Ana Sayfa Blog Sayfa 75

JANDARMA TARAFINDAN DÖŞEMEALTI İLÇESİNDE UYUŞTURUCU OPERASYONU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

0

Antalya’da Uyuşturucuyla Mücadelede Yeni Operasyon

Antalya İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile Antalya Döşemealtı’nda uyuşturucuyla mücadele kapsamında 4 şüphelinin evinde ve aracında arama yapıldı.

Yapılan aramalar neticesinde;

108 gram Metamfetamin,

1 gram Kubar Esrar,

3 Kullanımlık A4 Sentetik Kannabinoid Madde

12 adet Lyrica Sentetik Hap

5 adet Uyuşturucu Kullanma Aparatı

1 adet Ruhsatsız Tabanca

51 adet Fişek ele geçirildi.

Olayla ilgili adli tahkikatın devam ettiği aktarıldı.

CHP’DEN DÖŞEMEALTI CEZAEVİNE ÇIKARMA

0

Gökan Zeybek ve beraberindekiler Döşemealtı Cezaevinde tutuklu bulunan Muhittin Böcek’i ziyaret ederek bir basın açıklaması yaptılar.

chpli-zeybek-antalyada-bocek-icin-cagri-yapti

Gökan Zeybek’e ziyaret sırasında CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir eşlik etti.

Cezaevi çıkışında bir basın açıklaması yapan Gökan Zeybek: “Cezaevinde bulunma koşulları Muhittin Başkan’ın sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Buradan bir kez daha tutuksuz yargılanmak üzere en azından adli kontrol şartlarıyla evine gönderilmesinin insani açıdan da, sağlık açısından da çok doğru olacağını bekliyorum” dedi.

Zeybek, “Cezaevinde bulunma koşulları Muhittin Başkan’ın sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Buradan bir kez daha tutuksuz yargılanmak üzere en azından adli kontrol şartlarıyla evine gönderilmesinin insani açıdan da, sağlık açısından da çok doğru olacağını bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Muhittin Böcek’in gelinin tahliye edilmesi gerektiğini ifade eden Gökan Zeybek, “Cezalandırma bir işkenceye dönüşmüş durumda. Sayın Muhittin Böcek’in torunu Aslan Muhittin 8 aylıkken annesi cezaevine konuldu. Vicdan sahibi insanların kabul edeceği bir şey değil. Kendisi hakkında ortaya konmuş olan bir iddianame yok. Yani neden bir anne daha 1 yaşına gelmemiş çocuğundan ayrı tutulur, anlamak mümkün değil. Buradan her zaman söylediğimiz gibi bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu davanın hukuki yanı, elle tutulur yanı olmadığı gibi bu dava giderek Böcek ailesine siyasi bir işkenceye dönüşmüş durumdadır. Bir an önce daha 1 yaşındaki çocuğun annesiyle kurması gereken duygusal bağı, iletişim bağının aylarca kesiliyor olmasını da bütün buradan milletimizin dikkatine sunmak istiyorum. Muhittin Bey’in gelini, Gökhan Böcek’in eşinin bir an önce tahliye edilmesini talep ediyorum” şeklinde konuştu.

chpli-zeybek-antalyada-bocek-icin-cagri-yapti

Açıklamasının son kısmında iddianameye değinen Gökan Zeybek: “Bir kez daha buradan Cumhuriyet savcılarına, belgeler toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve artık bu iddianamenin neden bir an önce mahkemeye sunulmadığını sormak istiyorum. Ve cezaevinin kapısından iddianamenin mahkemeye sunulmasıyla ilgili çağrımızı bir kez daha iletiyoruz. Ve bu davadaki tutuklu sanıkların da başta Muhittin Böcek’in sağlık sorunları, gelininin 1 yaşındaki bir bebek sahibi olması dolayısıyla da tutuksuz yargılanmasını iletmek istiyoruz.” dedi.

 

 

CHP ANTALYA MİLLETVEKİLİ AYKUT KAYA, BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU DEDİRTTİ

0

CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Aksu Lahana Üreticileri İçin Kameraların Karşısına Geçti

Aksulu Lahana Üreticilerinin Kullandığı Suya, Sulama Birliğinin Yaptığı Zamma İtiraz Eden Aykut Kaya lahana üreticileriyle beraber bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Aksu ilçesi Barbaros Mahallesi’nde çiftçilik yapan lahana üreticilerini ziyaret eden CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya Üreticilerin yaşadığı su faturalarının yüksekliğine değinerek üreticinin artan üretim giderlerinin yanında sulama birliği tarafından gerçekleştirilen su zammıyla iyice mağdur olduğunu dile getirerek Aksulu Lahana üreticilerinin mağduriyetini ifade etti.

Sulama Birliğinin üreticiye yaptığı zammı eleştiren CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya’nın CHP Yönetimindeki Antalya B. Belediyesi’nin 3 Milyona Yakın İnsanı Etkileyen İçme Suyu Zamlarına Değinmemesi ise Şaşkınlık Yarattı. Kamuoyu tarafından “Bu ne Perhiz bu ne lahana turşusu dedirten açıklamayı sizler için yayınladı.

CHP ANTALYA YÖNETİMİNE ASGARİ ÜCRET TEPKİSİ

0

“Yalana dolana tokuz. Asgari ücret olmalı otuz dokuz!” ifadeleriyle hükümete seslenen Antalya il başkanlığı vatandaşın tepkisiyle karşılaştı.

Fotoğraf açıklaması yok.

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nail Kamacı Antalya gezilerinin Muratpaşa durağında “Emekli perişan, asgari ücretli aç. Vatandaşlarımız erken değil hemen seçim istiyor” dedi. “İktidar demokrasiyi sindiremiyor. Ekonomik kriz ve demokrasi mücadelesinde halkın önceliklerinden kopmuş bir iktidarla karşı karşıyayız” diyen Kamacı, “Bir bardak çayın kahvehanelerde 15 TL’den başlıyor” dedi.

Kamacı, asgari ücretli ile emeklilerin açlığa mahkum edildiğine vurgu yaparak “Ekonomik kriz ve demokrasi mücadelesinde halkın önceliklerinden kopmuş bir iktidarla karşı karşıyayız. 19 Mart darbesi hem hukuk hem ekonomi açısından büyük tahribat yarattı. Bu nedenle erken değil hemen seçim istiyoruz” diye konuştu.

Kamacı’ya Tepki

Kamacı’nın gazete ve sosyal medyaya yansıyan açıklamalarına vatandaşlar “madem vatandaşın mevcut asgari ücretle geçinemediğini ve ülke de ekonomik krizin yaşandığını biliyorsunuz da Antalya Büyükşehir Belediyeniz neden sürekli suya zam yaparak, kota tarifelerini değiştirerek su faturalarını elektrik faturalarının iki, üç katına çıkardı?” diye sordu.

Turizm işçilerinin önemli bir çoğunluğunun asgari ücretin bir tık üzerinde maaş aldığını dile getiren turizm emekçileri ise “Nail Bey ülke ekonomisini ve asgari ücreti konuşacağına önce Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Büşra Özdemir ile su zamlarını ve kotalarını konuşsun. Asgari ücretli, ülke ekonomik krizdeyken elektrik faturalarını katlayan su faturalarını nasıl ödeyeceğini anlatsın da zamları geri çekmesini sağlasın. Daha kendi partisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanının ve Vekilinin oluşturduğu zam furyasını kontrol edemeyen CHP yönetimi ülkedeki zam dalgalarını nasıl engelleyecek?” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

Nail Kamacı’nın açıklamalarını “Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” dizelerine benzeten vatandaşlar ise CHP’nin AK Parti gibi söylem ve eylem uyuşmazlığı içerisinde olduğunu, olası seçimlerde muhtemel bir iktidar değişiminde de mevcut sömürü ve ajitasyon düzeninin aynen devam edeceğini ileri sürdü.

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç’tan İktidara Antalya İçin Hızlı Tren ve Yapı İşlet Devret Çıkışı

0

Saadet Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç Antalya’ya uzatılmaya çalışılan hızlı tren ve yap-işlet-devret modeliyle ilgili açıklamalar yaptı.

Antalya’nın ihtiyacı olan ama yıllardır ertelenen hızlı tren projesinin bir ihtiyaç olduğunu belirten Kılıç, “Antalya hızlı tren bağlantısı mutlaka bir ihtiyaçtır çünkü Antalya’nın hem çevre iller hem de ilçeler arasındaki trafik yoğunluğu fazla olmasına rağmen ulaşım olanakları kısıtlı” dedi.

Şerafettin Kılıç açıklamasında Antalya’ya hem şehir içinde hem de dışında trafiği rahatlatacak alternatifleri bir an önce kazandırmak gerekiyor. Bunları yaparken kendi öz kaynaklarımızla yapmalıyız, ihaleler Türk Lirası cinsinden şeffaf bir şekilde yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yap İşlet Devret projelerinin kamuya zarar olduğunu ifade eden Kılıç, “2011’den 2023’e kadar her yıl bütçeden pay ayrıldı, “Hedef 2023.” diye diye on üç yıl geçti, bugün hâlâ bitmeyen projeler, uygulanmayan vaatler, çürüyen temeller var. Bu hüsranın nedeni kaynak yetersizliği değil, kaynağın yanlış yöntemlere bağlanmasıdır. İşte, tam burada karşımızda yap-işlet-devret modeli çıkıyor. Biz kürsüden açıkça ifade ediyoruz, uygulanan YİD modeli kamu yatırımı değil, kamu yüküdür; yatırım değil, borçlanma aracıdır; kalkınma değil, garantili gelir aktarma düzenidir. Köprü yapılıyor geçmeyen millet parasını ödüyor, havalimanı yapılıyor uçmayan yolcu garanti ediliyor, tünel yapılıyor kullanmayan vatandaş bile yüklenicinin gelirini karşılıyor” dedi.

Soru basittir diyen Kılıç, “Millet geçmediği köprünün, kullanmadığı havalimanının parasını neden öder? Bu, adalet midir; bu, hakkaniyet midir; bu, bir millî kalkınma mıdır?” dedi.

CHP ANTALYA İL BAŞKANLIĞI BOĞAÇAY TOKİ ALANINA KARŞI ÇIKARAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

0

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, “Bu zeminde konut olmaz; beton tabut olur.” diyerek projeye sert tepki gösterdi.

CHP PM üyesi Önder Kurnaz, İl Başkanı Nail Kamacı, Milletvekilleri ve YDK üyesi Aliye Coşar, il yöneticileri ve partililerle birlikte Boğaçayı dere yatağına TOKİ konutları yapımını protesto etmek için dere yatağında basın toplantısı düzenledi.

Yapılan açıklamada: “CHP’nin iktidar programında barınma bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkı olacaktır. Biz: Sağlıklı, güvenli, altyapısı tamamlanmış konuta erişimi bir devlet görevi yapacağız. Kent rantını belli odaklara değil, halka aktaracağız. Uzun vadeli, ödenebilir finansman sağlayacağız. Dar ve orta gelirli yurttaşın öz kaynak ve faiz yükünü devlet üstlenecek. TOKİ’yi piyasacı yapıdan çıkarıp yeniden sosyal devlet kurumu yapacağız.

Bugün burada kurduğumuz her cümle, yarın daha güçlü bir Türkiye’nin adımıdır. Bilimin ışığında, doğayla barış içinde, adaletle yönetilen bir ülkeyi birlikte kuracağız.

Kamacı, konut üretimine karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçiminin büyük bir felakete yol açacağını vurguladı: “Konu barınma hakkı ki barınma hakkı anayasal bir haktır. Ve konu, gözünü ranta dikmiş, doymak bilmeyen bir anlayışın Antalya’nın göbeğinde bir dere yatağına toplu konut yapma ısrarıdır.”

Kamacı projeye net itirazını şu sözlerle ifade etti:

“Lakin toplu konut yapılacak alan burası değil; burası dere yatağıdır. Bu inşaat, bu zeminde kolay kolay bitmez. Hadi, olur da bir şekilde bitti diyelim… Daha dün Konyaaltı merkezli 4.3 şiddetinde deprem oldu. Bu zeminde konut olmaz; beton tabut olur.” dedi.

MUSTAFA ÖZEN ÖZEL RÖPORTAJI

0

MANAVGAT ŞOFÖRLER VE NAKLİYECİLER ODASI BAŞKAN ADAYI MUSTAFA ÖZEN “SİVİL TOPLUM PROGRAMININ” YENİ BÖLÜM KONUĞU OLDU

Sivil Toplum Konuşuyor programının yeni bölümünde Manavgat Gerçek Gazetesi’nin Yazarı ve Usta Kalem Recep Memili, Manavgat Şoförler Odası Başkan adayı “Paşa” lakaplı Mustafa Özen’i ağırladı. Şimdiden iyi seyirler.

SAADET PARTİSİ MANAVGAT KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI İNSAN HAKLARI GÜNÜ VE YERLİ MALI HAFTASIYLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI DÜZENLEDİ

0

AK Parti iktidarını ve CHP tarafından yönetilen Antalya Büyükşehir ve Manavgat Belediyelerini sert bir şekilde eleştiren basın açıklaması şu şekildeydi:

Değerli Basın mensupları, kıymetli katılımcılar. Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı olarak İnsan Hakları ve Yerli Malı Haftası dolayısıyla düzenlediğimiz basın açıklamamıza hoş geldiniz.

Muhterem hazirun, vahşi kapitalizmi her yönüyle uygulayan neoliberal devletlerin insanlığı rengine ve milliyetine göre sınıflandırarak dini değerler üzerinden saldırganlığı teşvik ettiği politik tutumları evrensel boyutta tüm insan hakları ilkelerini ortadan kaldırmış ve uluslararası hukuk sistemini yok etmiştir.

Son iki yıl içerisinde Gazze’de ABD gözetiminde Siyonist Irkçı Terör Devleti İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırıma devletlerin sessiz kalması insan haklarının sadece Batılı Devletlere uygulanabileceğini göstermiştir. Birleşmiş Milletlerin Gazze ve Doğu Türkistan ya da Afrika’nın farklı bölgelerindeki katliam ve soykırımlara karşı çaresizliği, hak ihlallerine karşı seyirci kalması İnsan Hakları kavramının içinin boşaltılmasına ve anlamsızlığa mahkum edilmesine neden olmuştur. İsrail’in Gazze’de Filistinli Müslümanlara, Çin’in Doğu Türkistan’da Uygurlu kardeşlerimize karşı yürüttüğü katliam ve asimilasyon siyasetine ülkemizden devlet bazında İsrail ve Çin’e karşı güçlü bir karşı çıkış mesajının iletilememesi, yaptırım uygulanamaması insan hakları kavramının nasıl da AK Parti iktidarı tarafından uluslararası ilişkilere kurban edildiğini ispatlamıştır. “Hak geldi batıl zail oldu” diyen mukaddesatımızın tüm gereklerini bir kenara bırakmış olan AK Parti iktidarı, Gazze ve Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine seyirci kalarak Müslüman Türk Milletini tarihine ve inancına karşı mahcup etmiştir.

Başta ticari çıkarlar olmak üzere, ABD, Avrupa Birliği ve Çin yaptırımlarından duyulan endişenin doğal bir sonucu olarak AK Parti iktidarının bu devletlerin yaptığı insan hakları ihlallerine ses çıkaramaması milletimizi yok olmuş gibi göstermektedir. Hemen yanı başımızda Terör Devleti İsrail, Gazze’de Müslümanları katlederken AK Parti iktidarının terör devleti ile ticareti hiçbir şey yokmuş gibi sürdürmesi insan haklarına bölgesel düzeyde vurulan en sert darbelerden biri olmuştur.

23 yıllık iktidarında ülke ekonomisini şahlandıramadığı gibi ülkeyi dışarıya karşı da bağımlı hale getiren iktidar politikaları, Türkiye’nin bugün için atalarından miras kalan insanlığı huzur ve selamete ulaştırma politikasından da vaz geçmesine ortam hazırlamıştır.

Dışarıdaki hak ihlallerine ses çıkaramayan AK Parti iktidarı, içeride de neoliberal politikalara teslim olmanın neticesinde emekli ve asgari ücretliye belirlediği maaşlarla bu grupların insan şerefine uygun bir şekilde yaşamasını da engellemiştir. Her türlü eleştiriye ceza davası ile yanıt veren iktidar elitleri, sağlıksız çalışma koşullarındaki işçilerin, emekleri sömürülen esnafın çığlıklarına kulaklarını kapatmış vaziyettedir. Bu durum alın teri hakkının gaspı değildir de nedir?

AK Parti iktidarının Manavgat’taki vurdum duymazlığı ise Manavgat’ımızdaki en büyük insan hakları ihlalidir. Asgari ücreti aşan kiralar, hastane hizmetlerinin yetersizliğinden dolayı Alanya, Konya ve Antalya yollarında heder olan yaşlılar ve çocuklar, yılın yarısını işsiz geçiren turizm çalışanları maalesef ki içinden çıkılmaz bir hak ihlali ile karşı karşıyadır. Çalışma hakkından istifade edemeyen, sağlık ve kaliteli eğitim hakkı hizmetinden mahrum bırakılan Manavgatlı bir de barınma hakkını kaybetmek üzeredir. Kazandığı ücreti kira ve faturalara bırakan Manavgatlı çarşı ve pazardan sağlıklı beslenebileceği gıdayı bile alamamaktadır. Hatta parası olsa bile sağlıklı meyve sebzeye ulaşamıyor. Yurtdışına satılmak için yetiştirilen ürünler Avrupa’dan, Rusya’dan ve Gürcistan’dan kimyasal atık fazlalığı nedeniyle iade edilirken, iade edilen bu ürünler Manavgat’ın pazarlarında ve çarşılarında hayasızca satılabilmektedir. Manavgatlının sağlıklı beslenme hakkı bile elinden alınmışken AK Parti İktidarının Adalet Bakanlığı üzerinden verdiği İnsan Hakları ve Hukukun üstünlüğü mesajları hiçbir anlam taşımamaktadır.

Değerli basın ve katılımcılar, AK Parti iktidarının sosyal ve ekonomik haklarımıza vurduğu darbelere Antalya’nın yerel iktidarı CHP’de ortaktır. Halkçı olduğunu iddia eden CHP yönetimindeki Antalya Büyükşehir Belediyesinin tüm Antalyalıların çağrılarına rağmen kota ve tonaj uygulamalarıyla, gerçekleştirdiği zamlarla su faturalarını elektrik faturalarının en az iki, üç kat olarak bizlere yansıtması yaşama hakkımızın hançerlenmesi, en zaruri ihtiyacımızın bile karşılanamayacak bir vaziyete düşürülmek üzere olduğumuzu göstermektedir.

İktidarın her sene İnsan Hakları Haftasında gerçekleştirdiği kulağa hoş gelen açıklamalarına artık ne ülke insanı ne de Manavgatlı inanmaktadır. Yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti engelleyemeyerek insanların en doğal hakkı olan insan şerefine yaşama hakkını engelleyen AK Parti iktidarına açık çağrımız hukuka uygun davranmaları ve hukuku “üstünlerin hukuku” olmaktan çıkarmasıdır.

Bütün bu sorunlar; insan haklarının korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini her zamankinden daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. İnsan hakları, yalnızca belirli bir grubun değil; toplumun her kesiminin ortak meselesi olduğunu hatırlatmak isterim. İnsan haklarını korumak, siyasi bir tercih değil; insani bir zorunluluktur. Bu kapsamda hakları yenen ve her gün ihlal edilen Manavgatlı hemşerilerimizi haklarını korumak, pekiştirmek ve savunmak için meydanlara, yanımıza bekliyoruz. Manavgatlı hemşerilerimizi Saadet Partimize katılmaya davet ediyoruz.

Kıymetli katılımcılar paylaşmak istediğimiz bir diğer mesele de AK Parti iktidarının farklı platformlarda kutlattığı ve ülkemizde neredeyse öğrenciler arasında yardımlaşma gününe dönüşen yerli malı haftasının gereksizliği konusudur.

Ülkemizde yerli hiçbir şeyin kalmadığı, yerliliğin ve milliğin slogandan ibaret söze dönüştürüldüğü Yerli Malı Haftasının çocuklarımıza ve bizlere kutlama konusu olarak sunulması, abes ile iştigaldir. Yerli malının kutlanabilmesi için ülkemizde bulunan ürünlerinin büyük çoğunluğunun yerli üretim olması gerektiğini unutmuşa benzeyen AK Parti iktidarının, yerli üretimle ilgili sunduğu istatistiksel bilgiler bizler için inandırıcı değildir.  Bugün fabrikaların kapandığı, konkordato ilan ettiği ya da iş gücü maliyetlerinin düşük olduğu ülkelere kaydığı, tepeden tırnağa pek çok ürünün yurt dışından getirildiği bir dönemde yerli malı haftasının kutlanması en hafif tabiriyle sadece bir alışkanlıktır.

Değerli basın mensupları ve katılımcılar yerli malı demek yerli üretim ve güçlü ekonomi demektir. Bir ülke kendi ürününü üretemiyorsa, kendi fiyatını da belirleyemez. Bir ülke tarımda dışa bağımlıysa, mutfak yangından kurtulamaz. Yaptığımız incelemeler göstermektedir ki Türkiye ekonomisinin en temel sorunlarından biri, üretimden uzaklaşıp tüketime ve ithalata bağımlı bir yapıya sürüklenmiş olmasıdır.

Tam da bu nedenle, Yerli Malı Haftası, sadece takvimde bir hatırlatma günü değil; Türkiye’nin geleceğine, üretim gücüne ve ekonomik bağımsızlığına dair bir farkındalık çağrısı olduğunu hatırlatmak isteriz.

Basın açıklamamızı burada sonlandırırken bizleri yalnız bırakmayan basın mensuplarına ve siz değerli konuklara teşekkürlerimi Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı olarak belirtmek istiyorum.

Şükran Tümencioğlu Gök / Saadet Partisi Manavgat Kadın Kolları Başkanı”

SAĞLIK BAKANI ALİYE COŞAR’A CEVAP VERDİ

0

SAĞLIK BAKANINDAN MANAVGAT DEVLET HASTANESİ SORUSUNA YANIT GELDİ

Manavgat menşeili CHP Antalya Milletvekillerinin soru önergeleri ve zaman zaman katıldıkları toplu basın açıklamalarında gündeme getirdikleri ve gündemde tutmaya çalıştıkları Manavgat Devlet Hastanesinin inşa sürecinde yaşanan aksaklıklarla ilgili Aliye Coşar tarafından yeni bir açıklama yapıldı.

Sağlık Bakanlığına daha önce Manavgat Devlet Hastanesine dair verilen soru önergesine verilen cevap için kameralar karşısına geçen Aliye Coşar, Bakanlığın cevabında hastane inşasının zemin sıvılaşması nedeniyle ilerleyemediğinin ifade edildiğini aktardı. Aliye Coşar açıklamasında zemin kaynaklı olarak ortaya çıkan kamu zararının kim tarafından karşılanacağını sordu.

2025 yılında tamamlanacağının açıklandığı Manavgat Devlet Hastanesinin yılın bitimine birkaç hafta kalmasına rağmen ilerleme dahi kaydedemediğine de değinen Aliye Coşar Hastanenin yeni bir bölgede yapılmasının daha doğru olacağını sözlerine ekledi.

MUSTAFA KÖSE TBMM’DEN CHP ANTALYA B. BELEDİYESİNİ TOPA TUTTU

0

MUSTAFA KÖSE ANTALYA B. BELEDİYE YÖNETİMİNİ YERDEN YERE VURDU

TBMM 2026 yılı bütçe görüşmelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesi görüşmeleri sırasında AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, CHP yönetimindeki Antalya Büyükşehir Belediyesini ve Manavgat Belediyesinde yaşanan Baklava kutularını, toprak altından çıkarılan altın külçelerini eleştirdi.

Antalya’da CHP’nin kalıcı bir eser bırakamadığını dile getiren Mustafa Köse Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hazineden aldığı payın artmasına rağmen seçim vaatlerini yerine getiremediğini aktardı.

AK Parti döneminde Antalya’ya kazandırılan yapıları aktaran Köse, toplu taşımadan, trafiğe, sivrisinek sorunundan içme suyu krizine kadar pek çok sorunu gündeme getirerek CHP’nin Manavgat’ta baklava kutularıyla, toprak altından çıkarılan külçe altınlarla anılmasını, Antalya’da ise hizmet üretemeyen bir noktada olmasını sert sözlerle eleştirdi.