Ana Sayfa Blog Sayfa 57

TİP MANAVGAT’TAN “MANANAVGAT BELEDİYESİ İŞÇİLERDEN NE İSTİYOR ?” ÇIKIŞI

0

TİP Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan Bugün Gerçekleştirdiği Basın Açıklamasıyla Manavgat Belediyesi’nin Gerçekleştirdiği İşçi Çıkarmalarıyla İlgili Bir Basın Açıklaması Gerçekleştirdi

Gerçekleştirilen Basın Açıklaması şu şekildeydi: “Günlerdir Manavgat belediyesinde yaşanan işçi çıkarma krizinin geldiği boyut bizlere göstermiştir ki, sorunun çözümünde taraf olması gerekenler kendi çözümlerini işçilere dayatmak için her yolu denemektedirler.

Türkiye İşçi Partisi olarak sürecin başından beri işçilerin sesi olmaya, doğru soruları sormaya ve belediyenin yaklaşımının işçilerde herhangi bir baskı olmadan karşılığı var ise belediye yönetimine  destek olmaya özen gösterdik.

Her ne kadar kurumları ciddiye alsakta kurumları temsil eden bazı yetkililerin sarfettiği “İşçileri TİP kışkırtıyor, TİP bu olayın arkasında, sendika temsilcisi ile görüştü ”  vb  ifadeleri şaşkınlıkla karşılıyoruz. TİP emeği ile geçinen işçilerin elbette arkasında, yanında önünde yürüyecektir. Adaletsizliğe uğradığını düşünen işçilerin sesi olacaktır.

Eş, dost, akraba kontenjanından ihtiyacı olmadığı halde işe alınanlar yerine tek geçim kaynağı, elinde ki  işi olanların neden işten çıkarıldığını, kriterin ne olduğunu elbette soracaktır.

Özellikle kadın işçilerin haksızlığa uğradığı yetmezmiş gibi, mesnetsiz dedikodu ve iftiraların muhatabı haline getirilmeleri çok vahimdir.

Sendika temsilcileri ve işten atılan işçilerle görüşmemiz ve sürece dahil olmamız misyonumuzun gereğidir. Aksi bir durum bizim açımızdan utanç vericidir.

Çünkü biz Türkiye İşçi Partisiyiz !

Sermayenin partileri gibi kapalı kapılar arkasında, otel lobilerinde değil, meydanlarda, direnişlerde, sokaklarda herkesin gözü önünde siyaset yaparız.

Belediye Meclis üyelerinin, birim müdürlerinin telefon trafiği evlerden belediyeye işçilerin taşınarak imza attırılması hukuksuz olsada belki işe yarar, belki işçiler bu mobbing ve tehditler nedeniyle imza atarlar ve çoğunluk sağlanır.

Ancak CHP ilçe yönetimi ve CHP li belediye savunduğunu iddia ettiği başta liyakat olmak üzere, bir çok ilke ve değer ile ilgili bir samimiyet sınavına dönüşen bu krizden sınıfta kalmış olur.

Bir kez daha ilan ediyoruz,

Manavgat Belediyesinde işten çıkarmalarla ilgili süreç yanlış yönetiliyor ve biz bunu eleştirmeye devam edeceğiz.

Siyasetin eleştiri kültürünü kaldıramayanlar, eleştirilere kulaklarını tıkayanlar,emekçilere ve dostlarına değil, kurumları belli kişi ve ailelerin çiftliği haline getirmeye çalışanlara kulak verenler, geçmişten ders çıkarmalıdırlar.

Tüm bu tutarsız ve yanlış yaklaşımların bedelini Manavgat halkı ödemiştir ödemeye devam ediyor.

Sendikanın toplu sözleşmeden geri adım atmaması doğru ve tutarlı bir yaklaşımdır. İmzayı tek başına atmadı sendika ve attığı imzanın arkasında duruyor. Ancak sürecin işçilerin lehine sonuçlanması için görüşmeler yapmak dışında bir süreç örgütleme konusunda yeterince insiyasif almıyor,kamuoyunu gelişmeler konusunda  bilgilendirmiyor. Attığı imzanın arkasında duramayan Manavgat Belediyesi, gerekçe olarak sayıştay raporu ve personel giderinin bütçenin yüzde kırkını geçmesini gösteriyor.

Bunu  o imzayı atarken neden öngeremediniz ?

Diyelim ki öngöremediniz ve bir kriz doğdu, ilk aklınıza gelen çözüm neden işçi çıkarmak oldu ?

2026 bütçesi Belediye Meclisinde oylanmadı mı ?

Personel çıkararak ya da zamdan vazgeçerek yapılacak tasarruf belediye için gerçekten tek kurtuluş ve çıkış noktası mı ?

İşçiye, ya aldığın zamdan ya da işinden vazgeç demek size

yakıştı mı ?

Kaldı ki, çıkarılan işçiler neye göre belirlendi, kriter nedir?

Birim müdürleri, amirleri bu listeleri neye dayanarak oluşturdu ?

Liyakat ne kadar gözetildi ?

Bu soruları Manavgat kamuoyu ve işçiler adına soruyoruz.

Cevap verecek olan Manavgat belediyesi ve CHP ilçe yönetimidir.

Birlik, beraberlik ve zor günleri birlikte atlatacağız mesajlarının altı boştur.

Her krizde olduğu gibi sorumluluğu üzerine alıp Manavgat halkına özeleştiri vermek yerine günah keçisi aramak sorunlar karşısında çözüm ve siyaset üretememektir

Haksız yere işten çıkarılan işçilerin işe iadesi sağlanmalı, Toplu İş Sözleşmesinde kazanılan haklar korunmalıdır. Sahada gece, gündüz, yaz, kış emek veren, çalışan işçinin kazanılmış hakkı üzerinden pazarlık yapmak en hafif deyimiyle emek düşmanlığıdır. İhtiyaç ve liyakat gözetilmeden eş, dost, ahbap, çavuş ilişkisi ile işe alınanlar herkes tarafından bilinirken, disiplin suçu işlememiş, işini layıkıyla yapmış ve işe gerçekten ihtiyacı olan işçilerin çıkarılmasının gerekçesi nedir ?

İşçiler sizin için sadece bir sayıdan mı ibarettir ?

Türkiye İşçi Partisi Manavgat İlçe örgütü olarak tüm işçi kardeşlerimize mesajımızdır:

Bizler hiç bir çıkar ilişkisi gütmeden ve karşılık beklemeden, emeğin ve emekçinin siyasetini yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.

Üretenin yönettiği bir dünya hayal değil, sınıf mücadelesi ile kazanılacak bir gerçektir. Bu gerçek ışığında vereceğiniz hukuki ve meşru her türlü mücadelede dün olduğu gibi bu günde yanınızdayız”.

 

TÜRSAB’TAN TEKELLEŞME VE SEKTÖREL KRİZ UYARISI

0

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk’tan Turizm sistemine dair önemli eleştiriler geldi.

“Eşit koşullarda rekabet sağlayamazsanız, sektörü kaosa sokarsınız” uyarısında bulunan Hamit Kuk, sektörel tedbirlerin alınmasını istedi.

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk

Antalya Körfez Gazetesinden Ertuğrul Gün’ün haberine göre Hamit Kuk, “Turizmden elde edilen gelirler adaletli bir şekilde dağıtılmıyor, Turizmdeki başarılarınızı istediğiniz kadar anlatın, eşit koşullarda rekabet sağlayamazsanız, sektörü kaosa sokarsınız. Turizmin ülke gelişiminin ve refahının itici gücü olması isteniyorsa eğer, ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda adalet sağlanmalıdır” dedi.

Kuk, turizmdeki rekabetin adaletli bir şekilde yürütülmesi hem sektörün hem de tüketicinin lehine olacağını kaydederek, bu konuda çaba göstermek sadece TÜRSAB’ın değil aynı zamanda diğer paydaşların da önceliği olmalı çağrısında bulundu. “Kurumları harekete geçirerek turizm piyasasını tekelcilik, haksız rekabet gibi anlayışlardan kurtarmalıdır” diyen Kuk, “bir kere yerliye farklı yabancıya farklı fiyat tarifelerini bir tarafa bırakılmalı” ifadelerine yer verdi.

Kuk, “Oteller, daha fazla paraya ulaşma açgözlülüğünü dindiremediği sürece pazardaki tekelleşme daha geniş boyutlara ulaşacaktır. Turizm pazarını dengeleyen aktörler olarak görülen küçük işletme firmaların yavaş yavaş yok olması global firmaların işine yarayacak. Otelleri turistlere tek yetkili pazarlayan acentalar, avantajlı fiyatlar, pahalı tatil paketleri, yüksek kârlar. Kısacası ‘En fazla ön ödeme yapanlar tüm odaları alıp satsın’ modeli uygulanıyor. Kangrene dönüşen bu model sayesinde turizm sektörü belli başlı firmaların tekeline girmeye başladı.” açıklamasında bulundu.

Kuk, “Dijital seyahat portallarının yurtdışında yaşayan bir tüketiciye Türkiye’deki bir ürünü satmasına hiç kimse itiraz etmiyor. Türkiye’de yaşayan bir tüketiciye yurtdışındaki bir hizmeti satmaları da sorun değil! Ama Türkiye’deki bir ürünü Türkiye’de yaşayan birine hiçbir yasal yükümlülüğü olmadan satması sorundur. Nihayetinde Türk turizm sektörü hızla tekelleşiyor.” dedi.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN

ŞERAFETTİN KILIÇ EPSTEIN DOSYASININ PEŞİNİ BIRAKMIYOR

0

Saadet Partili Kılıç’tan Bakan Ersoy’a Sosyal Medya önergesi… Sosyal Medya içeriklerinin gençler üzerindeki etkisi soruldu

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, sosyal medya platformlarında ve popüler müzik içeriklerinde yaygınlaştığı iddia edilen şiddet, madde kullanımı ve sembolik imgelere ilişkin bir soru önergesi verdi. Kılıç, önergesinde söz konusu içeriklerin gençlerin milli ve manevi değerleri üzerindeki etkilerinin incelenip incelenmediğini sorarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu alandaki çalışmalarına açıklık getirilmesini talep etti.

SOSYAL MEDYA VE POPÜLER MÜZİK VURGUSU

Kılıç, Instagram Reels, TikTok ve YouTube Shorts gibi platformlarda yayılan popüler şarkı ve videolarda şiddet, madde kullanımı, teşhircilik ve cinsellik içeren unsurların yanı sıra bazı sembollerin sistematik biçimde kullanıldığı yönündeki iddialara dikkat çekti. Bu içeriklerin gençler üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini belirten Kılıç, Bakanlığın bu konuda bir analiz yapıp yapmadığını sordu.

“MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLER” HATIRLATMASI

Soru önergesinde, Bakanlığın sağlıklı bir toplum yapısının inşası için milli ve manevi değerleri gözetmekle yükümlü olduğunu vurgulayan Kılıç, son üç yıl içerisinde Türkiye’de en çok dinlenen şarkı ve izlenen videoların bu değerler açısından değerlendirilip değerlendirilmediğinin açıklanmasını istedi.

ALGORİTMA VE PLATFORM POLİTİKALARI SORUSU

Kılıç, sosyal medya algoritmalarının söz konusu içerikleri gençlere öncelikli olarak sunup sunmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek, maneviyatın korunması adına uluslararası dijital platformlarla herhangi bir düzenleme ya da iş birliği yapılıp yapılmadığını Bakan Ersoy’a yöneltti.

MÜZİK SEKTÖRÜ VE YABANCI SERMAYE

Önergede, popüler müzik üretiminde yabancı sermaye ve uluslararası şirketlerin rolüne de değinildi. Kılıç, küresel müzik endüstrisinin Türkiye’deki içerik üretimine etkilerinin incelenip incelenmediğini sorarak, Bakanlığın bu alanda bir araştırması olup olmadığını gündeme getirdi.

GENÇLERİN RUH SAĞLIĞI VE FARKINDALIK ÇAĞRISI

Kılıç, söz konusu içeriklerin gençlerin maneviyatı ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ölçen, Bakanlık destekli herhangi bir saha çalışması bulunup bulunmadığını da sordu. Ayrıca ahlak ve maneviyatı korumaya yönelik farkındalık kampanyaları, eğitim programları ya da yasal düzenlemelere ilişkin planların kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.

ANTALYA JANDARMASINDAN BİR UY**TURUCU OPERASYONU DAHA

0

Antalya Jandarmasınınım suç ve suçlarla olan mücadelesinde her gün yeni bir başarı daha imza atılıyor.

Antalya Konyaaltı ilçesinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında şüpheli bir kişinin ikametinde yapılan aramada; 8 adet ruhsatsız tabanca ve şarjörü, 150 adet tabanca fişeği,

3 adet av tüfeği, 2 adet havalı tüfek, 2 adet kılıç, 4 adet pala olarak tabir edilen bıçak, 102 gram kubar esrar, 5 gram metamfetamin, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet esrar öğütme aparatı, 1 adet hassas terazi, Suçtan elde edildiği değerlendirilen para, ele geçirildiği açıklandı.

Olayla ilgili olarak şüpheli şahıs hakkında adli tahkikata başlandı.

İBRADI BAŞLAR MELİK YAYLASINDA MAHSUR KALANLARA JANDARMA ULAŞTI

0

Jandarma’dan Başlar Yaylasında Kurtarma 

Başlar ve Melik yaylasında aşırı yağış nedeniyle bölgede bulunan 1 çoban ve 2 vatandaşın yanında yer alan 100 büyükbaş ve 450 küçükbaş hayvanın yem ve erzak ihtiyacının bulunduğu, saman balyalarına ulaşılamadığı yönünde ihbar gelmesi Jandarma ekiplerini harekete geçirdi.

Alana sevk edilen Sualtı Kurtarma Timi, 2 Asayiş Timi ve AFAD ekipleri sevk edilerek botlar vasıtasıyla yem ve erzak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

BÜŞRA ÖZDEMİR’DEN İSA YILDIRIM’A ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNDE SERT CEVAP

0

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir’den Antalya BB. Meclisi Toplantısında İsa Yıldırm’a Açıklamalarıyla İlgili Sert Yanıt Verilerek Söz Hakkı Tanınmadı.

Meclisin en dikkat çeken anı ise geçtiğimiz hafta Aksu Altıntaş Mahallesi’nde yaşanan su baskınlarından bahisle nezaket kurallarının dışına çıkarak Belediye Başkanvekili Özdemir’e ismen hitap eden İsa Yıldırım’ın söz hakkı talebinin reddedilmesi oldu. Yıldırım’ın önce nezaketli olmayı öğrenmesi gerektiğinin altını çizen Özdemir, Yıldırım’a söz hakkı vermedi. AK Parti Grup Sözcü Vekili Cumhur Göncü’nün konuşmasının ana gündemi ise Altıntaş Mahallesi başta olmak üzere Antalya’da yağıştan etkilenen bölgelerde yaşanan su baskınları oldu.
Cumhur Göncü, kentte en ufak yağışta hayatın durduğunu savundu. Altıntaş Mahallesi’nde su baskınları yaşandığını belirten Göncü, bunun yönetim ve planlama eksikliğinden kaynaklandığını ileri sürdü. Sosyal medyada paylaşılan görüntülere değinen Göncü, vatandaşlara iş makineleriyle yardım ulaştırıldığını ifade etti. Yağışların ardından seralar ve yolların sular altında kaldığını söyleyen Göncü, hafriyat denetimleriyle ilgili de bilgi talep etti. Göncü, mağduriyetlerin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi. Göncü, “Bu yönetim ve planlama sorunudur. Altıntaş mahallesi göle döndü, sizin vizyonsuzluğunuz sayenizde artık Altıntaş’ta ördekler yüzmeye başladı. Bu vizyonsuzluğu bir kez daha kınıyorum. Altıntaş altın bir göle döndü. Sosyal medyanın diline düştü. İnsanlara kepçeler ile yardım götürüldü” dedi.
 
#manavgat #antalya #akparti #chp #gezginadamdergisi #manavgathaber #isayıldırım #büşraözdemir #manavgatgercek

BATI AKDENİZ YEREL MEDYA BULUŞMASI CHP TARAFINDAN ANTALYA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

0

Cumhuriyet Halk Partisi Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması Antalya’da gerçekleştirildi. Etkinlikte yerel basının ekonomik sorunları ele alındı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından, ‘CHP İletişim Batı Akdeniz Yerel Medya Buluşması’ gerçekleştirildi. Antalya Crowne Plaza Otel’de gerçekleştirilen söyleşiye CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, CHP Antalya Milletvekilleri Aykut Kaya, Mustafa Erdem, Cavit Arı, il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda gazeteci katıldı.

Panelde konuşan CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “‘Biz bunu bir reklam olarak sunuyoruz. Buradaki bilgileri biz denetlemedik. Siz de ona göre okuyun’ başlığıyla sunma gibi dünyada çok yaygın olan uygulamaları bizde göremiyoruz. Biz de bunun yerine daha çok bunun bir reklam olduğunu saklayan, okuyucuya göz kırpan, ‘ya sen anlarsın’ anlayışı var. Bu tamamen sermaye sınıfıyla gazeteci görünümlü ajansların birlikte yürüttükleri bir şey. Bunun ne özgürlükle ne gazetecilikle alakası yok. Ama çok önemli bir şey söylediniz. Eğer halk tepki göstermezse halk talebini dile getirmezse… Biz parlamento dışı denetim organı diyoruz medyaya. Kamusal güç olması sebebiyle. Yani ne yapacak? Belediye başkanını denetleyecek, milletvekilini denetleyecek. İktidarı denetleyecek. Onların bütçe harcamaları üzerinde neler yaptığını denetleyecek. Tepkisiz bir toplum ne yapar? Yani ben talep ediyorum. Ne talep ediyorum? Özgürlük, haber alma hakkı, doğru haber talep ediyorum” dedi.

Bulut, Türkiye’de bakıldığında Osmanlı’dan bu yana bir sansür mekanizmasının söz konusu olduğunu dile getirerek şunları kaydetti: “Yönetenlerin nezdinde bir anlayış var. Her zaman öyle bir çatışma olmuş, bir mücadele olmuş. Bir tarafta hakikatleri anlatmaya çalışanlar, diğer tarafta da kendi yönetimini daha güçlü kılmak isteyen anlayışın baskıları. Bugün yine sansür var. Hatta otosansür de dâhil oldu. Sansürden daha fena bir hâle geldi otosansür. Burada yapılan baskılar, bir önceki dönemden farklı olarak dijitalde bant daraltma ya da sayfayı engelleme şeklinde karşımıza çıkıyor. Gazeteler açısından bakılınca, kamunun yandaş medyaya verdiği kamu desteklerinin diğer mecralara verilmediğini görüyoruz. Örneğin Sözcü’nün bir kamu reklamı aldığı kanaatinde değilim. Öyle bir görüntüyü, öyle bir reklamı da hiç görmedim. Ya da Basın İlan Kurumu üzerinden bakılırsa, Basın İlan Kurumu yerel medyayı güçlendirmesi gerekirken, bakıyorsunuz yerel medyayı birleştirme ve yerel medya üzerinde bir sopa hâlinde durabiliyor.”

CHP İl Başkanı Nail Kamacı, “Yerel basın, mahallede olanı kente, kentte olanı ülkeye taşıyan vicdandır. Görmezden gelinenin sesi, duyulmayanın nefesidir. Ancak ne yazık ki bugün Türkiye’de gazetecilik, özellikle de yerel gazetecilik, tarihin en zor günlerinden geçmektedir. Tek yönlü yayıncılığın yaygınlaşması, toplumun doğru bilgiye erişimini zorlaştırmaktadır” dedi.

CHP ANTALYA İL BAŞKANI NAİL KAMACI’DAN AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM’A CEVAP GELDİ

0

Aksu’da Düzenlenen CHP Aksu Dayanışma Yemeğinde Konuşma Yapan Nail Kamacı İsa Yıldırım’a Sert Sözlerle Yüklendi

İsa Yıldırım’ın DSİ’nin yapması gereken yatırımları ASAT ve Antalya Büyükşehir Belediyesi yapmak zorundaymış gibi göstermenin yanlışlığına değinen CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Aksu’da Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne geçen bazı alanların AK Parti Aksu yönetimi döneminde Menderes Türel’in BB. Başkanlığı iktidarında yaşandığını dile getirerek bunun hesabını AK Parti’ye ve Menderes Türel’e sorması gerektiğini söyledi.

Konuşmasında, İsa Yıldırım’ın CHP’deyken AK Parti’nin Cumhuriyeti devirmeye çalıştığını kendilerine söylediğini ancak kendisinin maddi imkanlardan dolayı AK Parti’ye geçtiğinin altını çizen Kamacı, Yıldırım’ın CHP içindeyken kendilerinden AK Partili idareciler için Atatürk ve Cumhuriyet konulu konferanslar vermesini talep ettiğini de söyledi.

“Tarih CHP’nin Aksu’daki seçimleri kazandığını yazmıştır” diyen Kamacı, parti değiştirmekle övünen İsa Yıldırım’ın AK Parti’ye geçmesinin bunu değiştiremeyeceğini söyledi.

Kaynak Görüntü Bizim Aksu Gazetesi

“GERÇEKTEN ÖZLENEN TABLO MU?” 5 SORU 5 CEVAP YENİ BÖLÜMÜ İLE YAYINDA

0

Yeni Bölüm Bu Akşam Saat 19.0’da Sosyal Medya Mecralarımızda

Gezgin Adam Dergisi Editörü Ömer Kaçmaz ile Manavgat Gerçek Gazetesi Yazarı Recep Memili’nin hazırladığı 5 Soru 5 Cevap yayında.

Manavgat Belediyesinde yaşanan işçi krizinde son durum, doğalgaz tartışmaları gölgesinde düzenlenen altyapı sorunu, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’ın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile ilgili ağır eleştirileri, 6 Şubat depremleri arifesinde Manavgat’ta depreme karşı önlem konusunda farkındalık çalışmasının yapılmaması gibi pek çok konunun işlendiği programa davetlisiniz. İyi seyirler.

SESLİ MAKALE “CHP MANAVGAT’TAN NE ZAMAN ÖZÜR DİLEYECEK?”

0

SESLİ MAKALE / ÖMER KAÇMAZ “CHP MANAVGAT’TAN NE ZAMAN ÖZÜR DİLEYECEK?”

Köşe Yazısını Sayfamızdan Okuyabilirsiniz.