Antalya Emniyeti Geçmişe Dönük Sonuçların Tekrar İncelenmesinde Önemli Başarılara İmza Atıyor
2016 yılında Antalya’da eşarp ile boğularak öldürülen SA.’nın katili yakalandı. Katilin yakalanmasında 2019 yılında öldürülen ve SA ile benzer özelliklere sahip başka bir kadın cinayetinden elde edilen DNA örnekleri ve katile ait çıkarılan DNA profilleri etkili oldu.
Antalya emniyetinden yapılan açıklama da 2016 yılında öldürülen S.A. isimli şahsın failinin M.K. olduğu, şahsın farklı bir suçtan Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunun tespit edildiği belirtildi.
CHP Antalya İl Başkanlığı Menderes’e Türel Yazılı Açıklamayla Cevap Verdi
Yapılan açıklamada: “Evi camdan olanlar başkasına taş atmamalıdır. Sayın Türel “paralar millete değil, birilerinin cebine gitti” diyor. Merak etmesin; 2014–2019 arasında o paralar nereye gittiyse, oradan millete geri getirilecektir” denildi.
Açıklamada “Sayın Türel, “iddianame çıksa da değerlendirsek” diyerek henüz ortada somut bir yargı kararı yokken algı yaratmaktadır. Bugünlerde telaşla hüküm verenlerin sebebi açıktır: Gerçekler, algının önüne geçmektedir. Bizim yargıdan kaçmak gibi bir derdimiz yoktur; ancak yargının siyasallaştırılmasına da boyun eğmeyiz. Hesap vermekten çekinmeyiz” denildi.
Peki, Sayın Türel siz Konyaaltı Sahil Projesi’nin hesabını verdiniz mi?
Belgeler ortadadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi projeye 2018 fiyatlarıyla yaklaşık 51 milyon avro harcamıştır. İhaleyi alan firma tek kuruş yatırım yapmadan 89 ünitenin tamamını alt kiracılara vermiştir. Sadece 2024 yılında alt kiracılardan elde edilen gelir yaklaşık 1,1 milyar TL iken, belediyeye ödenmesi gereken kira yalnızca 8,5 milyon TL’dir. Temizlik, güvenlik, bakım ve personel giderleri ise 2024’te belediye bütçesinden yaklaşık 200 milyon TL çıkmıştır. Kazanan belli, yükü çeken Antalya halkıdır denilerek:
“Bu mu hizmet? Bu mu millete giden para? Tüm baskılara rağmen belediyelerimiz çalışmaya, halk için hizmet üretmeye devam etmektedir. Biz bu millete söz verdik: emeklinin, emekçinin hakkı için, bu düzeni değiştirmek için mücadele edeceğiz. Sandık önümüze geldiğinde bu anlayışı milletin iradesiyle göndereceğiz” denildi.
Antalya Alanya Otoyolu İnşaat Firmasından TİP Manavgat İlçe Başkanlığına Yalanlama
Türkiye İşçi Partisi Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan’ın Antalya Alanya inşaatında çalışan işçileri taşıyan bir servis aracının kaza yaptığına dair açıklamasına Antalya Alanya Otoyolu İnşaat Firmasından yalanlama geldi. Firmanın yaptığı açıklamada: “Antalya–Alanya Otoyolu projesinde çalışan işçileri taşıyan bir servis aracının kaza yaptığına dair iddialar tamamen gerçek dışıdır. Proje kapsamında görev yapan ve çalışanlarımızı taşıyan araçların karıştığı herhangi bir kaza meydana gelmemiştir.
İnşaat sahalarımızda iş sağlığı ve güvenliği önlemleri en üst seviyede ve eksiksiz olarak uygulanmaktadır. Doğruluğu teyit edilmemiş, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür asılsız iddialara itibar edilmemesi gerektiğini saygıyla bildiririz.” cümlelerine yer verildi.
Son günlerde etkili olan yağış ve fırtınanın ciddi zararlar verdiği Manavgat’ın Denizyaka Mahallesine Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral ve beraberindeki heyet oluşan zararla ilgili mahalle sakinlerine geçmiş olsun dedi.
Gezgin Adam Dergisi ekibinin mahalle sakinleri ve muhtarıyla gerçekleştirdiği röportajlar ve görüntüleri sizler için derledik.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, son beş gündür kenti etkisi altına alan yoğun yağışların ardından dün akşam saatlerinde meydana gelen hortum felaketinin bilançosunu açıkladı. Aksu Çayı kenarında incelemelerde bulunan Vali Şahin, denizden gelen hortumun birçok ilçede ciddi maddi hasara ve bir vatandaşın yaralanmasına yol açtığını belirtti.
Vali Şahin, Antalya’nın Aksu ilçesinde fırtınanın şiddetiyle karaya savrulan ve adeta birbirine düğümlenen teknelerin bulunduğu bölgede yetkililerden bilgi aldı. Yağışların geçtiğimiz perşembe gününden bu yana sürdüğünü ifade eden Şahin, şiddetli rüzgarın batı ilçelerinde de yıkıma neden olduğunu vurguladı. Yapılan ilk tespitlere göre; Kaş’ta evlerin çatıları uçarken, Demre ve Kumluca bölgelerindeki tarım arazileri ile seralarda büyük çaplı hasar meydana geldi.
Antalya Valiliği koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, zarar gören bölgelerde iyileştirme süreci başlatıldı. Aksu, Demre, Kaş ve Manavgat hattında eş zamanlı yürütülen hasar tespit çalışmalarının ardından, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılacağı bildirildi.
CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı Sel Basan Serada Yaptığı Basın Açıklamasıyla Çiftçiye Devlet Elinin Uzanması Gerektiğini Açıkladı
Demre, Finike, Aksu, Serik ve Manavgat başta olmak üzere il genelindeki sera üreticilerinin büyük bir afetle karşı karşıya olduğunu belirten Arı, üreticinin yalnız bırakıldığını vurgulayarak iktidara sert eleştirilerde bulundu.
İncelemeleri sırasında zarar gören seraları gezen Cavit Arı, Antalya’nın birçok bölgesinde ciddi bir afet yaşandığını ifade etti. Arı, “Üretici çiftçi vatandaşlarımız seralarını kaybetmiş durumda. Bir tarafta fırtınanın yerle bir ettiği yapılar, diğer tarafta aşırı yağıştan dolayı su altında kalan ürünler var. Antalya halkı ve üreticisi son birkaç gündür kelimenin tam anlamıyla bir felaket yaşıyor.” dedi.
Türkiye’de çiftçilik yapmanın her geçen gün zorlaştığına dikkat çeken Arı, girdi maliyetlerinin üreticiyi tükettiğini belirtti. Arı, “Bir domatesi fide olarak alıp yetiştirmek zaten başlı başına bir maliyet yükü. Fide pahalı, gübre pahalı, ilaç pahalı. Çiftçimiz tam ürünü elde edeceği sırada yaşanan bu afetle birlikte tüm emeğini ve sermayesini kaybederek büyük bir mağduriyetin içine düşüyor.” ifadelerini kullandı.
Hükümetin çiftçiye yönelik destek politikalarını eleştiren Milletvekili Arı, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden verilen kredilerdeki engellere değindi. Arı, “Çiftçimiz kredi için bankaya gittiğinde, karşısına ‘vergi dairesine veya SGK’ya borcun olmayacak’ şartı çıkarılıyor. Mevcut ekonomik şartlarda bir çiftçinin veya esnafın borcunun olmaması mümkün mü? Hükümet, bu komik miktardaki kredileri dahi vermemek için uydurma bahaneler üretiyor.” dedi.
Tarım Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı’na seslenen Arı, TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) sistemindeki aksaklıkların acilen giderilmesi gerektiğini savundu. Sigorta şirketlerinin risk almaktan kaçtığını belirten Arı, “TARSİM, mülkiyet sorunlarını veya hisseli arazi yapısını bahane ederek çiftçiyi sigorta kapsamı dışında bırakıyor. Çiftçi serasını kurmuş, üretime başlamış; risk burada zaten üreticinin üzerindeyken TARSİM kendi kârını düşünerek sigorta yapmıyor. Bu sistemin derhal çözüm odaklı hale getirilmesi gerekiyor.” açıklamasında bulundu.
Afetin yarattığı tahribatın telafisi için somut bir çözüm önerisi sunan Cavit Arı, sözlerini şöyle tamamladı: “Antalya bu konuda büyük bir felaket yaşamıştır. Zarar gören çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları, en az 2 yıl süreyle ve faizsiz olarak ertelenmelidir. Aksi takdirde çiftçimiz ayağa kalkamaz, yeniden üretemez ve tarımsal üretim sekteye uğrar.”
Korkuteli’de Zor Günler Geçiren CHP’de Şimdide İhraç Talebi
Cumhuriyet Halk Partisi Korkuteli İlçe Yönetimi, CHP Büyükşehir ve Korkuteli Belediye Meclis Üyesi Koray Küçüksarı ile CHP Korkuteli Belediye Meclis Üyesi Alper Köken hakkında kesin ihraç talebiyle disiplin süreci başlattı.
Edinilen bilgilere göre, Cumhuriyet Halk Partisi Korkuteli İlçe Yönetimi’nin aldığı karar doğrultusunda her iki isim de parti disiplinine sevk edildi. Sevk gerekçelerine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, dosyanın parti disiplin kurullarında değerlendirileceği öğrenildi.
Disiplin sürecinin tamamlanmasının ardından nihai kararın parti tüzüğü ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde verilmesi bekleniyor.
Öte yandan, CHP İlçe Teşkilatından ve sürece konu olan isimlerden konuya ilişkin bir açıklama gelip gelmeyeceği merakla bekleniyor.
TİP Manavgat’tan Antalya-Alanya Karayolu İnşaatında Yaşanan İş Kazalarıyla İlgili Basın Açıklaması Yapıldı
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan, yapımı devam eden Antalya-Alanya otoyolunda yaşanan ölümlü kazaları gündeme taşıyarak; “ İş kazası mı yoksa cinayet mi?” sorusunu sordu.
İhaleyi alan firmaların daha çok para kazanmak için yeterli önlemlerin alınmadığını, ekipmanların yetersizliğinden işçi ölümlerinin yaşandığını iddia ettiği açıklamasında; “Antalya- Alanya otoyolunda neler oluyor?” dedi.
“Siz daha çok kar edeceksiniz diye işçiler ölmemeli”
Manavgat TİP İlçe Başkanı Şerife Arslan açıklamasında, “Antalya Alanya otoyol inşaatında neler oluyor? Eski ve bakımsız bir vinçten 5 ton’luk paletin düşmesi sonucu 3 çocuk babası Aydın Açıkel isimli işçinin iş cinayetinde hayatını kaybetmesini üzerinden daha 10 gün geçmişken, bugün Limak işçilerini taşıyan servisin kaza haberini üzüntüyle öğrendik.
Kar hırsı ile gerekli önlemler ve ekipmanlar alınmadan işçilerin hayatının riske atılması kabul edilemez.
Limak ve taşeron şirket patronlarına bir kez daha hatırlatıyoruz;
Siz servetinize servet katacaksınız diye bu ülkenin emekçilerinin daha fazla sömürülmesine, katledilmesine ve sakat kalmasına seyirci kalmayacağız.
Gözümüz kulağımız otoyol inşaatında olacaktır.
Bundan sonra işçiler aleyhine yaşanacak her türlü olumsuzlukta karşınızda bizleri bulacaksınız.
Türkiye İşçi Partisi Manavgat ilçe örgütü olarak işçilere de bir çağrıda bulunmak istiyoruz.
Haklarınızı savunmak insanca koşullarda ve emeğinizin karşılığını alarak çalışmak birlik ve örgütlü bir mücadele ile mümkündür.
Örgütlü bir işçi sınıfına hiç bir patron diz çöktüremez.
Türkiye İşçi Partisi olarak yaşanacak her türlü hak ihlalinde partimizle irtibata geçmenizi ve yalnız olmadığınızı belirtmek istiyoruz.
Hukuki destek ve dayanışma gerektiren her konuda partimiz işçilerin yanında durmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Manavgat Belediyesi Rüşvet Yolsuzluk Davasının İkinci Duruşması Başladı. Merakla Beklenen Cengiz Coşar’ın İlk İfadelerinden Satırbaşları ve Recep Memili’nin Yorumları
Manavgat Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında açılan davanın ikinci duruşması başladı. Tanık beyanları ile tutukluluk kararları duruşmanın ana gündemini oluşturuyor.
Tanık sıfatıyla dinlenen ve baklava kutusunda rüşvet verdiği iddia edilen Cengiz Coşar, uzun yıllardır iş yaptığını belirttiği Zafer Süral üzerinden yaşanan süreci anlattı.
Coşar, “Ben Zafer Süral’ın yıllardır işlerini yapan birisiyim. Süral bana lojman yapacağını teklif getirmemi istedi. Ancak işi belediyeden dolayı başka birine vermek zorunda kaldığını söyledi. ‘Benim sana işleri verebilmem için belediyenin önüne geçmen gerekiyor’ dedi.
oşar, bu konuşmaların ardından belediye yönetiminden bazı isimlerin devreye girdiğini öne sürdü.
Coşar, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter ile yapılan görüşmelere dair şu ifadeleri kullandı:
“Engin Tüter beni aradı, Hüseyin Cem Gül ile birlikte görüştük. Engin Tüter, ‘İşler senin ama yüzde 30’unu yardım olarak belediyeye vereceksiniz’ dedi. Ben de yüzde 10–15 kârla iş yapan biriyim. ‘Önce işi yap, sonra bakarız’ dediler.”
Coşar, bu görüşmelerin ardından belediyeye ait bazı işlerde yalnızca “ince işler” bölümünü yapmaya devam ettiğini söyledi.
Tanık Coşar, yaşananları daha sonra Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) birimine bildirdiğini belirterek şu süreci anlattı:
“Zafer Bey, ‘Bunlar bize piyasada iş yaptırmayacak’ dedi. Ben KOM’a bildiklerimi anlattım. Bir süre sonra Engin Tüter’e para götüreceğimi söyledim. Seri numaraları alındı. Olanlar zaten orada oldu.”
Coşar, paranın kaynağına ilişkin de açıklama yaptı. Coşar, “Zafer Süral’dan bu parayı araba alacağım diye aldım. Engin Tüter’e vereceğimden haberi yoktu. Daha önce de kendisinden borç almıştım. Herhangi bir baskı altında kalmadım” diye konuştu.
Mahkeme heyetinin, “Mehmet Engin Tüter ‘para beklesin’ derken neden bu parayı götürdün?” sorusu üzerine Coşar şu yanıtı verdi:
“Piyasada iş yaptığım için vermek zorunda hissettim. Söz verdiğim için.”
Duruşma sırasında söz alan Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, tanığın davranışlarına dikkat çekti. Niyazi Nefi Kara, “Zafer Süral ve Cengiz Coşar sürekli birbirlerine bakmaktadır. Dikkatinize sunarım” dedi.
Mahkeme heyeti, Coşar’a yalan tanıklığın suç olduğunu hatırlattı. Coşar ise baskı ve yönlendirme altında olmadığını yineledi.
SALONDA GERGİNLİK: TEPKİSİ
Duruşmanın ilerleyen bölümünde Zafer Süral’in söz alarak Coşar’a yönelik “hatırlatıyorum” ifadesini kullanması, avukatlar tarafından yönlendirme olarak değerlendirildi. Bu sözler üzerine duruşma salonunda kısa süreli tartışma yaşandı.