

MANAVGAT BELEDİYESİ YOLSUZLUK VE RÜŞVET DURUŞMALARININ 3.GÜNÜNÜN SABAH OTURUMUNDA NELER YAŞANDI?
Manavgat Belediyesi Yolsuzluk ve Rüşvet Davasında Bugün Sabah Oturumunda Mehmet Tosak, Osman Zafer Keçer, Mehmet Ali Fansa, Mehmet, Mehmet Burak Çeker İfadelerini Verdi.
İfadelerde öne çıkan satırbaşları şu şekildeydi:
Osman Zafer Keçer (2016-2024 Eylül İmar Müdürü) Savunması;
Niyazi Nefi Kara bana, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olmak istediğini ve 20 milyon €uro lazım dedi. Ama ben ciddiye almadım şaka olduğunu düşündüm.
Belediyeden ayrılmamın sebebi çalışma düzenim değişti. Sorumlu biz fakat karar verici biz değildik. Başvurular başkan yardımcısı Sıla Ceyhan Berkaya da 3 gün bekliyordu. Rahatsızlığı Başkan Kara ya ilettim. Ayrılmak istediğimi ilettim. O da ayrıl dedi.
Savunma Mehmet Tosak- (Manavgat Belediyespor Kulübü Yön. Kur. Üyesi. İmza yetkisi olan 4 kişiden biri): Manavgat Belediyespora kesilen (Sahte) Biber, Lahana ve Armut faturalarıyla ilgili olarak.
Savunma Mehmet Tosak- Ödeme emirlerine ben ve Mehmet Burak Çeker ile birlikte imza atarız. Biz sadece ödeme emirlerini imzalarız. Mal alımı benim sorumluluğum değildir.
-Tahmini 60-70 kişi bulunan spor kulübünde bir sezon da yani 10 ayda, 45 bin adet yemek yenir. Faturaların içeriği ve alımı benim sorumluluğum değildir. Biz faturayı görmeyiz. Sadece ödeme emirlerini imzalarız.
Mahkeme Başkanı: Bu sporcuları sadece biber ve lahana ile mi besliyorsunuz?
Cevap: Başka şeylerde yemesi lazım ama ben bilmiyorum.
Spor Kulübüne Mehmet Kenan Sabur dan alınan Sweetshirtler kulübümüze teslim edildiğini biliyorum.
Mehmet Burak Çeker ( Manavgat Belediyespor Yön Kur Üyesi)
Sahte düzenlenen faturalarla ilgili bilgim yok. Her faturayı kontrol etme şansımız olmaz. Bu faturaların içeriğine dair ne biz sorduk ne de bilgilendirme yapan olmadı.
Mehmet Ali Fansa ( Fansa Yapı Şirketi Sahibi) Nefi Karanın Kumköydeki villasının tadilatını yapan kişi:
-Hüseyin Cem Gül bana maliyetine yap dedi ben paranı ödeyeceğim dedi. 480 bin liralık bir fatura kes dedi, bizde kestik .Ödeme yapıldı.
İfade detayları Haberimizde.
3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Döşemealtı Polis Sosyal Tesisleri’nde teşkilat mensubu engelli yakınları ile bir buluşma gerçekleştirerek engelli bireylerin ve ailelerinin yaşamında karşılaştıkları güçlüklere dikkat çekerek toplumda farkındalık oluşturulmasına yönelik güçlü bir mesaj verildi.
Zaimoğlu yaptığı konuşmada; engelli bireylerin toplum hayatına aktif ve eşit katılımının desteklenmesinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal adaletin ve insan onurunun gereği olduğunu, engelli bireylerin hayatın her alanında yer almasının bir lütuf değil, temel bir hak olduğunu, onların toplumumuza kattığı değerin ölçülemez olduğunu vurguladı.
Bu özel günde, engelli yakınlarına büyük bir sevgiyle, fedakârlıkla ve özveriyle destek olan il emniyet çalışanlarına ve ailelerine duyulan saygıyı dile getiren Zaimoğlu “onların yaşam mücadelesindeki direnci, umutları ve herkese örnek olan dayanışmaları; teşkilatımız için ayrı bir gurur kaynağı oldu” dedi.



Savunma yapan Mehmet Engin Tüter, basına yansıyan baklava kutusundaki 110 bin Avro sebebiyle günah keçisi ilan edildiğini ve kendisine kumpas kurulduğunu anlattı. Mahkeme başkanının tapelerde, ‘komisyondan’ bahsettiğini ve olay anındaki görüntüde ‘tamam ne kadar var içinde’ ‘kimseye bir şey deme’ sözlerini hatırlatması üzerine Engin Tüter şunları söyledi:
“Coşar’a kimseye birşey deme sözünden kastım, bizim otelimiz var, o tadilata girecekti, onun için söyledim. İçinde ne kadar olduğunu bilmiyordum, onun için sordum sonra kumpas olduğunu düşündüm. Çantayı kapının arkasına koydum ve Cengiz’in arkasından gittim ama bulamadım. Sonra hemen polis geldi zaten. Çantayı verdikten sonra kumpas olduğunu düşündüm.” dedi.
Belediye Meclisi üyesi ve davada sanık olarak yargılanan Seval Öz Özgenç’in güreşçi Ali Gürbüz’ün sponsoru olmasıyla ilgili ise, “Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile koridorda karşılaştım, Seval Öz Özgenç’le ilgili bana ‘otelinde kaçak odalar varmış, Ali Gürbüz’ün parasını ödeyecek’ dedi.
Manavgat’ta başka bir otelde kaçak odaların oldığunu ve sanık Hüseyin Cem Gül’ü aradığını söylemesi üzerine mahkeme başkanının ‘Hüseyin Cem Gül, sanayide bir esnaf. Neden ona bilgi veriyorsun?’ diye sordu. Soruya cevap vermekte zorlanan ve etrafına bakınan Tüter’i mahkeme başkanının ‘Sağa sola bakma, doğrudan bize bize bakarak cevap ver’ diye uyarması dikkati çekti.
Side’de eğlence mekanlarına jandarmanın tutanak tutması ve ceza verilmeden önce facetime üzerinden mekan işletmecileriyle facetime üzerinden görüşmesi ve mekanlara kabahatler kanununa göre ceza verilmesine ilişkin soru üzerine kendisini Side Zabıta Amiri’nin yönlendirdiğini söyleyen Tüter, belediyeye ait araçta bulunan viskilerin ise mekan sahiplerinin o sırada düğün yapan ve gariban olan şoförüne hediye olarak gönderildiğini iddia etti.

Manavgat Kaymakamı Adil Karataş ve Manavgat protokolü 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla İbrahim Sırrı Sözen Gençlik Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe katıldı.
Kaymakam Karataş,“Engellilik bir eksiklik değil, hayatın bir parçasıdır. Asıl engel; sevgisizlik, duyarsızlık ve erişim eksikliğidir” dedi.
“Asıl Engel Erişim Eksikliğidir”
Kaymakam Karataş, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün toplumsal bilinç oluşturma açısından önemine vurgu yaparak, “Engellilik bir eksiklik değil, hayatın bir parçasıdır. Asıl engel; sevgisizlik, duyarsızlık ve erişim eksikliğidir. Engelli bireylerimizin her alanda eşit ve güçlü bir şekilde yer aldığı, daha erişilebilir ve daha duyarlı bir toplum için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, tüm engelli kardeşlerime ve kıymetli ailelerine sağlık ve mutluluk diliyorum” dedi.

Etkinlik, özel birey öğrencilerin sahne gösterileriyle son buldu.
Etkinliğe AK Parti ve İyi Parti’nin yanı sıra Kırım Türkleri Derneği Manavgat Şube Başkanlığı da katılım sağlayarak desteklerini verdi.

İki dönem Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanlığı yapan Vural Şahin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Ziraat Odalarını X hesabı üzerinden eleştiri yağmuruna tuttu. Bakan Yumaklı’ya açık çağrıda bulunan Şahin, Antalya’daki çiftçilerin ve tarıma bağlı bütün sektörlerin ciddi bir çıkmazda olduğunun altını çizerek Ziraat Odalarını yaşanan olumsuzlukları seyretmek ve uyumakla eleştirdi.

Vural Şahin’in X hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında: “Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya açık çağrımdır. Ankara’da Bakanlıkta ki koltuğunuzdan kalkın gelin de size burada çiftçilerimizin nasıl batma eşiğinde olduğunu göstereyim. Sadece çiftçilerimizin değil, tarım sektörüne katkı sağlayan bütün tarım paydaşlarımızın işin içinden çıkamadığını, zor günler geçirdiğini göstereyim” sözleriyle eleştirdi.
Açıklamasında “Sayın Bakan buradan 30 yıldır kullandığım şahsi cep telefon numaramı yazacağım. Ben size ulaşamayabiliriz belki ama size benim telefon numaramı iletecek birçok sayfa arkadaşım var” diyerek şahsi telefon numarasını paylaştı.
Tarım sektörüne destek olunmazsa bütün sektörün batacağını dile getiren Vural Şahin “birçok işletmelerin, firmaların çekleri yazılıyor. Konkardatorlar var. Sizleri bilimsel gözlemle, size burada ki yaşananları zorlukları yerinde görmek istiyorum. Bekliyorum Sayın Bakan. Milletin derdine deva olun, tarihe geçin” şeklinde seslendi.
Paylaşımında odalarıda eleştiren Şahin “Çiftçilerimizin üye olduğu Ziraat Odaları siz de seyredin, uyuyun, olur mu? Çiftçilerin yanında olmazsanız batacaklar!” dedi.
SESLİ MAKALELER – ÖMER KAÇMAZ “MANAVGATLI VEKİLLERİN VE MANAVGAT SAHİPSİZ DİYENLERİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ”
Köşe yazısının yazınsal halini bu mecradan okuyabilirsiniz.
Manavgat Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” ve “rüşvet” soruşturmasında tutuklu Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile başkan yardımcısı Mehmet Engin Tüter’in de aralarında bulunduğu 41 sanık, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.
Duruşmada kimlik tespitinin yapılmasından sonra mesleği sorulan Niyazi Nefi Kara mesleğine, “belediye başkanı ve tıp doktoru” dedi. Kara, aylık gelirini 250 bin TL olarak beyan etti. Niyazi Nefi Kara’nın yeğeni olan Hüseyin Cem Gül kendisinin lise mezunu olduğunu beyan ederek aylık gelirinin 400 Bin TL olduğunu söyledi. Kimlik tespitlerinin arından savunmalara geçildi.
Tutuklu Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara üzerine atılı suçları reddederek, “Rüşvet alındığını kabul etmiyorum kimseye böyle bir yetki de vermedim. Bu bir kumpastır” dedi ve beraatını istedi.
CHP’li Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada belediyenin zirai deposunda 3 kilo külçe altın, 500 bin euro ve 153 bin 160 dolar ele geçirilmişti. Ele geçirilen altınlar hakkında konuşan Kara, “Külçe altın olayını televizyondan gördüm. Bilgim ve dahilim yoktur. Belediyede 2 bin 500 personel var denetlemem mümkün değil” dedi. İddianamede geçen örgüt ve örgüt lideri ifadelerini reddeden Kara, “Örgütü de örgüt liderliğini de kabul etmiyorum” dedi.
Rafting tesisleriyle ilgili iddialara değinen Kara, dışarıdan bir firmanın ihaleye katıldığını, aynı zamanda belediyenin de ihaleye girdiğini söyledi. Müşteki ifadelerindeki suçlamaları kabul etmediğini belirten Kara, “Gülsüm Özer çok iyi bir insandır. Rüşvete tenezzül etmez. Böyle bir şey asla mümkün değildir” dedi.

İrfan Değirmenci’nin okurlarının kitaplarını imzalamadan önce okurlarına yaptığı konuşma büyük beğeni toplarken güncel sosyal ve politik konular hakkında fikirlerini Manavgatlı okurlarıyla paylaştı.
Gazeteci ve siyasetçi İrfan Değirmenci’nin yeni kitabı “Anne Bir Sabah İyiler Kazanacak”, hem kişisel bir direnişi hem de kolektif bir hesaplaşmayı bir arada sunuyor. Eser, sabah haber sunucularından biri olan İrfan Değirmenci’nin cesur bir yazara dönüşümünü simgelerken okuyucuyu da kendisine bağlıyor.
Kitap, anlatısıyla 2025 yılında Yoğurtçu Parkı’nda yaşanan gözaltı süreciyle açılıyor. Değirmenci bu deneyimle başlayan anlatıyı, queer hareketin Türkiye’deki güncel mücadelesine, toplumsal adaletsizlikten bireysel hesaplaşmalara dek uzanan katmanlı bir metne dönüştürdü. Bekir, Ertuğrul, Ali ve Talya gibi karakterlerle queer bireylerin yaşadığı trans cinayetlerinden sosyal medya linçlerine ve cezaevi süreçlerine uzanan derin ve dokunaklı bir anlatı inşa ediyor.