Ana Sayfa Blog Sayfa 35

ANTALYALI KADINLAR GÜLİSTAN İÇİN MEYDANLARDAYDI

0

Gülistan Doku Cinayeti ve Yaşananlar İçin Antalyalı Kadınlar Basın Açıklamasında Bulundu

Antalya Kadın Platformu üyeleri Gülistan Doku için protesto eyleminde bulundu. Platform adına konuşan Antalya Kadın Platformu sözcüsü Derya Polat: “Gerçek adalet, iktidarın kirli kavgalarıyla değil, kadınların tırnaklarıyla kazıyarak çıkardığı gerçeklerle gelecektir. Soruşturma süresince bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmemiş dosya sistematik biçimde sürüncemede bırakılmış, deliller karartılmış ve sorumlular korunmuştur” dedi.

2025 yılı itibarıyla dosyada yaşanan yeni gelişmelere ve itirafçı beyanlarına dikkat çeken Derya Polat, davanın seyrine dair ciddi iddiaları gündeme şöyle taşıdı: “Kamuoyuna yansıyan yeni tanık anlatımları, bu dosyada sadece bir kaybolma değil, organize bir örtbas çabası olduğunu göstermektedir. Özellikle dönemin mülki amirlerinin yakınlarına ilişkin iddialar, cezasızlık politikasının nasıl işletildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.”

Soruşturma kapsamında gerçekleşen 13 gözaltı ve tutuklamaların kadın mücadelesinin bir kazanımı olduğunu belirten Polat, bu adımların yeterli olmadığını vurguladı. Polat, “Bu adımlar gecikmiş adımlardır. Bizim talebimiz sadece birkaç kişinin tutuklanması değil, delilleri karartan kamu görevlileri dahil tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesidir” dedi.

“BU ZULME BİR AN ÖNCE SON VERİN!”

0

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Kahramanmaraş’taki ortaokul saldırısında vefat eden 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül üzerinden KHK ile ihraç edilenlerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıdı.

Kahramanmaraş’taki okul saldırısında katledilen Yusuf Tarık Gül’ün adının listelerde küçük harflerle yazılmasına tepki gösteren Kılıç, KHK mağduriyetine dikkat çekti. Yusuf Tarık 6 yaşındayken polis olan babasının KHK ile cezaevine girdiğini, kısa bir süre önce babanın tahliye olarak oğlu ile kavuştuğunu ancak bu sevincin menfur saldırı ile yarım kaldığını anlatan Kılıç, mesleğe geri dönüşlerle ilgili yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti.

Kahramanmaraş’taki okul saldırında katledilen öğrencilerden Yusuf Tarık Gül’ün fotoğrafını TBMM Genel Kurulu üyelerine gösteren Şerafettin Kılıç, ailenin yaşadığı acıya ve öncesinde yaşanan KHK mağduriyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu fotoğrafa iyi bakın; Bu fotoğraftaki güler yüzlü çocuk, 11 yaşında hayattan koparılan Yusuf Tarık Gül. Maraş’taki menfur okul saldırısında hayatını kaybetti, vefat listesine bir tek onun adı küçük harflerle yazıldı.. Çünkü babası KHK’lı polis memuruydu.. İhraç edildi, ceza evine girdi.. Babasından 6 yaşındayken ayrı düştü ve henüz kavuşmuşlardı ki gülüşü solduruldu! Bu da acı bir hikâye olarak kayıtlara geçti, tıpkı KHK’lı şehit Burak Zekeriya Altınok’un hikayesi gibi… KHK; çoluk çocuk, masum suçlu ayırmadan mahkûm eden bir zulüm aracına dönüşmüştür. Beraat edenleri, dosyasına takipsizlik kararı verilenleri hala ne diye cezalandırıyorsunuz? Bu zulme bir an önce son verin!”

 

BU ÜLKEDE ARTIK FELAKETLER YAŞANMIYOR, FELAKETLER YÖNETİLİYOR.

Bu ülkede artık felaketler yaşanmıyor, felaketler yönetiliyor. Acılar bile planlı bir şekilde tüketiliyor. Gündem, gerçeği konuşmak için değil, gerçeği bastırmak için kuruluyor.

İktidar, sorun çözmek yerine algı yönetiyor. “Silkeleme” söylemleriyle muhalefet hedefe konulurken, aslında silkelenen bu ülkenin geleceği oluyor. Çünkü tartışılması gerekenler değil, tartıştırılması istenenler konuşuluyor.

Deprem oluyor, on binler ölüyor. Üç gün bağırılıyor, sonra susuluyor. Ardından klasik cümle: “Kader.” Hayır, bu kader değil. Bu, yıllarca göz göre göre alınmayan önlemlerin, görmezden gelinen bilimsel gerçeklerin ve rant uğruna çürütülen şehirlerin sonucudur. Adına kader demek, sorumluluğu örtmenin en ucuz yoludur.

Maden faciası oluyor, işçiler toprağın altında can veriyor. “İşin doğası” deniyor. Bu nasıl bir doğa ki sadece yoksulları öldürüyor? Bu doğa değil; bu, maliyet düşürmek uğruna insan hayatını hiçe sayan bir düzen.

Terör oluyor, “coğrafya kaderdir” deniyor. Böylece hiçbir stratejik hata, hiçbir siyasi sorumluluk konuşulmuyor. Coğrafya suçlanıyor, yönetenler değil.

Yolsuzluk ortaya çıkıyor, “siyasetin doğasında var” deniyor. Bu cümle, çürümenin itirafıdır. Normalleştirilmiş hırsızlık, en tehlikeli hırsızlıktır çünkü artık kimse hesap sormaz.

Okullarda çocuklar öldürülüyor, sistem çökmüş ama kimse istifa etmiyor. Sorumluluk buharlaşıyor. Çünkü bu ülkede başarısızlık cezalandırılmaz, ödüllendirilir.

Yoksulluk derinleşiyor, insanlar geçinemiyor. Ama suç hep dışarıda: “dış güçler.” Sanki bu ülkeyi yönetenler başka bir gezegenden gelmiş gibi. Oysa gerçek çok basit: Yönetemeyenler, sorumluluktan kaçmak için bahane üretir.

Asıl çöküş burada: Her şeyin bir bahanesi var ama hiçbir şeyin hesabı yok. Her felaket açıklanıyor ama hiçbir felaketin bedeli ödenmiyor.

Ve en tehlikelisi şu: Toplum buna alıştırılıyor. Ölüm sıradanlaşıyor, yoksulluk normalleşiyor, adaletsizlik kabulleniliyor. Çünkü sürekli aynı hikâye anlatılıyor: “Bu böyle, değişmez.”

Ama gerçek şu: Bu düzen değişmez değil, değiştirilmez hale getiriliyor.

Ve bir ülke, gerçeği susturarak değil, onunla yüzleşerek ayakta kalır. Aksi halde bugün kader denilenler, yarın daha büyük felaketler olarak geri döner.

 

Bir dava, en çok kendi içindeki değerleri kaybettiğinde yenilir.

MİLYONLUK ZİMMET OPERASYONUNDA 45 ŞAHIS YAKALANDI

0

MİLYONLUK ZİMMET OPERASYONUNDA 45 ŞAHIS YAKALANDI

Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, “zimmet”, “resmî belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” soruşturması kapsamında Demre’de operasyon gerçekleştirdi.

Meslek Lisesi Müdürü M.Ş.’nin; okulda görevli öğretmenlerin maaş ve ek ders ödemelerinden rızaları dışında 687.031 TL, kendi adına usulsüz tahakkuk oluşturmak suretiyle 13.473 TL, emekli öğretmenleri çalışıyor gibi göstererek oluşturulan tahakkuklar üzerinden 295.248 TL, eğitim hazırlık ödeneğinden sahte tahakkuk yoluyla 1.389 TL, Ustalık Telafi Programı kapsamında stajyer öğrenci çalıştıran işletmelere verilen devlet desteğini, sahte öğrenci kayıtları ve sahte işletmeler üzerinden kendi ve iş birliği yaptığı kişilerin hesaplarına aktarmak suretiyle 51.336.618 TL kamu kaynağını mevzuata aykırı kullandığı tespit edildi.

Yapılan incelemeler sonucunda toplam 52.344.670 TL kamu kaynağının zimmete geçirildiği anlaşılarak şüphelilerin yakalanmasına yönelik 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 45 kişi yakalandı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i serbest bırakılmış, 26’sı hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 18 kişi ise tutuklanmıştır.

MANAVGAT’TA OPERASYON

0

Belediye çalışanları, turizmciler, iş insanları ve müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alındı.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen ve Manavgat eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile kardeşi Fatih Sözen’in tutuklu bulunduğu soruşturma kapsamında 21 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, belirlenen adreslere düzenlediği operasyonda 21 kişiyi gözaltına aldı. Şüpheliler arasında belediye çalışanları, turizmciler, iş insanları ve müteahhitlerin de olduğu belirtildi.

NE OLMUŞTU?

Manavgat eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen ile kardeşi Fatih Sözen, “rüşvet”, “zimmet” ve “ihaleye fesat karıştırma”, “irtikap”,  “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve suç işleme amacıyla örgüt kurmak” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 11 Eylül 2025’te tutuklanmış, Sözen kardeşlerin evlerinde yapılan aramada yüklü miktarda para ve ziynet eşyası ele geçirildiği iddia edilmişti.

02 Aralık 2025’te düzenlenen başka bir operasyonda ise 19 kişi gözaltına alınmış, 3’ü tutuklanmış, 10 Mart’ta ise gözaltına alınan 40 kişiden 12’si tutuklanmıştı. Şüphelilerden bazılarının tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmalarının ardından tutuklu sayısı 11 olmuştu.

Öte yandan, Manavgat Belediyesi’ne yönelik bir diğer soruşturmada belediye başkanıyken tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara’nın da aralarımda olduğu 5’i tutuklu 43 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.

 

ANTALYA’DA RUHSATSIZ SİLAHLARLA MÜCADELE DEVAM EDİYOR

0

Antalya İl Jandarma Komutanlığı Antalya Kaş’ta ruhsatı olmayan silahların ele geçirilmesine yönelik çalışmalara hız verdi.

İlk etapta 7 adet ruhsatsız av tüfeğinin ele geçirildiği aramalarda silah sahiplerine idari para cezası uygulanarak idari işlem başlatıldı.

Antalya İl Jandarma Komutanlığından konuyla ilgili yapılan açıklama da suç ve suçlularla olan mücadelenin azim ve kararlılıkla devam edeceği aktarıldı.

MANAVGAT’TA GÜMRÜK KAÇAKÇILARINA OPERASYON

0

Antalya İl Jandarma Komutanlığı Manavgat’ta yaşanan kaçakçılık suçlarıyla mücadelesine ara vermeden devam ediyor.

Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında bir iş yerinde yapılan aramalar sonucunda;

3.000 adet kaçak gözlük ve 1.100 adet kaçak saat ele geçirildi. Ele geçirilen malzemelerin piyasa değerinin yaklaşık 15.000.000 TL olduğu değerlendirildi.

Olayla ilgili adli tahkikata başlandığı açıklandı.

MİLLİ YOL PARTİSİ MANAVGAT TEŞKİLATINDA KONGRE HEYECANI BAŞLADI

0

Milli Yol Partisi Manavgat İlçe Başkanlığı 2. Olağan Kongresine hazırlanıyor. Mevcut İlçe Başkanı Hacı Çayır riyasetinde “Adalet, Liyakat, Üretim” mottosuyla duyurusu yapılan kongre, Manavgat Şoförler Odası Konferans Salonunda 26 Nisan Pazar günü saat 14.00’da gerçekleştirilecek.

MYP İlçe Başkanı Hacı Çayır yayımladığı kongre davet mesajında: “Büyük Türk Milleti’nin manevi ve maddi değerlerinin, iradesinin ve geleneklerinin yılmaz savunucuları olarak Manavgat’ımızla 26 Nisan Pazar günü buluşmaya hazırlanıyoruz.

Son dönemde Türk Milletine yönelen tüm saldırılara, baskılara ve engellemelere rağmen; Milli Yol Partisi olarak Muhsin Yazıcıoğlu’ndan aldığımız emanetin ışığında dimdik ayaktayız!

  1. Olağan İlçe Kongremiz sadece bir seçim değil; Türk İslam Medeniyetinin cihanı yeniden kaplayacağının bir haykırışıdır. Kongremiz, Nizamı Alem davamızın sarsılmaz ve yılmaz kararlılığını, Türk İslam Milleti’nin birlik iradesini bir kez daha tüm Antalya’ya ve Türkiye’ye gösterecektir.

Tüm Manavgatlı hemşerilerimizi 26 Nisan Pazar günü saat 14.00’da gerçekleştireceğimiz kongremize davet ediyoruz.

Yaşasın Milletin yolu, payidar olsun mefkuremiz” cümlelerine yer verdi.

SESLİ MAKALE / TÜRKİYE YÜZYILI’NIN ÖZETİ: “NE GÜNLERE KALDIK!”

0

Köşe yazısının yazılı metnini bu mecradan okuyabilirsiniz.

ANTALYA’DA YAŞAM NÖBETİ DEVAM EDİYOR

0

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, okullarda yaşanan şiddetin münferit olaylar olmadığını vurgulamak için yağış altında “Yaşam hakkı nöbeti” adıyla bir eylem düzenledi.

Eylemde yapılan açıklamada, gençlerin geleceksizliğe itildiği, şiddetin giderek normalleştirildiği ve cezasızlık politikalarının toplumsal çürümeye yol açtığı ifade edildi. Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İlhan Karakurt, son günlerde Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara dikkat çekerek, “Çocuklarımızı, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi kaybetmenin derin acısı içerisindeyiz” dedi.

KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt, eğitimin piyasalaştırıldığını ve çeşitli yapılarla ilişkilendirildiğini dile getirdi. Özellikle ÇEDES ve MESEM projelerini hedef alan Karakurt, “Bunca can kaybına rağmen, eğitimi gerçek sorunlarından koparan Milli Eğitim Bakanı’nın hâlâ görevde kalması kabul edilemez. Bakan derhal istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.

Eylemde, ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte toplumsal yapıda oluşan boşlukların suç örgütleri tarafından doldurulduğu vurgulandı. İlhan Karakurt, gençlerin geleceksizliğe itildiğini, şiddetin giderek normalleştirildiğini ve cezasızlık politikalarının toplumsal çürümeye yol açtığını ifade etti. KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt, suça sürüklenen çocuklar ve artan şiddet olaylarının mevcut ekonomik sistem ve yönetim anlayışıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.