Ana Sayfa Blog Sayfa 15

SAHTE ALTIN SATANLARA OPERASYON

0

Kuyumculara Sahte Altın Diş Satarak Dolandırıcılık Yapan 4 Kişi Tutuklandı


Antalya Emniyet Müdürlüğü “Nitelikli Dolandırıcılık” suçu kapsamında yürütülen başarılı çalışmalarına bir yenisini daha ekledi.

Antalya Muratpaşa’da bir kuyumcuya 15 adet sahte altın diş sattıkları tespit edilen 4 kişi, düzenlenen “GÜLEN YÜZ” operasyonuyla yakalandı.

Yapılan araştırmalarda, şüphelilerin yakın tarihte başka bir ilde faaliyet gösteren bir kuyumcuya da aynı yöntemle 12 adet sahte altın diş sattıkları tespit edildi.

Şüphelilerin kullandıkları araçta ve konakladıkları otel odasında yapılan aramalarda toplam 79 adet sahte altın dişe el konuldu.

“Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan adli makamlara sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı.

ORMAN YANGINLARA KARŞI GEREKLİ TEDBİRLER ALINIYOR MU?

0

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç TBMM’de gerçekleştirdiği Genel Kurul konuşmasında orman yangınlarına karşı çarpıcı bilgiler verdi. 

Şerafettin Kılıç’ın konuşmasında öne çıkan konular şu şekildeydi:

“Orman yangınları artık çevremizi, tarımımızı, su kaynaklarımızı, ekonomimizi ve geleceğimizi tehdit eden milli bir meseledir. Bu kürsüden daha önce defalarca uyardık. Tarım ve Orman Bakanı’na verdiğim soru önergelerinde yangın söndürme uçaklarının ve helikopterlerinin gerçek operasyon kapasitesini, orman işçi sayısının ihtiyacını, erken uyarı sistemlerinin yeterliliğini, yangın emniyet yollarının durumunu ve yüksek riskli bölgelerde alınan önleyici tedbirleri sordum.

Çünkü biliyoruz ki afet yönetimi yangın çıktıktan sonra değil yangın çıkmadan önce yapılan hazırlıkla ölçülür. Ne yazık ki bugün yaşadığımız tablo bu soruların cevabını sahada acı şekilde vermektedir. Resmi verilere göre yalnızca bu yılın ilk yarısında ülkemizde üç binin üzerinde yangın meydana gelmiştir. Sadece 26 Haziran ile 7 Temmuz arasındaki on bir günlük süreçte sekiz yüz seksen dört yangınla mücadele edilmiştir. Aynı süreçte hava araçları on dokuz bin sekiz yüz yetmiş iki sorti gerçekleştirmiş. Altmış beş bin iki yüz seksen üç ton su atmıştır.

Bu rakamlar tehdidin büyüklüğünü gösterirken aynı zamanda yangın riskinin artık olağanüstü değil sürekli hale geldiğini de ortaya koymaktadır. Değerli milletvekilleri elbette orman işçilerimizin, itfaiyemizin, afat ekiplerimizin, jandarmamızın ve gönüllülerimizin fedakarlığını takdir ediyoruz. Ancak onların gösterdiği kahramanlık eksik planlamanın mazereti olamaz.

Asıl başarı yangını söndürmek değil, yangının çıkmasını önlemek, büyümeden kontrol altına almak ve aynı acıları tekrar yaşatmayan bir sistemi kurabilmektir. Bugün cevap bekleyen sorular hala ortadadır. Risk haritaları bilimsel verilere göre güncelleniyor mu? Yangın gözetleme kuleleri ve erken uyarı sistemleri yeterli mi? Enerji nakil hatları düzenli denetleniyor mu? Orman içi ve orman kenarındaki bakım çalışmaları zamanında yapılıyor mu?
Mevsimlik orman işçisi ihtiyacı tam olarak karşılanıyor mu? Kurumlar arasındaki koordinasyon eksiksiz sağlanabiliyor mu? Unutmayalım ki yanan her ağaç sadece bir değildir.

Kaybettiğimiz oksijendir, sudur, bereketli toprağımızdır, çiftçimizin geleceğidir. Çocuklarımıza bırakın Devlet afetlere yalnızca müdahale eden değil, riskleri önceden gören, tedbiri zamanında alan ve milletin emanetini koruyan bir anlayışla hareket etmek zorundadır. Bu araştırma önergesini eksikleri tespit etmek, ihmalleri ortaya çıkarmak ve ülkemizi her yaz aynı acılara yaşayan değil felaketleri önleyen bir noktaya ulaştırmanın yollarından biri olarak
değerlendiriyoruz”.

 

MANAVGAT BELEDİYESİNE HACİZ ŞOKU

0

Manavgat’ta 20 vatandaş, kamulaştırma bedellerini alamadıkları gerekçesiyle belediyede haciz işlemi gerçekleştirdi.

Kamulaştırma bedellerini alamayan 20 vatandaşın avukatı tarafından Manavgat Belediyesi’nde haciz işlemi gerçekleştirildi. Manavgat Belediyesi yöneticilerinin makam aracı olarak kullandığı 3 araç yediemin otoparkına götürülürken, Side Hizmet binasında haczedilen bir araç ise kapalı otoparkta olması nedeniyle yediemin otoparkına çekilemedi.

Konuyla ilgili kısa bir açıklama yapan Avukat Emre Erdoğan, “20 dolayında müvekkilimin mülkleri otopark olarak kullanılmak üzere Manavgat Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştı. Ne var ki Manavgat Belediyesi bugüne kadar kamulaştırma bedellerini ödemedi. Mahkemenin kararı doğrultusunda haciz işlemi gerçekleştiriyoruz. Müvekkillerimin Manavgat Belediyesinden kamulaştırma bedeli olarak alacağı yaklaşık 60 milyon liradır. Şu an 3 makam aracı yediemin otoparkına çekildi, bir araç ise Side’de bulunan hizmet binasının kapalı otoparkında olması nedeniyle yediemine çekilemedi. Haczedilen araçların tahmini değeri 7 milyon lira dolayındadır” dedi.

Manavgat Belediyesinden konuyla ilgili şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

“YANLIŞ KARARLARIN BEDELİNİ MİLLETİN CEBİNDEN TAHSİL EDİYORSUNUZ”

0

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç Irak’a Ödenecek Tazminat Konusunda Ağır Konuştu

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç Türkiye uluslararası tahkim kararı nedeniyle Irak’a yaklaşık 1.47 milyar dolar tazminat ödeyecek olmasını TBMM’de sert sözlerle eleştirdi.

Yanlış Kararların Bedeli Millet Ödüyor

Gerekçe, Irak merkezi hükümetinin izni olmadan Irak petrolünü Ceyhan Limanı’na taşımak bugün yaklaşık 68 trilyon liralık devasa bir yük demektir. Vatandaşa kaynak yok deniliyor, gençlere umut verilemiyor ama yanlış kararların bedeli milletin cebinden tahsil ediliyor.

Devlet Ciddiyetine Uygun Davranılmıyor

Devlet ciddiyeti, öngörü ve hukuk gerektirir. Kamu zararına yol açan her kararın siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Milletimiz bedel ödemekten değil, hesap sorulamamasından rahatsızdır. Kamu kaynakları israfın değil, adaletin ve milletin hizmetinde kullanılmalıdır. Hesap veren yönetim güven üretir. Yanlışın bedelini millet değil, o yanlışa imza atanlar ödemelidir.

MANAVGAT 15 TEMMUZ MİLLİ BİRLİK GÜNÜNDE TEK YÜREK OLDU

0

Manavgat’ta FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin 10’uncu yılı dolayısıyla Manavgat Cumhuriyet Meydanı’nda anma programı düzenlendi.

15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen programa Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, kent protokolü, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda, 15 Temmuz gecesinde şehit olanlar dualarla anıldı.

Manavgat Kaymakamı Adil Karataş yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Karataş’ın gerçekleştirdiği konuşmada öne çıkanlar şu şekildeydi.

Dünya Tarihinde Bir İlk Yaşandı

Dünya tarihinde bir ilk yaşatarak darbecilere darbe yapan büyük Türk milletine selam olsun. Kıymetli Manavgatlılar Yüce Yaradan Araf Suresi’nin elli dördüncü ayetinde şöyle buyuruyor: “Mekeru meker Allah ve Allah’u hayrul” Onlar tuzak kurdu. Allah da tuzak kurdu, şüphesiz ki Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. Binlerce yıldır yaşadığımız bu coğrafyada nice savaşlar, nice afetler, nice yıkımlar yaşadık her defasında vatanımıza sahip çıktık. Barış içinde yaşadığımız ülkemizde 15Temmuz 2016 gecesi hiç beklemediğimiz bir yerden hain kahpece bir saldırıya maruz kaldık. Maraşlı Sütçü İmam’ı çıkaran bu bereketli topraklar on beş Temmuz gecesi de darbecilere karşı kurşunu
ilk sıkan Ömer Halis Demir’i daha henüz on beşinde olan Halil İbrahim Yıldırım’ı, Engin Tilbaşı bağrından çıkardı.

Hayat İman ve Cihattır

Ruhları şad olsun. Değerli Manavgatlılar bir tarafta aziz milletin vergileri alınan ve Türk milletinin bekası için kullanılması gereken uçak, tank, silah ve asker elbisesi giymiş hainler ve onun yerli ve dışarıdan işbirlikçileri diğer tarafta sadece ve sadece imanı ile meydanlara dökülen büyük milletimiz. 15 Temmuz hain darbe girişimini bertaraf edildikten sonra bu gece için çeşitli programlar yapıldı. Çok güzel sözler söylendi. Ama şunu bilin ki büyük bir dava adamı Türkiye Cumhuriyeti’nin 54. Başbakanı merhum Prof. Doktor Necmettin Erbakan Hoca yıllar önce bu milletin bağrından çıkmış bu milleti bilen bir insan olarak şunu söylüyordu: “Hayat iman ve cihattır. İman varsa imkan da vardır“. Cenabı Allah imkanı da imanı da bu millete verdi. Bu kahpe FETÖ’yü def etti.

 

DENİZ BAYKAL’IN EŞİ OLCAY BAYKAL VEFAT ETTİ

0

Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski genel başkanlarından Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal, bu sabah yaşamını yitirdi.

TEK KADIN BAŞKANDIM, KORKU SALMIŞIZ

0

CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz: “Tek Kadın Başkandım, Korku Salmışız!”

CHP Antalya’da seçilmiş İl Başkanı Nail Kamacı’nın ardından, seçilmiş Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz ve yönetimi de görevden alındı. Kararı ” butlan yönetiminin kararı ” olarak değerlendiren Gündüz, “Antalya’da görevden alınan ilk ve tek kadın ilçe başkanı benim” diyerek dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Antalya örgütünde yeni bir görevden alma kararı daha alındı. Daha önce seçilmiş CHP Antalya İl Başkanı Nail Başkan ‘nın görevden alınmasının ardından bu kez Konyaaltı’nın seçilmiş İlçe Başkanı Demet Gündüz ve ilçe yönetiminin görevine son verildi. Görevden alma kararı, Antalya örgütünde tartışmaları yeniden alevlendirirken, özellikle seçimle göreve gelen bir kadın ilçe başkanının görevden alınması parti tabanında da geniş yankı uyandırdı.

Akdeniz Gerçek’e konuşan Demet Gündüz, süreci “butlan yönetiminin aldığı karar” olarak değerlendirirken, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

“Genel Merkez tarafından, daha doğrusu butlan süreci kapsamında MYK kararıyla görevden alındığımız bugün tarafımıza tebliğ edildi. Bizler, örgütümüz, yönetimimiz ve bugüne kadar emek vermiş tüm partililer olarak bu kararı siyasi ve örgütsel açıdan kabul etmiyoruz. Elbette kararın resmen alındığını ve tarafımıza tebliğ edildiğini biliyoruz. Ancak bu durum, mücadelemizi sürdürmemize engel değildir. Çalışmalarımıza ve siyasi mücadelemize aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Dolayısıyla böyle bir kararın alındığı doğrudur; ancak biz bu kararı meşru görmüyor ve mücadelemizi sürdürüyoruz.”

HER TÜRLÜ GÜNAHLARINIZ İTİNAYLA TEMİZLENİR

0

Müslüman nüfusun egemen olduğu İslam topraklarında yaşamamıza rağmen uzun süreden beri karşılaştığımız ahlaki çöküş maalesef ki hayatın her alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bunun son örneği ise Manavgat Belediyesine verdiği rüşvetin detaylarını kamuoyuna açık açık anlatan bir dernek başkanının yeni macerasında görüyoruz. Ancak bu hadise de dikkatimizi çeken temel mesele ise doymak bilmeyen şımarık yerel bir burjuvanın ahlaki zafiyet içerisinde yaptıkları değil onu aklamaya, toplumun gözünde meşrulaştırmaya çalışan bazı yayın kuruluşlarının bir merkez tarafından hazırlanan haberi yayınlayarak toplumu manipüle etmeye çalışmasıdır. Gayrı kanuni ilişkilerle adı anılan kriminal bir kişinin halk kahramanı ve sosyal sorumluluk projesi geliştiren figür olarak tanıtımının yapılması sadece ahlaki açıdan değil hukuki açıdan da son derce problemlidir.

Reklama dönük ve bir haramzadeyi aklamaya çalışan bir haberin farklı yerel medya organlarınca piyasaya haber kisvesi adı altında sunulması bir menfaat temini için mi yoksa hatır gönül ilişkisinden mi kaynaklandır bilinmez ama Manavgat’ta yürütülen bu çalışma bizlerde Hıristiyanlarda yaygın olarak görülen günahları temizleme ayinlerini hatırlattığını söylemeliyiz.

Hıristiyanlığın Katolik ve Ortodoksluk mezheplerinde benzer şekilde görülen günahları temizleme ayini ile Manavgat’ta görülen maskaralığın benzerliğini sizlere şu şekilde açıklamaya çalışayım.

  1. Aşama Vaftiz: Malum Hıristiyan teolojisine göre tüm insanlar dünyaya Hz. Adem ve Hz. Havva’dan miras kalan “aslî günah” ile gelir. Bu durumdan ve sonrasında işlenen tüm günahlardan arınmanın ilk ve temel adımı vaftizdir. Türkiye’de ve özellikle de Manavgat’ta kanuni olmayan yollarla rant elde edenlerin toplumsal meşruiyet elde etme sürecinin ilk aşamasını vaftize benzetebiliriz. Vaftiz sırasında uygulanan suya daldırma veya su dökme yoluyla gerçekleştirilen bu kilise ritüeli Manavgat’ta kalemini ve medya olanaklarını toplumun aleyhine kullanmaktan çekinmeyen asalak sınıfına para dağıtarak, tatil hediye ederek görüyoruz. Maddi menfaati temin eden bu sefil güruh için artık Manavgat’ın kriminal tipler suçsuzdur, günahsızdır ve onlar kendilerini korumak için yolsuzluğa bulaşmıştır. Kısacası onlar mağdurdur. Buna dair yazılar yazılır, ekranlarda konuşmalar yapılır. Böylelikle kriminal ahlaksız tiplemelerin yeniden şerefli bir toplum içerisinde doğması sağlanır.
  2. Aşama İtiraf Sakramenti (Rahmeti): Hıristiyan teolojisinde itiraf ve tövbedir. Kişi, işlediği günahları yaratıcı adına bir rahibe itiraf eder. Rahip, kişinin samimi pişmanlığına dayanarak yaratıcının affediciliğini bildirir ve günahları bağışlar. Bizim Manavgat’ta itiraf aşaması basın açıklaması şeklinde yapılır. Sonra bu açıklama papaz kılıklı medya mensuplarınca dramatik ama bir o kadar karizmatik bir konuşma veya yazı üslubuyla halka anlatılır. İtiraf metni topluma pişmanlık ve toplumdan özür dileme, toplumun merhametini talep etme olarak sunulur.
  3. Aşama Komünyon: Günahlardan arınma sürecinin ve yaratıcı ile birleşmenin doruk noktasıdır. Günah itirafından (Tövbe) geçen inananlar, temiz bir vicdanla komünyon ayinine katılarak ruhsal beslenmeyi ve arınmayı sürdürürler. Manavgat’ımızda bu aşama gasp edilen, yağmalanan, çökülen, talan edilen kamu mallarının bir kısmının mütegallibe tarafından halka koklatılması olarak karşımıza çıkar. Mesela bedava çay, kahve, içecek dağıtılması, toplu yemeklerin verilmesi, turizm verilerinin kameralar karşısında açıklanması ve bunun çok önemli bir işmiş gibi halka yutturulması… Böylelikle günah temizleyen papaz tipli Manavgat’ın medya unsurlarıyla Manavgat’ın zalimleri Manavgatlıya fedakar ve alicenap bir şahsiyet olarak sunulur.
  4. Aşama Kutsal Yağlama: Ağır hasta olan kişilere uygulanan bu Kilisi ritüeli hem fiziksel şifa hem de ruhun günahlardan arındırılması ve huzura kavuşması amacıyla icra edilir. Tabi burada hasta olan kişi Manavgat için halk, millet ve devlet düşmanı olan mütegallibedir. Sürülen yağ ise elde edilen haksız kazancın halkla ilişkiler çalışmalarına katılanlara pay edilmesi yani bahşiş olarak dağıtılmasıdır. Yağlamayı bahşişten fazla pay almak için abartan hastalıklı medya klikleri, bahşişlerini manipülasyon yayınlarını kamuoyu ile paylaşmadan alıyorlardır. Acem diyarından ülkemize gelen dolandırıcıların şahı Rıza Zarrab abilerinin onlara verdiği öğüt gibi: “ Kevaşenin bahşişini peşin öde.”

Burası Manavgat yani her türlü günahın hiç işlenmemiş gibi sunulduğu, dünyalık menfaat için günahlarınızın medya üzerinden itinayla silindiği, Atatürk şiirleri ile memleketin haraca bağlandığı, devrimcilik sloganlarıyla çıkar sağlamanın egemen olduğu, beceriksiz iş bilmezlerin kendini göstermek için şahsını lider ilan ettiği kapitalistleşmekte olan bir yer. Anlayacağınız mütegallibe çok ama dur diyen yok!

Tabi bunlar yaşanırken bir de yolunu bulamayanlar var. Onlarda sosyal medya üzerinden ürkek oda başkanlarına, işletmecilere çatarak onlardan “beni basın danışmanı olarak işe alın” yani bana haraç ödeyin ben de sesimi çıkartmayayım derler. Aslında günah temizleyenlerle bu şantajcı görünümlü sefil taife mensupları aynı grubun parçasıdır. Nitekim son gruptakilerde aynı ilk grup gibi yolunu bulmada mahirdir. Saçtan, makastan girerler bir sakal koparırlar, oda başkanının binasından girerler gayri resmi danışman olur. Yani parayla susturulurlar. Çarpıtmaları meşhurdur. Ezan vakti havlayan köpek gibidirler.

Menfaatlerine göre milliyetçi, solcu, devrimci, sağcı olabilen bu tipler aslında bir kentin nasıl da yağmalandığının delilidir. Bu tipler halk düşmanlığında medya işbirlikçiliğinin nasıl olduğunu da gösterir. Belki de bu yönüyle İletişim Fakültelerinde ders konusu olarak okutulmalıdırlar.

Ya da her şeyi boş verelim ve o kadim kurala geri dönelim: “Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetini araştırmayın...” İşte bu yüzden hukuk diye bir şey vardır. Yanlışları, yolsuzluğu ve yağmayı görürsen, duyarsan savcı orada gidersin şikâyet edersin. Bir mesleğin şerefini ayaklar altına alarak insanlara şantaj var söylemlerle seslenmezsin. Allah sonumuzu hayretsin ve bizleri bu münafıklardan uzak tutsun. Kalın sağlıcakla.

ANTALYA’DA MUHSİN YAZICIOĞLU OPERASYONU

0

İki Emekli Binbaşı Gözaltında

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin hayatını kaybettiği 25 Mart 2009 tarihli helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Antalya’da şafak operasyonu düzenlendi. Operasyonda iki emekli binbaşı gözaltına alındı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ta meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı.

Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilmesinin ardından yeni bir aşamaya geçildiği belirtildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları sonucu 10 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği bildirildi. Şüpheliler arasında yer aldığı belirtilen emekli Binbaşı E.S. ile kara pilot Binbaşı M.Ç.’nin de sabah saatlerinde Antalya’da polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi. Şüphelilerin sağlık kontrolünün ardından ifadeleri alınmak üzere emniyet müdürlüğüne götürüldüğü belirtildi.

1 TONA YAKIN YASAKLI MADDE YAKALANDI

0

Antalya’nın da aralarında bulunduğu 73 ilde düzenlenen geniş çaplı narkotik operasyonlarında 985 kilogram uyuşturucu madde ile 1 milyon 639 bin 239 uyuşturucu hap ele geçirildi.

Antalya, Emniyet Genel Müdürlüğü koordinesinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen dev uyuşturucu operasyonlarının merkezlerinden biri oldu. Antalya’nın da aralarında yer aldığı 73 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda yaklaşık 1 ton uyuşturucu madde ile 1 milyon 639 bin 239 adet uyuşturucu hap ele geçirilirken, binlerce polis ve narkotik dedektör köpeği operasyonda görev aldı.

Operasyonun Antalya’nın yanı sıra İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Gaziantep, Mersin, Konya, Samsun ve toplam 73 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği bildirildi.

Güvenlik güçleri, uyuşturucu ticaretine yönelik önemli miktarda suç unsuruna el koyarken, organizasyonlara da ağır darbe vurulduğu açıklandı.

Operasyonlar kapsamında 1.780 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 935’i tutuklanırken, 224 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi.

Antalya’nın da dahil olduğu Türkiye genelindeki operasyonlara 2 bin 670 ekip, 6 bin 675 polis, 17 hava aracı ve 34 narkotik dedektör köpeği katıldı.