Ana Sayfa Blog

KONYA – MANAVGAT KARAYOLUNDAKİ MESAFE 20 DAKİKA KISALIYOR

0

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: “Alacabel Tüneli ile Yıllık 910 Milyon Lira Tasarruf Sağlanacak”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya ile Antalya arasındaki ulaşımın önemli geçiş noktalarından Alacabel’de yapımı süren tünel çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Alacabel Tüneli’nin tamamlanmasıyla seyahat süresinin 20 dakika, güzergâhın ise mevcut yola göre 7 kilometre kısalacağını bildirdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Konya ile Antalya arasındaki ulaşımın önemli geçiş noktalarından Alacabel’de yapımı süren tünel çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, “Alacabel Tüneli’ni 7 bin 360 metre uzunluğunda çift tüp olarak inşa ediyoruz. Kazı ve kaplama beton imalatları tamamlanan tünelde asfaltlama çalışmaları devam ediyor. 11,8 kilometrelik bağlantı yollarımızla birlikte projemizin toplam uzunluğu 19,2 kilometreye ulaşıyor. Tünelimizi ve bağlantı yollarımızı bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

-Mevcut Yoldan 427 Metre Daha Aşağı Kottan Geçecek

Alacabel Tüneli ve bağlantı yollarının mevcut yol kotuna göre yaklaşık 427 metre daha aşağı kotlardan geçtiğini kaydeden Uraloğlu, projenin özellikle zorlu kış şartlarında ulaşım açısından önem taşıdığını belirtti. Uraloğlu, “Alacabel geçişinde özellikle kış aylarında yaşanan olumsuzlukların önüne geçerek Konya ile Antalya arasında güvenli ve kesintisiz ulaşım sağlayacağız.” dedi.

-Güzergâh 7 Kilometre Kısalacak

Projenin tamamlanmasıyla mevcut yola göre güzergâhın 7 kilometre kısalacağını belirten Uraloğlu, “Alacabel Tüneli ile Konya-Antalya arasındaki seyahat süresini 20 dakika kısaltacağız. Böylece ulaşım standardını yükseltirken sürücülerimizin zamandan ve akaryakıttan tasarruf etmesini sağlayacağız.” diye konuştu.

-Yıllık 910 Milyon Lira Tasarruf

Projenin ekonomik ve çevresel katkılarına da değinen Uraloğlu, “Alacabel Tüneli ile zamandan 768 milyon lira, akaryakıttan 142 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 910 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon emisyonunu da yıllık 7 bin 151 ton azaltacağız.” açıklamasında bulundu.

MANAVGAT’TA KAÇAK MALLARA JANDARMA OPERASYONU

0

Manavgat’ta Jandarma’nın Gerçekleştirdiği Operasyonla Gümrük Kaçağı Ürünler Ele Geçirildi

Antalya Manavgat’ta kaçakçılık suçlarıyla mücadeleye yönelik jandarma tarafından gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, lüks markalara ait gümrük kaçağı ürünlerin bulunduğu tespit edilen bir depoda arama yapıldı. Yapılan aramada piyasa değerlerinin yüksek olduğu değerlendirilen çok sayıda gümrük kaçağı malzeme ele geçirildi. Olayla ilgili adli tahkikata başlanıldığı açıklanırken ele geçirilen kaçak ürünlerin cins ve miktarları kamuoyu ile paylaşılmadı.

Antalya Jandarma Komutanlığı yaptığı açıklamada kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerin aralıksız devam edeceği ve her türlü suç ve suçlularla mücadelenin azim ve kararlılıkla sürdürüleceğinin altı çizildi.

SESLİ MAKALE YAYINDA

0

SESLİ MAKALE / Ömer Kaçmaz, “Manavgat’ta İfade Hürriyeti Sorunu: Nalan Akpınaroğlu Olayı”

Linki tıklayarak dinleyebilirsiniz.

ÇEVREYİ RAHATSIZ EDEN ARAÇLARA DENETİM

0

Antalya Emniyeti Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü vatandaşların huzur ve sükûnunu bozan, çevreye rahatsızlık veren ve gürültü kirliliğine neden olan abart egzoz kullanan araçlara yönelik denetim faaliyetlerine devam ediyor.

01.08.2026-30.08.2026 tarihleri arasında Antalya genelinde çevreye rahatsızlık veren araçlara yönelik gerçekleştirilen denetimlerde; 567 sürücüye trafik idari para cezası uygulanırken, 172 araç ise trafikten men edildi.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 32/3-B maddesi kapsamında; araç üzerinde yapılan değişikliğin, çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak nitelikte olması hâlinde, aracı kullanan sürücüye 16.000 TL idari para cezası uygulandığı ve aracın 30 gün süreyle trafikten men edildiği yetkili makamlarca hatırlatıldı.

Antalya Emniyeti konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Denetimlerde temel amacımız; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, toplumun huzur ve sükûnunu korumak ve çevreye verilen rahatsızlığın önüne geçmektir. Sürücülerimizin araçlarında orijinal veya mevzuata uygun egzoz sistemleri kullanmaları; çevreye ve vatandaşlarımızın huzuruna olumsuz etkide bulunabilecek değişikliklerden kaçınmaları önem arz etmektedir. Vatandaşlarımızın huzur ve sükûnunu bozan uygulamalara karşı denetimlerimiz kararlılıkla ve kesintisiz şekilde sürdürülecektir” ifadelerinin altı çizildi.

AKARYAKIT ZAMLARINA DEMİRAL’DAN SERT TEPKİ

0

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral’dan Motorin Fiyatlarının 91 TL’ye Ulaşacak Olmasına Tepki

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral gerçekleştirdiği açıklamayla motorinin litre fiyatına 7, benzine ise 2 TL’nin üzerinde zam yapılacak olmasını sert sözlerle eleştirdi.

Manavgat’ta 91 TL’yi aşacak motorin fiyatlarına karşı tepki gösteren Demiral “Yapılan zamların üreticinin de tüketicinin de bırakın belini bükmeyi omurgasını çökerteceğini” vurguladı.

Demiral açıklamasında “AK Parti iktidarı zamlarla Manavgatlı çiftçinin, üreticinin sırtına yeni külfetler yüklerken sokaktaki emekçinin, emeklinin, memurun fakirleşmesine neden olan ne kadar başarısız politika varsa 20 senedir uygulamaktan bıkmadı. AK Partili Manavgat İlçe Başkanına buradan soralım vatandaş zamlardan duyduğu rahatsızlığı, içinde bulunduğu ekonomik gelecek kaygısını kime anlatmalıdır size mi yoksa Manavgat sevdasıyla tanınan vekiliniz Tuğba Vural Çokal’a m?’ Ve yine AK Parti Manavgat İlçe Başkanına soralım iktidarınızın zam politikasına karşı Manavgatlı turizm sektörünü nasıl koruyacaksınız? İl Başkanınız Ali Çetin ve Konyaaltı İlçe Başkanınız Yunus Günal tüm Antalyalının hayatını zehir eden sorunlar ve yapılan zamlar dururken Muhittin Böcek ve çevresinin iddia edilen rezillikleri hakkında açıklama yaparak gündem saptırması hakkında bir şeyler söylemeyi düşünüyor musunuz? Yoksa Milletvekiliniz Tuğba Vural Çokal’ın Manavgatlılığın erdemi ve Yörüklüğün asaletiyle ilgili söylenen mikro milliyetçi söylemlerinin arkasına saklanıp üç maymunu oynamaya devam mı edeceksiniz?” dedi.

Demiral açıklamasını “AK Parti Manavgat İlçe Başkanı Manavgat’ın Türkiye’ye mal olmuş onca sorunu dururken Manavgat Belediyespor’un 3. Lige çıkamamasına dair Manavgat Belediyesini eleştiren açıklamasına karşı tüm Manavgatlının yaşamını olumsuz etkileyecek olan akaryakıt zamlarına karşı bir açıklama yapmamasının nedenlerini şimdiden merak ediyoruz?” sözleriyle sürdürdü.

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral: “Akaryakıta 1 lira indirim yapıp iki gün sonrasında 3, 4 katı zam yapan AK Parti iktidarının ve buna ses çıkarmayan güya Manavgat sevdalısı olan vekilinin ve ilçe başkanlarının insanın aklıyla alay ettiği” aktararak İktidarın ‘Yaparsa AK Parti yapar’ sloganının hakkını çok iyi verdiğini” ifade etti.

AK Parti Manavgat İlçe Başkanının ve yöremizin Milletvekili Sayın Tuğba Vural Çokal’ın sözde enflasyonla mücadele sürecinde yapılan akaryakıt zamlarıyla Manavgat’ta enflasyonun nasıl düşürüleceğini de açıklaması gerektiğini vurgulayan Demiral “AK Parti ikircikli bir yönetim anlayışıyla maalesef ki Manavgatlıyı kapana sıkıştırmıştır. Bir yandan kirada oturan, çocuk okutan komşularımız CHP mi yoksa Yeni Parti mi üyesi olduğu belli olmayan Antalya Büyükşehir’in yüksek su faturaları maalesef ki Manavgatlı hemşerilerimiz ezerken diğer yandan da akaryakıt zamlarıyla iğneden ipliğe her şeye yapılacak zamların Manavgatlıyı baskı altına alacağı da aşikardır. Bu gerçek önümüzde dururken AK Partili idareci ve vekillerin suskunluğu Manavgatlıdan ve Antalyalıdan ne kadar da koptuklarını, onların dertlerinden ne kadar da uzaklaştıklarını gözler önüne sermektedir” dedi.

Saadet Parti Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral sözlerini “Bu vesileyle tüm Manavgatlı komşularımıza hayatı zorlaştıran AK Parti İktidarının takip ettiği neoliberal anlayışa sahip yanlış ekonomik ve politik yönetim tercihlerine karşı Saadet Partimize katılmaya davet ediyoruz” cümleleriyle tamamladı.

 

MANAVGAT’TA İFADE HÜRRİYETİ SORUNU: NALAN AKPINAROĞLU OLAYI

Anayasa Hukuku Profesörü Servet Armağan’ın ifadesiyle basın hürriyeti, fikir açıklama hürriyetinin bir çeşididir. Gerçekten de 1982 Anayasası’nın 25 ve 26. maddelerinin doğrudan bu alanı düzenlediği hepimizce malumdur.

Rahmetli Bülent Tanör Hocanın da işaret ettiği gibi basın hürriyeti, sokaktaki insanın zannettiği gibi sadece haber verme faaliyetini kapsamaz; aynı zamanda fikirleri, görüşleri ve olaylarla ilgili yorumları kamuoyu önünde açıklamayı ve bunu tartışmayı da düzenler. Dolayısıyla demokratik bir toplumda basın ve fikir hürriyeti, toplumsal gelişmenin yadsınamaz bir parçası olarak kabul edilmiştir.

Basın ve fikir hürriyeti bazılarımızca mutlak, bazılarımızca nispi bir hak olarak görülse de bu hürriyetin zedelenmesi ya da onu ortadan kaldırmaya yönelik politik tercihlerde bulunulması, maalesef beraberinde istibdat benzeri hibrit, otokratik bir cumhuriyete benzetilebilecek karma yönetimleri doğurur.

Nitekim istibdat veya türevi olan otokratik cumhuriyete dayalı bir rejimde basının haber tercihi; “Sanat sanat içindir” misali bir kaygıya sahip olacağı için spor, dedikodu, magazin, kişiler arasındaki heyecan dolu ihtilaflar veya suça bulaşmış kişilerin aklanmasına yönelik haberlerden oluşur. Yani kamu düzenine faydası olmayan konularla ilgilenir. Biz buna “Ecri has gazeteciliği” adını veriyoruz.

Ancak hukukun üstünlüğü ve fikir hürriyetine sahip beldelerde ise “Sanat toplum içindir” anlayışının gereği olarak toplum çıkarı her şeyin üzerinde tutulur ve haber konuları da buna göre seçilir. Çoğumuz buna olağan gazetecilik veya habercilik adını veririz.

Bir Gazetecinin Portresi: Nalan Akpınaroğlu Hadisesi

Son bir haftadır Manavgat gündemini meşgul eden Yankı Gazetesi imtiyaz sahibi Nalan Akpınaroğlu hadisesi, aslında Manavgat’ta yıllardan beri devam eden basın ve fikir hürriyetine karşı kurumların ve kişilerin ne kadar da kapalı olduğunu gözler önüne serdi. Akpınaroğlu’nun son iki yıldır gazetecilik faaliyetleri nedeniyle başına gelenler, eleştirilere karşı tahammülsüzlüğün boyutlarının hangi seviyeye ulaştığını göstermesi bakımından ibretlik bir tablodur desek sanırım çok da yanılmayız.

1982 Anayasası basın ve ifade hürriyetini düzenlediği gibi tekzip, yani düzeltme hakkını da aynı usulle düzenlemiştir. Anayasa’nın 32. maddesi:

“Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir”

derken; Manavgat’ın siyasileri, STK temsilcileri, bölge vekilleri ve kurumları tekzip yayınlatmak yerine polis karakollarında, adliye köşelerinde şikayetlerde bulunarak gazetecinin tutuklanması için elinden geleni yapıyor. İşte Manavgat’ı ileriye taşımak zorunda olan bazılarının fikir ve basın hürriyetine dair ahval ve şeraiti maalesef ki bu.

Hastane Haberi ve Yargı Kıskacı

Akpınaroğlu’nun başına gelen de son olarak bu oldu. Manavgat Devlet Hastanesiyle ilgili yaptığı haberler; belli ki hastanenin başhekimini, doktorlarını, hemşirelerini rahatsız etmeden bir güvenlik görevlisini epey üzmüş ve rahatsız etmiş! O da soluğu şikâyet dilekçesi verdiği karakolda almış.

Savcı Bey de Nalan Hanım’ın ifadesini almış ve tutukluluğunu talep etmiş. Ancak Hakim talebi ret etmiş. Ne var ki Savcı Bey ret kararına da itiraz edip; illa ki 62 yaşına merdiven dayamış, annesi yaşındaki, kamu hakkını savunan bir gazetecinin tutuklanmasını bir kez daha istemiş.

Allah’tan vicdan sahibi, anayasal güvencelerin farkında olan bir hakimin hakkaniyetli kararıyla Savcılığın talebi yeniden ret edilmiş. Böylelikle Nalan Hanım’ın evine adli kontrol şartıyla geri dönebilmesi sağlanmış. Savcının ısrarlı tutumu nedendir bilinmez. Nalan Hanım şayet tutuklu yargılanacak olsaydı tutukluluğu yargılamaya nasıl bir fayda sağlayacaktı o da hukuk cahili olan bizler için (!) anlaşılır değil. Dedik ya; Allah’tan Hakim Bey olaya hakim biriymiş, yoksa Nalan Hanım bu satırları tutuklu olarak okuyacak ve bakmakla yükümlü olduğu 90 yaşının üzerindeki annesinden ayrı düşecekti. Eminim ki Savcı Bey Nalan Hanım’ın tutukluğunu talep ederken 90 yaşındaki bir annesine kimin bakacağını da düşünmüştür. Öyle ya savcı devleti korurken savcının asli görevinin devleti korumak olduğunu, devletinde milletten doğduğunu 62 yaşındaki Nalan Hanımın ve 90 yaşındaki annesinin de Türk Milletinin bir ferdi olduğunun farkındaydı. Sadede gelecek olursak Nalan Hanım’ın olası bir tutukluluğu 90 yaşını aşmış bir annenin bakımının ve ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı sorusuna yanıt vermeyeceği açıktır. Ret edilen tutukluluk talebi sadece Nalan Hanımı değil onun bakıma muhtaç annesini de günlük hayatında tutuklatma anlamına gelecekti. Nalan Hanım belki tutuklanmadı ama tutuklanmasını isteyenler çoktan bizlerin vicdanında mahkum oldu.

Bir güvenlik görevlisinin ferdi bir karar ve inisiyatifle Nalan Hanım’la ilgili şikayetçi olmasına inanan var mı bilinmez ama bu satırların sahibi buna inanmıyor. Belli ki hastane çevresinde haberlerle ilgili özellikle de F.D. ile ilgili yapılan son haberden oluşan rahatsızlık ve belki de telkinler müştekiyi harekete geçirmiş. Yoksa bir güvenlik görevlisi sağlık hizmetinden ne anlayacak da gidip şikayetçi olacak? Eğer özel güvenlik görevlileri sağlık hizmetlerinden ve mevzuatından anlıyorlarsa doktor sırası beklemeden hastanenin özel güvenliğine gidip muayene olalım! Hatta Başhekim Dr. Mehmet Deniz’in makam odasını güvenlik müdürüne tahsis edip doktorların başına da tıbbi komiser olarak güvenlikleri dikelim. Öyle ya; başhekimin aylarca konuşmadığı, açıklama yapmadığı, yalanlamadığı konularda F.D. haberi gündeme geldiğinde özel güvenlikçi şikayetçi olabiliyor, ardından da başhekim medyaya yazılı açıklama yapıyor. İşte Manavgat Devlet Hastanesi yönetiminin içinde bulunduğu acıklı durum bu. Güler misin ağlar mısın başhekimin işini özel güvenlikçi yapıyor.

Şeffaflık Eksikliği ve Sorumluluktan Kaçış

Gelelim asıl meseleye: Manavgat Devlet Hastanesi çalışanı veya çalışanları ya da idarecileri, Manavgat kamuoyunda yankı uyandıran ellerinden, bileklerinden yaralanmış ve iddiaya göre Antalya’ya sevki geciktiği için parmaklarında his kaybı yaşayan F.D. ile ilgili haber karşısında Manavgat kamuoyuna neden bir açıklama yapmadı veya haberi yapan gazeteciye neden bir tekzip yayınlatma yoluna gitmedi?

Bu sorunun cevabı elbette ki muhatabında gizlidir. Halbuki hastane yönetimi sevk işinin 112’ye ait olduğunu, sevki için beklenmesi gereken süre gibi tıbbi mevzuattan kaynaklanmış problemleri açıklayabilir ve bu yolla kamuoyu ve hasta yakınları nazarında zan altında kalmaz, basın ve fikir hürriyetine de ağır bir darbe vurmaya kalkışmazdı.

Muhalefetin ve Siyasilerin Sessizliği

Gelelim ikinci meseleye: Yeni Parti ve CHP’nin sessizliğine…

Bu iki partinin, sol geleneğe sahip oldukları iddiasıyla AK Parti iktidarını hukukun üstünlüğünü yok sayan, basın ve fikir hürriyetini ihlal eden açıklamalarıyla otokratlıkla suçladığı malumdur.

Gönül isterdi ki CHP veya Yeni Partili yöre vekillerinden biri çıksın, basın ve fikir hürriyetini Manavgat’ta sekteye uğratacak bir gelişmeye tepki koysun. Manavgat Adliyesi ve Belediyesi önünde günlerce yolsuzlukla itham edilen yerel yöneticiler ve belediye meclis üyeleri için milli irade ve demokrasi nutukları atan, nöbet tutan bu vekiller yerel bir gazeteciye sahip çıksın. Ama o demokrat duruş yöre milletvekillerinde ne gezer!

Aykut Kaya Kumluca’daki çiftçinin hakkı için yağmurda ıslanırken, Manavgat’tan komşusu olan bir gazeteciye sahip çıkmasını beklemek çok şey istemek midir? Kaya veya Hukukçu bir vekil olarak Aliye Coşar kendilerini de sıklıkla eleştiren bir gazeteciye karşı bir destek açıklaması yapsaydı; işte o zaman hürriyetler konusunda ne kadar özgürlükçü olduklarını ve siyasi duruşlarının ne kadar da samimi olduğunu anlardık.

Oykun Başar’a ne demeli? “Mutlak Butlan” kararıyla demokrasi ve hürriyetler meselesinde karşımıza demokrasi havarisi olarak çıkan eski CHP, şimdinin Yeni Parti İlçe Başkanından tek kelime yok. İşte bu arkadaşların hürriyet taraftarlığı da ancak bu kadar olur! Barış Terkoğlu ya da Barış Pehlivan gibi hiç tanışmadıkları, görmedikleri gazeteciler hukuk marifetiyle dara düşürülünce hepsi AK Parti’ye ve iktidara yüklenir; ama sokakta, basın toplantılarında her zaman karşılaştıkları bir gazeteci, dara düşürüldüğünde ağızlarını açıp tek kelime etmezler. Alın size Manavgat siyasetinin basın ve ifade hürriyetine, demokrasiye ne kadar saygılı olduğuna bir örnek!

Yerel Medyanın Sefaleti

Peki yerel medyanın tutumu? Tabi ki de kendinden beklendiği gibi önemli bir kısmı sefil bir vaziyette. Kendine basın diyen bu güruh, bırakın basın ve ifade hürriyetini korumayı, konuya dair haber bile geçmedi.

Başhekimin, Nalan Hanım’ın son hastane haberi dışında her konudaki iddiaya cevap verdiği açıklamasını yayınlarken; Nalan Hanım ile ilgili herhangi bir haber yapmamaları kendilerinin fikir hürriyeti gibi bir dertlerinin olmadığını da bizlere gösterdi. Merak ettiğim şey ellerine fatura alıp da ekranlarda sallayan ya da adı rüşvetle anılanlarla kahve içmelerini marifet bilen veya dün övdüklerini bugün gömen, bir kısım medya duayeni rolündeki kişiler bahşiş almadan fikir hürriyetini savunup savunmayacaklarıdır.

Kalın sağlıcakla.

 

MANAVGAT’TA İNSAN KAÇAKÇILARINA OPERASYON

0

Manavgat İlçesinde İnsan Ticareti ve Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu

Manavgat’ta insan ticareti, zorla çalıştırma, göçmen kaçakçılığı ve izinsiz yabancı çalıştırılmasının önlenmesine yönelik faaliyet kapsamında Jandarma tarafından yürütülen bir dizi çalışma neticesinde Manavgat’ta bir operasyon gerçekleştirildi.

Jandarma ekiplerince, eş zamanlı olarak 4 ayrı adreste arama gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar neticesinde; toplam 14 yabancı uyruklu şahsın, oturma ve çalışma belgeleri bulunmaksızın zorla çalıştırıldığı tespit edildi.

Göçmenleri zorla çalıştıran, pasaportlarına el koyan ve çeşitli vaatlerle Türkiye’ye girişlerini sağladığı değerlendirilen 6 şüpheli, yapılan operasyon neticesinde yakalanarak gözaltına alındı.

Zorla çalıştırıldığı tespit edilen mağdurların tanımlama işlemlerinin yapılması ve psikolojik destek sağlanması amacıyla Antalya İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi Müdürlüğüne sevk edildi.

Antalya İl Jandarma Komutanlığı yaptığı açıklama da; insan ticareti, göçmen kaçakçılığı ve izinsiz yabancı çalıştırılması kapsamında suç ve suçlularla mücadelenin azim ve kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

ON BİN KULLANIMLIK UYU*TURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ

0

Antalya Emniyeti Aksu’da Zehir Tacirlerine Darbe Vurdu

Antalya İl Jandarma Komutanlığı Aksu ilçesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında 1 şüpheli şahsın ikametinde arama yapıldı.

Gerçekleştirilen aramalarda: 1.050 gram eroin, 150 gram metamfetamin, 10000 kullanımlık sentetik kannabinoid madde, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelir niteliğinde para, ele geçirildi.

Olayla ilgili olarak 1 şüpheli tutuklandı.

TİP MANAVGAT’TAN GAZETECİ NALAN AKPINAROĞLU’NA DESTEK

0

TİP Manavgat İlçe Örgütü Gazeteci Nalan Akpınaroğlu’na destek açıklamasında bulundu.

TİP tarafından yapılan açıklama şu şekilde: ” Manavgat’ın sorunlarını sürekli olarak dile getiren ve son olarak Devlet Hastanesi’nde yaşanan aksaklıkları gündeme getirdiği için hakkında suç duyurusunda bulunulan Manavgat Yankı Gazetesi sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nalan Akpınaroğlu yalnız değildir.

Belgeleriyle gazetecilik yapan ve kamuoyunu bilgilendiren Nalan Akpınaroğlu’na yönelik bu baskı ve gözdağı onu yıldırmak amaçlı olsa da, sonuç alınamayacağı ortadadır. Daha önce de benzer davalarla muhatap edilen ve hatta bir süre cezaevine atılan Nalan Hanım bırakın geri adım atmayı, işine kaldığı yerden devam edip tarafsız ve bağımsız gazeteciliğin gerektirdiği gibi halkın sesi olmaya devam etmiştir.

Devlet Hastanesi’nin kurumsal açıklamasının altına gelen yorumlara baktığımızda da halkın şikâyetleri Nalan Hanım’ı doğrular niteliktedir.

Manavgat halkının Devlet Hastanesi’nin kapasite yetersizliği nedeniyle yaşadığı sıkıntılar ve inşaatı bitmeyen yeni hastane sorunu ortada dururken, iktidar vekillerine yakınlığı ile tanınan başhekim Mehmet Deniz basınla uğraşmak yerine asıl işine mesai harcarsa Manavgat halkına daha faydalı olacağına inanıyoruz. Kaldı ki sağlık gibi bazen saniyelerin önemli olduğu hayati konularda 1 dakikalık elektrik kesintisi veya asansör arızası gibi sorunların nelere yol açabileceğini tüm sağlık çalışanları bilir.

Manavgat halkının sorunlarını dile getiren Nalan Akpınaroğlu’na geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve baskılara karşı yanında olduğumuzu belirtiyoruz.

Gazetecilik suç değildir.”

SAHTE POLİS’TEN SONRA ŞİMDİDE SAHTE MALİ İSTİHBARAT DOLANDIRICILIĞI

0

Kendilerini “Mali İstihbarat Yetkilisi” Olarak Tanıtan Nitelikli Dolandırıcılık Şüphelileri Yakalandı

Antalya Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunan D.L. isimli bir şikayetçi; tanımadığı kişiler tarafından arandığını, arayan kişilerin telefonda kendisini mali istihbarat birimi yetkilisi olarak tanıttığını, kimliğinin FETÖ terör örgütü tarafından kullanıldığını söyleyerek baskı altındaki yönlendirmelerle 6 Milyon TL değerinde döviz ve ziynet eşyalarını elden verdiğini beyan etmesi üzerine çalışma başlatıldı.

Gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde şüphelilerin kimlikleri tespit edilerek Antalya merkezli 2 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda; 2 şüpheli Antalya’da, 1 şüpheli ise Antalya dışında olmak üzere 3 kişi yakalandı.

Şüphelilerden ele geçirilen 3 adet cep telefonu ve SIM kartlarına el konulduğu açıklandı. Olayda korsan taksi kullanıldığının tespit edilmesiyle araç sürücüsüne 100 Bin TL idari yaptırım cezası uygulanarak araç 60 gün süreyle trafikten men edilmiştir.

“Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan adli makamlara sevk edilen 3 şüpheliden birinin tutuklandığı açıklandı.