İYİ PARTİ Genel İdare Kurulu Üyesi Rafet Kılıç’tan Manavgat İçin Rant Uyarısı Yapıldı
Türkiye genelinde askeri birliklerin şehir dışına taşınmasıyla boşalan kışla arazilerinin akıbeti tartışılmaya devam ediyor. Özellikle İstanbul, Ankara ve Antalya gibi stratejik noktalarda yer alan bu arazilerin “Millet Bahçesi” sözüne rağmen yapılaşmaya ve ranta açıldığı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı Rafet Kılıç, konuya ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu.
Rafet Kılıç, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Manavgat ilçesinde askeri arazilerin belediyeler veya Cumhurbaşkanlığı kararıyla özelleştirilmesinin önünün açıldığını belirtti. 15 Temmuz sonrası verilen “Bu alanlar ranta açılmayacak” sözlerinin rafa kaldırıldığını savunan Kılıç, “Bugün gelinen noktada bu sözler ne kadar hatırlanmaktadır?” sorusunu yöneltti.
Manavgat askeri arazilerin sadece birer toprak parçası değil, aynı zamanda hayati birer güvenlik supabı olduğunu vurgulayan Kılıç bu devasa alanların deprem anında en kritik toplanma ve barınma alanları olduğunu ifade ederek, “Bu gerçek göz ardı edilemez! Bu alanlar rant kapısı değil; gelecek nesillere bırakılması gereken stratejik ve toplumsal emanetlerdir” dedi
Antalya Bunu da Gördü, CHP’li Antalya B. Belediyesini CHP’ye Şikayet Ettiler
Antalya’da Büyükşehir Belediyesi’nde hakkında kadına yönelik taciz ve istismar iddiasıyla devam eden iki Savcılık soruşturması bulunan O.Ş.K., çoğunluğu kadın çalışanlardan oluşan çağrı merkezinin başına atanması karşısında, mağdur yakınları ve kadın örgütleri CHP yönetimine yazılı başvuru yaparak idari ve disiplin süreci başlatılmasını talep etti.
Soruşturma sürerken görevde
Mağdur yakınları ile Antalya Kadın Platformu, şüphelinin görevden uzaklaştırılmasını talep etmişti. Ancak belediye yönetimi talebi yerine getirmedi ve iddiaların odağındaki personeli kadın ağırlıklı çağrı merkezinin başına yönetici olarak atadı.
CHP yönetimine mektup
Kadınlar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve üst düzey yöneticilere mektup göndererek, “Taciz ve mobbing iddiaları bulunan personel hakkında gerekli idari ve disiplin süreçleri başlatılsın, kadın çalışanlar güvenli bir ortamda çalışsın” talebinde bulundu.
Üst düzey yöneticilere ve milletvekillerine iletildi
Mektup, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Aile ve Sosyal Hizmetler Politikalar Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve partinin üst düzey yöneticilerine gönderildi. Ayrıca CHP Antalya milletvekilleri Aliye Coşar, Aykut Kaya, Cavit Arı, Mustafa Erdem ve Sururi Çorabatur’a da iletildi.
Talep ve tepkiler
Kadın örgütleri, şüphelinin terfi ettirilmesine ve görevine devam etmesine tepki göstererek, CHP’nin kadına yönelik politikalarıyla çelişki oluşturduğunu vurguladı. Başvuruda şu ifadelere yer verildi:“Söz konusu iddiaların derhal bağımsız ve etkin bir biçimde araştırılmasını, taciz ve mobbing iddiaları bulunan personel hakkında gerekli idari ve disiplin süreçlerinin başlatılmasını talep ediyoruz. Kadın çalışanların güvenli ve eşit bir çalışma ortamına kavuşması için somut önlemler alınsın.”
Belediye yetkililerinden açıklama
Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, O.Ş.K.’nin Çağrı Merkezi’nde görevlendirildiğini doğruladı. Savcılık soruşturması hakkında bilgileri olmadığını belirten yetkililer, idare tarafından başlatılan disiplin ve araştırma sürecinin devam edegeldiğini yinelediler
Savcılık kararı
O.Ş.K., daha önce Antalya Kadın Platformu üyelerinin yaptığı eleştiri ve basın açıklamasına karşı suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı vererek, açıklamayı ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.
Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında Antalya’nın
Kepez ilçesinde MŞ’nin Etil Alkol satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine Antalya Jandarması tarafından kaçak alkol operasyonu gerçekleştirildi.
Jandarma ekipleri tarafından MŞ’nin kullanmış olduğu araç Kepez ilçesinde durdurularak kapsamlı bir arama yapılmış ve aramalar sonucunda 550 Litre Kaçak Etil Alkol ele geçirildi.
Olayla ilgili olarak MŞ. gözaltına alınarak, adli ve idari tahkikatın başlatıldığı açıklandı.
Manavgat Hocalar Köyü Belen Mevkii Orjinaller Mahallesi’nden feryat yükseliyor. Çiftçi Mustafa Demirday, zeytin ağaçlarının kesilmek istenmesine sert tepki göstererek Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a seslendi. “ Zeytin ağaçlarımızı keseceğinize alın benim çocuklarımı kesin” dedi.
“Bu Zeytin Ağaçları Kesilirse Ben Bu Çocukları Nasıl Besleyeceğim?”
Manavgat Hocalar Köyü Belen Mevkii Orjinaller Mahallesi’nde çiftçilik yapan Mustafa Demirday, zeytin ağaçlarının kesilmek istenmesine sert tepki verdi. Demirday, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a seslenerek; “ Zeytin ağaçlarımızı keseceğinize alın benim çocuklarımı kesin” dedi.
Atalarının Çanakkale’de şehit düştüğünü kaydeden Demirday, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘en az üç çocuk yapın’ telkinine destek verdiği konuşmasında; “ Sayın Reisim ülke yaşlanıyor, 3-5 çocuk yapın diyor! Evet doğrudur, bu görüşe katılıyorum ama benim 5 evladım var, bu zeytin ağaçları kesilirse ben bu çocukları nasıl besleyeceğim? Zeytin ağaçlarımızı keseceğinize alın benim çocuklarımı kesin!” diyerek dert yandı.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde orman arazisi içinde kaldığı gerekçesiyle kesilmek istenen zeytin ağaçları, mahalle sakinlerinin tepkisine yol açtı. Yıllardır bölge halkı tarafından bakımı yapılan ve bazıları asırlık olan zeytin ağaçlarının kesileceği yönündeki karar, köylüleri adeta ayağa kaldırdı.
Edinilen bilgilere göre, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı tespit edilen zeytinliklerin kaldırılması yönünde işlem başlatıldı. Bu kapsamda bölgede bulunan zeytin ağaçları için kesim kararı alınması, mahalle halkının tepkisini çekti.
Muhtar Hüseyin Yanar, “Bu ağaçlar bizim geçmişimiz, geleceğimiz”
Manavgat’ın Hocalar Köyü Belen Mevkii Orjinaller Mahallesi’nde Muhtar Hüseyin Yanar sözcülüğünde toplanan köylüler, söz konusu zeytin ağaçlarının dedelerinden miras kaldığını belirterek kesilmesine karşı çıktı. Ağaçların hem geçim kaynağı hem de kültürel miras olduğunu vurgulayan vatandaşlar, “Bu ağaçlar bizim geçmişimiz, geleceğimiz. Kesilmesini istemiyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
“İşgalci değil, hak sahibiyiz”
Hocalar Muhtarı Hüseyin Yanar, orman arazileri üzerinde işgalci olmadıklarını, bilakis hak sahibi olduklarını iddia ederek, “Halkı ayaklandırmak gibi bir derdimiz yok. Köylümüzün derdi bizim derdimiz. Bölge halkı, ağaçların kesilmesi yerine devlet güvencesi altına alınarak korunmasını öneriyor. Yetkililerin sesimizi duymasını istiyoruz” diye konuştu.
“85 yaşındayım böyle bir uygulama görmedim”
85 yaşındaki bir mahalle sakini ise, “85 yaşındayım. Anamın, babamın bu ağaçlar için verdiği emekler canlanıyor zihnimde. Bu yaşıma kadar böyle bir uygulama görmedim. Bu uygulamayla sadece ağaçlarımızı değil anılarımızı, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceği ile umutlarımızı kesiyorlar” diye konuştu.
Öte yandan vatandaşlar, zeytin ağaçlarının bulunduğu alanların tamamen ağaçsız kalmasının çevre açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade ederek, kararın geri çekilmesini istiyor.
Yetkililerden konuyla ilgili nasıl bir adım atılacağı merakla beklenirken, köylülerin tepkisi sürüyor.
Saadet Partisi Manavgat Kadın Kolları Başkanlığı bugün yaptığı bir basın açıklamasıyla 5 Nisan Avukatlar gününü kutlayarak adaletin tecelli etmesinde avukatlık mesleğinin önemini vurguladı.
Saadet Partisi Manavgat Kadın Kolları Başkanı Şükran Tümenci Gök açıklamasında: “Adaletin tesisi, toplumların huzur ve güven içerisinde yaşayabilmesinin en önemli bileşenlerinden biri olarak avukatların hakkın sahibine ulaşmasında, adalet duygusunun güçlenmesinde ve adil paylaşımın hukuki işlere yansımasında oynadığı kritik role” değinerek mesleğin kutsiyetini ifade etti.
“Avukatlar; bireyin bireye, bireyin gruba ve kamu gücüne karşı maruz kalabileceğı hukuksuzluklara karşı en önemli güvencedir” denilen açıklamada “Hakkın ve hakikatin savunucusu olan avukatlar, hukuk devletinin temel taşlarından biri olarak ön plana çıkarılması gereklidir. Özellikle kadın avukatların, toplumsal adaletin sağlanmasında ve kadın haklarının korunmasında üstlendikleri rol görmezden gelinmemelidir” sözleriyle kadın avukatların mesleğin gelişimindeki önemine dikkat çekildi.
“Hukuk sisteminin daha adil, erişilebilir ve güvenilir hale gelmesi için avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesi, mesleki bağımsızlıklarının korunması ve adalet mekanizmasının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığına değinen Şükran Tümenci Gök “avukatların mesleki faaliyetlerin hiçbir baskı ve tehdit altında kalmadan sürdürebilmeleri için gerekli hukuki güvencelerin artırılmasına, avukata yönelik her türlü saldırı yalnızca bireye değil savunma hakkına yönelmiş bir test olarak değerlendirilmesi gerekliliğinin” altını çizdi.
Saadet Partisi Manavgat Kadın Kolları Başkanı Şükran Tümenci Gök sözlerini: “Adaletin herkes için eşit şekilde uygulanması, hukukun üstünlügünün tavizsiz bir biçimde korunması ve savunma hakkının güçlendirilmesi için kararlılıkla mücadele etmeye devam edecegimizi ifade ediyoruz” sözleriyle tamamladı.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da, Kepez Kitap Fuarı’nın konuğu oldu.
“Güncel Siyasi ve Hukuki Gelişmeler” başlıklı söyleşide okurlarla buluşan Uysal, hem kendi kitabından kesitler paylaştı, hem de Osmanlı döneminden bugüne uzanan siyasi ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uysal’ın ilgi gören söyleşisini Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de dinledi.
Uzun zamandır yolsuzluk, butlan, tutuklamalar gibi tartışmalara dalan CHP Antalya teşkilatlarına yönelik sert eleştiriler kısa süreliğine de olsa Ümit Uysal’ın söyleşisiyle dağıldı. “CHP’nin yolsuzluk, tutuklama ve butlan haricinde söyleyecek sözü yok mu?” diyenlere karşı Ümit Uysal’ın Cumhuriyete dair anlatısı takdirle karşılandı.
Söyleşide Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, ” Devlet en başta iktisadi bir organizasyon. Eğer iktisada, teknolojiye uyum sağlayamıyorsanız bir anlamınız yok. Şimdi cumhuriyet devrimini anlarken de sadece medeni hukuk değişiklikleriyle, sadece siyasi sistem değişikliğiyle, sadece layık bir ülkesiyle cumhuriyeti anlamak imkansızdır.
O da çok eksik olur. Vatandaşımıza da düzgün anlatamamış oluruz. Bir sürü yalan yanlış
insanlara zemin çıkar” dedi.
Cumhuriyet Üretim Seferberliğidir
Cumhuriyetin getirdiği devrimlerle beraber ülkede başlayan üretim seferberliğine de değinen Ümit Uysal, ” Cumhuriyet öncelikle kendi ülkene giren maldan vergi alabilme hakkı devrimidir. Açlıktan köylülerinin ve savaşan askerlerinin ölmemesi devrimidir. Kendi ürettiğin malı yabancı ülkelerde üretip, Türkiye’yi ucuz satanlardan kendi üretimini koruyabilme devrimidir. Birinci Dünya Savaşı’ndaki 750 bin kaybın 500 bini açlıktan ve tifüstendir. 500 bini. Sıtmadan ve koleradan, veremden korunabilme devrimidir cumhuriyet. Bakın 93 Harbi 1877 Osmanlı Rus Harbi, Balkan Savaşları 1912-13 ve 1914-18 Birinci Dünya Savaşı. Muharebede ölen askerlerimizin iki katından fazladır. Açlıktan ve tifüsten ölen askerimiz. Savaş imkanı verebildik mi askerimize zannediyoruz. Çanakkale’de savaştık, İstanbul’a yakındı. Üzüm hoşafı ve buğday çorbası verebiliyorduk ekmekle beraber. Savaştı askerimiz. Kahramanca, abideleşti Müthiş bir zafer kazandık. Peki Filistin cephesinde verebildik mi yemek askeri? Kafkaslarda verebildik mi? Nerede verebildik? Balkan Savaşı burnumuzun dibinde oluyor” ifadelerinin altını çizdi.
Cumhuriyet Ekonomik Bağımsızlıktır
Cumhuriyet ekonomik bağımsızlıktır diyen Uysal konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Bunları anlatmadığın zaman cumhuriyete anlatmış sayılmazsın. Şimdi bunu geçiyorsun. Sadece cumhuriyet kalkınmasından sonra 1939 senesinde 2. Dünya Harbi patlıyor.
Sen bu arada cumhuriyeti kuruyorsun. Yabancıların tütünümüze el koyduğu reji idaresini
kamulaştırıyorsun. 1925’te Bitlis’in tütününe özgürlük kazandırıyorsun. Samsun’un tütününe özgürlük kazandırıyorsun çiftçisine. 1929’da kapitülasyonları kaldırıyorsun. Bu esnada sanayi hamleleri yapıyorsun.
Bu esnada karma ekonomi için hazırlık yapıyorsun. Etibank, Sümerbank vs. kuruyorsun.
Ve başlıyorsun kalkınmaya. O 10 yıllık kalkınma sayesinde 1939’da 1 milyonluk ordun var silahlı. Bak açlıktan 21 yılda nüfusun 18 milyon. 1 milyonluk ordun silahlı tarafsızlık ilkesi gereği silah altında. Ve 6 yıl besliyorsun. 6 yıl. Hem Hitler hem Stalin işgal planı yapıyor. Ama 1 milyon silahlı askerin var cesaret edemiyor. Giremiyor Anadolu’ya. Cumhuriyet bunun devrimidir. Cumhuriyet’in kuruluşu 1945’te tamamlanmıştır. 2. Dünya
Savaşı’ndan sağ salim çıkarak”
Antalya’nın Manavgat ilçesinde orman arazisi içinde kaldığı gerekçesiyle kesilmek istenen zeytin ağaçları, mahalle sakinlerinin tepkisine yol açtı. Yıllardır bölge halkı tarafından bakımı yapılan ve bazıları asırlık olan zeytin ağaçlarının kesileceği yönündeki karar, köylüleri adeta ayağa kaldırdı.
Edinilen bilgilere göre, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı tespit edilen zeytinliklerin kaldırılması yönünde işlem başlatıldı. Bu kapsamda bölgede bulunan zeytin ağaçları için kesim kararı alınması, mahalle halkının tepkisini çekti.
Manavgat’ın Hocalar Köyü Belen Mevkii Orjinaller Mahallesi’nde Muhtar Hasan Hüseyin Yanar sözcülüğünde toplanan köylüler, söz konusu zeytin ağaçlarının dedelerinden miras kaldığını belirterek kesilmesine karşı çıktı. Ağaçların hem geçim kaynağı hem de kültürel miras olduğunu vurgulayan vatandaşlar, “Bu ağaçlar bizim geçmişimiz, geleceğimiz. Kesilmesini istemiyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Hocalar Muhtarı Hasan Hüseyin Yanar, orman arazileri üzerinde işgalci olmadıklarını, bilakis hak sahibi olduklarını iddia ederek, “Halkı ayaklandırmak gibi bir derdimiz yok. Köylümüzün derdi bizim derdimiz. Bölge halkı, ağaçların kesilmesi yerine devlet güvencesi altına alınarak korunmasını öneriyor. Yetkililerin sesimizi duymasını istiyoruz” diye konuştu.
Bir mahalle sakini ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek; “ Sayın Reisim ülke yaşlanıyor, 3-5 çocuk yapın diyor! Evet doğrudur, bu görüşe katılıyorum ama benim 5 evladım var, bu zeytin ağaçları kesilirse ben bu çocukları nasıl besleyeceğim? Zeytin ağaçlarımızı keseceğinize alın benim çocuklarımı kesin!” diyerek dert yandı.
Öte yandan vatandaşlar, zeytin ağaçlarının bulunduğu alanların tamamen ağaçsız kalmasının çevre açısından da olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade ederek, kararın geri çekilmesini istiyor.
Yetkililerden konuyla ilgili nasıl bir adım atılacağı merakla beklenirken, köylülerin tepkisi sürüyor.
4 Nisan 2024 yılında göreve başlamasının üzerinden iki yıl geçen Niyazi Nefi Kara X hesabından bir mesaj yayınlayarak kendisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“2 yıl önce bugün, mazbatamı alarak Manavgat Belediye Başkanlığı görevine büyük bir sorumluluk ve kararlılıkla başladım” diyen Kara, “Görevde bulunduğum süre boyunca; kentimizin ihtiyaçlarını önceleyen, planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla birçok projeyi hayata geçirdik. Altyapı ve yol çalışmalarından kültür ve sanat etkinliklerine, sosyal belediyecilik uygulamalarından kent estetiğine kadar geniş bir yelpazede Manavgat’ımıza değer katan hizmetler ürettik” ifadelerini kullandı.
Adalete olan inancını kaybetmediğine vurgu yapan Kara, “Bugün ise devam eden bir yargı süreci nedeniyle görevimin başında değilim. Ancak hukuka olan inancım tamdır. Haklılığımın ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyorum” diye konuştu.
Mahkeme sürecinin tamamlanmasıyla beraber tekrardan görevine ger döneceğine inandığını kaydeden Kara açıklamasına şu sözlerle son verdi: “Bu süreç tamamlandığında; hayata geçirdiğimiz projeleri daha ileriye taşımak, yarım kalan çalışmalarımızı tamamlamak ve Manavgat’ımıza değer katmaya devam etmek için aynı azim ve kararlılıkla yeniden görevimin başında olacağım” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, ölümünün 29. Yılında yapılan özel etkinlikle anıldı. İlçe binasında dualar edilip, lokma hayrı dağıtıldı.
MHP Manavgat İlçe Teşkilat binasında okutulan mevlitte, merhum Türkeş için dualar edildi. Dualar sonrası katılımcılara lokma ikram edilerek, birlik ve beraberlik mesajları verildi. Etkinlik, Kuran-ı Kerim tilavetiyle son buldu.
MHP Manavgat İlçe Başkanı Nooman Enhoş, Alparslan Türkeş’in Türk Milleti üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Türk milletinin gönlünde silinmez izler bırakan, dava ve fikir adamı merhum Başbuğ Alparslan Türkeş Beyefendi’yi 4 Nisan vefat yıldönümünde derin bir hüzün, büyük bir özlem ve sonsuz bir saygıyla anıyoruz. Onun yaktığı ülkü ateşi, aradan geçen yıllara rağmen gönüllerde aynı inançla yanmaya devam etmektedir. Yokluğu bir eksiklik değil, derin bir boşluk olarak hissedilmektedir. Hatırası ise her geçen gün daha da büyüyerek yaşamaktadır. Bizler, onun izinde yürümeyi bir vefa borcu değil, bir gönül bağı olarak görmekteyiz, Çünkü o, yalnızca bir lider değil; milletine adanmış bir ömrün, sarsılmaz bir inancın ve tertemiz bir davanın adıdır” diye konuştu.
Narkotik Suçlarla Mücadele Kapsamında Yapılan Operasyonda 22 Şahıs tutuklandı
;
Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Antalya genelinde uyuşturucu maddelerin kaynağının kurutulması, ticaretinin ve kullanımının engellenmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalara bu haftada devam etti.
Haftalık bilgilendirme de yapılan açıklamaya göre Antalya Muratpaşa Yeşildere mahallesinde uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri bulundurdukları ve bu maddeleri torbacılar vasıtasıyla piyasaya sürecekleri yönünde elde edilen istihbarat neticesinde operasyon gerçekleştirildi.
Antalya Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu’nun sahadan yönettiği operasyonda: 16.856 adet ecstasy, 11 kilo 735 gram esrar, 806 adet sentetik ecza, 712 gram eroin, 156.000 Sentetik kannabinoid maddesi (A4), 33 kök hint keneviri, 3 gram Sentetik kannabinoid, 2,8 gram kokain, 1,45 litre sıvı sentetik kannabinoid ele geçirildi.
“Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak ve sağlamak” suçundan adli makamlara sevk edilen 22 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edilmiştir.
Emniyet Müdürlüğü yaptığı açıklamada: “Uyuşturucu madde ticareti yapan, gençlerimizi ve geleceğimizi zehirleyen uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayacağız. Vatandaşlarımızın hayatını ve sağlığını tehdit eden her türlü suç ve suçlu ile mücadelemiz aynı kararlılıkla hız kesmeden devam edecektir” denildi.