Manavgat Şoförler ve Nakliyeciler Odası Seçim Sürecini Usta Kalem Recep Memili Yorumladı
Manavgat Şoförler Odası Genel Kurulu Ocak ayı içerisinde gerçekleştirilecek. Yönetimin seçim tarihini önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracağı bekleniyor.
İki adayın yarışacağı Genel Kurul’da mevcut Başkan M. Muammer Ünal’ın ipi göğüsleyeceği genel kanı olarak dile getiriliyor. Ayrıca, Ünal’ın Manavgat ve Çevresi Kredi Kefalet Kooperatifi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor olması en büyük avantajlarından biri olarak ön plana çıkıyor.
Şoförler Odası’nın bir diğer adayı ise Mustafa Özen. Kamuoyu kendisini ‘Paşa’ lakabı ile tanıyor. Bir önceki oda seçiminde aday olmuş ve aldığı oy miktarıyla seçimi üçüncü olarak bitirmişti. Mustafa Özen, medyada hakkında çıkan iddialar üzerine yayına katılarak, bu iddialar üzerine savunma yapmasıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Mustafa Özen’in yönetim listesinde yer almamasına karşın bir dönem odanın başkanlığını yürüten Mahmut Şafak’ın Özen’e destek veriyor olmasının pek fazla bir şey ifade etmeyeceği de konuşuluyor.
Genel Kurul üyeleriyle ağırlıklı olarak hazirun listesinde yer alan isimlerle birebir yaptığımız görüşmelerde mevcut Başkan Muammer Ünal’dan memnuniyetin iyi bir noktada olduğunu ve bu seçimi de zorlanmadan kazanabileceği izlenimi edindik.
Uyuşturucu madde kullanımı ve satışıyla mücadele kapsamında Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyona ilişkin detaylar, İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya’nın başkanlığında düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.
Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu maddelerin kaynağının kurutulması ile ticaretinin ve kullanımının önlenmesi amacıyla, 2 bin 753 polis, 609 ekip, 1 helikopter, 2 İHA, 3 drone, 1 deniz aracı ve 35 özel eğitimli narkotik detektör köpeğinin katılımıyla geniş kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdi. Antalya Valisi Hulusi Şahin, vali yardımcıları ve İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu ile birlikte operasyon öncesinde yürütülen hazırlıkları yerinde inceleyerek operasyona katılacak polislere başarılar diledi. Operasyona ilişkin detaylar, İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya’nın başkanlığında düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.
Bakan Yerlikaya: Çok Yönlü Teknik ve Takip Çalışmalar Yaptık
Operasyon kapsamında Antalya’ya gelen İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Operasyonunun hazırlık sürecinde; mahalle ve sokaklarda torbacı diye tabir edilen uyuşturucu madde satışı yapan şahıslara yönelik, çok yönlü teknik ve takip çalışmalar yaptık. Elde edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda, Antalya merkezli olmak üzere 17 farklı ilde, geniş kapsamlı operasyon düzenlendi. Narkokapan Antalya-2 operasyonumuza: 2 bin 753 polis, 609 ekip, 1 helikopter, 2 İHA, 3 drone,1 deniz aracı ve 35 özel eğitimli narkotik dedektör köpeği katıldı. 414 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi ve 458 şahsı göz altına aldık. Şu an itibarıyla operasyonumuzun devam ediyor.” ifadelerine yer verdi.
Uyuşturucuyla Mücadelemiz Aralıksız Devam Edecek
Madde kullanımı ve satışına yönelik yürütülen mücadelede somut sonuçlar alındığını belirten Bakan Yerlikaya, “Uyuşturucu meselesi, bir güvenlik sorunu olmanın ötesinde, toplumsal dokuyu da tahrip eden ağır bir sosyal yaradır. Bir kişiyi bu illetten kurtardığımızda bir aileyi de dağılmaktan korumuş oluyoruz. Bu nedenle; Rehabilitasyon, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Altını çizerek ifade ediyorum: Biz uyuşturucuya savaş açtık. Bir tek evladımızın bile bu bataklığa sürüklenmesini asla kabul etmiyoruz. Bu mücadeleye aralıksız devam edeceğiz. Operasyonlarımızla onlara nefes aldırmayacağız. Bu operasyonun planlanmasında ve icrasında emeği geçen; Antalya Valimizi, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Genel Müdürlüğümüzü, Antalya İl Emniyet Müdürlüğümüzü, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzü ve operasyona katılan tüm kahraman polislerimizi tebrik ediyorum.” sözlerini kaydetti.
Vali Şahin: Antalya’yı Huzurun Başkenti Yapmaya Yemin Ettik
Operasyon öncesinde Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde, operasyona katılacak polislere hitap eden Vali Hulusi Şahin, “Bugün Antalya’da saat 05.00’te, Türkiye’nin Huzuru operasyonlarının bir ayağı olarak, Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda Antalya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından büyük bir operasyona imza atmak üzereyiz. Gecenin bu saatinde binlerce emniyet mensubumuz, zehir tacirlerine Antalya’da geçit vermeyeceğimiz mesajını net bir şekilde verecek. Bizler hep birlikte gece gündüz mücadele ederek Antalya’yı, turizmin başkenti olduğu kadar huzurun da başkenti yapmaya yemin ettik. Bugünkü bu görüntü, bu kararlılığın bir devamı ve aynı zamanda bir mesajdır.” dedi.
Zehir Tacirlerine Antalya’da Huzur Yok
Gerçekleştirilen operasyonun yüksek görev bilinciyle, hukuk kurallarının tavizsiz uygulandığı ve kişisel güvenliğin ön planda tutulduğu bir çalışma olduğunu belirten Vali Şahin, “Değerli kardeşlerim, Türkiye’nin en büyük huzur operasyonlarından birini gerçekleştirmek üzeresiniz. Bu sabah, Antalya güneşin ilk ışığıyla birlikte operasyon haberini aldığında şu mesajı da alacak: Zehir tacirlerine Antalya’da taviz yok, huzur yok, fırsat yok. Antalya polisi gece gündüz durmaksızın zehir tacirlerine aman vermiyor. Bu kutlu davada, bu görev yolunda kanun ordumuz Türk polisine başarılar diliyorum. Ayağınıza taş değmesin. Gazanız mübarek olsun.” ifadelerini kullandı.
Operasyonun başlamasıyla birlikte Vali Hulusi Şahin ve İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, operasyon sahasından anlık olarak iletilen verileri değerlendirmek ve çalışmaları koordine etmek üzere Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde bir toplantı gerçekleştirdi.
Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri Muratpaşa Aspendos Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren bir petrol istasyonuna sahte para verildiği bilgisi elde edilmesi üzerine başlatılan çalışmalar neticesinde;
Adana ilinden 1.106 adet 200 TL olmak üzere 273.000 TL değerinde sahte banknotu Antalya’ya getirerek piyasaya sürme hazırlığında olan 5 şüpheliyi düzenlenen operasyonla yakalayarak sahte banknotlara el koymuştur.
Adli makamlara sevk edilen 5 şüpheli şahıstan 2’si tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
Oda Aidatlarını Ödemekte Zorlanan ve Ekonomik Krizden Olumsuz Etkilenen Oda Üyeleri ATSO’daki Tartışmayla Nasıl Bir Sürecin Ve Vurdum Duymaz Bir Döneme Geldiklerini Sorgulamaya Başladı.
Antalya genelinde oda seçimlerinin yaklaştığı bir dönemde dün Antalya’da gerçekleştirilen ATSO Kasım ayı meclis toplantısı ilginç görüntülerin yaşanmasıyla 2025 yılına damga vurdu.
Meclis Başkanı Ahmet Öztürk ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve ATSO Meclis Üyesi Cumhur Göncü arasında yaşanan tartışma Antalya kamuoyunda meslek odaları hakkında şeffaflık, hesap verebilirlik, eleştiriye tahammül, fikir hürriyeti ve demokratik hakların kullanımının ne hale geldiği sorusunun sorulmasına neden oldu.
Oda aidatlarının doğru, verimli ve şeffaf bir şekilde kullanımının ATSO’da ne durumda olduğuna dair kamuoyuna önemli ipuçları veren söz konusu tartışma 7 Mehmet isimli restoranda düzenlenen oda yemeği üzerine yaşandı.
Cumhur Göncü, geçen ay 47 kişilik bir yemeğe 378 bin TL hesap ödendiğini, kişi başına 8 bin 400 TL bir ödeme yapıldığını ve 378 bin TL’nin bir akşam yemeği için çok büyük bir bedel olduğunu dile getirmesiyle başlayan tartışma Göncü’nün yemekte çok fazla alkol tüketildiğini ve mevzuata göre de alkol bedellerinin Oda tarafından ödenemeyeceğini ifade etmesi üzerine alevlendi.
Göncü’nün eleştirilerine yanıt veren ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın sinirli tavrı şaşkınlıkla karşılanırken katılımcı sayısının 47 değil, 86 kişi olduğunu belirterek, ATSO yönetiminin ve 7 Mehmet Restorandın suçlanmasının doğru olmadığını belirtti. Göncü’nün özür dilemesini isteyen Hacı Süleyman’ın bu isteği Cumhur Göncü’nün yemek faturasını görmeden özür dilemeyeceğini belirtmesiyle sona erdi. Yarım saate kadar süren tartışmaya bazı meclis üyeleri de katıldı.
Bu ibretlik tartışmanın önemli kesitlerini sizler için derledik. Yukarıdaki linkten izleyebilirsiniz.
Antalya Ticaret Borsası Kasım Meclis Toplantısı’nda kentin ticaret hacminin reel olarak düştüğüne dikkat çekildi. Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya’da şirket kuruluşlarının yüzde 15 azaldığını ve ihracatın yüzde 3,3 gerilediğini, kentte ülke ortalaması üzerinde kredi kullandığını ve protestolu senetlerin yüzde 63 arttığını açıkladı.
Ekonomik verileri mecliste paylaşan Halil Bülbül, Antalya’nın ekonomik performansının ülke ortalamasının altında kaldığını açıklayarak Antalya’da turizmin hareketli geçtiğini, sezonun uzadığını buna karşın turizmin kente gelir ve katma değer yaratma verimliliğinin düşük seyrettiğini dile getirdi.
Halil Bülbül, Ekim ayında kurulan şirket sayısı ülkede yüzde 3 azalırken Antalya’da yüzde 15 azaldığını belirtti.
Kapanan şirket sayısının ise ülkede yüzde 10 artarken Antalya’da bu rakamın yüzde 7 azaldığına dikkat çeken Bülbül, Antalya’nın çekle işlem hacminde de ülke ortalamasının altında seyir izlediğini söyledi.
Açıklamasını “2025 yılının ilk 10 ayında, geçen seneye göre, ülkemizdeki yüzde 25’lik çekle işlem hacmi artışına karşılık kentimizde ancak yüzde 5’lik bir artış yaşanabilmiştir. Yıllık enflasyon verisiyle birlikte değerlendirdiğimizde görüyoruz ki aslında reel olarak bir işlem hacmi düşüşü söz konusudur.” Sözleriyle sürdüren bülbül “Ticaret hacmimiz reel olarak 2024 yılına göre düşük durumdadır ve reel bir büyüme söz konusu değildir” diyerek Antalya ekonomisinin gerçeklerle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Muratpaşa ilçesinde faaliyet gösteren bir eğlence mekanının işletmecileri ve çalışanlarının sosyal medya platformlarında sahte kadın profilleri açarak erkekleri mekana yakın bir yere yönlendirdikleri, şahısların burada mekanda çalışan kadınlar tarafından karşılanarak eğlenme bahanesiyle işletmeye götürüldükleri, mekanda düzenlenen adisyonların çok sayıda kalem eklenerek şişirildiği, diğer eğlence mekanlarına kıyasla 8-10 katına varan hesaplar çıkartıldığı ortaya çıktı. Müşterilerin hesaba itiraz etmesi üzerine ise şüphelilerin silah göstererek, cebir ve tehditle nakit, kredi kartı ya da mobil bankacılık üzerinden hazır kredi kullandırarak ödemeye zorladıkları, elde edilen paraların işletme yöneticileri ve çalışanlar arasında günlük olarak belirli oranlarda paylaşıldığı tespit edildi.
Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yaklaşık 3 aylık çalışma neticesinde olaylara karıştıkları tespit edilen 17’si kadın toplam 29 şüpheli, “Son Kadeh” adı verilen eş zamanlı operasyonla yakalandı. Operasyonda 2 adet ruhsatsız tabanca, 99 adet fişek, suça konu çok sayıda evrak ve doküman ele geçirildi. “Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret” suçlarından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 16’sı tutuklandı.
Manavgat’ın merkezi ve mahallelerinde kedilerin ayaklarının ve kuyruklarının ‘büyü yapmak için’ kesildiği yönünde çok sayıda duyumlar alınmaya başlandı. Bu da akıllara Manavgat’ta büyücüler mi hortladı sorusunu getirdi?
Manavgat sokaklarında tespit etiğimiz bu görüntüler sahipsiz, kimsesiz ve savunmasız sokak hayvanlarına yapılan işkencenin acı boyutunu gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz yıllarda İstanbul ve Antalya’da yaşanan olaylarda yakalanan şahıslar, kedilerin bacaklarını ve kuyruklarını ‘büyü için’ kestiklerini itiraf etmişti.
Şimdi de Manavgat’ta peş peşe buna benzer olaylar yaşanıyor. Ancak bunun arkasındaki nedeni düşünmek daha korkutucu.
Sapkınlık mı yoksa büyü bozmak için mi?
Bunlar gerçekten büyü için mi yapılıyor, buna inananlar var mı, yoksa sapkın duygularla mı yapılıyor? Ya da yeni bir oluşum veya yeni bir inanışa tapan bir kitle mi var? Bunlar sözleşerek mi bu olayları gerçekleştiriyor?
Henüz bunun nedenleri bilinmemekle birlikte Manavgat’ta, kedilerin patileri ile kuyruklarının ‘büyü bozmak’ için kesildiği yönünde genel bir kanı var.
Geçtiğimiz yıllarda Antalya’da yaşanan olaylarda failler yakalanamadı. O yıllardaki haberleri taradığımızda öldürdüğü ya da işkence ettiği kedilerin yanlarına çiçek, çakmak gibi ipuçları bırakanların var olduğunu gördük.
Haberlere çıkarak ilgi odağı olmak isteyen ya da şiddetten zevk alan psikolojik sorunları olanlarında böyle şeyler yapabileceği uzmanlar tarafından dile getiriliyor.
Adı ve sebebi ne olursa olsun karşılaştığınız böyle bir durumda emniyet güçlerine ihbarda bulunmak ve bilgi vermek önemlidir.
Çünkü bu görüntüler ve oluşumlar Manavgat’ta yakışmıyor.
Açgözlülükle Çalınan Manavgat Ulualan Mevkii Deniz Kumları Doğaya Geri Döndürüldü
Son 20 yıldır Manavgat kamuoyuna mal olan Manavgat Ulualan kum hırsızlığı 20 kasımda engellendi Antalya İl Jandarma Komutanlığınca; 20 Kasım 2025 tarihinde Manavgat Ulualan Sahilinde kepçe ile kamyona kum yüklenmesi suretiyle gerçekleştirilen plaj kumu hırsızlığı olayıyla ilgili olarak başlatılan adli ve idari işlemler titizlikle yürütüldü.
Kum hırsızlığı yaptıkları şüphesiyle tutuklanan üç kişiden S.İ. tutuklanırken S.Ç. ve A.Ç. ye adli kontrol tedbiri uygulandı.
İnşaatların ince işçiliğinde kullanılmak üzere çalınan kumlar, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerce depolandığı yerden alınarak doğaya tekrar bırakıldı. Çalınan kumlar, üç ayrı noktadan toplamda 50 seferde kamyonlarla taşınarak alındığı bölgeye geri bırakıldı.
SAADET PARTİSİ ANTALYA MİLLETVEKİLİ ŞERAFETTİN KILIÇ’TAN İKTİDARA “BAHANELERE SIĞINMAYIN” ELEŞTİRİSİ
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, çiftçinin girdi maliyetleri altında ezilmesine rağmen tarıma verilen desteklerin azalmasına dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve iktidara yüklenen Milletvekili Kılıç, tarım sektöründe yaşanan ağır tabloyu kalem kalem anlattı. Çiftçinin her geçen gün artan mazot, gübre, elektrik maliyetleri altında ezildiğinin altını çizen Kılıç, “Tarım Kanunu diyor ki: “Tarıma ayrılacak kaynak millî gelirin en az %1’i olacak.” Bu, devletle çiftçi arasındaki yazılı sözleşmedir. Lütuf değil, sadaka değil, bu iktidarın keyfi tercihi hiç değil. 2026 yılı için bu en az 770 milyar TL demektir. Önümüze gelen teklifte ise tarımsal destekler için 168 milyar TL’de kalmıştır. Yani kanunun öngördüğü seviyenin dörtte biri bile yok. Açık konuşalım, iktidar kendi çıkardığı kanuna uymuyorsa çiftçilerimize nasıl “devlete güven” diyebiliriz?” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç iktidara şu sözlerle yüklendi:
“Ekonomimiz görece büyüyor ama kime büyüyor? Bu büyümeden vatandaş pay alabiliyor mu, alamıyor mu? Paylaşımda adalet var mı, yok mu? Mesela bütçeden faize ödenen para ne kadar? Çiftçiye ödenen destek ne kadar? Üreticilerimiz bankalar gibi kâr edebiliyor mu? Bu soruların cevaplarını, yani gerçekleri, rakamlarla örtebilirsiniz ancak sonuçları ortadadır.
Mazotun litre fiyatı 60 TL’yi geçmiş, gübre bir yılda iki katına çıkmış, elektrik faturası yüzünden sulama birlikleri çiftçiyi icraya vermekle tehdit ediyor. Traktörleri icradan kurtarmak için köyde gece gündüz nöbet tutan insanlar var. Eskiden traktörünü düğün konvoyunun başına koyan çiftçi, bugün traktörünü avluya değil, avlunun arkasına saklıyor hacze gelirlerse diye. Bir de üstüne yeni bir karar getiriyorsunuz: SGK borcu olan, vergi borcu olan çiftçi sübvansiyonlu kredi alamayacak.
Üretici, “Benim SGK borcum tembellikten değil; mazot da gübre yarışa girdi, hangisini ödeyeceğimi şaşırdım” diyor. Siz böyle bir üreticiye “Borcun var, kredi yok” dediğiniz anda aslında şunu söylüyorsunuz: “Sen üretme, sen tarlayı bırak, sen ahırı kapat.” Bu, tarımı yönetmek değil; tarımdan vazgeçirmektir.
Üretimdeki bu düşüşü sadece zirai dona ve kuraklığa bağlamak, asıl sorundan kaçmaktır. İşin gerçeği, Hazine Bakanımız bile gıda enflasyonunun sebebi olarak zirai donu gösteriyorsa, pekâlâ sizler de köşeye sıkışınca zirai don ve kuraklık diyeceksinizdir. Bahanelere sığınmak yerine eldeki imkânları nasıl kullandığımızı, yapabilecekken yapılmayanlara odaklanmamız çok daha faydalı olacaktır.” şeklinde konuşmasını tamamladı.
Manavgat’ta Görev Yapan Öğretmenlerden 24 Kasım Dolayısıyla Yapılan Dikkat Çeken Değerlendirmeler
24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla görüşlerini aldığımız Manavgat’ta görevli bazı öğretmenler, öğrencilerin önemli bir kısmında ekran bağımlılığı, zayıf iletişim becerileri ve düşen kitap okuma oranları gibi problemlerle karşılaştıklarını ifade ettiler.
Öğretmenlerin önemli bir kısmının ortak gözlemi, öğrencilerin ekran bağımlısı denilebilecek boyutta dijital cihazlarla vakit geçirdiği oldu. Gençlerin kitap okuma oranlarının oldukça düşük olduğuna da değinen Öğretmenler kelime dağarcığı istenilen seviyeye ulaşamayan öğrencilerin geçmiş ile gelecek arasında bir bağ kuramadığına değinerek Türkçeyi düzgün kullanamayan gençlerin kendi aralarında oluşturdukları bir sanal dille iletişim kurmaya çalıştıklarını dile getirdiler.
Öğrencilerin yaşı kaç olursa olsun sanal ortamda çok fazla vakit geçirdiklerini anlatan öğretmenler, bilgiye kolay ulaşan öğrencilerin bu bilgiyi nasıl kullanacaklarını bilemedikleri için bilginin çok çabuk tüketildiğine dikkat çektiler.
Çok fazla ekran kullanımına maruz kalan çocuklarda duruş bozuklukları, göz hassasiyetleri, yeme bozuklukları gibi sağlık sorunlarının oluştuğunu anlatan öğretmenler, stres ve kaygı bozukluklarının ortaya çıkmasında veya akran zorbalığının yaygınlaşmasında dijital içeriklerinin bilinçsizce kullanılmasının etkili olduğuna vurgu yaptılar.
Teknolojik aletlerin öğrencilerin okul hayatlarına etkisi konusunda okul profiline göre farklı şeyler söylenebileceğini ifade eden eğitimciler “Sürekli dijitalle meşgul olmak öğrencilerin düşünme yetisini elinden almış gibi duruyor. Öğrencilerin önemli bir kısmı düşünmeden her şey hazır olarak verilsin istiyorlar. Öğrenmeyi ve düşünmeyi pek çok öğrenci unuttu. Öğrencilere önce bunu öğretmeliyiz” şeklinde değerlendirmelerde bulundular.