Ana Sayfa Blog Sayfa 126

YENİ CHP KEMALİZM’E MUHTAÇ

0

Başlıktaki soruyu CHP’nin tabanına sorarsanız alacağınız cevap koca bir evetken yönetici elit kadrolarına sorduğunuzda muhtemelen hayır cevabını almanız kaçınılmazdır. Uzun yıllardır tanımı ve ilkeleri tartışılan Kemalizm, aslında özü itibariyle laik cumhuriyetin yaşaması ve ilerlemesi için siyasete, ekonomiye, kültüre, sosyal hayata devlet müdahalesini makul hatta gerekli ve meşru gören bir bakış açısıdır. Devleti ve devlet müdahaleciliğini toplumsal yararı sağlamada merkeze koyan Kemalist bakış açısı aslında batıyla rekabet edebilen Türkiye’yi inşa etmek, doğu da ya da kuzeyde ortaya her an çıkabilecek olan İran ve Rus saldırganlığına karşı bir set oluşturma pradigmasıdır.

Yöntemi pozitivist doktrine bağlı kadroların planlama ve yapılandırma süreçlerinde toplumsal uzlaşıyı olmazsa olmaz olarak görmeden kararların alınması ve uygulanmasıdır. Medeniyet anlayışını teknik ve teknolojik üstünlükte açıklayan Kemalist düşünce güce dayalı dış politikayı benimser. İlkeseldir ve dış müdahaleleri minimize etmeyi hedefler. Güvenlikçi devlet refleksi gelişmiş güçlü bir ordunun varlığını devlet ve milletin sürekliliğini sağlamada yapı taşı olarak değerlendirir. Kemalizm; 1683’ten 1921 yılına kadar devam eden dramatik yenilgilerin bir daha asla yaşanmaması için kalkınmayı esas alan, acı tecrübelerle yoğrulmuş, aslında devletin ve milletin koca dünyada tek başına olduğunu kabul eden hiçbir devlete ya da uluslararası kuruluşa hatta yeri geldiğinde kendi halkının bir kısmına dahi güvenilmemesi gerekliliğine inanan, savaş sonrasının oluşturduğu bir değerler manzumesidir. Şahsi kanaatimizce Kemalizm, köklerini İttihatçılığın Türkiyecilik kanadına dayandırmış Cumhuriyet döneminin en önemli sentezci, silsileyi meratibe önem veren ve yeni bir gelenekçiliği başlatmak isteyen sade, anlaşılabilir, net bir akımıdır denilebilir.

Bu bağlam da Yeni CHP Kemalizm’e muhtaç mıdır sorusunu bir kez daha sormakta fayda var. Eğer “Yeni CHP” parti içerisinde iktidar mücadelesine girmiş ve mevcut Genel Başkanı Özgür Özel, sadece AK Parti ile olan insani, vicdani ve saygıya dair konularla gündeme geliyorsa, belediye başkanları CHP Genel Merkezine veya il, ilçe teşkilatlarına tahakküm kurabiliyorsa CHP Kemalizm’e muhtaçtır. Toplumculuğu ve tesanütü bir tarafa bırakarak günü geldiğinde mezhep dayanışması ön alabiliyorsa veya belirli meslek grupları CHP elitlerinin belirlenmesinde etkili hale gelebiliyorsa CHP Kemalizm’e muhtaçtır.

Türkiyecilik fikri ile arasına mesafe koyanlar kendilerini belirli bir bölgenin “Dayısı” ilan edebiliyorsa ya da Ahmet Davutoğlu’nu örnek alarak kendisini “Torosların Yörük Çocuğu” olmakla övebiliyorsa “Yeni CHP’nin” Kemalizm’e ihtiyacı vardır. Hatta bilim çağında insanları, hemşerilerini toplumsal fayda eksenli işlere davet etme yerine okey ve iskambil gibi gereksiz oyunlara teşvik eden, kahvehane açan, okey oynarken poz verebilen, bununla da övünebilen ve okey masası kurmayı kamusal faaliyet zanneden, modern hayattan kopuk, çağının gerisinde kalmış siyasilere sahip olan bir CHP’nin “Modernizmi” savunan Kemalizm’e ve Kemalistlere ihtiyacı vardır.

Okeye dördüncü aranıyor!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ile başlayan, Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile perçinlenen ve Özgür Özel’in Genel Başkanlığı ile tahkim edilen süreçte CHP’nin herkese ve her kesime mavi boncuk dağıtması onu Kemalizm’den ve hatta ideolojiler dünyasından tamamen koparmıştır. 100 yılı aşan bir parti hatta 1937 kararlarıyla Liberalizmi yasaklayan bir partinin günün sonunda liberalizme bile rahmet okutan AK Parti vari bir neoliberal anlayışı ve popülizmi benimsemesi onu Kemalizm’e muhtaç hale getirmiştir. CHP’nin bu lider kadrosu ve alternatifi olan Özgür Özel muhalifi olan kadrolarla Kemalist çizgiyi ihya etmesi pekte mümkün görünmemektedir. Mustafa Kemal’in portre ve resimleri, söylevlerinden yapılan alıntılarla Kemalizm’in var olduğunu, ayakta kaldığına inanan şehirli CHP tabanının bu yaşananları görmemesi elbette ki mümkün değildir. CHP’nin şehirli, eğitimli tabanı AK Parti MHP koalisyonundan kurtulmayı birinci öncelik hale getirmesinden dolayı şimdilik CHP içinde yaşlananlara ses çıkarmaması CHP’nin mevcut elitlerinin elini güçlendiriyorsa da bu durumun nereye kadar devam edeceği ve ülkeye olacak etkisi ise ayrı bir muamma gibi görünmektedir.

Gezgin Adam Dergisi Editörü Ömer Kaçmaz

UKRAYNA SAVAŞI NEREYE KADAR?

24 Şubat 2022 tarihinde başlayan kimilerine göre Rus-Ukrayna Savaşı kimilerine göre ise Donbass-Luhansk Çatışması 2,5 yılı geride bıraktı. Krizin ilk günlerinde çatışmanın birkaç hafta içerisinde Rusya’nın lehine biteceği düşünülürken çarpışmalar olanca şiddetiyle bugüne kadar devam etti. Avrupa ve ABD’nin lojistik, para, kurmay subay, strateji ve teknolojik silah yardımlarıyla bir nevi Batı-Rus harbine dönüşen kriz Ukrayna’nın doğu bölgelerinin yerle bir olmasına Rusya’nın ise her alanda yıpranmasına devam ediyor.

Donbass ve Luhansk oblastlarında (bölgelerinde) devam eden çatışmalar Ukrayna’nın 6 Ağustos 2024’de bir Rus toprağı olan Kursk’a esnek ve küçük birliklerle saldırarak binlerce kilometrekarelik alanı işgal etmesi ve binlerce Rus askerini esir edebilmesi Rusya’da işlerin pekte iyi gitmediğini, savaş konusunda çok da hazırlıklı olmadığını herkese gösterdi. Ukrayna’nın Yahudi devlet başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Avrupa ve ABD’den Rusya’nın içlerini vurabilecek olan kısa, orta ve uzun menzilli füzeler olan Taurus, Stinger, Javelin, Himars gibi silahları vermesi ve Ukrayna’nın bunları kademeli olarak kullanması Rusya’daki zaiyatı hem artırıyor hem de Rus askeri saldırılarını yavaşlatıyor.

Avrupa’da söz konusu olan çatışmanın yıllarca devam etmesi gerekliliği fikri hakim.  Avrupalılar bu yolla Çarlık dönemindeki pozisyonuna geri dönen Rusya’nın Avrupa’ya karşı saldırgan bir siyaset gütmesini engelleyebileceğini düşünürken ABD’nin çatışmaların ulaşacağı akıbet ile ilgili fikri net değil. ABD’li Cumhuriyetçiler de bir an önce Rus ve İran meselesinin diplomatik teşebbüslerle de olsa çözümlenerek ABD’nin Çin’e karşı dikkat kesilmesi fikri yaygınken ABD’li Demokratlar Rusları tamamen Akdeniz ve Afrika’dan çıkararak Rusya’nın sınırlı bir kara devleti haline dönüştürülmesinden sonra Çin ile ilgilenilmesi stratejisi benimsedikleri anlaşılıyor. Demokrat ve Cumhuriyetçiler arasındaki görüş farklılığı ABD’nin Ukrayna meselesinde istikrarlı bir politika gütmesini, verilen silahların çeşidini, adedini, kullanım tarzını serbest bırakmasını engelliyor gibi duruyor.

Ukrayna’nın global çapta yürüttüğü kahramanlık ve başarı hikayelerinden oluşan propagandasına karşı Rusların yavaş ama istikrarlı devam eden Ukrayna işgali geçen hafta stratejik bir nokta olan Vuhledar’ın alınmasıyla devam etti. Avrupa’nın ve ABD’nin Ukrayna’daki değişkenleri belirlemesine göre devam eden Rus-Ukrayna çatışması ne zamana kadar ve hangi eşiğe kadar devam edeceği belirsizse de Rusya’nın Kuzey Kore, Çin ve Hindistan ile kurmaya çalıştığı ve bir ölçüye kadar da Kuzey Kore ile de gerçekleştirmeyi başardığı ittifak, Rusları da yeni ve daha çatışmacı bir hareket tarzına itiyor. Taktik nükler silah kullanma tartışmaları ve tahditleri altında süren çatışmalar bu yapısıyla devam ederse Rusya’nın kuracağı ve ete, kemiğe bürünmesine ramak kalan yeni ittifak arayışı Uzak Doğu’da  Kuzey Kore, Rus, Japon, ABD, İngiliz gerginliğini yeni bir safhaya taşıyacağı açıktır.

Gezgin Adam Dergisi Editörü Ömer Kaçmaz

Sözen’den Manavgat Halkına Bir Kez Daha Teşekkür

0

Manavgat Belediyesi önceki dönem Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in Ulualan ile ilgili hassasiyeti ve takibi ara vermeden devam ediyor. Sözen, Manavgat halkıyla birlikte verdiği mücadelede mahkemenin kamu yararı gözeterek verdiği ‘İptal kararları’ için Manavgat halkına bir kez daha teşekkür etti.

Ulualan’da Manavgat halkı kazandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ulualan Bölgesiyle ilgili kamu yararı ve mahkeme kararlarına aykırı olarak yaptığı, Mimarlar Odası Antalya Şubesi ile bazı duyarlı vatandaşların açtığı çeşitli davalarla iptal edilen planlamaların; Antalya Şehir Plancıları Odası’nın açtığı dava ile bir kez daha iptal edildiğini duyuran Sözen, “ Kentimizin ve çocuklarımızın geleceği olarak kabul ettiğimiz 3 bin dönümlük alanda golf oteli yapılmasına yönelik olarak bundan sonra hiçbir şekilde belediyenin, kurumların ve halkın görüşü alınmadan hareket edilmeyecektir. BU, ARTIK KESİN VE NETTİR” dedi.

Halkın görüşü alınmadan artık planlama yapılamayacak

Şükrü Sözen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasının devamında; “ Kesinleşen bu olumlu kararlar neticesinde, Manavgat’ımızın geleceği olan bu bölgede sağduyuyla belediye, STK’lar ve halkın görüşü alınarak yapılacak yeni planlamaların, bölge yatırımcımıza, esnafımıza, üreticimize, turizmcimize, çocuklarımızın güzel geleceğine ve tüm halkımıza şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle bir kez daha hukuki mücadele sürecimizde her zaman yanımızda olan Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası Antalya Şubesi yönetimlerine, açtıkları davalarla iptal kararları aldıran hemşehrilerimize, kentimizin sivil toplum örgütlerine, destek veren siyasi partilerimize, kentine sahip çıkan dik duruşlu Manavgat halkımıza teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Manavgat Belediyesi önceki dönem belediye başkanı Şükrü Sözen, mahkemenin bir kez daha ‘İptal Kararı’ sonrasında Antalya Şehir Plancıları Odası yönetimini ziyaret ederek, Manavgat halkının teşekkürlerini iletti.

Kayıp Aranıyor Acildir!

0

Şehirde yaşayanlar merak ediyor…Ne olur bir ses, bir nefes, yaşadığını bilelim yeter!”

Aşağıda açık kimliği yazılı şahıslar, bundan birkaç yıl önce evden “İl Başkanı olmak üzere” ayrılmış ve bir daha kendilerinden haber alınamamıştır.

Bu şahıslardan bazılarının partiye giderken yollarını kaybetmiş olmalarından endişe edilmektedir.

Evden ilk ayrıldıkları süreçte zaman zaman bazı miting, eylem ve konferanslarda görülen bu şahıslar, il başkanı olduktan sonra kaybolmuş ve en son genel başkanlarının şehrimizi ziyaretinde görüldükleri rivayet edilmektedir.

İşin ilginç yanı kamuoyunda bu şahısların kaybolduğuna dair bir panik olmamasıdır. Bu konuda görüşüne başvurduğumuz bir hemşerimiz;

“Varlıkları belli değildi ki yoklukları belli olsun” diyerek felsefi bir tespit yapmıştır.

Partiye yakınlığı ile bilinen ve adının açıklanmasını istemeyen bir üye ise:

“Kardeşim eskiden il başkanlarının bir itibarı ve sözü olurdu. Şimdi, bahçe saksısı gibi sadece kurumsal olarak var. Araştırın bakalım, son milletvekili ve yerel seçimlerde kaç il başkanının görüşü alınmıştır. Görüş alınmışsa bile değerlendirmeye tabi tutulmuş mudur? Aday tespitlerinde bile görüşlerine değer verilmemiştir.

Bu nedenle ortaya çıksalar da olur, çıkmasalar da…” diyerek il başkanlarının artık etkinliklerinin kalmadığı iddia etmiştir.

Pazarda alışveriş yapan yetmiş yaşındaki bir teyzeye, kayıp il başkanlarını sorulunca;

“Evladım ben bu işten ne anlarım? Onlar barış peşinde, ben çürük domates peşindeyim… Çekil çekil kenara…”

ORTAK BİLDİRİ

Şehrimizdeki bütün partilerin üyeleri bir araya gelip, kayıp il başkanları için gazetelere ortak “Kayıp ilanı” vermişlerdir.

“Başkanım, parti binasına dön…

Üyelerin harap ve bitap oldu. Hepsi senin ağzından çıkacak söze bakıyor.

Sizden birkaç yıldır bir haber alamıyoruz. Başınıza ne geldi merak ediyoruz. Bazı üyeleriniz yataklara düştü, bazıları da ellerinde kartvizitler verilmiş sözlerinizin yerine getirilmesini bekliyor.

Susturmak suretiyle seni değersizleştiren kim ya da kimler?

Yoksa sen mi küstün?

Yoksa… Yoksa… Bir şeyler yapıyorsun da biz mi bilmiyoruz?

Bizi bu meraktan kurtar sayın il başkanımız.

Bütün TV Kanalları, gazeteler, hastaneler ve radyoları aradık taradık, sizden iz bulamadık.

Zaman zaman düğünlerde ve kalabalıklar içinde görüldüğünüze dair söylenti var…

Ne oldu sayın başkanlar?

Siz mi kayboldunuz, genel merkez mi kaybolmanızı istedi?

Sizin kaybolmanız, demokrasinin de kaybolması endişesi oluşturuyor.

Sizi sadece üyeleriniz değil şehirde yaşayanlar da merak ediyor…

Ne olur, bir ses, bir nefes, yaşadığını bilelim yeter!”

 

“Korkmuyoruz, Susmayacağız, Yaşamak İstiyoruz!”

0

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, ‘Kadına Şiddet’ ve ‘KADIN Cinayetleri’ ilgili ülke genelinde eş zamanlı olarak basın açıklamasında bulundu. Açıklamada; “Sokaklarda huzur istiyoruz! İstanbul’da iki kadının vahşice katledilmesi, toplum olarak üzerimize düşen sorumlulukları bir kez daha gözler önüne sermektedir” denildi.

Taş, “Kadına Şiddet Yasası Etkin Uygulanmalıdır”

AK Parti iktidarı döneminde, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinde ciddi bir artışın yaşandığını belirten CHP Manavgat Kadın Kolları Başkanı Dilşat Taş, hükümetin gerekli önlemleri almada yetersiz kalması ve caydırıcı politikaların uygulanmamasıyla bu artışın daha da derinleştiğini söyledi. Taş, “Devletin ve toplumun tüm kesimlerinin kadına yönelik şiddetle mücadelede daha etkin adımlar atması gerekmektedir. 6284’ün etkin uygulanması, caydırıcı cezaların arttırılması ve kadınların hak ettikleri güvenli ortama kavuşması için hep birlikte kararlı bir duruş sergiliyoruz” dedi.

CHP Kadın Kollarının ülke genelinde eş zamanlı olarak düzenlediği basın açıklaması bildirisini Manavgat Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Kalkan okudu.

Kadınların yoğun kalabalık oluşturduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye için mücadelemiz sürecektir”

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesiyle başlayan süreç, kadınların güvenliğini daha da tehlikeye atmış, şiddetle mücadelede zayıf bir duruş sergilenmiştir. Bu geri adımlar, kadınların hayatını koruyacak mekanizmaların zayıflatılmasına neden olmuştur. AKP’nin kadınlara yönelik bu umursamaz politikalarını kabul etmiyoruz! 6284’ü etkin uygulayın!

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, kadınların özgür ve güvenli bir şekilde yaşama hakkını savunmaya ve bu yolda gereken her türlü mücadelenin öncüsü olmaya devam edeceğiz.

Kadınların sokakta korkuyla değil, huzurla, güvenle yürüdüğü bir Türkiye için İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girdiği bir Türkiye için mücadelemiz sürecektir.

Manavgat Barajı Gölü Üzerine Yüzer HES Projesi

0

Oymapınar Barajı işletmecisi Kibar Holding çatısı altında faaliyet gösteren Assan Alüminyum, baraj gölü üzerinde yüzer Güneş Enerji Santralleri (GES) kuracak.

Manavgat Irmağı’nın su potansiyelinden yararlanarak elektrik üretimi faaliyeti yürütmekte olan 48 MWe kurulu güçteki Manavgat Barajı ve Hidroelektrik Santraline (HES) yardımcı kaynak olarak GES kurulacak. Türkiye yassı alüminyum sektörü şirketlerinden Assan Alüminyum Sanayi ve Ticaret A. Ş. Tarafından Oymapınar /Iğrışlar, Oymapınar /Seki, Karavca ve Güzelyalı Mahalleleri Mevkii’nde Manavgat Barajı rezervuar alanında kurulacak olan güneş santralinin kurulu kapasitesi 25,7673 MWe olacak. Projenin değerinin 339 milyon TL’yi aşması bekleniyor.

ÇED Süreci Sürüyor

32 hektarlık alanda kurulacak olan GES’in , Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci devam ediyor. Şirket, ÇED yönetmenliğinin 9. Maddesi gereğince 22 Ekim 2024 tarihinde saat 12.00’de Oymapınar / Ullis Zoo- Animal Park’ta halkı bilgilendirme toplantısı yapacak. Toplantıda halkın projeye desteği ve sürece katılımı istenecek.

OYMAPINAR HALKI TEPKİLİ

Oymapınar halkının Manavgat Barajı gölü üzerine yüzer GES yapılmasının karşı olduğunu belirten mahalle muhtarı Selçuk Şahin, “ Bu proje şayet hayata geçerse Oymapınar yaşanmaz hale gelecektir. Söz konusu diğer mahallelerin muhtarları ve halkıyla istişare halindeyiz. Şirketin yasal hakkı olan halkı bilgilendirme toplantısına kadar bizlerde kendi aramızda toplantılar yaparak, ortak bir karar almanın uğraşı içerisindeyiz. Ben kendi mahallem adına bu projeye karşı olduğumuzu bunun yapılmasına izin vermeyeceğimizi açık ve net söyleyebilirim. Geçmişte yaşadığımız acıları bir kez daha yaşamak istemiyoruz” dedi.

 

CHP’de neler oluyor?

0
  • Ekmek olmadan adalet asla olmaz!
  • Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’nin 3. Olağan Kurultayında Yaptığı Konuşma..
  • Ve daha fazlası, İyi seyirler…

Emel Özden’den sosyal sorumluluk projesi

0

“Biz Birlikte Daha Güçlüyüz” Sosyal Sorumluluk Projesi Manavgat’ta Gerçekleştirildi

Recep Memili ile ‘Günün Yorumu’

0

Zafer Savaş Güler’den değerlendirme

0

Kimya öğretmeni araştırmacı Zafer Savaş Güler, ‘Yazarlar ve Öğretmenler Konuşuyor’ programının yeni bölüm konuğu oldu.

İyi seyirler.