Ana Sayfa Blog Sayfa 2

ALİ ÇETİN’İN MUHİTTİN BÖCEK AŞKI VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME

17 Eylül Perşembe günü, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ve beraberindeki milletvekilleri kameraların karşısına geçerek kapsamlı bir basın açıklaması düzenledi. Toplantının ana gündem maddesi, uzun süredir kamuoyunu meşgul eden Muhittin Böcek süreci ve buna dair yöneltilen eleştirilerdi. Her ne kadar iktidarın kente kazandırdığı yatırımlar hatırlatılsa da, kürsüden verilen mesajların ezici çoğunluğu Böcek’e yönelik suçlamalardan oluştu.

AK Parti kanadından yapılan açıklamada, bu toplantının temel amacının “yeteri kadar eleştiri yapılmıyor” yönündeki tenkitlere yanıt vermek olduğu ifade edildi. Ancak bu gerekçe, sahadaki siyasi pratikler ve kamuoyu nezdinde pek de inandırıcı bulunmadı. Sürecin başından bu yana Ali Çetin, Mustafa Köse ve Yunus Günal gibi isimlerin Böcek hakkındaki sert çıkışları zaten kentin ezberindeydi.

Aslında dünkü toplantıda olan şey “Böcek yeteri kadar eleştirilmiyor” söylemi üzerinden Antalya’ya hiçbir faydası bulunmayan Muhittin Böcek’e yeni bir hakaret etme seansının düzenlenmesiydi.

Antalya’nın Gerçek Sorunları ve Siyasi Sessizlik

Henüz yargılama süreci devam ederken, iktidarın il başkanı düzeyinde gizli tanık ifadelerine dayanarak yapılan peşin hükümler, güç sarhoşluğunun siyaseti nasıl domine ettiğini gözler önüne serdi. Ayrıca AK Partili siyasi yetkililerin yargı kararlarını ve soruşturma dosyalarını kendi siyasi söylemlerine alet etmesi, hukukun üstünlüğü ilkesine doğrudan bir müdahale niteliği taşıdığı kanaatindeyiz. AK Partili Antalya Vekillerinin TBMM’de Böcek ve diğer tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili yaptıkları konuşmalar 1961 Anayasasından beri yasak olan yasama yorum yönteminin ihlali değil mi? Herkes çok mu masum düşünüyor yoksa biz mi art niyetli düşünüyoruz?

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Muhittin Böcek üzerinden siyasi çürümüşlükle ilgili beyanat verirken acaba Antalya’da yaşanan toplumsal çürümeyle ilgili neden bir beyanat vermiyor? Antalya’daki basın tarafından her gün çarşaf çarşaf haberleri yapılan fuhuş, dolandırıcılık ve uyu*turucu olaylarının yoğun bir şekilde devam ettiğini görmeyen Ali Çetin bu konularda neden sessiz? Zeytinköy gibi kronikleşmiş bataklıklar neden hâlâ kalıcı olarak kurutulamamaktadır? Ali Çetin toplumun kanını emen bataklıkların, AK Parti iktidarı tarafından neden 24 yıldır kurutulamadığına dair söyleyecek bir sözü yok mudur acaba? Allah aşkına Muhittin Böcek ile ilgili menfi yönden Antalya’da genel bir kanaat oluşmuşken, Antalya’da ki sol yerel iktidar köşeye sıkışmışken sizlerin hala Böcek’e basın açıklaması ve siyasi konuşma adı altında düzinelerce hakaret sıralaması Antalya’daki çürümeyi engellemeye, Antalyalı esnafın yaşadığı ekonomik zorlukların çözümüne, yüksek kiralara, artan enflasyona ve diğer alanlardaki sorunların çözümüne nasıl bir fayda ve katkısı olabilir? Yeniden soralım: Sayın Çetin’in, Böcek konusu dışında Antalya’nın sosyal ve iktisadi sorunlarına karşı söyleyecek bir sözü yok mu?

Bugün Antalya’da toplumsal bir çürüme vardır ve bu çürümenin sebebi önemli oranda Antalya Siyasetinden mesul olan başta Ali Çetin, Nail Kamacı gibi siyasi partilerin il başkanlarının topluma sırt çevirmesiyle ilgilidir. Eğer bazı il başkanları sorunlar ve rezillikler karşısında yetkili makamları ve toplumu harekete geçirselerdi her şey daha normal olabilirdi.

Liderlik Zafiyeti ve Yerel Siyasetin Tıkanması

Ali Çetin’in AK Parti il Başkanlığı ve önce CHP’li sonradan Yeni Partili olan Nail Kamacı’nın il başkanlıkları dönemi kanaatimizce toplumsal çürümenin en yoğunlaştığı dönemdir. Çünkü her ikisinin dönemi Antalya için zihinsel tembelliğin; söylemde tekrarcılığın ve kopyacılığın zirve yaptıkları devirdir. Siyasetçinin topluma yön vermesi gerektiği kabulünden yola çıkacak olursak erdemi savunmak, faydayı üretmek ve hakikati aramak siyasetçinin ana göreviyken ismi geçen il başkanları sadece polemik yaptılar. Özellikle Ali Çetin ve Nail Kamacı’nın ezber cümle ve laf sokmalarla siyaset yapma tercihleri hatta bunu siyasi davalarına karşı bir bağlılık gösterisi olarak zannetmeleri Antalya’da tecdit edilmiş bir siyasetin doğmasını engelledi.  Bilhassa Ali Çetin’in uzun bir dönemdir kullandığı ezberler, belirli bir siyaset felsefesine dayanmayan yüzeysel, alışıldık siyasi bakışı ve bunun yoğurduğu eski siyaset kalıpları Antalya’da toplumsal çürümeye önlem alma konusunda Antalya’yı şahsiyet sahibi bir şehir haline getiremedi. Takınılan bu siyasi duruş üzülerek ifade ediyorum ki Antalya’yı, neoliberal toplumların ahlaksal çerçevesinin kullanışlı bir aparatına dönüştürdü. Nitekim Lara’nın bazı caddelerinin yabancı uyrukları kadınlar ve onların yerli muhabbet tellalları tarafından fuhuş merkezine dönüştüğüne dair yapılan haber ve yorumlar, uyu*turucunun yaygınlaşması bunun en önemli örneğidir.  Ali Çetin’in Muhittin Böcek ve AK Parti’nin Antalya’da ki hizmet siyaseti söylemleriyle Nail Kamacı’nın demokrasi ve hukuka dair toplumun kanını emen sorunların çözümüyle ilgili olmayan ezberleri, hem hakikatten uzak hem de siyasi etik kurallarının kör bir taklidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanırım Antalya sorumluluk alan cesur zihinlerin siyaset sahnesinde yer almasıyla ancak toplumsal ve siyasi çürümeye karşı ayakta durabilecek!

Sorumluluk Zinciri ve Muhittin Böcek Faktörü

Muhittin Böcak tutuklandığında Antalya B.B. Başkanlığında 6.5 yılını doldurmuştu. Ali Çetin ise bu süre zarfında olayların cereyan ettiği çevredeydi. Yani Ali Çetin bu süreçte hem meclis üyeliği hem de il başkanlığı görevleriyle olayların en yakın tanığı konumundaydı.

Eğer zamanında yetkili merciler nezdinde gerekli hukuki ve idari adımlar atılsaydı, kamu bu ölçüde bir zarara uğramazdı. Siyasi aktörlerin toplumu cahil, kendilerini ise mutlak akıl sahibi gören kibirli yaklaşımları, kentin bugünkü tablosunu kaçınılmaz kılmıştır.

Toplumun veya siyasi hareketin bir şehirdeki en üst temsilcisi; kendisini akıllı, toplumu cahil görürse Böcek örneğinde olduğu gibi yapılan “rezillikleri” ağzına sakız ederek muarrızlarını gözden düşürmek ister. Hangi parti olursa olsun siyasilerde olması arzu edilen üstün bir zeka değil, özel bir siyasi eğitim ve siyasi şuurdur. Eğer siyasetçide bu yoksa sonuç olarak karşımıza Antalya’nın mevcut hali ortaya çıkıyor.

Bir insanın elinde bir partinin il başkanı olduğunu gösteren icazetnamenin bulunması onun hayatı, toplumu, değer sistemlerini daha iyi anladığı anlamına gelmez. Çünkü akıl yalnızca çalıştığınız kadrolarda, sizde ve ezberlediğiniz söylemlerde bulunmaz. Akıl, toplumun her türlü mücadelesinde vardır. Bu mücadeleye vakıf olamazsanız aynı Ali Çetin, Nail Kamacı ve diğer pek çok siyasi partinin il başkanı gibi Antalya’nın da Antalyalının da siyasi arzularına yabancı kalırsınız.

Ez cümle siyaset kurumunun “Böcek aşkından” ve ezberlenmiş polemiklerden vazgeçmesi, Antalya’nın geleceği adına acil bir zorunluluktur. Kentin toplumsal ve iktisadi çürümeden kurtulması, ancak sorumluluk bilinci yüksek, cesur ve hakikat odaklı yeni bir siyaset anlayışının inşasıyla mümkündür. Ali İmran Suresinin 7. ayetinde buyrulduğu gibi: “Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (işisel arzularına göre te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. Bu inceliği yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.”

Kalın sağlıcakla.

TOKİ’YE BORCU OLAN ANTALYALIYA MÜJDE

0

TOKİ’ye Borcu Olanlara Antalyalıya %25 İndirim Geliyor

TOKİ borcu bulunan vatandaşları ilgilendiren indirim kampanyasının detayları belli oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TOKİ’den konut ve iş yeri alarak ödemelerini sürdüren vatandaşlara yönelik yeni bir indirim kampanyası başlatılacağını açıkladı. Kampanya kapsamında borcunun tamamını peşin kapatan vatandaşlara yüzde 25 indirim uygulanacak.

Körfez Gazetesinden Hatice Akkılıç’ın haberine göre Bakan Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen “Büyük Dönüşüm 1642 Bağımsız Bölüm Kura Çekim Töreninde yaptığı açıklamada TOKİ borçlarına ilişkin kampanyayı duyurdu. Kurum, TOKİ’den ev ve iş yeri alan ve ödemelerine devam eden 228 bin vatandaş için indirim kampanyası başlatılacağını belirtti. Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşların kalan borçlarının tamamını peşin olarak kapatması gerekecek.

TOKİ borç kapatma kampanyası 22 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve 19 Ekim 2026 tarihinde sona erecek. Bu tarihler arasında kalan borcunun tamamını peşin ödeyen vatandaşlara % 25 indirim uygulanacak. Kampanyanın Antalya’daki TOKİ borçluları açısından da önemli fırsat oluşturacak.

 

ANTALYA COP31 ZİRVESİNE SERT ELEŞTİRİLER

0

TİP Antalya İl Başkanı Enes Keskin yaptığı bir açıklamayla Cop31 Zirvesinin bölge tarımına ve çiftçisine zarar vererek zirve alanının betona gömüldüğü vurguladı. Keskin yapılan harcamayla 2 milyon öğrenciye bir yıl boyunca bir öğün ücretsiz yemek verilebileceğini kaydetti.

Keskin açıklamasında, Cop31 Zirvesi için tarım ve sera arazisi olarak kullanılan 300 dönümlük arazinin asfalta ve betona teslim edildiğini vurgulayarak Expo alanının arkasında bulunan 64 bin metrekarelik alan köylüye ait olan tarım toprağı acele kamulaştırmayla otopark ihtiyacının karşılanması için yine betona gömüldüğünü vurguladı.

Keskin, sadece on gün sürecek olan bu protokol zirve için yaklaşık Yirmi Beş nokta İki Milyar TL bütçenin bugün itibariyle aşıldığını bu bütçenin tamamıyla Türkiye’deki tüm ilkokul öğrencilerine neredeyse iki milyona yakın öğrenciye bir yıl boyunca ücretsiz günde bir öğün yemek verilmesinin mümkün olduğunu açıkladı.

Keskin açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Uluslararası sermayenin katılacağı bu zirve için AKP saray rejimi bu hazırlıkları yapmaktadır. Dünyanın tüm yaşam savunucularına seslenmekteyiz. COP31’i sermayenin vitrini olmaktan çıkaralım. Doğayı ve emeği aynı mücadelede buluşturalım. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde COP31’e karşı birlikte mücadele edelim”.

SESLİ MAKALE YAYIMDA

0

SESLİ MAKALE / Ömer Kaçmaz “Orman Yanar, Ak Partili Vekil Bakar”

Ömer Kaçmaz tarafından kaleme alınan ve Gezgin Adam Dergisi’nde yayımlanan köşe yazısının yazılı halini https://www.gezginadamdergisi.com/orman-yanar-ak-partili-vekil-bakar/ linkini tıklayarak okuyabilirsiniz.

MANAVGAT’TA VAHŞİCE KATLEDİLEN YAVRU KEDİ İÇİN ADALET ÇAĞRISI: “VİCDANIN PARTİSİ OLMAZ”

0

Manavgat Sokak Hayvanlarını Koruma ve Yardımlaşma Derneği (Maskod ve Patili Dostlar Derneği) Başkanı Nazan Er, 22 gün önce işkence edilerek öldürülen yavru kedi için adalet çağrısında bulundu. Toplum vicdanını derinden yaralayan olayın ardından faillerin hâlâ yakalanmamış olmasına tepki gösteren Er, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

Açıklamaya İYİ Parti Manavgat İlçe Başkanı Remzi Küçükoğlu, Zafer Partisi İlçe Başkanı Ramazan Kervan, TİP İlçe Başkan Yardımcısı Selami İrşi, CHP İlçe eski Başkanı Veteriner Ahmet Öztürk katılarak destek verdi.

“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Kararına Rağmen Yakalanamadılar”

Açıklamasında olayın vahametine dikkat çeken Dernek Başkanı Nazan Er, faillerin elini kolunu sallayarak dolaşmasına isyan etti:

Günlerdir Adalet Bekleniyor: Küçücük ve savunmasız bir canın akıl almaz işkencelerle katledildiğinin altı çizildi.

Yakalama Kararı Çıkmasına Rağmen: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkarılan yakalama kararına rağmen, aradan geçen 20 güne rağmen şahısların hâlâ yakalanamamış olması eleştirildi.

“Mesele Sadece Hayvan Meselesi Değil”: Bu durumun sadece bir hayvan hakları ihlali olmadığı; merhametin, vicdanın ve insanlığın ortak meselesi olduğu ifade edildi.

“Merhametin Partisi, Vicdanın Siyasi Görüşü Olmaz”

Farklı görüş ve yaşam biçimlerinden insanların aynı acı etrafında kenetlendiğine dikkat çekilen açıklamada şu hususların altı çizildi:

Ortak Payda İnsanlık: Farklı düşüncelerdeki bireylerin bir araya gelmesinin temel sebebinin vicdan ortaklığı olduğu belirtildi.

Yaşam Hakkı Vurgusu: Bir canın yaşam hiçbir siyasi görüşün arkasına saklanarak yok sayılamayacağı vurgulandı.

Sessiz Kulların Sesi Olmak: Hayvanların konuşamayacağı ve haklarını arayamayacağı hatırlatılarak, onları korumanın güçlü olan insanın en büyük sorumluluğu olduğu dile getirildi.

“Unutmayacağız, Unutturmayacağız”

Olayın üzerinin kapatılmasına veya zamanla unutulmasına asla izin vermeyeceklerini belirten Nazan Er, kararlılık mesajı verdi:

Olayın unutulması için bekleyenlerin yanıldığı, her gün hatırlatılacağı ifade edildi. Bir ülkenin gerçek değerinin, en savunmasız varlıklarına nasıl davrandığıyla ölçüleceği hatırlatıldı. Ülkenin vicdanlı ve namuslu hakim ile savcılarına olan güvenin tam olduğu, bu canilere hak ettikleri cezanın verileceğine inanıldığı belirtildi.

Biz kavga etmek için değil, adalet için buradayız. Yavru kedimizin sesi olacağız. Adalet sağlanana kadar susmayacağız!”

Bu vahim olayla ilgili Manavgat’taki gelişmeleri ve yetkili mercilerden yapılacak yeni açıklamaları yakından takip etmeye devam edeceğiz.

 

MESLEK ŞEHİDİ AHMET SEVİM SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

0

Ilıca Cezaevi’nde Hüzünlü Veda: “Mesai Arkadaşları Yalnız Bırakmadı”

Manavgat’ın Taşağıl bölgesinde geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Manavgat S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli İnfaz Koruma Memuru Ahmet Sevim (34), mesai arkadaşlarının ve sevenlerinin omuzlarında son yolculuğuna uğurlandı.

Manavgat protokolünün ve cezaevi çalışanlarının tam kadro katıldığı tören, Ilıca Cezaevi’nde büyük bir hüzün atmosferinde gerçekleştirildi. Manavgat İlçe Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu’nun yürekleri dağlayan konuşmasının ardından dualar edilerek kederli aileye taziyeler iletildi.

40 Günlük Bebeği ve 2 Yaşındaki Evladı Öksüz Kaldı

Hatay nüfusuna kayıtlı olan ve henüz 34 yaşında hayatının baharında aramızdan ayrılan Ahmet Sevim’in vefatı, hem ailesini hem de tüm mesai arkadaşlarını yasa boğdu.

Evli ve iki çocuk babası olan genç memurun geride bıraktığı acı tablo yürekleri burktu:

Sevim’in geride kalan çocuklarından birinin henüz 40 günlük, diğerinin ise 2 yaşında olduğu öğrenildi. Acılı ailenin ve mesai arkadaşlarının yaşadığı bu büyük kayıp, törendeki herkesin gözyaşlarına sebep oldu.

Kavaklı Mezarlığı’nda Toprağa Verildi

Ilıca Cezaevi’ndeki hüzünlü törenin ardından Ahmet Sevim’in naaşı Kavaklı Mezarlığı’na getirildi. Burada ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.

Manavgat Gerçek Gazetesi ve Gezgin Adam Dergisi TV Ailesi olarak; merhuma Allah’tan rahmet; kederli ailesine, yakınlarına, adalet camiasına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.

 

ORMAN YANAR, AK PARTİLİ VEKİL BAKAR

0

Geçen hafta çıkan ve birkaç gün içerisinde Aksu ormanlarına Manavgat yangınını aratmayacak şekilde zarar veren Aksu yangını, maalesef arkasında her zamanki gibi acı hatıralar bıraktı. Ormanların ve ev sahipliği yaptığı tüm canlıların zarar gördüğü bu felaketin çıkış nedeni ve yayılmasının durdurulamamasının sebepleriyle ilgili, yetkili makamlarca hazırlanacak raporlar elbette kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Yangınlar konusunda son yıllarda edinilen acı tecrübelerle olsa gerek, vatandaşlar söndürme faaliyetlerine hem katılım sağladı hem de ciddi bir destek verdi. Ne var ki insani ve vicdani olan bu dayanışma anında, bazı AK Partili Antalya milletvekilleri rutini bozmayarak sadece hal hatır sordu ve yanan ormanlara uzaktan bakmakla yetindi.

Hani derler ya “Su akar, Türk bakar”, bizim AK Partili vekillerden bazıları da yangınlardan önce gerekli tedbirlerin alınması noktasında tatminkâr çalışmalar yapmadıkları için “Orman Yanar, AK Partili Vekil Bakar” yakıştırmasına haklı olarak konu edildi.

Hazırlıksız Yakalanan Yazgımız

“Orman Yanar, AK Partili Vekil Bakar” söylemini, halkın yazgısına yön veren yangınlara karşı yeterli hazırlık yapmayan kurumların eleştirel bir özeti olarak düşünmek gerekir. Her yıl nem seviyesinin düştüğü, poyrazın güçlendiği Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında yangınların çıkacağı malum olmasına rağmen; gerekli uçak, helikopter ve arazöz gibi teknik ihtiyaçlar karşılanmadı. Yeterli miktarda mevsimlik orman işçisi Mart ayından itibaren istihdam edilmedi.

Orman mühendislerinin eleştirilerini dinleyince ve yangın bölgesinde sadece geçmiş olsun dileklerini sunan vekilleri görünce insan sormadan edemiyor: “Her şeye müdahale etmeyi biliyorsunuz da yaz döneminden önce orman yangınlarına karşı alınması gereken önlemleri almak için neden harekete geçmediniz?”

Resim Siyaseti ve Talan Kuşkuları

Yangınlar karşısındaki çaresizlik ve hazırlıksızlık ortadayken ormanlar yanıyor, bizler de fotoğraf karelerinde olduğu gibi bakıyoruz. Ancak hazırlık yapması gereken sorumluları bir türlü görmüyoruz. Görsek bile anlamıyor, anlasak bile anlamazlıktan geliyoruz. Çünkü ormanın yanması yeni bir talan kapısını aralayabiliyor; yanan ağaçların satışında, arazilerin ticari faaliyete konu edilmesinde veya yeni tarım arazilerinin açılmasında bu durum fırsata çevriliyor.

Asıl sorun yangının kendisi değil; AK Partili vekillerin hiçbir şey yapmadan her yerde olmaları ve bol bol resim çektirerek resim siyasetine yönelmeleridir. AK Parti döneminde bırakın Türkiye’yi, Antalya’da bile orman yangınlarına karşı tatminkâr bir planlama maalesef göremedik. Gördüğümüz tek şey kamu yararının giderek tükenmesi oldu.

Bilimsiz Siyasetin ve Çifte Standardın Sonu

Yangınlar öncesi bilimsel düşünce liyakatsiz atamalarla susunca, bilimsiz ve bilinçsiz siyaset farkında olmadan yangına zemin hazırladı. Strateji olmayınca, felaketler her yaz Antalya’nın kaderine dönüştü.

“Orman Yanar, AK Partili Vekil Bakar” söylemi, belki de fotoromanlardan fırlamış gibi görünen bu siyasetçilere karşı bir başkaldırının sözleri olmalıdır. Bugün yangınlara bakmakla yetinenler, baktıkları her bir kareyi fotoğraflayanlar belki de yarın bakacak hiçbir orman bulamayacaklar.

2021 Manavgat Yangını sırasında dönemin CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’ı gülme görüntüsü üzerinden yerden yere vuran iktidar yanlısı basın, acaba bugün yangın mahallindeki her adımını şova dönüştüren resim siyasetçilerini neden eleştirmez? Yoksa her zaman olduğu gibi bu yangınlar konusunda da kaleminiz haklıdan değil de güçlüden yana mı olacak?

Kalın sağlıcakla.

SİNYAL KESİCİ KULLANAN HIRSIZLAR YAKAYI ELE VERDİ

0

Sinyal Kesici Cihaz Kullanarak Arabadan Hırsızlık Yapan 3 Şüpheli Tutuklandı

Son günlerde Muratpaşa ilçesinde meydana gelen otodan hırsızlık olayı ile ilgili Antalya Emniyetinin çalışmalarında; çok sayıda güvenlik kamerası incelenmiş, sinyal kesici cihaz kullanarak hırsızlık olayını gerçekleştiren yabancı uyruklu D.J., V.S ve B.Z. isimli şahıslar sinyal kesici cihaz ile birlikte yakalandı.

Yakalanan 3 şüpheli sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.

X-RAY CİHAZI CİNAYETİ AYDINLATTI

0

JASAT ekipleri, Elazığ’da evlerinde çıkan yangında hayatını kaybettiği sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin öldürüldüğünün belirlenmesinin ardından, çalınan ziynet eşyalarını havalimanındaki X-Ray görüntülerinden tespit etti ve şüpheli H.Ç’yi yakaladı.

Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Karakoçan Cumhuriyet Savcılığı koordinasyonunda, Elazığ İl Jandarma Komutanlığı JASAT ekiplerince çalışma yürütüldü.

Karakoçan ilçesinde 8 Eylül’de evlerinde çıkan yangında hayatını kaybettiği değerlendirilen Ağa ve Nimet Üykü çiftine yapılan otopside, çiftin göğüs bölgelerinden birer ateşli silah mermisiyle vurularak öldürüldüğü, ardından olaya yangın süsü verildiği tespit edildi.

Nimet Üykü’ye ait 2 bilezik, 1 kolye ve 2 küpenin de çalındığı belirlendi. Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin takibi sonucu, olaya yangın süsü verip gasbettiği altınlarla İstanbul’a kaçan ve bunları kuyumcuda satmaya çalışan H.Ç, havalimanındaki X-Ray görüntülerinden tespit edilerek yakalandı.

H.Ç, “kasten öldürme” ve “yağma” suçlarından tutuklandı.

ANTALYA’DA SAHTE MİT GÖREVLİSİNE OPERASYON

0

Kendisini MİT Görevlisi Olarak Tanıtarak Dolandırıcılık Yapan Şahıs Tutuklandı

Antalya Emniyet Müdürlüğü kendisini MİT personeli olarak tanıtan HÇ isimli şüpheliye operasyon gerçekleştirdi. Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunan M.A’nın; telefonda kendisini MİT görevlisi olarak tanıtan bir şahsın aradığını, mesajlaşma uygulaması üzerinden bir kimlik belgesi göndererek adının FETÖ terör örgütüne karıştığını söylemek suretiyle kendisini baskı altına aldıklarını, ancak durumdan şüphelenmesi üzerine durumu Emniyet birimlerine aktardı.

Yapılan çalışmalarda şüphelinin yakalanmasına yönelik gerekli tertibat alınmış, yaklaşık 1 Milyon 500 Bin TL değerinde döviz ve ziynet eşyasını elden almaya gelen H.Ç. isimli şahıs suçüstü yakalanmıştır.

Adli makamlara sevk edilen şüpheli tutuklanarak cezaevine teslim edildiği açıklandı.