Ana Sayfa Blog Sayfa 38

MANAVGAT TÜRK EĞİTİM SEN “BİZ SUSYMUYORUZ”

0

Manavgat Türk Eğitim Sen, “Biz susmuyoruz. Şiddete karşı tek sesiz.”

Türk Eğitin Sen Manavgat İlçe Başkanı Ömer Esen, “Biz susmuyoruz. Şiddete karşı tek sesiz. Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans! Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilemez!” dedi.

Türk Eğitim Sen Manavgat İlçe Başkanlığı, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, aralarında öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanması üzerine Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdi.

Şiddet olaylarının eğitim camiasının geleceğini tehdit ettiğini ve öğretmenlerin bu tehdit karşısında endişelerinin artarak devam ettiğini kaydeden Türk Eğitim Sen Manavgat İlçe Başkanı Ömer Esen, “Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir.  Adeta ABD’de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır diye konuştu.

Türk Eğitim Sen Manavgat İlçe Başkanı Ömer Esen’in açıklamasında öne çıkan satır başları şu şekilde:

Her okula güvenlik görevlisi tahsis edilmelidir.

  • Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir.

Disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmelidir.

  • Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek’te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik.

“Güvenlik Zirvesi” düzenlenmelidir.

  • Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir “Güvenlik Zirvesi” düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır.

“Caydırıcı ve Etkili Tedbirler Alınmalıdır”

  • Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin  hayata geçirilmesi bir zorunluluktur.

 Öğretmenin itibarı korunmalıdır.

  • Unutulmamalıdır ki, öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır! Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değrelerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten  uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır.

Şiddeti sıradanlaştıran yapımlar engellenmelidir.

  • Toplumumuzda çocuklarımıza kötü örnek teşkil edecek her türlü dizi, film ve yayın içerikleri durdurulmalıdır. Yayınlar düzenli olarak titizlikle denetlenmelidir. Çocuklarımızın oynadığı oyunlar, youtube, tiktok gibi platformlardaki içerikler ile sanal medya da bu kapsamda değrelendirilmelidir. Çeteleşmeyi özendiren, mafyavari oluşumları teşvik eden ve şiddeti sıradanlaştıran yapımların önüne geçilmelidir.

ÖZEL BİREYLERDEN: “SAVUNMA SANAYİNİN DUMANI TOROSLAR ’DA TÜTÜYOR” MESAİSİ

0

Manavgat Gevher Nesibe Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda öğrenim gören özel birey öğrenciler ‘Savunma Sanayinin Dumanı Toroslarda Tütüyor’ projesi kapsamında bir etkinlik gerçekleştirdi.

Etkinlikler çerçevesinde öğrenciler, dayanışma ve paylaşma duygusunu pekiştirdi. Hazırlanan pizzaların satışından elde edilen gelir ise Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağışlandı.

Programa, Manavgat Kırım Türkleri Derneği’nin de katkı sunması dikkat çekti. Dernek üyeleri, etkinliğe hem organizasyonel destek verdi hem de öğrencilerin heyecanına ortak oldu.

Etkinlik boyunca öğrenciler, “Savunma Sanayinde Bizde Varız” sloganıyla tempo tutarak milli bilinç ve farkındalık mesajı verdi. Katılımcılar, bu tür projelerin hem toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini hem de genç nesillerde sorumluluk bilinci oluşturduğunu vurguladı.

Okul Müdürü Yücel Aslan ise yaptığı açıklamada, sosyal sorumluk projelerine devam edeceklerini belirterek, öğrencilerin başarılarının yanı sıra topluma fayda sağlayan bireyler olarak yetişmelerinin öncelikleri arasında olduğunu ifade eti.

CHP ANTALYA’DAKİ BELEDİYELERİNİ BİR BİR KAYBEDİYOR

0

CHP’de Yaprak Dökümü Devam Ediyor

Yerel seçimlerde CHP’den Serik Belediye Başkanı adayı olarak seçimleri kazanan ve bir süredir kendisine telefonla ulaşılamayan Kadir Kumbul’un Ak Parti’ye geçtiğini Ak Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin’den öğrendi. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı gelişmeler üzerine: “Çarşamba günü Serik Belediyesi’nin önündeyim” dedi.

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, ortaya atılan siyasi transfer iddiaları sonrası sert bir çıkış yaparak, “Çarşamba günü saat 14.00’te Serik Belediye binası önünde olacağız” dedi. Kamacı, gelişmeleri yerinde takip edeceklerini ve sürecin kamuoyu önünde netleşmesini istediklerini ifade etti.

“Daha önce kendisine sordum, kesinlikle yok demişti”

Kamacı, iddiaların gündeme gelmesinin ardından yaptığı açıklamada, kısa süre önce gerçekleştirdiği Serik ziyaretini de hatırlattı. Belediye binasına akli dengesi yerinde olmadığı değerlendirilen bir kişinin ateşli saldırısının ardından Kumbul’u ziyaret ettiğini söyleyen Kamacı, o görüşmede ortaya atılan söylentileri doğrudan ilettiğini belirtti.

Kamacı, “O dönemde kendisine bu yöndeki iddiaları aktardım, kendisi de katiyen böyle bir niyetinin olmadığını söylemişti” ifadelerini kullandı.

Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’un CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçeceği iddiaları gündemdeki yerini korurken, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin’in açıklamaları tartışmaları daha da büyütmüştü.

İddialara göre Kumbul ile birlikte bazı belediye meclis üyelerinin de AK Parti’ye geçebileceği konuşulurken, bu durumun Serik Belediye Meclisi’nin siyasi yapısını değiştirebileceği değerlendiriliyor.

BÜYÜKŞEHİR YASASI TARIMA DARBE VURMUŞTUR

0

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç TBMM’de Gerçekleştirdiği Basın Toplantısında: “Sorun ne hobi bahçeleridir ne de vatandaşın toprağa olan ilgisi…Eğer tarım ve hayvancılığı bitiren bir sorun arıyorsanız, çıkardığınız Büyükşehir Yasası’na bakın!” dedi.

Şerafettin Kılıç yaptığı basın açıklamasında: ” İktidarın hobi bahçeleri üzerinden yürüttüğü tartışma da bu çarpıklığın bir başka boyutudur. Tarım arazilerinin büyük ölçekli projelerle, imar rantıyla ve madencilik faaliyetleriyle el değiştirmesine sessiz kalanlar, vatandaşın küçük ölçekte toprağa temas etmesini sorun olarak göstermektedir.

Oysa asıl sorun, milyonlarca metrekare verimli tarım arazisinin amaç dışı kullanılmasıdır. Hobi bahçeleri üzerinden oluşturulan algı, gerçek problemleri perdelemektedir. Asıl mesele, plansız kentleşme, kontrolsüz madencilik, tarım alanlarının imara açılması ve doğal varlıkların
sistematik biçimde kahrip edilmesidir. Bugün gelen noktada açıkça görülmektedir ki, sorun ne hobi bahçeleridir, ne de vatandaşın toprağa olan ilgisidir” dedi.

Açıklamasının devamında iktidara yüklenmeye devam Kılıç: ” Eğer tarımı, hayvancılığı bitiren bir sorun arıyorsanız, çıkardığınız Büyükşehir Yasası’na bakın. Bu yasayla birlikte köylümüzü yıllardır üretim yaptığı köyde işgalci konumuna getirdiniz. Bu köylerdeki çoğu köylünün yapı kayıt belgesi yok, yapıları yıkılma tehlikesi altında.

Şimdi burada sorun üreticide, köylüde değil, sorun kırsalığın ihtiyacını gözetmeyen iktidar
anlayışındadır. Sorun doğayı koruma iddiasıyla yola çıkıp doğayı sermayeye teslim eden
anlayıştır. Bizler buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz.

Toprak gerçekten korunacaksa, önce ran projeleri durdurulmalı, maden sahaları gözden
geçirilmeli, ormanlar ticari bir araç olmaktan çıkarılmalı ve tarım arazileri mutlak koruma altına alınmalıdır. Aksi halde getirilen her düzenleme sadece bir söylemden ibaret kalacak. Toprak da, orman da, gelecek de kaybedilecektir” dedi.

EMEKLİLER ANTALYADAN HAYKIRDI: “AÇLIĞA VE SEFALETE HAYIR!”

0

Birleşik Emekliler Sendikası Antalya Şube Başkanı Ahmet Hilmi Kancı, yaptığı basın açıklamasında ekonomik sıkıntıların derinleştiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

Birleşik Emekliler Sendikası Antalya Şubesi, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti. “Çözümsüzden kördüğüme doğru gidiş” ifadeleriyle mevcut tabloyu özetleyen Birleşik Emekliler Sendikası Antalya Şubesi Başkanı Ahmet Hilmi Kancı, emekliler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ciddi bir darboğazdan geçtiğinin altını çizdi.

Kancı, bahar aylarının normal şartlarda umut ve ekonomik canlılık getirmesi gerektiğini ancak emeklilerin artan sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Ekonomik sorunların çözülmeden büyüdüğünü belirten Kancı, yeni sorunların da eklendiği daha zorlu bir sürece girildiğini söyledi.

Açıklamada genç işsizliğine de dikkat çekildi. 15-24 yaş grubunda geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 37’yi aştığına işaret eden Kancı, özellikle yüksek öğrenimli gençlerin üretimden uzak kaldığını ve bu durumun hem bugün hem de gelecek açısından kaygı verici olduğunu dile getirdi.

Kancı, sadece emeklilerin değil, öğrencilerden gençlere kadar toplumun geniş kesiminde “yarın kaygısının” arttığını ifade etti. Eğitim sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Kancı, çocukların araştırma ve düşünme yerine ezbere dayalı bir sistem içinde yetiştiğini belirtti.

Temel gıda maddelerinde üretim yetersizliği ve artan fiyatların ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Kancı, yaklaşan kıtlık tehlikesine dikkat çekti. Kancı, Türkiye’nin tahıl ve bakliyat üretiminde dışa bağımlı olmasının da önemli bir sorun olduğunun altını çizdi.

Emeklilere de çağrıda bulunan Kancı, evlerde küçük ölçekli üretimin artırılması gerektiğini belirterek, “Bahçelerde ya da saksılarda temel ihtiyaçları karşılayacak yeşillikler yetiştirebiliriz” ifadesine yer verdi.

Açıklamasının sonunda yetkililere seslenen Kancı, güçlü bir ekonomik yapı ve kararlı yönetim anlayışının şart olduğunu belirtti. Sorunların ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Kancı, “Bu feryadı duyun, göz ardı etmeyin” çağrısında bulundu.

 

 

ANAHTAR PARTİ MANAVGAT’TA SON BİR İKİNCİ İLÇE BAŞKANIDA GÖREVİNDEN AYRILDI

0

Anahtar Parti’nin Manavgat İlçe Başkanı Gül Adviye Özden istifa ettiğini duyurdu.

Yapılan açıklamada Antalya il yönetimi eleştirilirken: “Ancak gelinen noktada; il teşkilatıyla sağlıklı bir iletişim kurulamayışı, ilçe teşkilatımıza gerekli ilgi ve desteğin gösterilmemesi ve özellikle belirtmek isterim ki, İl Başkanımızın Manavgatlı olmasına rağmen bu 8 aylık süreç içerisinde Manavgat İlçe Teşkilatımıza herhangi bir ziyaret gerçekleştirmemiş olması tarafımızda ciddi bir hayal kırıklığı oluşturmuştur” ifadelerinin altı çizildi.

Açıklamasının devamında: “Bununla birlikte, Antalya’nın 19 ilçesi içerisinde partimizin ilk ve tek kadın ilçe başkanı olmama rağmen, kadın emeğinin ve temsilinin yeterince dikkate alınmadığını üzülerek müşahede etmiş bulunmaktayım” diyen Gül Adviye Özden: “Kadınların siyasette hak ettiği değeri görmesi gerektiğine inanan biri olarak, bu anlayışın teşkilat yapısında karşılık bulmaması görevimi sürdürme irademi zedelemiştir. Kadına değer veren bir siyasi yapıda yeniden buluşmak dileğiyle” dedi. “

ANTALYA’DA AÇLIK GREVİ BAŞLADI

0

Antalya Umut Sendikası (Umut-Sen) Temsilciliği, dün (11 Nisan) saat 18.30’da Antalya Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, sendika ve hak savunucularına yönelik tutuklamalara tepki gösterildi.

11 Nisan (dün) saat 18.30’da Antalya Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun 9 Nisan tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 217.maddesi kapsamında “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlaması ile tutuklanmasına tepki gösterildi.

Umut–Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu ve Bağımsız Maden İş Hukuk Birimi Sorumlusu Doğukan Akan’ın cezaevinde maruz kaldıkları kötü muameleye karşı ve Doruk Madencilik işçileriyle dayanışma amacıyla açlık grevine başladığı açıklandı.

Başaran Aksu, Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılması kararını protesto ederken gözaltına alınıp tutuklanan Esra Işık’a destek açıklaması nedeniyle tutuklanmıştı. Doğukan Akan da Aksu’ya desteği nedeniyle cezaevine gönderilmişti.

Bağımsız Maden İş, düzenlediği basın açıklamasıyla sendika avukatlarının Aksu ve Akan ile yaptığı görüşmeyi aktardı. Açıklamada, Başaran Aksu’nun, cezaevine götürüldüğü ilk andan itibaren 48 saat temiz ve içilebilir suya erişemediği, en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlandığı ve ağır hijyen sorunlarıyla karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi.
Doğukan Akan’ın da Aksu’nun hukuk sürecinde yer aldığı için hedef alındığı belirtilerek, “Tüm stajyer avukatlar için geçerli uygulama işletilmedi, kendisine özel yükümlülükler dayatıldı ve ardından tutuklamaya sevk edildi” denildi.

Açıklamada hem Aksu hem de Akan’ın maruz bırakıldıkları koşullara karşı ve Doruk Madencilik işçilerinin direnişiyle dayanışmak için açlık grevine başladığını ifade edildi. “İtirazlarını ilettiklerinde İnfaz Korumadan sorunları çözen yanıtlar almadıklarını, karşı tepkiler aldıklarını ifade ettiler. Doruk Madencilik işçilerinin eylemleriyle dayanışmak başta olmak üzere, kendilerinin yargı tarafından maruz bırakıldıkları bu muameleye itirazlarını dile getirmek üzere açlık grevindeler ikisi de” denildi.

Açıklamada hem Aksu hem de Akan’ın maruz bırakıldıkları koşullara karşı ve Doruk Madencilik işçilerinin direnişiyle dayanışmak için açlık grevine başladığını ifade edildi. “İtirazlarını ilettiklerinde İnfaz Korumadan sorunları çözen yanıtlar almadıklarını, karşı tepkiler aldıklarını ifade ettiler. Doruk Madencilik işçilerinin eylemleriyle dayanışmak başta olmak üzere, kendilerinin yargı tarafından maruz bırakıldıkları bu muameleye itirazlarını dile getirmek üzere açlık grevindeler ikisi de” denildi.

Aksu ve Akan’ın Akhisar’a bağlı Süleymanlı’da bulunan T Tipi Cezaevinde tutulduğu aktarılan açıklamada, “Başaran Aksu ve Doğukan Akan şahsında cezalandırılmak istenen yalnızca iki kişi değil, sendikal mücadele, madencilerin direnişi ve savunma hakkının kendisidir” denildi. Ayrıca tüm kamuoyu, barolar ve hukuk kurumlarına “Bu açık hukuksuzluğa karşı tutum alma” çağrısında bulunuldu.

MANAVGAT BELEDİYESPOR 1 AKKONAKSPOR 1

0
Bölgesel Amatör Lig (BAL) 7. Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren Manavgat Belediyespor, Denizli deplasmanında Akkonakspor ile 1-1 berabere kaldı.

Kalan dakikalarda iki takım da galibiyet için fırsatlar arasa da skor değişmedi ve karşılaşma 1-1 eşitlikle sona erdi. Bu sonuçla Manavgat Belediyespor, şampiyonluk yolunda önemli bir deplasmandan 1 puanla ayrıldı.

TİP MANAVGAT “TURİZİM EMEKÇİSİ SİZLERİN KÖLESİ DEĞİLDİR”

0

Turizm sezonunun açılmasıyla, turizm işçilerinin yaşadığı başta lojman sorunu olmak üzere birçok sıkıntısı Türkiye İşçi Partisi Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.

Turizm sektörünün işçiyi sadece sezonluk bir araç olarak gördüğünü, işi bittiğinde de kapı dışarı ettiğini kaydeden Şerife Arsan, sektörün bir sömürü düzeni üzerine inşaa edildiğini söyledi.

Mevcut lojman sorunun sadece bir yerleşim problemi olmadığını ifade eden Arslan, “Yaşanılan mevcut durum, sermayenin işçi sınıfına reva gördüğü modern kölelikten başka bir şey değildir” dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan’ın açıklamasında öne çıkan satır başları şu şekilde:

Turizm sezonu açıldı.

  • Bu gün Antalya’da, Manavgat’ta ve çevre ilçelerde dünyanın en lüks otellerinin, beş yıldızlı şatafatın ve milyarlarca dolarlık turizm gelirinin gölgesinde büyüyen ve görmezden gelinen bir sorunu gündeme getirmek istiyoruz.
  • Sezon açılırken sermaye sahipleri kâr marjlarını hesaplayıp, rezervasyon sayılarıyla övünürken; bu zenginliği elleriyle var eden binlerce turizm emekçisinin, en temel hakkı olan barınma hakkı ve lojmanlar konusunda partimize işçilerden şikayetler gelmeye başladı.
  • Turizm sektörü, işçiyi sadece sezonluk bir araç olarak gören, işi bittiğinde ise kapı dışarı eden bir sömürü düzeni üzerine inşaa edilmiştir. Askıda İşçi modeli de bunun en net örneklerinden biridir. Mevcut lojman sorunu, sadece bir yerleşim problemi değil; sermayenin işçi sınıfına reva gördüğü modern kölelik koşullarının bir sonucudur.
  • Yıllardır turizm cenneti olarak pazarlanan bölgemizde, işçilerin barınma koşulları tam bir sefalet tablosudur. İşçiler için sağlıklı ve güvenli barınma koşullarını sağlayan birkaç oteli tenzih ederek, bu konuda yaşanan bazı sorunlara dikkat çekmek istiyoruz.

*Onlarca turizm işçisinin aynı odaya istiflendiği, hijyenden uzak, havalandırması olmayan,  daracık odalar lojman diye sunulmaktadır.

**Lojmanların çoğunda çamaşır makinesi, mini dolap, klima, ısıtıcı, yastık, yorgan, çarşaf gibi temel ihtiyaç ürünlerinin yetersiz, eski ya da bozuktur.

***Sosyalleşme alanları olan kafe, kantin, ortak kullanım alanları yoktur.  Düzenli temizlik yapılmamaktadır.

****Güvenlik yoktur.

  • Ayrıca işe giriş evraklarını tamamlanmadan lojman girişi yapılmaması da ciddi bir sorun olarak önümüze gelmektedir. Sağlık evraklarının çıkışı 1-2 gün sonraya kaldığı için maddi durumu kötü olan işçiler parklarda ya da sokaklarda kalmaktadır. Bu nokta da uzun zamandır dile getirdiğimiz Manavgat’ta işçiler, öğrenciler ve sokakta kalanlar için geçici bir misafirhane olmaması sorun olarak yine karşımıza çıkmaktadır.
  • Lojmanlar genellikle şehir merkezinden uzak, sosyal hayattan kopuk alanlara kurulduğu için işçi sadece dinlenme ve iş arasında gidip gelmekte, sosyal bir varlık olmaktan çıkıp makinenin bir parçası haline getirilmektedir.
  • Bölgedeki plansız şehirleşme ve fahiş kira artışları turizm emekçisinin maaşını henüz cebine girmeden yutmaktadır. İşçiler, ya maaşının tamamını ev sahibine vermekte ya otellerin sunduğu sağlıksız koşullara mahkûm olmakta ya da ek işte çalışmak zorunda kalmaktadır. Otelin birinden mesaiden çıkıp öteki otelde ki mesaisine gitmekte, 4-5 saat dinlenme ile hayatta kalmaya çalışmaktadır.

Turizm Bakanlığı ve Sermaye Suç Ortağıdır!

  • Bu sorun, sadece otel sahiplerinin insafına bırakılamaz. Devlet ve yerel yönetimler, kıyı yağmasına izin verirken, devasa arazilere otel ruhsatları dağıtırken, o otellerde çalışacak binlerce insanın nerede ve nasıl yaşayacağını bir kez bile dert edinmemiştir. Kamu arazileri sermayeye peşkeş çekilirken, işçi konutları için tek bir çivi çakılmamıştır.

Buradan bir kez daha sorumlu yetkililere sesleniyoruz;

  • Barınma hakkı kâr konusu yapılamaz!
  • Turizmden elde edilen devasa artı-değer, işçinin yaşam kalitesine değil, patronun yeni yatırımlarına ve lüks yaşamına akmaktadır.

Manavgat Ortak Akıl Eylem Zirvesi de Eleştirildi

Bu gün Manavgat’ta Manavgat belediyesinin öncülüğünde düzenlenen ortak akıl ve eylem buluşmasında 8 sorun 8 masa da konuşuldu ve tartışıldı.

  • Yerel basından takip ettiğimiz kadarıyla turizm masasında bir turizm emekçisi yoktu, belki masaya çay kahve servisi için anlık uğramıştır. Merkezi ve yerel iktidarın Manavgat için Ortak aklı kurgularken emekçileri ve onların temsilcilerini dikkate alması bizim için sürpriz olurdu. Herkes misyonu ve temsil ettiği sınıfın çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yerine getiriyor.

Ortak aklı, yaşanılan tüm sorunların kaynağı olan AKP ve MHP iktidarının yerelde ki temsilcileri ile kurgulayan Manavgat Belediyesine çalışmalarında başarılar diliyoruz. Ancak öngörümüz bu sürecin beklentilere cevap vermeyeceği, geniş bir kesimi temsil etmediği ve sadece sözde kalacağı yönündedir. Umarız yanılırız ve Manavgat için olumlu adımlar atılır.

  • Unutulmasın ki; parlatılan o otel lobileri, temizlenen o lüks odalar ve sunulan o zengin sofralar turizm emekçisinin alın teridir; o şatafatlı tablonun arkasında karanlık bir gerçek vardır. İşçileri sağlıksız lojman karanlığına mahkûm eden bu kara düzen, elbette işçi sınıfının örgütlü gücüyle ve mücadelesi ile yıkılacaktır.

Emek Sömürüsü ve Köleliğe Son!

Turizm işçilerini kendilerine reva görülen bu koşullara karşı örgütlenmeye, dayanışmaya ve mücadeleye çağırıyoruz.

Türkiye İşçi Partisi olarak işçilerin yanında durmaya, sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz! Emek Sömürüsüne ve Köleliğe Son!

Biliyor ve inanıyoruz ki, hak verilmez alınır, kimse bize oturduğumuz yerden haklarımızı vermeyecek; dile getireceğiz, itiraz edeceğiz, mücadele edeceğiz ve alacağız.

MANAVGAT ÖGER ORTAOKULU’NDA BAHAR ŞENLİĞİ COŞKUSU

0

Manavgat Öger Ortaokulu, baharın gelişiyle birlikte düzenlediği renkli şenlikle öğrenciler, öğretmenler, davetliler ve velilere unutulmaz anlar yaşattı.

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen şenlikte resim sergisi, şiir dinletileri, tiyatro oyunları ve folklor gösterileri büyük beğeni topladı.

Şenlik programı, öğrencilerin duygu yüklü şiir performanslarıyla başladı. Ardından sahnelenen tiyatro gösterilerinde öğrenciler hem yeteneklerini sergiledi hem de izleyicilere keyifli anlar yaşattı. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise yöresel kıyafetlerle sahneye çıkan öğrencilerin sunduğu folklor gösterileri oldu. Renkli görüntülere sahne olan danslar, izleyicilerden yoğun alkış aldı.

Eğitimin yalnızca sınıf içinde olmadığını sosyal ve kültürel etkinliklerle hayat bulduğunu kaydeden Manavgat Öger Ortaokulu Müdürü Hamit Petek, “Bu tür etkinlikler öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimine büyük katkı sağlıyor. Organizasyonda emeği geçen öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca velilerimiz de çocuklarının sahnedeki performanslarından gurur duyduklarını ifade ettiler. Okulumuz adına bu övgü de bizleri mutlu etti” dedi.

Baharın neşesini yansıtan şenlik, katılımcıların yüzünde tebessüm bırakarak sona erdi.