Ana Sayfa Blog Sayfa 23

ANTALYA EMNİYETİ RÜŞVETE GEÇİT VERMEDİ

0

Rüşvetle Mücadele Devam Ediyor

Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü, son iki hafta içinde kent genelinde gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla suç şebekelerine nefes aldırmadı. Rüşvetten kaçakçılığa kadar birçok alanda düzenlenen baskınlarda çok sayıda şüpheli yakalanırken, milyonlarca liralık kaçak malzeme ele geçirildi.

Antalya il genelinde halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülen planlı çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. KOM Şube Müdürlüğü ekiplerinin son 14 gün içinde gerçekleştirdiği operasyonların detayları Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Rüşvet Operasyonlarında 4 Tutuklama

Yürütülen titiz çalışmalar kapsamında ilk olarak yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı harekete geçildi.

  • Rüşvet suçu kapsamında düzenlenen 2 ayrı operasyonda, gözaltına alınan 7 şüpheliden 4’ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
  • Yargılamanın veya Soruşturmanın Gizliliğinin İhlali suçuyla ilgili olarak da 1 olayda 2 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

MÜHÜR KİMDEYSE SÜLEYMAN ODUR: CHP, REFAH VE FAZİLET PARTİLERİ

0

Pek çok kişinin merakla beklediği ama TGRT Haber kanalının iki hafta önceden duyurduğu mutlak butlan kararı bayram öncesinden mahkemeden çıktı. Ortalık ayağa kalksa da CHP Antalya örgütlerinde kararın aleyhinde veya lehinde net bir duruşu gören olmadı. Alanya Belediye Başkanı kartondan maketini Ankara’daki Özgür Özel mitingine göndermek gibi mizahi bir yola başvururken, CHP Manavgat İlçe Örgüt Başkanı Oykun Başar ve Milletvekili Aliye Coşar Ankara’da kol kola Özgür Özel’e destek verdi. Antalya’nın hiçbir ilçesinde yapılmayan yürüyüşler, halka açık söylevler, peş peşe beyanatlar, farklı partilerin ilçe başkanlarının kararı eleştirmesi ve bu ilçe başkanlarının Özgür Özel’e destek vermeleri bir bütün halinde sadece CHP Manavgat Örgütünde yaşandı. Anlayacağınız daha bölgenin vekili Sururi Çorabatır’ı ilçe örgütüne getiremeyen Aliye Coşar ve CHP Manavgat üyeleri bir hafta boyunca Manavgat’ta ortalığı ayağa kaldırdı. Ne var ki bir hafta sonra hepsi sus pus. İşin ilginç tarafı ise alanlarda ve örgüt binası buluşmalarında etrafta gençlerden ziyade emekliler vardı. Anlayacağınız CHP yapılmayanı yaparak gençlik ve kadın kolları başkanlığı yanında bir de emekli kolları başkanlığı kurarak toplumun her unsurunu mobilize ediyordu!

Oykun Başar 25 Mayıs konuşmasında Manavgat’ın Antalya siyasetinde lokomotif olduğunu, bu konuda kendini ispat ettiğini ve Antalya’daki CHP ilçe örgütleri arasında en önde olduğunu vurgularken CHP Manavgat Örgütünün başkanı olmaktan ne kadar kıvanç duyduğunu göğsünü gere gere anlatıyor ve Özgür Özel’in liderliğini kabul etme konusunda CHP Manavgat Örgütünün önderliğini hiçbir örgüte bırakmayacağını peşi sıra söylüyordu. 22 Mayıs konuşmasında aynı Oykun Başar, Kılıçdaroğlu’nu kayyım ilan etmekten çekinmeyerek CHP’nin AK Parti tarafından vesayet altına alınmaya çalışıldığını vurguladı.

Yolsuzluklar ve rüşvetle mücadelede ortalığı ayağa kaldıramayan, milletvekilleriyle ilçe örgütünü kol kola getirerek “CHP Manavgatlının emanetine sahip çıkmıştır ve çıkacaktır” dedirtemeyen Manavgat’ın devrimci köklere sahip siyasileri bir hafta boyunca meydanda butlan mesaisi yaptı! Fazla yorulmuş olacaklar ki şimdi kimse ortada yok. İlginç olan şey ise mevcut ve eski ilçe başkanlarının hepsi bazı milletvekilleriyle beraber siyasi ahlak kapsamında Kılıçdaroğlu’na verip veriştirirken aynı kişilerin yolsuzluklar konusunda Manavgatlılara hesap vermeyi, öz eleştiride bulunmayı unutmalarıdır. Acaba bu unutmuşluk hali yoldaşlık kültürüyle veya devrimcilikle açıklanabilir mi? “Belediye başkanlarımız bizi de örgütümüzü de kandırdılar, gerçek yüzlerini göremedik, baba ocağına halel getirdiler, üzgünüz” diyemeyen CHP Manavgat Örgüt Başkanı ve CHP’li bir Antalya Milletvekili “Biz zaten mutlak butlan kararının çıkacağını duyuyorduk, biliyorduk” diyor. Madem biliyordunuz ve duyuyordunuz da neden önceden yol haritanızı çizmediniz, neden eylemleriniz sadece bir hafta ile sınırlı kaldı? Bu arada siz 16,5 yıl boyunca Manavgat Belediyesinden yükselen yolsuzluk ve rüşvet dedikodularını, rant iş birliklerini de duymamıştınız değil mi? Kısacası laf çok ama icraat yok! Devrimcilik nutuklarınız, yoldaş edebiyatınız derin ama Manavgat’ın yolsuzluk ve rüşvetle çalınan geleceğini kurtarma azminiz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruma kararlılığınız maalesef ki bir o kadar sığ.

Manavgat Örgütü kendi partisinin yakın tarihini unutarak diğer partilere yaptığı mutlak butlan kararına karşı destek çağrısı, kurumsal hafızanın CHP’de nerelere geldiğini gösteren bir diğer meseledir. Ben kısaca hatırlatayım. 1998’in Ocak ayında Anayasa Mahkemesi Refah Partisini kapatırken CHP’nin merhum Genel Başkanı Deniz Baykal mahkeme kararının arkasında durmuş ve Refah Partisi’nin kapatılmasını destekleyen açıklamalar yapmıştı. Hatta aynı Baykal, Fazilet Partisi’nin 2001’de yine Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılması sırasında yargı kararlarına saygı duyulması gerektiğini ifade ederek ve partinin kapatılmasında kullanılan hukuki gerekçelerin doğru olduğunu ateşli cümlelerle ifade ediyordu.

CHP’nin bir yargı kararıyla kapatılmamasına rağmen diğer partilerden mutlak butlan kararına karşı destek beklemesi CHP Manavgat Örgütünün, Deniz Baykal’ın yargı kararlarına saygı duyulmasını istemesi anlayışını unuttuğunu gösteriyor. İşte CHP tam olarak bu! Aynı AK Parti gibi! İşine gelince yargı kararına saygı duyulmasını talep eder, işine gelmeyince yargı kararlarının tanınmasını arzular. Anlayacağınız üstü kaval altı şeşhane.

CHP Manavgat Örgütü, yargı tarafından alınan kararın AK Parti tarafından dizayn edilen bir yargı mekanizması tarafından alındığını üstü kapalı olarak belirterek kararın hukuki değil siyasi olduğunu, AK Parti’nin yargıda kurduğu vesayetin neticesinde ortaya çıktığını ifade ediyor. CHP’li Aliye Hanım’ın söylediği doğru mudur bilemem ama Refah ve Fazilet Partilerini kapatan Anayasa Mahkemesi çok mu tarafsızdı ya da yüksek yargı Çevik Bir ve şürekasının vesayeti altında değil miydi sorusunu sormadan duramayacağım. Aliye Coşar ve Oykun Başar unutmuş olabilir ama ben hatırlatayım rahmetli Genel Başkanları Deniz Baykal 28 Şubat’ta açıkça meşru hükümeti devirmeye çalışan ordu içindeki İsmail Hakkı Karadayı ve komuta kademesinin faaliyetlerini demokratik bir refleks olarak tanımlıyordu. Yani CHP o dönemde yargı içinde oluşan askeri baskıyı, vesayeti ve yönlendirmeleri kabul ediyor, desteğini göğsünü gere gere veriyordu.

Mutlak Butlan kararının alınmasına neden olan iddiaları “bu tür şeyler pek çok parti de yaşanıyor” diyerek geçiştiren ve yanlışı meşrulaştırmaya çalışan bazı CHP’li isimler, Antalya ve Manavgat Belediyelerindeki yolsuzlukları görmeden kamuoyuna temiz siyaset nutuklarını atması ise oldukça şaşırtıcı. Mutlak butlan kararı özü itibariyle hiçbir partiyi ilgilendirmez. Çünkü kararın alınmasına neden olan değişkenler diğer partiler tarafından belirlenmemiştir. Değişkenler kongre öncesinde Kılıçdaroğlu ile Özel-İmamoğlu cenahı tarafından tayin edilmiştir. Hatta Özel-İmamoğlu cenahı değişkenleri sabitlemiştir. O yüzden az sayıdaki farklı parti ilçe başkanlarının Özel-İmamoğlu hizbine verdiği destek ve lehte söyledikleri anlamsızdır, durumdan vazife çıkararak kendilerini kamuoyuna gösterme fırsatıdır.   Eskiler “Mühür kimdeyse Süleyman odur” derdi. Dolayısıyla da diğer partilerin desteği olsa ne olmasa ne! Bunun bir anlamı kalmamıştır.

Kılıçdaroğlu’nun dedikleri mi Özel’in dedikleri mi doğrudur bilemem ama biz “beyan esastır” ilkesinden yola çıkarak ikisinin de birbiri hakkında söylediklerini doğru kabul ediyoruz. Bu yüzden ülke AK Parti’ye bırakılamayacağı gibi CHP’ye de altın tepside sunulmamalıdır.  Kalın sağlıcakla.

ANTALYA’NIN GBT’Sİ ÇEKİLDİ

0

Antalya İl Emniyet Müdürlüğü, kent genelinde son iki haftada gerçekleştirdiği dev asayiş uygulamalarının bilançosunu açıkladı.

Yapılan sorgulamalarda yüzlerce aranan şahıs yakalanırken, adliyeye sevk edilen 235 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Son iki hafta içerisinde “Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, Yağma, Cinsel Suçlar ve Hırsızlık” başta olmak üzere meydana gelen asayiş olaylarına yönelik kapsamlı denetimler ve uygulamalar gerçekleştirildi.

Antalya Emniyetinden yapılan açıklama da 376.242 şahıs hakkında GBT sorgulaması yapılırken 765’i aranan şahıs olmak üzere toplam 3.279 kişi yakalandı.

Kumarla mücadele ve kamu düzenini bozmaya yönelik eylemlere de darbe vuruldu. “Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama” suçu kapsamında tespit edilen 3 ayrı olayda 15 şahsa yasal işlem yapılırken; “Kabahatler Kanunu” uyarınca da 393 kişiye idari para cezası kesildi.

Operasyonlar ve aramalar neticesinde sokakların güvenliğini tehdit eden unsurlar da tek tek toplandı. Yapılan aramalarda; 56 adet ateşli silah352 adet fişek/tüfek kartuşu ve 52 adet kesici alet ele geçirilerek muhafaza altına alındı.

“ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ 7 YILDIR KAVŞAK YAPAMADI”

0

ALİ Çetin CHP’li Antalya Büyükşehir Belediyesine Yüklenmeye Devam Ediyor

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajda Antalya’daki yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin kent genelinde eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma kadar birçok alanda yatırımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Çetin, CHP yönetimindeki Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni ise hizmet üretmemekle eleştirdi. Çetin yine kavşaklar üzeriden CHP’li Büyükşehir Belediyesi’ne yüklendi.

Antalya’nın doğusundan batısına kadar yatırımların sürdüğünü belirten Çetin, “Gazipaşa’dan Kaş’a 640 kilometrelik sahil bandında adeta ilmek ilmek hizmet dokuyoruz. Kaymakamlık binalarımız, hastanelerimiz, okullarımız, altyapı çalışmalarımız ve tarım yatırımlarımız yükselmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Ulaşım yatırımları üzerinden Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yüklenen Çetin, “Büyükşehir Belediyesi’nin 7 yıldır bir tane kavşak yapamadığı, sinyalizasyon çalışması gerçekleştirmediği, yeni yol açmadığı bir ortamda biz son 3 ay içerisinde 8 kavşak sözü vermiştik. Bunların 5’inin açılışını gerçekleştirdik” dedi.

AK Parti teşkilatlarının gece gündüz çalışmaya devam edeceğini söyleyen Çetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hizmet üretmeyi sürdüreceklerini belirterek, “Bizler gece gündüz demeden çalışmak zorundayız. Ülkemiz bizden çok hizmet bekliyor. Şehirlerimiz bizden çok hizmet bekliyor” diye konuştu.

ÜMİT UYSAL’DAN BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI

0

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal CHP’de yaşanan süreçle ilgili beraberlik çağrısında bulundu.

Son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığını kabul ettiği için mutlak butlan kararına tepki gösteren CHP’liler tarafından şidetle eleştirilen Ümit Uysal sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği bir açıklamayla birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
Uysal’ın açıklamasında öne çıkanlar şu şekildeydi:
“CHP Türkiye demokrasisinin kurucusudur, başarısız ve otokratik AKP iktidarından kurtulma umudumuzdur, ulusumuzun hem geçmişi hem geleceğidir.
Bugün ihtiyacımız olan şey ayrışmak değil birleşmektir.
Halkı sefalete mahkum eden otoriter AKP iktidarından kurtulmanın tek yolu olarak bölünmeyi gösteriyorlar, CHP’nin sorununu “hangisi-kim Genel Başkan olsun” tartışmasına indirgiyorlar.
Partimizin kaderinin mahkeme kapılarında belirlendiği bir sürecin yaşanması hepimizi derinden üzmüştür. Ancak bu durum, Türkiye’miz ve partimiz adına bizi hesapsız ve fevri davranışlara sürüklememelidir. Tam aksine, sağduyulu, sorumlu ve birlik içinde hareket etmeliyiz. Süreci birlikte yönetmeliyiz.

Değişim, yenilenme ve geleceğe dair tüm tartışmaların meşru adresi CHP çatısı olmalıdır. Uğradığımız haksızlıklara direnmenin en temel yolu budur. Basın ve sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyalara, ayrıştırıcı söylemlere ve algı operasyonlarına teslim olmamalıyız.
İktidar olabilmemiz için gerekli olan yüzde 50+1 desteğe ulaşacağımıza olan inancımla hepinizi saygıyla selamlıyorum”.

ANTALYA’DA NAKİT PARA KAÇAKÇILARINA DARBE

0

Antalya Havalimanında Bir Yolcu Bagajında 381 bin 750 Euro nakit para ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada; Fransa’nın Paris Havalimanı’ndan kalkış yapan uçakla Antalya’ya gelen bir yolcu, gümrük ekiplerinin takibine girdi. Şüpheli yolcuya ait bagajda yapılan detaylı aramada, yasa dışı yollarla ülkeye sokulmak istenen ve bebek bezlerinin içerisine özenle gizlenmiş halde toplam 381 bin 750 Euro nakit para ele geçirildi.

Gümrük muhafaza ekiplerinin titiz çalışması sonucu el konulan söz konusu kaçak nakit paranın güncel piyasa değerinin 20 milyon 428 bin 129,65 TL olarak tespit edildiği bildirildi. Olayın ardından ele geçirilen paraya el konulurken, şüpheli şahıs hakkında yasal işlem başlatıldı.

Ticaret Bakanlığı yetkilileri, yasa dışı ticaret ve kaçakçılıkla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, ülkenin ekonomik güvenliğini ve yasal ticaret düzenini korumak adına denetimlerin artarak devam edeceğini vurguladı.

Haber Kaynak Antalya Körfez Gazetesi 

CHP’Yİ GÖSTERİP AK PARTİYE RAZI ETMEK

0

Ekonomik nedenlerden dolayı oyları erimeye başlayan AK Parti, bazı CHP’li Belediye Başkanlarının iddialar kapsamındaki marifetlerinden dolayı önünü yeniden açmaya başladığı gözüküyor. CHP’li belediyelerde gerçekleştiği iddia edilen yolsuzlukları, adam kayırmaları ve özel hayata ait skandalları milletin gözünün içine sokan AK Parti, CHP’yi gözden düşürmeye çalışıyor. Özellikle AK Parti’nin bu süreçte CHP’li bazı belediye başkanlarını da transfer ederek partizanca bir tutum sergilemediğini anlatmaya çalışması “Türkiye partisi demek AK Parti demektir” mesajını yerleştirmesi anlamına geliyor. Ara ara İzmir ya da Antalya gibi belediyelerdeki toplanmayan çöp ve tamiri yapılamayan yolların görüntüleri de takviye olarak kullanılınca CHP bir çıkmazın içine sürüklendi. Kendi içindeki kopuşlar, ayrışmalar ve genel başkanlık yarışı CHP’yi hem yerel de hem de genel siyasette ortak sorunların çözümü için konuşmaktan alıkoyması CHP’yi dışarıdan bakıldığında iktidar için planı ve programı olmayan bir parti hüviyetine büründürüyor. İşte tam da bu noktada CHP’nin kentli esnafla, emekçi kitlelerle olan bağı azalıyor.

CHP kendi içine o kadar çok odaklandı ki Doğu Türkistan, Filistin, İran-İsrail-ABD üçlüsü arasındaki fırtınaya daha da önemlisi Rus-Ukrayna Savaşındaki olası sonuçlar hakkında hiçbir açıklama yapamıyor. Entelektüel birikimi olan bir partinin uluslararası gelişmelerle ilgili hiçbir politik söylem geliştirememesi ise onu çoğu parti gibi sıradanlaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.

Baklava kutusu, toprak altına saklanan altın görüntüleri, otel odalarındaki havlulu videolar, mutlak butlan kararının çıkmasıyla CHP’lilerin birbirleri hakkında sarfettikleri yakışıksız söylemler derken AK Parti kendisini, kendisinden kopmaya kararlı seçmene sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeyi önemli oranda başardı. Anlayacağınız AK Parti yeniden o klasik ahlakçılığına geri dönüyor ve Ali Çetin, Menderes Türel gibi yerel siyasetçiler üzerinden Antalya’da CHP’ye ahlak dersi vermeye çalışıyor.

Bu tabloya CHP’yi müdafaa edemeyen il ve ilçe başkanlarının eklenmesi, parti içerisindeki hizipleşmelerin medyanın huzurunda yaşanması da eklenince AK Parti seçmen karşısında güven tazeliyor. AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin’in de yaptığı gibi CHP’nin ahlaksızlıkla suçlanması, ayıp ve kusurlarının gözler önüne serilmesi Türk Milletine özelde Antalyalıya  “CHP’yi gösterip AK Parti’ye razı etmekten” başka bir şey olmadığı açıktır.

Partilerin amacı rakiplerine üstünlük kurup iktidarda kalmak veya iktidara gelmek olsa da AK Parti’nin atladığı temel husus AK Parti’nin sahip olduğu ahlakçılıkla CHP’nin ahlakçılığının benzer olmasıdır. Nitekim şu anda bağımsız olan eski AK Partili Kocaeli Belediyesi örneğinde yaşananları hepimiz biliyoruz. Yani bizlerin hakikatinde, iki parti de aynı değer ve kıymettedir. Farkları ise tonları ve jargonlarıdır. “Yanlışın en tehlikelisi doğruya en yakın olandır” ifadesinde anlatılmaya çalışıldığı gibi her iki partide seçmenin gözünde doğru gibi göründüğü için sorunların çözümünde ikisi de doğru partiler değildir. Düşünseniz ya AK Parti yıllardır ne hayat pahalılığını ortadan kaldırabildi ne de sağlam bir istihdam oluşturabildi. CHP’de pek farklı değil. Onlarda ne Antalya ve Manavgat’ta her yaz döneminde yaşamaktan bıktığımız sivrisinek sorununu ne de şehir içinde köstebek yollarına dönmüş yolları düzeltebildiler.

CHP’li siyasetçilerin skandalları, AK Parti’nin kötü yönetimi aslında milletin gözünde iki partinin de günlerinin sayılı olduğunu ve yakın bir gelecekte milletin vicdanına hapsedileceğini göstermektedir.

Efsanevi anlatılarda geçtiği gibi Danyal Peygamberin son Babil hükümdarı Belşazzar’a (Baltazar) dediği gibi “Kralın Günleri Sayılı ve Babil Düşecek”. Evet bu iki partinin de siyaseten günlerinin sayılı olduğu, birinin iktidardan diğerinin de ana muhalefetten düşeceği açıktır ama ne zaman eriyecekleri belirsizdir. Alemde hiçbir şey nedensiz tezahür etmez. Bu kadar kötülüğe rağmen iki partinin de var olabilmesi şüphesiz ki kader planında başka bir şeye vesile olacaktır. Elbette ki bunun farkındayız. Yoksa bunca başı boşluğa, yanlışa ve kitabi geleneklere aykırı uygulamaların olduğu bir partiler sisteminin ayakta kalması mümkün mü?

TURİZMDE ERKEN KRİZ SİNYALLERİ

0

Oteller Boş, Sektör Endişeli!

Türkiye’nin turizm kalbi Manavgat’ta sezonun ortasına gelinmesine rağmen sessizlik hakim. Büyük umutlarla başlanan sezonda oteller bir türlü arzu edilen doluluk oranlarına ulaşamadı. Yatırımcılar kara kara düşünürken, sektörün geleceğini tehdit eden çarpıcı gelişmeler yaşanıyor:

  • Açılamayan Kapılar & Boş Odalar: Birçok otel bu yıl kapılarını hiç açamadı. Açık olanlar ise kapasitelerinin çok altında, düşük bütçeli operasyonlarla ayakta kalmaya çalışıyor.
  • Personel Ücretsiz İzinde: İstihdamda büyük kan kaybı var; yüzlerce turizm emekçisi ücretsiz izne gönderildi.
  • MASTOB Hedef Tahtasında: Bölge turizmini canlandırması, ulusal ve uluslararası arenada güçlü projeler üretmesi beklenen Side merkezli Manavgat Side Turistik Otelciler Birliği (MASTOB), yetersiz kaldığı yönündeki sert eleştirilerin odağında.

 Sektörün Gerçeklerini 36 Yıllık Duayen İsim Açıkladı!

Peki, turizm bu noktaya nasıl geldi? Çözüm yolları neler? Sektörün içinden yükselen bu çığlığı ve perde arkasındaki tüm nedenleri, 36 yıllık turizm yöneticiliği deneyimiyle Arnor Deluxe Hotel & SPA Genel Müdürü Yıldırım Özbek’e sorduk.

Yıldırım Özbek, turizmin dününü, bugününü ve en önemlisi karanlıkta kalan yarınını tüm içtenliği ve çarpıcı gerçekliğiyle anlattı.

 SAKIN KAÇIRMAYIN!

Turizm sektörünün röntgenini çeken bu özel ve keyifli söyleşi, Pazartesi Günü yayında!

  • 📰 Manavgat Gerçek Gazetesi
  • 🎥 Gezgin Adam Dergisi TV

Sosyal medya hesaplarımız ve YouTube kanalımızdan özel röportajımızı izleyebilirsiniz. Takipte kalın!

 

“MAZERET DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYORUZ”

0

CHP’li Belediyeler tutuklamalar ve parti içi tartışmalarla boğuşurken Konyaaltı Belediyesinde İşçiler alacakları nedeniyle eylem yaptı.

Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Antalya Şubesi, Konyaaltı Belediyesi’nde çalışan memurların toplu sözleşmeden doğan haklarının uzun süredir ödenmediğini açıklayarak belediye yönetimine tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yapan Şube Başkanı İlhan Karakurt, her bir memurun belediyeden 200 bin TL’nin üzerinde alacağı olduğunu belirtti.

“Memurun Huzuru Bozuldu, Alacaklar Eridi”

Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında belediye çalışanlarının ciddi ekonomik mağduriyet yaşadığını vurgulayan Karakurt, şu ifadeleri kullandı:

“Birçok arkadaşımızın kredi kartları bloke oldu, çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamaz hale geldiler. Kirada olan çalışanlarımız ev sahipleriyle karşı karşıya kaldı. Yaşanan bu ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle memurun huzuru kalmadı. İki yılı aşkın süredir belediye yönetiminin çözüm üretmesini bekliyoruz ancak bugüne kadar tarafımıza somut bir ödeme planı sunulmadı. Bu belirsizlik, alacaklarımızın her geçen gün değer kaybetmesine yol açıyor.”

“Kazanılmış Hakların İptali Güven Bunalımı Yarattı”

Konyaaltı Belediyesi ile sendika arasında imzalanan 2024-2026 yıllarını kapsayan sözleşmenin, Antalya’nın en iyi sözleşmelerinden biri olduğunu hatırlatan Karakurt, sözleşme süresi dolmadan ikramiye ve sosyal hakların iptal edilmesinin çalışanlarda güven bunalımı yarattığını ifade etti.

“Hükümetin Baskıları Mazeret Olmamalı”

Konuşmasında merkezi yönetimin muhalif belediyeler üzerindeki mali ve siyasi baskılarına, ayrıca kayyum uygulamalarına da değinen Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Karakurt, sendika olarak her zaman demokrasiden ve adaletten yana saf tuttuklarını belirtti. Ancak bu durumun bir gerekçe olarak sunulmaması gerektiğini savunan Karakurt, “Merkezi yönetimin antidemokratik uygulamaları, Konyaaltı Belediyesi çalışanlarının haklarını önemsizleştirmemeli ve ödememe mazereti olmamalıdır. Aksine, böyle hassas dönemlerde çalışanlarının hakkını veren bir belediye daha güçlü duracaktır” dedi.

Belediye Başkanı Cem Kotan’a Çağrı: “Çözüm Mümkün”

Çalışma barışının yeniden sağlanması için Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’a ivedilikle adım atma çağrısında bulunan İlhan Karakurt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Konyaaltı Belediyesi emekçilerinin beklentisi net bir ödeme takvimidir. Bu belediyeler hepimizindir; birlikte kazandık, birlikte savunacağız. Darbeye ve kayyuma karşı durduğumuz gibi, sözleşmemize ve haklarımıza da sahip çıkacağız. Hak, hukuk ve adalet herkese, en çok da emeğiyle geçinen bizlere lazımdır.”

“TEKLİF VATANDAŞLARIN HAYAT TARZINA MÜDAHALEDİR”

0

Aliye Coşar’dan iktidarı hayatın içinde olan sorunlarla mücadeleye davet çağrısı.

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, iktidarı hayat tarzına müdahale ile suçladı.

Kanun teklifinin özellikle alkollü içkilerin görünürlüğüne ilişkin hükümlerinin yeni mağduriyetler yaratacağını savunan Coşar, ekonomik kriz ortamında esnaf ve işletmelerin ek maliyetlerle karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Teklifin 4’üncü maddesine tepki gösteren Coşar, düzenlemenin teknik bir reklam yasağının ötesine geçtiğini belirterek, “Genel Kurul’da görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 4’üncü maddesiyle gelen düzenleme iktidarın kamu sağlığı ve gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutma iddiasıyla arkasına saklandığı yeni bir yasakçı anlayışın son uygulamasıdır. Bu teklif, alkollü içki reklamına ilişkin teknik bir düzenleme değildir. Bu teklif, vatandaşların yaşam tarzını hedef alan kapsamlı bir müdahaledir” dedi.

Kanun teklifinde yer alan bazı ifadelerin belirsizlik içerdiğini dile getiren Coşar, “Marka, logo, amblem, alamet, işaret hatta çağrışım gibi son derece muğlak kavramlarla neredeyse görünürlüğün tamamını yasaklamaya çalışmaktadır. Bu kanun açık ve net olmalıdır, çağrışım ve alamet gibi muğlak ibarelerin yer aldığı kanunda uygulama sorunları yaşanır” ifadelerini kullandı. Farklı şehirlerde ve ilçelerde farklı uygulamaların ortaya çıkabileceğini savunan Coşar, hukuk güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.

Turizm bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yeni düzenleme nedeniyle ciddi maliyetlerle karşılaşacağını belirten Coşar, “Özellikle turizm bölgelerinde binlerce esnaf ve işletme bu teklifte verilen süre içinde işletmelerinde fiziki değişiklikler yapmak zorunda, AKP’nin yarattığı ekonomik kriz ortamında bunun maliyeti hesaplandı mı? Krizle boğuşan esnaf ve işletmeciler bir yıl içinde hangi parayla işletmelerinde yenileme yapacak? Esnafa ve işletmeciye bu maliyet yüklenemez” sözleriyle düzenlemeye tepki gösterdi.