Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç TBMM’de gerçekleştirdiği konuşmayla iktidara seslendi: “Gabar’daki petrolü, Karadeniz’deki doğalgazı milletin istifadesine sunmanın tam zamanıdır. Milletimizin seçim arifesinde verilen “müjde” lere değil, omuzlarındaki yükü gerçekten hafifletecek somut adımlara ihtiyacı vardır” dedi.“
Şerafettin Kılıç yaptığı konuşmada, “mesele rakamlarla ortada olan bir çöküştür. Iki bin yirmi altı yılı başında en düşük memur maaşı yaklaşık altmış bir bin sekiz yüz doksan lira olarak açıklandı. Ama aynı dönemde yoksulluk sınırı doksan sekiz bin lirayı aşmış durumda. Bu ne demektir biliyor musunuz? Devletin kendi memuru bile yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiştir. Asgari ücret yaklaşık yirmi sekiz bin lira seviyesine çıktı ama bu rakam tek başına bir kişinin bile insanca yaşamasına yetmiyor. Çünkü piyasa gerçekliği başka, açıklanan rakamlar başka” ifadelerinin altını çizdi.
Vergi Dilimi Haksızlık Oluşturuyor
“Sorun sadece maaş değil, sistemin kendisidir. İki bin yirmi altı yılında vergi dilimi daha yılın ortasına gelmeden değişiyor. Yüz doksan bin liraya kadar yüzde on beş, sonrasında yüzde yirmi, ardından yüzde yirmi yedi. Ne oluyor peki? Aynı memur, aynı işçi birkaç ay içinde daha yüksek vergi ödemeye başlıyor. Açık konuşalım. Devlet verdiği zammı yıl içerisinde vergiyle geri alıyor. Somut bir gerçek, orta gelirli bir çalışanın yılın ikinci yarısında yüzde yirmiden yüzde yirmi yedilik vergi dilimine geçtiğinde maaşı reel olarak düşüyor. Bu bir hesap hatası değil, sistemin ta kendisidir. Bir başka gerçek daha memura verilen zam oranı yaklaşık yüzde on sekiz virgül altı. Ama daha ilk aylarda oluşan enflasyon bu artışı eritiyor. Yani zam yapılmıyor. Sadece gecikmeli telafi yapılıyor. O da yetmiyor. Peki sahada ne oluyor? Kiralar büyük şehirlerde maaşın yarısını geçti. Gıda fiyatları haftalık değişiyor.
Faturalar sabit değil. Artış trendinde ama maaş yılda iki kez güncelleniyor. Bu tablo
sürdürülebilir değildir.”
Maaşlar Enflasyonun Altında
Değerli milletvekilleri maaş artışı yılda iki kez değil. Aylık enflasyonun altında olmamak kaydıyla aylık otomatik güncellenmelidir. Vergi dilimi sabit gelirli için yeniden düzenlenmeli, ücretli üzerindeki yük düşürülmelidir. Diğer bir ifadeyle maaşları enflasyon karşısında koruyacak bir eşel mobil sistemi devreye alınmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücretin altına düşmeyecek şekilde belirlenmelidir. Büyük şehirlerde çalışanlara doğrudan kira desteği verilmelidir. Tüm çalışanlara refah payı zorunlu hale getirilmelidir.
Gabar Petrolü Karadeniz Gazı
Bölgemiz ateş çemberi iken iktidarın bu süreci sadece izleme lüksü olamaz. Enerji fiyatlarındaki artışlar yeni bir enflasyon dalgası riski doğuruyor. İktidar olarak bunlara karşı mutlaka ilave önlemler almak zorundasınız. Gabar’daki petrolün Karadeniz’deki doğal gazın milletin istifadesine sunulanın tam zamanıdır. Milletimizin seçim arifesinde verilen müjdelere değil omuzlarındaki yükü gerçekten hafifletecek somut adımlara ihtiyaç vardır diyorum.





