Ana Sayfa Blog Sayfa 89

Antalya Emniyetinden Silahlı Suç Örgütüne Eş Zamanlı Operasyon

0

Antalya Emniyetinden Silahlı Suç Örgütüne Eş Zamanlı Operasyon

Son günlerde Antalya’nın farklı yerleşim yerlerinde bulunan iş yerlerine silahlı saldırı yapan saldırganlar Antalya Emniyetince yapılan bir operasyonla yakalandılar.

Suç Örgütü talimatı ile silahlı eylem gerçekleştiren Ş.Ç. isimli şahıs ve birlikte hareket ettikleri tespit edilen 7 şüpheli Antalya ve İstanbul merkezli yapılan eş zamanlı operasyon neticesinde Antalya ve İstanbul ilinde yakalandılar.

Yapılan çalışmalar da İstanbul Kartal’da meydana gelen bir kurşunlama olayını da S.Ç. isimli şahsın gerçekleştirdiği anlaşıldı.

Her iki olayda da kullanıldığı tespit edilen 2 adet tabanca ve 8 adet fişek ele geçirilirken “Silahlı Suç Örgütü Kurma, Yönetme veya Üye Olma”, “Yağma” ve “Mala Zarar Verme” suçlarından 7 şüpheli adli makamlara sevk edildi. Yedi şüpheliden üçü serbest bırakılırken iki şüpheli hakkında adli kontrol diğer iki şüpheli içinde tutuklama kararı verildi.

İSTİFA, YOLSUZLUK VE REKABET KISKACINDA BİR PARTİ

0

Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin birinci parti olması CHP’ye hem iktidar marşlarını söyletti hem de hayallerini kurdurdu. Ne var ki bahar havası Antalya’da çok çabuk bitti.

Bazı CHP’li belediye başkanlarının ve bürokratlarının gözaltına alınması “acaba” sorusunu sordururken Antalya ilçelerinde başlayan ilçe kongrelerinde yaşananlar kimi çevrelerde “CHP’nin AK Parti’den ne farkı var?” sorusunun sorulmasına neden oldu.

Kepez’deki seçimlerde delegelere para teklif edildiği iddiaları, Konyaaltı’nda tarafların birbirini antidemokratik olmakla suçlaması, Manavgat’ta kongreye pek çok eski ilçe başkanının katılmaması, Aksu’da İlçe Başkanı ile Belediye Başkanı arasındaki güvensizliğin istifaya neden olması gibi gelişmeler nasıl ve hangi CHP sorularını haklı olarak kamuoyuna sorduruyor.

Üçüncü Yol”, “Her Şey Çok Güzel Olacak”, “Yeni CHP” gibi söylemler Türkiye çapında Ekrem İmamoğlu’nu ve CHP’yi bir umut gibi göstermeye çalışsa da Antalya’da yaşananlar rüzgârın ters esmeye başladığını anlatmaktadır. CHP’nin il yöneticilerinin özellikle de Nail Kamacı ve CHP’li Antalya Milletvekillerinin Muhittin Böcek ve Niyazi Nefi Kara krizlerini yönetememesi Antalya kamuoyunda CHP’ye karşı güveni olumsuz yönde etkiledi. Kararsız seçmeni ve orta alt kesimlerde ki seçmenleri CHP’den uzaklaştıran rüşvet, yolsuzluk iddiaları ve bunlara dair görüntüler CHP’yi AK Parti ile aynı kefeye koymaya yetti. Yani Antalya’da AK Parti’den uzaklaşan seçmen CHP’ye de kaymadı.

Nail Kamacı liderliğindeki CHP Antalya İl Yönetiminin ve CHP Antalya Milletvekillerinin rüşvet, yolsuzluk iddialarına karşı üç ay geçmesine karşın tatmin edici açıklamalar da bulunamaması, CHP Genel Merkezi’nin tutuklu CHP’lilere karşı her ay değişen açıklamaları, itirafçıların yankı uyandıran anlatıları CHP’yi hem savunmasız hem de söylem ve eylem çelişkisi içerisine sürükledi. Başka bir açıdan bakarsanız CHP’nin tutarsızlığını tüm Türkiye’ye ve Antalya’ya anlatmaya yetti.

Seçim Kazandıracak Aday ve Doku Uyuşmazlığı

CHP’nin Deniz Baykal döneminde başlattığı Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığında derinleştirdiği karşı mahalleye açılma siyasetinin sonucu olan devşirme siyasetçi edinme; gelinen noktada partide ayrışmaya neden oldu. Ülkücü, sağcı, mukaddesatçı, maneviyatçı vb akımlara mensup yerel siyasi figürlerin partide aktif siyaset yapmaya davet edilmesi, başkan olarak seçtirilmesi veya bu akımlarla özdeşleşen partilerle seçim ittifakına gidilmesi ya da milletvekili transferlerinin gerçekleştirilmesi doku uyuşmazlığı sonucunu doğurdu. Nitekim Aksu hadisesi bunun en temel örneğidir. Seçimi kazanmak için her şeyin yapılması hem CHP’yi karıştırmış hem de CHP’nin kendi içinde kendine muhalif bir gruplaşmanın da önünü açtığı açıktır. Bu süreçte Manavgat yapılanmasında da görüldüğü üzere partinin seçimler döneminde seçilecek milletvekili sıralamasına ve Manavgat Belediye Meclis üyeliklerine başka partilerden getirilenlerin konulması bugün yaşanılan parti içi rekabet ve hizipleşmenin temelini atmıştır.

CHP, AK Parti’den Farklı Olabilir mi?

CHP, AK Parti’den farklı olamaz. Aynı hatalar, aynı mütekebbir tavır, maddi imkanlara düşkünlükte aynılaşmak, her ikisinin de eylem ve söylem uyuşmazlığı yaşaması, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının her iki organizasyon içinde hiç bitmemesi, kişilere yüklenen siyaset anlayışı, ideolojik hedeflerin olmaması, yönetici zaaflarının fazlalığı gibi özellikler AK Parti ve CHP’yi “aynı yolun yolcuları” konumuna taşımıştır.  Dolayısıyla da Antalya siyasetinin hakim bu iki partisi kamuoyuna “al birini vur ötekine” dedirten cinstendir.

Ne var ki bu iki partinin hem kayıkçı kavgalarından hem de yönetim anlayışlarının birbirinden mülhem olmasından diğer partiler yararlanamadı. Hatta kapasitesi sınırlı olan ama mangalda  ezbere laflarla kül bırakmayan bazı partiler ise bu sakat durumdan yararlanmak dahi istemiyor ve gündemi geçiştiriyor. CHP ve AK Parti’nin oluşturduğu boşluğu doldurabilecek parti teşkilatı üzülerek ifade ediyorum ki ne Antalya’da ne de Manavgat’ta yok. Özellikle Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı partilerinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşadığı kırılmalar bu iki ittifaka dahil partilerin içini hem ideolojik hem de insan kaynağı açısından boşalttı. %3’ün altındaki partilerin AK Parti ve CHP’den ittifak teklifi veya destek beklentileri, küskünlükler, dışlanmışlıklar, maddi kaynakların yetersizliği, kişisel ikbal arzuları gibi nedenler CHP ve AK Parti dışındaki partilerin oyuna ağırlığını koymasını engelliyor. Bırakın Antalya siyasetini Manavgat siyaseti bile bir iki parti hariç bu çıkmazı maalesef ki yaşıyor. AK Parti’nin en güçlü alternatifi olan CHP istifa, yolsuzluk ve rekabet kıskacında bir partiye dönüşürken diğerleri ise “su mecrasında akar” diyerek alışkın oldukları geçmiş ve gelecekteki yenilgilerini şimdiden kadere mal ediyorlar.

Kalın sağlıcakla.

 

 

CHP ANTALYA’DA DEPREM YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR

0

Yolsuzluk, rüşvet soruşturmaları ve tutuklamaları ile zor günler geçiren CHP, Antalya’da yerel kongre süreçlerinde yaşanan olumsuzluklarla kaosa sürükleniyor.

Olaylı Konyaaltı ilçe Başbakanlığı adaylık sürecinde adayların ve mevcut ilçe başkanının birbirlerine karşı ağır ithamları akıllardayken, Kepez kongre sürecinde yaşanan delege rüşvet iddiaları, Korkuteli Belediye Başkanının AK Parti’ye geçeceği iddiaları, CHP’li pek çok eski İlçe Başkanının CHP Manavgat İlçe Kongresine katılmaması ve son olarak da Aksu CHP İlçe Başkanı Hamza Erdem’in kongre konuşmasında Belediye Başkanı İsa Yıldırım’ı hedef almasıyla İsa Yıldırım’ın partisinden istifası CHP’nin Antalya siyasetinin iflasa sürüklendiği şeklinde yorumlandı.

Aksu İlçe Başkanı Hamza Erdem’in “Biz zoru görünce kaçan olmayız. Biz bu partinin evladıyız. Otuz beş yıldır ben bu partiye hizmet ediyorum, bozkurt işareti yapmadık. Gazi Mustafa Kemal’in çizgisinde yürüdük. Birilerinin yönlendireceği insanlar değilsiniz. Çünkü sizi tek bir kişi yönlendirir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Onun dışında kim size ayar verebilir?” sözleri daha önce MHP VE AK Parti’de siyaset yapan ve son olarak da CHP’den Aksu Belediye Başkanı seçilen İsa Yıldırım’ın istifasına neden oldu.

İsa Yıldırım istifa açıklamasında “%55 gibi rekor bir oy oranıyla belediye başkanı seçilmem başarısı hem CHP’lilerin hem de ülkücülerin ortak emeğinin eseridir. Ne yazık ki bu büyük başarıya rağmen, “Önemli olan benim koltuğum” anlayışıyla hareket eden bir ilçe başkanıyla karşı karşıya kaldık. “Az üye olsun, benim koltuğum sağlam olsun” zihniyetiyle partiyi kendi çıkarına göre yöneten bir anlayışla mücadele ettik. Artık halka hizmet etmek gibi bir düşünceden tamamen uzaklaşmış, sadece koltuğunu için yaşayan bir ilçe başkanıyla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız” dedi.

Kongre sürecinde yaşananlar bardağı taşıran son damla olmuştur diyen Yıldırım, İlçe başkanının “Ben hayatımda bozkurt işareti yapmadım” gibi sözlerle, CHP’ye oy veren ülkücü ve muhafazakâr seçmenlerimizi küçümseyici, rencide edici ithamlarda bulunması kabul edilemez. Bu sözlerden sonra halkımıza hiçbir açıklama yapamaz hale geldik” ifadelerini kullandı.

AGD MANAVGAT TEMSİLCİLİĞİ GAZZE YENİDEN AYAKTA

0

Manavgat’ın Vicdanı Gazze İçin Yeni Bir Etkinlik Daha Düzenledi

Önce Ahlak ve Maneviyat diyenlerin buluştuğu, Manavgat’ın vicdanı olan ve Milli Görüş Hareketi’nin temel direği konumundaki Anadolu Gençlik Derneği Manavgat’ta Gazze için yeni bir çalışma daha başlattı.

“Gazze İçin Manavgat Ayakta, Sumud İçin Duada” sloganıyla düzenlenen programda Gazze’nin durumunu anlatan çizgi filmler, filmler, marşlar, ezgiler ve sinevizyon gösterileri Manavgatlılarla buluşturuldu. AGD Manavgat Temsilcisi Ahmet Ali Gök programa iştirak eden Manavgatlılara Sumud filosu hakkında merak edilenleri anlattı. Program Manavgat Cumhuriyet Meydanında Pazar gününe kadar devam edecek.

Haberin videosunu https://youtube.com/shorts/E6L12NJhTMM?feature=share linkinden izleyebilirsiniz.

Antalya’da AK Parti İle CHP Arasında Tansiyon Yeniden Yükselmeye Başladı

0

AK Parti ile CHP Arasında Antalya Atatürk Hastanesi Üzerinden Yeni Bir Tartışma Başladı

AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Atatürk Devlet Hastanesi’nin yenilenmesi projesi hakkında bir açıklama yaptı. Çetin, “modern ve çağın standartlarına uygun 300 yataklı yeni bir hastanenin şehre kazandırılacağını belirterek “Hastanenin Yerine AVM Yapılması Söz Konusu değildir” dedi.

Muhalefetin konuyu siyaset malzemesi yapmaya çalıştığını belirten Çetin, şu önemli açıklamalarda bulundu: “Atatürk Devlet Hastanesi yıkılıp, aynı yerinde yeniden yapılacaktır.  Yıkım başlayıncaya kadar poliklinik hizmetleri aksamadan devam ettirilecek olup hastanenin yerine alışveriş merkezi veya iş merkezi gibi bir şey yapılmayacaktır.”

Ali Çetin’in bu açıklamasına karşın CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı bugün Atatürk Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamada “Atatürk Devlet Hastanesi yıkıldıktan sonra bu hastanenin Antalya Şehir Hastanesine devredileceği söyleniyor. Eğer böyle bir şey olursa Atatürk Hastanesinin yerine ne olacak? Varlık fonuna devredileceği, AVM yapılacağı ve özel hastane yapımı için ihale edileceği söyleniyor. Konunun takipçisi olacağız” dedi.

VELİDER ŞUBE BAŞKANI EĞİTİMDEKİ AKSAKLIKLARI DİLE GETİRMEYE DEVAM EDİYOR

0

VELİ-DER Şube Başkanı Tülin Koç’tan Yusuf Tekin’e Sert Eleştiriler Yöneltildi 

Antalya ve ilçelerinde yaşanan eğitim sahasındaki yanlış uygulamaları ve sorunları kamuoyu ile paylaşan Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç meslek ortaokulları düzenlemesine ve çocuk işçiliğine dikkat çeken bir açıklama da bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kendi çocuğunu özel okula göndermesini eleştiren Tülin Koç konuyla ilgili olarak: “Sayın Bakan, orta okul öğrencisi olan kendi kızı için oldukça geniş imkanlı bir özel okuldan laik, bilimsel ve nitelikli eğitim satın alan Milli Eğitim Bakanı, kendi çocuğunu kendilerinin kurduğu düzene teslim etmiyor. Halkın çocukları için bakanlığı adeta iş bulma ve çocuk işçiliği meşrulaştırma kurumuna dönüştürmüş durumda” diyerek tepki gösterdi.”

Yoksul aile çocuklarının devlet eliyle mesleki okullara kaydırılmasının sermayeye hizmet ettiğini belirten Koç yaşanan sürecin Türkiye’de sınıflara dayalı bir toplumsal yapı kurma amacı taşıdığını belirtti.

Laik ve bilimsel eğitim üzerinden de Yusuf Tekin’i eleştiren Tülin Koç “Siz sadece kendi çocuğunuzun laik, bilimsel, nitelikli eğitim hakkından sorumlu değilsiniz. Eğitim yoluyla bir gelecek kurma hayalinden, umutlarından vazgeçen, eğitim hakkı elinden alınan her çocuktan sorumlusunuz! Laik, bilimsel, parasız, kamusal eğitim hakkından ve çocuk işçilikle mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

 

Turizmin İçine Düştüğü İçler Acısı Durum ATSO’da Ele Alındı

0

Turizmin İçine Düştüğü İçler Acısı Durum ATSO’da Ele Alındı

Yıllardır konuşulan ve tedbirlerin alınması gerektiği dile getirilen turizmdeki çöküş ATSO’nun gündemine geldi. Valiliğin bir yazısıyla papağanla fotoğraf çektirmenin de yasaklanmasıyla başlayan tartışmalar turizmcilerin tepkilerini daha açık ve net bir şekilde dile getirmelerine neden oldu.

ATSO toplantısında söz alan ATSO Meclis Üyesi Halil Öztürk papağan yasağının turizm fotoğraf sektörüne 3 ila 6 milyon avro arası zarar ettireceğini belirterek yüksek fiyatlandırmaların turizmden elde edilen gelirin turizm esnafına ulaşamamasına neden olduğunu vurguladı. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Öztürk, genel anlamda hizmet kalitesinin düşüşü ve gerekli eğitimlerin verilmemesinin pazar kaybına neden olduğunun da altını çizdi. Halil Öztürk’ün sektörü analiz ettiği kısa konuşmasını sizler için derledik.

Haberin videosunu https://youtube.com/shorts/aT8GJDWalvs linkini tıklayarak izleyebilirsiniz.

Manavgat’ta Şap Hastalığı İddiaları Tedirginlik Oluşturdu

0

Şap Hastalığı Manavgat ve Kotkuteli’de Tedirginlik Oluşturdu

Manavgat Gerçek Gazetesi yazarı Recep Memili’nin gündeme taşıdığı Manavgat’ın bazı kırsal mahallelerindeki şap hastalığı tehlikesi ve uygulanan karantina haberi sonrasında bir şap haberi de Korkuteli’den geldi.

Antalya Ticaret Borsası Meclis Üyesi Ata Sönmez, Korkuteli ilçesi ve çevresinde büyük ve küçük baş kurbanlıklarda şap hastalığına rastlanıldığını söyledi. Sönmez, hastalık nedeniyle Korkuteli’nin bazı bölgelerinde karantina uygulandığını açıkladı. Sönmez açıklamasında, “Özellikle doğu illerinden getirilen hayvanlarda şap hastalığına rastlandı. Hastalık nedeniyle 400-450 kilogram ortalamasında kesime gitmesi gereken bir dana 200 kiloyken kesime gönderiliyor.

Bunun nedeni ise üretici şap hastalığı nedeniyle hayvanın ölebileceği korkusuna kapılması” dedi. Konuyla ilgili yetkili mercilerden herhangi bir açıklamanın yapılmaması ise kamuoyunda tedirginlik oluşturduğu aktarılıyor.

Haberin videosunu https://youtube.com/shorts/P8jEHYcVb2E?feature=share adresinden izleyebilirsiniz.

Dublör Sahtekarlığı Engelledi

0

Antalya Emniyeti Dublör Kullanarak Sahte Vekaletle Gayrimenkul Satışına Teşebbüs Eden 10 Şüpheliyi Yakaladı

Antalya bulunan bir noterde, bir şahıs adına sahte vekalet düzenlenmiş olabileceği bilgisi elde edilmesi üzerine, Antalya emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Dolandırıcılık Büro Amirliği görevlilerince “Yeni Joker” isimli başlatılan projeli çalışmada;

İzmir İlinde yaşayan, 96 yaşında herhangi bir mirasçısı bulunmayan müşteki R.Ö. isimli şahsın mal varlığının tamamını ele geçirmek için organize bir çalışmanın olduğu tespit edilmiş, bu eylem için;

– Müştekinin sosyoekonomik ve kişisel bilgilerini ele geçirerek sahte kimlik oluşturulduğu ve GSM hattına yönelik operatör değişikliği yapılarak e-devlet şifresinin değiştirildiği,

– Antalya ilinde bir hastanede aktif memur olarak görev yapan bir şahısla iş birliği yaparak dublör şahsa sağlık raporu alındığı,

– Noter çalışanının, dublör şahsın evine giderek 3. Şahıs adına vekalet vermesini sağladığı,

– İlk etapta müştekiye ait yaklaşık değeri 50 Milyon TL olan İstanbul ilindeki bir gayrimenkulün satışı için, e-devlet üzerinden Tapu Müdürlüğüne müracaat edildiği,

– Müşteki R.Ö.’nün tüm mal varlığının yaklaşık değerinin 730 Milyon TL olduğu tespit edilmiştir.

Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Antalya merkezli 3 ilde yapılan operasyonda, 10 hedef şüpheli yakalanmıştır.

Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda; 1 adet şarjör, 16 adet fişek, bir miktar narkotik madde, 18 adet cep telefonu, 14 adet sim kart, 1 adet dizüstü bilgisayar, 4 adet taşınabilir bellek, 1 adet hafıza kartı ele geçirilmiştir.

Olayla ilgili adli makamlara sevk edilen 10 şüpheliden 3’ü hakkında adli kontrol kararı uygulanmış, 7 şüpheli şahıs tutuklanmıştır.

Antalya Emniyet Müdürlüğü olarak suç ve suçlularla mücadelemiz, yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinci ile hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir.

Haberin videosunu https://youtube.com/shorts/s8adXjQOWao?feature=share adresinden izleyebilirsiniz.

Yardımcı Kaynak Talebi Manavgatlı Veliyi Zorluyor

0

Antalya ve Manavgat’ta yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, özel ve devlet okullarında velilerden talep edilen yardımcı kaynak ücretleri gündeme oturdu.

Bazı okullarda velilere sunulan listelerin 70-80 bin, devlet okullarında ise 5 bin lirayı aştığı görüldü. Özel okul velileri, okul ücretlerinin yanı sıra zorunlu tutulan ek kitap ve materyal taleplerinin kendilerini zorladığını belirtirken Manavgat’taki devlet okulu velileri ise hep aynı kırtasiyelerden aldırılan yardımcı ders kitaplarını aldıran öğretmenlere ve buna müsaade eden okul idarecilerine tepki gösterdi.

Manavgatlı bir veli durumu isyan ederek “bu kadar çok kaynak kitabı kurslar bile öğrencilere dağıtmazken öğrencilerimize çok sayıda kitap aldırılmasını anlayamıyoruz. Aldırılan kitaplar okulda çözdürülecekse öğretmenler hangi arada ders anlatacak. Eğer kitaplar ev çalışması için veriliyorsa devlet neden bize ücretsiz kitap dağıtıyor?” serzenişlerinde bulundular. Antalya Kepez’de bir devlet okulunda yer alan ve maddi durumu iyi olmayan veli sadece bir kitap için 900 TL ücret talep edilmesini eleştirdi. Veliler Antalya ve Manavgat Milli Eğitim Müdürlüklerine çağrıda bulunarak daha sık denetim yapılmasını ve öğretmen isteklerin önüne geçilerek kırtasiyelerle öğretmenler arasındaki ilişkilerin mercek altına alınması talep ettiler. Konuyla ilgili görüşlerine baş vurulan Veli-Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, eğitimde fırsat eşitliğinin giderek bozulduğunu vurgulayarak “Sadece özel okullarda değil devlet okullarında da başlayan kitap dayatması velileri zorluyor.

Millî Eğitim Bakanlığı her yıl ücretsiz ders kitabı dağıtırken, velilere astronomik tutarlarda yardımcı kaynak listeleri dayatıldığını görüyoruz. Bu uygulama hem yasalara hem de eğitimde eşitlik ilkesine aykırıdır. Çocuklarımızın eğitim hakkı ticari kaygılara kurban edilemez.” dedi. Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz ise, “Öğretmenlerimizin gönlü kırılmasın diye alınan kitaplar veliler için büyük yük haline geldi. Bu ciddi anlamda suçtur, tüketici ihlalidir.” ifadelerini kullandı. Gündüz, Millî Eğitim Bakanlığı’nın açık yaptırımlarına işaret ederek, “Bakanlık izni olmadan öğrenciye kitap dayatılamaz, veliden ek ücret talep edilemez. Kayıt sözleşmelerinde yer alan zorunlu kitap maddeleri haksız şarttır ve geçersizdir. Velilerin haklarını araması gerekiyor.” dedi.

Haberin videosunu https://youtube.com/shorts/feiLHw5rlqE adresinden izleyebilirsiniz.