Ana Sayfa Blog Sayfa 33

DORUK MADEN İŞÇİLERİNE MANAVGAT’TA DESTEK

0

Manavgat Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri Manavgat Cumhuriyet Meydanında bir araya gelerek Doruk Maden işçilerine destek açıklamasında verdi.

Platform adına destek açıklamasını gerçekleştiren TİP Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan şu açıklamayı kamuoyu ile paylaştı:

“5 aydır maaşlarını alamadıkları için Yıldızlar holdinge karşı direnen ve 6 gündür açlık grevinde olan Doruk Maden İşçileri sorunun çözülememesi nedeniyle Enerji bakanlığına yürümek istediler. Karşılarına yine polis barikatı dikildi ve günlerdir açlık grevinde olan işçilere biber gazlı saldırıda bulunuldu. Soruyoruz : Talimatı kim verdi ? Halkın güvenliğini sağlamak ve suçluları adalete teslim etmek asli görevi olan güvenlik güçleri ne zaman hak arayanların değil suç işleyenlerin peşine düşecekler ? Patronların işçilere karşı işledikjleri suçlar karşısında adalet ne zaman işleyecek? Direnen bir madenci işçisinin dediği gibi, madencilerin karşısında duran patronların yanında duruyor demektir. Bizler madencilerin yanında duruyoruz. Siz nerede duruyorsunuz ? Bu gün İktidarda olanlar bağıra bağıra biz patronlardan ve sermayeden yanayız, yoksulluğunuz, ölümünüz, uğradığınız hak ihlalleri umrumuzda değil diyor. Bizlerde bağıra bağıra bu adaletsiz, emekçi düşmanı düzeninizi yıkacağız ve gündüzleri sömürülmeyen geceleri aç yatılmayan ülkeyi kuracağız diyoruz. Direnen Doruk Maden işçilerini ve onurlu direnişlerini selamlıyoruz. İşçilerle birlikte direnen ve açlık grevine katılan başta Erkan Baş olmak üzere direnişe destek olan halkın vekillerini devrimci demokrat kamuoyunu ve Ankara halkını selamlıyoruz. Direniş zaferle sonuçlanana kadar gözümüz kulağımız Ankara da olacak.

ŞÜKRÜ SÖZEN İDDİALARLA İLGİLİ KONUŞTU

0

Manavgat’ta Şükrü Sözen’den Para Trafiği Görüntülerine İlk Açıklama

Manavgat’taki soruşturma kapsamında tutuklu bulunan eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen, basına yansıyan para transferi görüntüleriyle ilgili açıklama yayımladı.

Belediye Başkanı Şükrü Sözen hakkında yürütülen rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve örgüt kurma soruşturmasında, motosiklet kasasında taşınan paraların çanta içinde Sözen’e ulaştırıldığına dair güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya girmiş, o kayıt basına yansımıştı.

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma kapsamında tutuklu olarak yargılanan Şükrü Sözen, kamuoyunda geniş yankı uyandıran o görüntülerle ilgili sosyal medyadan açıklama yaptı.

Söze açıklama gerekçesiyle başlayan Şükrü Sözen, görüntülerin tarihine dikkat çekerek, “Son günlerde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, şahsım hakkında gerçeği yansıtmayan iddialar, çarpıtılmış görüntüler ve ifadeler üzerinden yürütülen haberler nedeniyle bu açıklamayı yapma zaruretım doğmuştur. Beni tanıyan herkesin ilk bakışta dahi dış görünüşümden anladığı üzere, söz konusu görüntüler belediye başkanlığı görevimi teslim ettikten yaklaşık 1,5 yıl sonraya aittir. Uzun süreli arkadaşlığım olan iş insanı Erdem Buzkan’ın işyerinde illegal para trafiği gerçekleştirmekle itham edildiğimiz haberler tamamen gerçek dışı ve itibarımızı zedelemeye yöneliktir” ifadelerini kullandı.

Görüntülerde yer alan nakit paranın kaynağı veya amacı hakkında bir bilgisinin olmadığını da ifade eden Manavgat’ın eski Başkanı Şükrü Sözen, “Görüntülerde Erdem Buzkan’ın kendi işyerine getirdiği para ile ilgili hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Erdem Buzkan ile aramızda arkadaşlık ilişkisinin dışında herhangi bir ticari birliktelik veya ortaklık asla bulunmamaktadı” dedi.

Açıklama şu şekilde: “Değerli hemşehrilerim,

Son günlerde bazı basın yayın organları ile sosyal medya mecralarında, şahsım hakkında gerçeği yansıtmayan iddialar, çarpıtılmış görüntüler ve ifadeler üzerinden yürütülen haberler nedeniyle bu açıklamayı yapma zaruretim doğmuştur.

Beni tanıyan herkesin ilk bakışta dahi dış görünüşümden anladığı üzere, söz konusu görüntüler belediye başkanlığı görevimi teslim ettikten yaklaşık 1,5 yıl sonraya aittir. Uzun süreli arkadaşlığım olan iş insanı Erdem Buzkan’ın işyerinde illegal para trafiği gerçekleştirmekle itham edildiğimiz haberler tamamen gerçek dışı ve itibarımızı zedelemeye yöneliktir.

Görüntülerde Erdem Buzkan’ın kendi işyerine getirdiği para ile ilgili hiçbir bilgim ve alakam yoktur. Erdem Buzkan ile aramızda arkadaşlık ilişkisinin dışında herhangi bir ticari birliktelik veya ortaklık asla bulunmamaktadır.

Yakın çevremde ekonomik olarak ilerleme kaydeden herkesle beni ticari olarak ortak ilan etme çabasında olan zihniyetin amacının bilincindeyim. Şahsım görevde bile değilken, halka açık ve kalabalık bir ortamda, işyeri güvenlik kamerası kayıtlarının, sanki illegal bir para alışverişi varmış ve gizli kameralarla gün yüzüne çıkartılmış gibi bir algıyla basına servis edilmesi akla ve mantığa aykırı olup, manidardır.

Erdem Buzkan iş insanıdır, aktif ticari hayatından dolayı banka ve döviz büroları ile ilişkileri oldukça iyidir. Arkadaşlığımız nedeniyle zaman zaman döviz alım satım işlemlerimde bana yardımcı olmuştur. Servis edilen görüntüler, vergi ödemelerim için getirdiğim şahsıma ait dövizi arkadaşımın işyerinde bozdurma işleminden ibarettir. Bazı çevrelerin siyasi saiklerine ulaşmak amacıyla, bir bütün halinde basına servis edilen görüntülerin zaman dilimleri de birbirinden farklıdır. Benim Erdem Buzkan’ın işyerinde bulunduğum sırada kesinlikle dışarıdan bir para getirilmesi olmamıştır. Bu görüntülerin bağlamından koparılarak, zaman ve içerik itibarıyla çarpıtılarak sunulması, devam eden soruşturma süreciyle ilgili kamuoyunda yanlış bir algı oluşturma amacını açıkça ortaya koymaktadır.

15 yıl süreyle Manavgat halkının bana emanet ettiği belediye başkanlığı görevini sorumluluk bilinciyle ve şerefle taşıdım. Yanlış bir davranışın içinde bulunarak hemşehrilerimin bana duymuş olduğu güvene asla ihanet etmedim.

Görev sürem zarfında sayısız kez gerek Sayıştay gerek Mülkiye Müfettişleri tarafından denetimlere tabi tutuldum. Yapılan incelemelerin hiçbirinde şahsım adına tek bir usulsüzlük tespiti yapılmadı. Görevi bıraktığım tarih olan 31.03.2024 tarihi itibarıyla hakkımda açılmış tek bir tahkikat ve soruşturma bulunmamaktaydı. Görev sürem sona erdikten yaklaşık 1,5 yıl sonra başlatılan bir soruşturma sebebiyle sizlerden ayrı tutulmaktayım. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı olması nedeniyle, aleyhime isnat edilen suçlamaların kapsamını ve dayanaklarını tüm yönleriyle bilme imkânım dahi bulunmamaktadır. Tüm bunlara rağmen hukuka ve yargı sürecine olan saygım, adalete olan inancım gereği sabırla ve sükûnetle soruşturma sürecinin tamamlanmasını beklemekteyim.

Hatırlayacağınız üzere, daha önce de şahsımla hiçbir ilgisi olmayan ve hakkımda takipsizlik kararı verilen bir soruşturma konusunun, şuan tutuklu bulunduğum soruşturma kapsamında ikametimde yapılan aramada ele geçirilmiş gibi basına servis edilmesi de ileriye yönelik siyasi hedefi olan çevrelerin hakkımızda yürüttüğü alçakça algı operasyonunun açık bir göstergesidir. Tüm bu algı operasyonlarına karşı hiçbir zaman başımı öne eğmedim, bundan sonra dimdik durmaya devam edeceğim.

Soruşturma süreci devam ederken yapılan bu yöndeki yayınlar sadece şahsımı değil, adı geçenlerin adil yargılanma hakkını ve masumiyet karinesini de zedelemektedir. Tüm kişi ve kurumların bu ilkelere ve hukuk kurallarına saygı göstermesi gerekmektedir.

Değerli hemşehrilerim, hayatımın hiçbir döneminde, ne kamu görevim sırasında ne de sonrasında, hukuka aykırı bir oluşumun içinde yer almadım. Tüm yaşamım şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda geçmiştir. Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla yargı sürecinin sonunda gerçeğin tüm açıklığıyla ortaya çıkacağına yürekten inanıyorum.

Benim veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Adalete olan güvenim tamdır. Gerçekler, er ya da geç ortaya çıkacaktır. Esas mahkemeler halkının vicdanıdır. Vakti geldiğinde, her şeyi siz değerli dostlarımla açık ve net bir şekilde paylaşmaktan çekinmeyeceğimin de bilinmesini isterim”

MANAVGAT’I ADLİYEYE DAVET ETTİ

0

Tutuklu Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara Sosyal Medyadan Yaptığı Açıklama ile Davanın Seyrini Değiştirebilecek “somut ve çarpıcı” Bir Delili Mahkemeye Sunacağım Dedi.

Kara açıklamasında, önceki duruşmalarda kendisine yönelik bir kumpas kurulduğunu detaylarıyla anlattığını belirterek, “Daha önceki duruşmalarda, tarafıma yönelik bir kumpas kurulduğunu ve bu kumpasın hangi saiklerle oluşturulduğunu, dosyada yer alan deliller ışığında ayrıntılı biçimde ortaya koymuştum. Ancak 27.04.2026 tarihinde yapılacak duruşmada, bu sürece ilişkin şimdiye kadar sunulanların ötesinde, hem en somut hem de en çarpıcı nitelikteki delili mahkemenin takdirine sunacağım” dedi.

ara, açıklamasının sonunda 27 Nisan Pazartesi günü yapılacak duruşmaya basın mensuplarını ve vatandaşları davet ederek, “Söz konusu delil, yalnızca iddialarımı desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda kurulan kumpasın vahametini açık ve tartışmasız bir şekilde gözler önüne serecektir. Gelinen aşamada, 27 Nisan Pazartesi günü gerçekleştirilecek duruşmaya; basın mensuplarını, kamuoyunu ve tüm vatandaşlarımızı süreci yerinde takip etmeleri adına davet ediyorum” açıklamasında bulundu.

FUTBOL EZİYETE DÖNÜŞTÜ

0

Filistin, Doğu Türkistan Ve Doruk Maden İşçileri İçin Manavgat’ta Düzenlenemeyen Konvoy Galatasaray’ın Galibiyeti İçin Düzenlendi

Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 3-0 yendiği maç sonrası hastaları, uyuyan bebekleri ve yorgun işçileri düşünmeden düzenlenen gürültülü kutlamalar düşündürücüydü.

Doruk Maden işçilerine, Filistin ve D. Türkistan’daki olayların protestosuna destek vermeyen kitlelerin Galatasaray’ın zaferini trafik kanunu hiçe sayarak kutlaması nereye gidiyoruz sorusunu sordurdu.

Her türlü trafik kuralının ihlal edildiği kutlamalarda kaç araca kural ihlali nedeniyle ceza kesildiği, kaç hastanın yatağında rahatsız olduğu, kaç bebeğin korna sesiyle korktuğu ve kaç emekçinin uykusunun bölündüğü şimdiden merak konusu oldu.

Kutlama mı insanların hakkına girmek mi?

“BİR ZAMANLAR BİR DAVA VARDI”

Bir zamanlar bir dava vardı. Sadece bir siyasi hareket değil; bir umut, bir inanç, bir adalet arayışıydı. 2001’de kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi, milyonlarca insan için sıradan bir parti değil, bir medeniyet yürüyüşünün başlangıcıydı. O günlerde bu hareketin içinde yer alanlar için siyaset, çıkar değil, anlam meselesiydi.

Bu hikâyenin merkezinde güçlü bir lider olarak görülen Recep Tayyip Erdoğan, denge unsuru olarak Abdullah Gül ve vicdanı temsil eden Bülent Arınç vardı. Bu üçlü ve onların etrafındaki kadrolar, istişare kültürüyle hareket eden, farklı seslere alan açan bir anlayışı temsil ediyordu. Siyaset, o dönemde kibir değil tevazu üretiyordu.

Başörtüsü yasağının kaldırılması gibi adımlar, sadece bir reform değil, bir toplumsal travmanın onarılmasıydı. Ekonomideki toparlanma, halkın devlete olan güvenini yeniden inşa ediyordu. Belki herkes zenginleşmemişti ama insanlar ilk defa geleceğe umutla bakıyordu.

Ancak zamanla bu hikâyenin yönü değişti.

Parti büyüdükçe, onu taşıyan ruh küçüldü. Mahallelerin, küçük esnafın, sade insanların omuzlarında yükselen yapı; giderek sermaye çevrelerinin etkisine açıldı. Bu değişim sadece kadrolarda değil, zihniyette de hissedildi. İstişare yerini itaate, çoğulculuk yerini tek sesliliğe bıraktı.

Recep Tayyip Erdoğan, “eşitler arasında birinci” konumundan uzaklaşıp tartışılmaz bir otoriteye dönüştükçe, parti içindeki denge mekanizmaları birer birer ortadan kalktı. Kurucu isimlerin ayrılması tesadüf değildi; bu, bir zihniyet dönüşümünün sonucuydu.

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle birlikte bu dönüşüm kurumsallaştı. Güç tek merkezde toplandı. Ancak bu güç yoğunlaşması, beklenen istikrarı değil; aksine kırılganlığı beraberinde getirdi. Gayriresmî ittifaklar, ilkesel duruşun önüne geçti.

Ekonomi ise bu değişimin en görünür sonucu oldu. Artan enflasyon, derinleşen işsizlik ve hayat pahalılığı; toplumun geniş kesimlerini zorlamaya başladı. Bir zamanlar “gönülleri doyuran” hareket, artık insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir dönemin parçası haline geldi.

Daha da önemlisi, belki de en büyük kayıp, insan sermayesinin tükenişi oldu. İnanan, çalışan, fedakârlık yapan kadrolar ya sistemin dışına itildi ya da sessizliğe gömüldü. Yerlerine ise çoğu zaman sadakatle seçilmiş ama liyakat açısından tartışmalı isimler geldi.

Bugün gelinen noktada ortaya çıkan tablo, sadece bir siyasi partinin değişimi değil; bir idealin aşınmasıdır.

Bir zamanlar dünyaya adalet götürme iddiasında olan bir hareketin, kendi içinde adalet tartışmalarıyla anılması derin bir çelişkidir. Mazlum coğrafyalara umut olma hayali kuranların, kendi toplumunda artan eşitsizlikleri açıklamakta zorlanması ise daha büyük bir kırılmadır.

Bu yüzden yaşanan hayal kırıklığı basit bir siyasi memnuniyetsizlik değildir. Bu, bir inancın sarsılmasıdır.

Ve belki de en acı gerçek şudur: bir dava en çok kendi içindeki değerleri kaybettiğinde yenilir.

HACI ÇAYIR YENİDEN MYP MANAVGAT İLÇE BAŞKANI

0

Milli Yol Partisi Manavgat 2. Olağan İlçe Kongresini Tamamlandı

Hacı Çayır, Milli Yol Partisi Manavgat İlçe Başkanı

Milli Yol Partisinin 2. Olağan Manavgat İlçe Kongresi tamamlandı. Tek liste ile seçime giren Hacı Çayır tüm delegelerin desteğini alarak MYP Manavgat İlçe Başkanlığına YENİDEN seçildi.

Hacı Çayır, kongrenin ardından yaptığı açıklamada: “2. Olağan İlçe Kongremizin, Manavgat’ımıza ve Antalya’mıza hayırlı olmasını diliyorum. Davanın ve kalkınmanın partisi olan Milli Yol Partisinin Manavgat Teşkilatı olarak ortak değerlerimize bağlılığımızı artırarak, büyük Türk ailemizle kurduğumuz güçlü köprüyü daha da kuvvetlendirerek Muhsin Yazıcıoğlu’nun ideallerini ve partimizi iktidara taşıyacağız. Tarihi nasıl ki birlikte yazdıysak geleceği de birlikte kuracağız!” dedi.

Kongre sırasında bir selamla konuşması yapan Mehmet Çayır ise Türkiye’deki sorunun siyasi partilerden ziyade sistemden kaynaklı bir sorun olduğunu vurguladı. 150 yıldır memleketin aynı kısır döngü ile yürüdüğünü vurgulayan Mehmet Çayır, siyasi partilerin kurumsallaşmadan, üretim ekonomisine geçilemeden, liyakat ihya edilmeden Türkiye’nin ilerleyemeyeceğinin altını çizdi.

Mehmet Çayır Milli Yol Partisi Büyük Kongre Üyesi

Mehmet Çayır açıklamasında Milli Yol Partisinin bir itiraz hareketi olduğuna dikkat çekerek iktidara gelmeleri halinde sistemi değiştireceklerini ileri sürdü.

ANTALYA’DA YASAKLI MADDELERLE MÜCADELE DEVAM EDİYOR

0

Antalya Jandarma Komutanlığı Uyuşturucu ile Mücadeleye Devam Ediyor

Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında Döşemealtı’nda operasyon gerçekleştirildi.

Operasyon kapsamında 1 şüphelinin aracında yapılan aramada;

30 kilogram skunk maddesi ele geçirildi. Olayla ilgili olarak adli tahkikata başlatıldığı açıklanırken suç ve suçlularla mücadelenin azim ve kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.

ŞÜKRÜ SÖZEN DOSYASINDA MANAVGAT’I AYAĞA KALDIRAN AÇIKLAMALAR

0
ŞÜKRÜ SÖZEN DOSYASI KAPSAMINDA TUTUKLU BULUNAN ERDEM BUZKAN’IN AVUKATLARI BASINA SIZDIRILAN GÖRÜNTÜLERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİ
 
Geçtiğimiz günlerde yerel ve ulusal basına sızdırılan bazı görüntülerle tutuklu Manavgat Eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in yine aynı dosya kapsamında tutuklu bulunan İş Adamı Erdem Buzkan’ın iş yerinde rüşvet trafiği oluşturduklarına dair algı oluşturulmasına yönelik Avukalar Bilen Başyiğit, Ertekin Kök ve Ragıp Güllü basın açıklaması düzenleyerek, iddialara yanıt verdi.
Avukatlardan Av. Ragıp Güllü’nün geçmişte Manavgat’ta savcılık yaptığı dikkat çekti.
Açıklamanın tamamını sizler için paylaşıyoruz.

 

” Malumunuz olduğu üzere son birkaç gündür müvekkilimiz erdem Buzkan ile ilgili yapılan haberler bizi bu haberlere ve iddialara cevap vermek zorunda bırakmıştır.Müvekkilimiz Erdem Buzkan 18 yaşından itibaren ticaretin değişik kollarında olmak üzere ticaretin içinde olmuştur. 2000 li yılların başında soba ticareti ile resmi olarak ticaret hayatında bulunmuş bir iş insanidir. 2001 2002 yıllarında Manavgat’ın en büyük soba firması olarak toptan ve perakende soba satışı ile iştigal etmiştir.

2005 yılında motosiklet ticaretine başlamış, yıllar içerisinde değişik markaların satışından sonra 2008 yılında çok önemli bir motosiklet  firmasının bayiliğini almıştır ve yine 2008 yılında kiracısı olduğu dükkanın satışını da alarak kendi dükkanında motosiklet ticareti yapmaya da devam etmiştir.

Müvekkilimin motosiklet ticareti ile iştigal ettiği ve giderek büyüdüğü bu yıllarda henüz Şükrü Sözen  Manavgat belediye başkanı bile değildir.

Müvekkilim daha sonra 2016 yılında da motor koruma demirleri üretimi için Huğlu’da bir atölye kurmuştur fakat bu işten tam olarak istediğini alamayınca 2018 yılında kendisine ortak olan Abdullah Kenar isimli ustayla ortak olarak silah üretimi işine girmiştir. Erdem Buzkan’ın silah üretim ve ticaretinde başkaca bir ortağı bulunmamaktadır.

Abdullah Kenar bilgi birikimini ortaya koymuş, müvekkilim de maddi gücünü ortaya koyarak bu silah fabrikası atölye olarak kurulmuştur. Yıllar içerisinde giderek büyümüştür müvekkilim bu işletmeyi büyütmek için kredilerde kullanmıştır emek emek tırnaklarıyla kazıyarak bu atölyeyi küçük bir fabrika haline getirmiştir

Müvekkilim tüm bu ticari başarısını çok çalışarak ve emekleri ile kazanmıştır. Hiç kimsenin omuzlarına basarak yükselmek gibi bir amacı asla olmamıştır. Kimseye veremeyeceği bir hesapta bu anlamda olmak üzere yoktur. Müvekkilim yıllar içerisinde bu fabrika atılımını yaparken kazanımlarını ve çektiği kredileri kullanmıştır. Örnek verecek olursak 2024 yılında 1200 civarı motosiklet satışından elde ettiği ciro 300 milyon civarındadır. Yine müvekkilimin kurduğu küçük silah fabrikası bugünün şartlarında 100 milyon Türk Lirası civarı bir rakamla kurulabilecek küçük bir fabrikadır.

Son dönemde müvekkilimizle ilgili basın yayın organlarında çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Zira bu haberlerde zamanlama olarak iki farklı görüntü birleştirilmiş, sonraki görüntü önce olmuş gibi algı yaratılarak sanki müvekkilimizin rüşvet parasını getirdiği daha sonra Sükrü Sözen‘le paylaştığı gibi bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. Verdiğimiz kamera görüntülerinde saat bilgisi de bulunurken bu saat bilgisi sağ üst köşeden çıkarılarak servis edilmiştir.

Ancak işin aslı şudur; müvekkilimizin çektiği ve getirdiği para öğleden sonra saat 16:30 sıralarında bankadan çekilmiştir ve Huğlu’daki silah fabrikasında günlük yevmiye çalışan işçilerin maaşlarının verilmesi için çekilmiştir. Bu paranın iş yerine getirilmeden 10 dakika önce Halkbankasından çekildiğine dair dekontlar da bizde mevcut olup, savcılığa da sunulmuştur. Fakat Şükrü Sözen‘in alıp şoförüne verdiği paralar ise Şükrü Sözen’in Euro getirerek müvekkilimin dükkanında bozdurduğu ve Türk lirasına çevirdiği paralardır. Müvekkilimin dükkanında her daim nakit para döndüğü için burada Euro bozdurmasından ibaret olan eylemi ise öğleye doğru  11-12 saatleri arasında gerçekleşmiştir. Burada müvekkilimizin dükkanından Euro bozduran Şükrü Sözen, şoförüne bu paraları vererek hemen son günü olan motorlu taşıtlar vergisi ödemesi için şoförünü göndermiştir. Altını önemle çizerek belirtmek gerekir ki bu görüntüler Temmuz 2025 tarihli olup bu tarihte Şükrü Sözen artık belediye başkanı dahi değildir.

İş yeri içerisinde müvekkilimiz Erdem Buzkan ile Şükrü Sözen’in beraber bulundukları görüntülerden anlaşılacağı üzere, bir çok çalışanın ve müşterinin yanında paranın sayılıp çantaya konulduğu görülmektedir. Hiç kimse rüşvet parasını bu şekilde paylaşmaz bu durum hayatın olağan akışına ve akla mantığa aykırıdır. Sadece bu durum bile bu paranın rüşvetle ilgisinin olmadığını açıklamaya anlatmaya yeterlidir diye düşünüyoruz

Ayrıca belirtmek gerekir ki, görüntüler iş yerine ait olup, müvekkilin tutuklanmasından 2-3 ay sonra kollukça talep edilmesi üzerine bizim tarafımızdan yetkililere teslim edilmiştir. Bu sürede yok edilmemiş, müvekkilin iş yerinde saklanmıştır.

Bu haberlerde müvekkilimizin adının, görüntülerinin doğrudan yer alıyor olması masumiyet karinesine ve gizli olan dosyadaki gizlilik kararına açıkça aykırı olup yine adil yargılanma hakkının da ihlali niteliğindedir. Biz bu görüntülerle ilgili olarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı‘na şikayet hakkimizi kullandık müvekkil adına şikayetlerimizi yaptık sonucunu bekliyoruz.

Müvekkilimiz asla kirli bir rüşvet ağının ve çarkının içerisinde olmamıştır. Müvekkilimiz her daim helalinden kazanarak, gerekli olması durumunda krediler çekerek -ki bunları biz yine savcılık makamına sunmuş bulunmaktayız- büyümüştür. Hiçbir zaman kirli bir rüşvet ağının içerisinde bulunmamıştır. Kendisi hakkında ifade veren Mustafa Yavuz isim isimli şahsıla hayatının hiçbir devrinde bir münasebet kurmamıştır şahsı tanımamaktadır.

Şahsın beyanında geçen ifadelerin hiçbirinin doğrulukla alakası yoktur. Delili ispati olmayan ve dedikodudan ibaret, duyumlardan ibaret olan beyanlardan oluşmaktadır. Biz bu beyanların hiçbirisini kabul etmiyoruz

Müvekkilimiz Erdem Buzkan motor alım satımı ile uğraşmakta ve motor biniciliğine de ilgisi bulunmaktadır. Yine eski belediye başkanı Şükrü Sözen‘in de motosiklet ilgisinin olması nedeniyle aralarında tanışıklık ve yıllarca süren bir arkadaşlık bağı olmuştur. Müvekkilimiz, Şükrü Sözen’in varsa bir rüşvet çarkını ve aldığı rüşveti bilemez, bilebilecek durumda da değildir. Müvekkilimizin suçsuzluğu er ya da geç, yargılamanın sonunda mutlaka ortaya çıkacaktır.

Bizi dinlediğiniz için buraya kadar yorulduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz adaletin en kısa zamanda yerini bulması dileğiyle.”

 

MADEN İŞÇİLERİNE ANTALYA’DAN DESTEK

0

3 Aydır maaş alamayan, tazminatları verilmeyen ve özlük hakları konusunda sıkıntılar yaşayan maden işçilerine Antalya’dan destek geldi.

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından düzenlenen basın açıklamasında, Yıldızlar 3S Holding bünyesinde çalışan ve uzun süredir maaş, tazminat ile diğer özlük haklarını alamayan madencilerin yaşadığı mağduriyet kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamada, işçilerin 180 km yürüyerek Ankara’ya ulaştığı, günlerce açlık grevinde oldukları ve polis müdahalesine rağmen direnişlerini sürdürdükleri belirtilerek “Doruk Madencilik işçileri yalnız değildir” mesajı verildi.

Sümeyra Göztepe’nin okuduğu basın açıklamasının önemli satır başları şu şekilde:

“madenciler, yaşanan hak gasplarına dair hazırladıkları raporu tüm kamuoyuyla ve 600 milletvekiliyle paylaştılar. Fakat hala muhataplar tarafından çözüm konusunda bir adım atılmadı. TMSF, hiçbir zaman tam olarak işletmediği madeni holdinge devrederken, işçilerin ne borçlarını sıfırladı ne de işten çıkardığı yüzlerce işçinin özlük haklarını ödedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yaşanan sorunların çözümü için holdinge kefil oldu, “Çoğu sorunu çözdük, kalanını da çözeceğiz, devletin güvencesindesiniz” dedi. İktidar partisinden pek çok milletvekili, bakanlar, sarı sendika Türkiye Maden-İş ve sarı Türk-İş Konfederasyonu başkanı Ergün Atalay da yaşanan sorunların çözüleceğini, çözülmezse kendisinin bu konuda her şeyi yapacağı konusunda madencilere sözler verdi, fakat bugüne kadar kimse sözünde durmadı.

1200 civarı madenci çalışıyorken, sayıyı periyodik olarak azaltıp 250’ye kadar düşürdü. Madencilerin kazandığı davalara, mahkemelerin icra kararlarına rağmen, 4 yıldır tazminatlarını ödemedi. İçeride kalan 250 işçinin yaklaşık 200’ünü zorla ücretsiz izne çıkardı, 5 aydır da maaşlarını ödemiyor. Bu çığlığa herkes kulak verilmelidir” denildi.

SAVCI GADEM TAŞ MANAVGAT’TAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

0

Manavgatlı Savcı Gözyaşları ve Dualarla Uğurlandı

 

Doğuştan Caroli hastalığı ile mücadele eden ve Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yaşam savaşını kaybeden Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı İdris Taş’ın kardeşi Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş, Manavgat Beşkonak Mahallesi’nde son yolculuğuna uğurlandı.

Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş’ın dün öğlen saatlerinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği öğrenildi. Taş’ın vefatı yargı camiasında üzüntüyle karşılandı. Taş için bugün ilk tören Antalya Adliyesi’nde yapıldı. Törene, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Tünay, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman, yargı camiasından meslektaşları ile Taş ailesinin yakınları katıldı. Törenin ardından Taş’ın naaşı memleketi Manavgat’a götürüldü. Düzenlenen törende Taş’ın ailesine ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı.

Törenin ardından Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş’ın naaşı Antalya’nın Manavgat İlçesi Beşkonak Mahallesi Yardibi Mevkiindeki aile kabristanına getirildi. Taş, ikindi namazı öncesi kılınan cenaze namazı ve onu takip eden ikindi namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Gezgin Adam Dergisi ve Manavgat Gerçek Gazetesi olarak merhuma Allah’tan rahmet yakınlarına ve camiasına başsağlığı dileriz.

 

Kaynak Antalya Körfez Gazetesi