40.3 C
Antalya
Salı, Temmuz 28, 2026
Ana Sayfa Gündem Siyaset HER TÜRLÜ GÜNAHLARINIZ İTİNAYLA TEMİZLENİR

HER TÜRLÜ GÜNAHLARINIZ İTİNAYLA TEMİZLENİR

0
129

Müslüman nüfusun egemen olduğu İslam topraklarında yaşamamıza rağmen uzun süreden beri karşılaştığımız ahlaki çöküş maalesef ki hayatın her alanında karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bunun son örneği ise Manavgat Belediyesine verdiği rüşvetin detaylarını kamuoyuna açık açık anlatan bir dernek başkanının yeni macerasında görüyoruz. Ancak bu hadise de dikkatimizi çeken temel mesele ise doymak bilmeyen şımarık yerel bir burjuvanın ahlaki zafiyet içerisinde yaptıkları değil onu aklamaya, toplumun gözünde meşrulaştırmaya çalışan bazı yayın kuruluşlarının bir merkez tarafından hazırlanan haberi yayınlayarak toplumu manipüle etmeye çalışmasıdır. Gayrı kanuni ilişkilerle adı anılan kriminal bir kişinin halk kahramanı ve sosyal sorumluluk projesi geliştiren figür olarak tanıtımının yapılması sadece ahlaki açıdan değil hukuki açıdan da son derce problemlidir.

Reklama dönük ve bir haramzadeyi aklamaya çalışan bir haberin farklı yerel medya organlarınca piyasaya haber kisvesi adı altında sunulması bir menfaat temini için mi yoksa hatır gönül ilişkisinden mi kaynaklandır bilinmez ama Manavgat’ta yürütülen bu çalışma bizlerde Hıristiyanlarda yaygın olarak görülen günahları temizleme ayinlerini hatırlattığını söylemeliyiz.

Hıristiyanlığın Katolik ve Ortodoksluk mezheplerinde benzer şekilde görülen günahları temizleme ayini ile Manavgat’ta görülen maskaralığın benzerliğini sizlere şu şekilde açıklamaya çalışayım.

  1. Aşama Vaftiz: Malum Hıristiyan teolojisine göre tüm insanlar dünyaya Hz. Adem ve Hz. Havva’dan miras kalan “aslî günah” ile gelir. Bu durumdan ve sonrasında işlenen tüm günahlardan arınmanın ilk ve temel adımı vaftizdir. Türkiye’de ve özellikle de Manavgat’ta kanuni olmayan yollarla rant elde edenlerin toplumsal meşruiyet elde etme sürecinin ilk aşamasını vaftize benzetebiliriz. Vaftiz sırasında uygulanan suya daldırma veya su dökme yoluyla gerçekleştirilen bu kilise ritüeli Manavgat’ta kalemini ve medya olanaklarını toplumun aleyhine kullanmaktan çekinmeyen asalak sınıfına para dağıtarak, tatil hediye ederek görüyoruz. Maddi menfaati temin eden bu sefil güruh için artık Manavgat’ın kriminal tipler suçsuzdur, günahsızdır ve onlar kendilerini korumak için yolsuzluğa bulaşmıştır. Kısacası onlar mağdurdur. Buna dair yazılar yazılır, ekranlarda konuşmalar yapılır. Böylelikle kriminal ahlaksız tiplemelerin yeniden şerefli bir toplum içerisinde doğması sağlanır.
  2. Aşama İtiraf Sakramenti (Rahmeti): Hıristiyan teolojisinde itiraf ve tövbedir. Kişi, işlediği günahları yaratıcı adına bir rahibe itiraf eder. Rahip, kişinin samimi pişmanlığına dayanarak yaratıcının affediciliğini bildirir ve günahları bağışlar. Bizim Manavgat’ta itiraf aşaması basın açıklaması şeklinde yapılır. Sonra bu açıklama papaz kılıklı medya mensuplarınca dramatik ama bir o kadar karizmatik bir konuşma veya yazı üslubuyla halka anlatılır. İtiraf metni topluma pişmanlık ve toplumdan özür dileme, toplumun merhametini talep etme olarak sunulur.
  3. Aşama Komünyon: Günahlardan arınma sürecinin ve yaratıcı ile birleşmenin doruk noktasıdır. Günah itirafından (Tövbe) geçen inananlar, temiz bir vicdanla komünyon ayinine katılarak ruhsal beslenmeyi ve arınmayı sürdürürler. Manavgat’ımızda bu aşama gasp edilen, yağmalanan, çökülen, talan edilen kamu mallarının bir kısmının mütegallibe tarafından halka koklatılması olarak karşımıza çıkar. Mesela bedava çay, kahve, içecek dağıtılması, toplu yemeklerin verilmesi, turizm verilerinin kameralar karşısında açıklanması ve bunun çok önemli bir işmiş gibi halka yutturulması… Böylelikle günah temizleyen papaz tipli Manavgat’ın medya unsurlarıyla Manavgat’ın zalimleri Manavgatlıya fedakar ve alicenap bir şahsiyet olarak sunulur.
  4. Aşama Kutsal Yağlama: Ağır hasta olan kişilere uygulanan bu Kilisi ritüeli hem fiziksel şifa hem de ruhun günahlardan arındırılması ve huzura kavuşması amacıyla icra edilir. Tabi burada hasta olan kişi Manavgat için halk, millet ve devlet düşmanı olan mütegallibedir. Sürülen yağ ise elde edilen haksız kazancın halkla ilişkiler çalışmalarına katılanlara pay edilmesi yani bahşiş olarak dağıtılmasıdır. Yağlamayı bahşişten fazla pay almak için abartan hastalıklı medya klikleri, bahşişlerini manipülasyon yayınlarını kamuoyu ile paylaşmadan alıyorlardır. Acem diyarından ülkemize gelen dolandırıcıların şahı Rıza Zarrab abilerinin onlara verdiği öğüt gibi: “ Kevaşenin bahşişini peşin öde.”

Burası Manavgat yani her türlü günahın hiç işlenmemiş gibi sunulduğu, dünyalık menfaat için günahlarınızın medya üzerinden itinayla silindiği, Atatürk şiirleri ile memleketin haraca bağlandığı, devrimcilik sloganlarıyla çıkar sağlamanın egemen olduğu, beceriksiz iş bilmezlerin kendini göstermek için şahsını lider ilan ettiği kapitalistleşmekte olan bir yer. Anlayacağınız mütegallibe çok ama dur diyen yok!

Tabi bunlar yaşanırken bir de yolunu bulamayanlar var. Onlarda sosyal medya üzerinden ürkek oda başkanlarına, işletmecilere çatarak onlardan “beni basın danışmanı olarak işe alın” yani bana haraç ödeyin ben de sesimi çıkartmayayım derler. Aslında günah temizleyenlerle bu şantajcı görünümlü sefil taife mensupları aynı grubun parçasıdır. Nitekim son gruptakilerde aynı ilk grup gibi yolunu bulmada mahirdir. Saçtan, makastan girerler bir sakal koparırlar, oda başkanının binasından girerler gayri resmi danışman olur. Yani parayla susturulurlar. Çarpıtmaları meşhurdur. Ezan vakti havlayan köpek gibidirler.

Menfaatlerine göre milliyetçi, solcu, devrimci, sağcı olabilen bu tipler aslında bir kentin nasıl da yağmalandığının delilidir. Bu tipler halk düşmanlığında medya işbirlikçiliğinin nasıl olduğunu da gösterir. Belki de bu yönüyle İletişim Fakültelerinde ders konusu olarak okutulmalıdırlar.

Ya da her şeyi boş verelim ve o kadim kurala geri dönelim: “Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetini araştırmayın...” İşte bu yüzden hukuk diye bir şey vardır. Yanlışları, yolsuzluğu ve yağmayı görürsen, duyarsan savcı orada gidersin şikâyet edersin. Bir mesleğin şerefini ayaklar altına alarak insanlara şantaj var söylemlerle seslenmezsin. Allah sonumuzu hayretsin ve bizleri bu münafıklardan uzak tutsun. Kalın sağlıcakla.