara mülakat yeri ve tarihi hakkında bilahare bilgilendirme yapılacak.

    Kaynak Antalya Ekspres Gazetesi

     

     

     

ANTALYA’DA UY*ŞTURU*U OPERASYONLARI DEVAM EDİYOR

0

Antalya’nın Kepez İlçesinde Düzenlenen Uyuşturucu Operasyonunda Zehir Tacirlerine Darbe Vuruldu

Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında Antalya Kepez’de uyuşturucuyla mücadele kapsamında takibe alınan 2 şüpheliye operasyon yapıldı.

Şüphelilerin aracında ve evinde yapılan aramalarda çok sayıda yasaklı madde ele geçirildi. Ele geçirilen maddeler arasında: 1 kilo 260 gram metamfetamin, 120 adet sentetik uyuşturucu hap, 35 gram skunk uyuşturucu maddesi, 1 adet hassas terazi, 1 adet 9 mm ruhsatsız tabanca ve şarjörü, 12 adet 9 mm tabanca fişeği, uyuşturucu satışından elde edildiği değerlendirilen bir miktar nakit para ele geçirildi.

Olayla ilgili olarak adli tahkikata başlanıldığı açıklandı.

İLHAMİ DEMİRAL’DAN MUHSİN YAZICIOĞLU MESAJI

0

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral Şehit Muhsin Yazıcıoğlu Rahmetle Andıklarını Paylaştı

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral

Sadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral Anahtar Parti’nin Muhsin Yazıoğlu için düzenlediği Mevlüt ve Kuran tilavetinde konuştu.

Demiral gerçekleştirdiği açıklamada: “Muhsin Başkanımızın bizim kalbimizde ayrı bir yeri vardır. Çünkü Muhsin Başkan her zaman halka sahip çıkmıştır. Türkiye’de çıkar için, siyaset için eğilip bükülmeyen ender siyasetçilerden biridir. Rahmetli Erbakan Hocamla aynı fikir, aynı çizgide yürüyen, hatta bir açıklamasında namlusunu milletin vergilerinden maaş alıp namlusunu millete çeviren orduya selam durmam dediği sözleri hala kulaklarımızda çınlıyor” dedi.

Açıklamasını “İki günlük dünya için fırıldak olmaya gerek yok sözleri hiç aklımızdan çıkmıyor” diyerek sürdüren Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral: “Necmettin Erbakan Hocamızın ve Şehit Muhsin Yazıoğlu’nun kalbimizdeki yeri ayrıdır, bu milletin kalbinde her zaman onlar yaşayacaklardır. Ne kadar da kendileri vefat etmiş olsa da fikirleri ve idealleri her zaman bizim için önemlidir, fikirleri bizler için idealdir mekanları cennet, ruhları şad olsun” dedi.