Ana Sayfa Blog Sayfa 12

MEVSİMLİK İŞÇİLERLE İLGİLİ SORUNLAR TBMM’DE

0

Şerafettin Kılıç Mevsimlik İşçilerin Sorunlarını TBMM’ye Taşıdı

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını Meclis gündemine taşıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi de veren Kılıç, mevsimlik tarım işçilerinin barınma, temiz suya erişim, sağlık hizmetleri, eğitim, sosyal güvenlik ve iş güvenliği gibi temel alanlarda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Önergede, mevsimlik tarım işçilerinin tarımsal üretimde hayati rol üstlenmesine rağmen insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşadığı ifade edildi. Özellikle aileleriyle birlikte göç eden işçilerin geçici yerleşim alanlarında temel hizmetlere erişimde sorun yaşadığı belirtilirken, kadınlar ve çocukların bu olumsuzluklardan daha fazla etkilendiği, çocukların eğitim süreçlerinin aksadığı ve kayıt dışı çalışmanın önemli bir sorun olmaya devam ettiği kaydedildi.

Acılar Kader Değil İhmalden Kaynaklanıyor

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Kılıç Konuşmasında: “Bugün hala binlerce aile temiz suya, kanalizasyona ve elektriğe erişemeyen geçici çadır alanlarında yaşam mücadelesi vermektedir. Tarım işçileri çoğu zaman sosyal güvence olmadan çalışmakta, asgari iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinden bile mahrum bırakılmaktadır. Özellikle açık kasalı ya da denetimsiz araçlarda yapılan taşımacılık nedeniyle her yıl onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmek de yüzlercesi yaralanmaktadır. Bu acılar artık kader değil” dedi.
İhmalin ve denetimsizliğin sonucudur.

Tarımsal Faaliyetler Risk Altındadır

Tarımsal faaliyetlerde ki riski değerlendiren Kılıç konuşmasını şu cümlelerle tamamladı. “Genç nüfus tarımdan uzaklaşırken kırsal nüfus yaşlanmakta üretimde çalışacak insan bulmak her geçen yıl daha da zorlaşmaktadır. Tarımı stratejik sektör ilan edenlerin önce o üretimi mümkün kılan emekçilerin hakkını teslim etmesi gerekir. Bizim çağrımız açıktır. Mevsimlik tarım işçileri için ayrı bir yasal statü oluşturulmalı, kayıt dışılık sona erdirilmeli. Güvenli ulaşım zorunlu hale getirilmeli. İnsana yakışır geçici yerleşim alanları kurulmalı. Çocukların eğitime erişimi kesintisiz sağlanmalı ve kadın işçilerin çalışma koşullarına yönelik özel politikalar hayata geçirilmelidir. Toprağı işleyenin hakkını teslim etmeyen bir anlayışın tarımı ayağa kaldırması mümkün değildir. Biz alın terinin karşılığını aldığı emeğin sömürülmediği ve sosyal devletin herkes için hissedildiği bir Türkiye mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz”.

ANTALYA’DA DOLANDIRICILARA FIRSAT VERİLMEDİ

0

Yaklaşık İki Buçuk Milyonluk Nitelikli Dolandırıcılık Olayında 4 Şüpheli Yakalandı

Antalya Emniyet Müdürlüğüne müracaatta bulunan R.S. isimli şikayetçi bir vatandaş; tanımadığı kişiler tarafından arandığını, arayan kişilerin telefonda kendisini başkomiser olarak tanıttığını, kimliğinin FETÖ terör örgütü tarafından kullanıldığını söyleyerek baskı altındaki yönlendirmelerle yaklaşık değeri 2 Milyon 500 Bin TL olan döviz ve ziynet eşyasını elden verdiğini beyan etmesi üzerine başlatılan çalışmalarda zanlılar yakalandı.

Olayla ilgili 3 şüpheli Antalya’da, 1 şüpheli ise Antalya dışında yakalandı.

Şüphelilerin ev ve araçlarında yapılan aramalarda; 45 bin 100 TL para ile 3 adet cep telefonu ve sim kartına el konuldu.

“Nitelikli Dolandırıcılık” suçundan adli makamlara sevk edilen 4 şüpheliden 2’si hakkında adli kontrol kararı uygulanırken 2 şüpheli tutuklandı.

GELECEK PARTİSİ SİYASİ HAYATTAN ÇEKİLİYOR

0

Ahmet Davutoğlu, genel başkanı olduğu Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı.

Davutoğlu kararı, akşam saatlerinde X üzerinden yaptığı yazılı açıklamayla paylaştı.

“Parti siyasetinden çekilme kararını”, “kirlenmiş siyasi iklimin parçası olmamak amacıyla” aldıklarını belirten Davutoğlu, kararı “ahlaki bir mesafe koyma kararı” olarak niteledi.

Davutoğlu’nun Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi’yle yaptığı birleşme görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması sonrası siyaseti bırakma kararı aldığı öğrenildi.

Davutoğlu ise açıklamasında, “Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır” dedi, “genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini” savundu.

Davutoğlu, açıklamasında siyasete devam edip etmeyeceğine dair net bir ifade kullanmadı.

Ancak açıklamada, “Bu bir teslimiyet kararı değildir. Bu, Türkiye’ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır” dedi.

Açıklamasında “siyasetten topluma kutuplaşma yayıldığını” belirten Davutoğlu, bu durumun “ortak aidiyet bilincini tahrip ettiğini” söyledi.

Davutoğlu, ülkedeki sosyo-ekonomik uçurumların büyüdüğünü, liyakat ilkelerinden sapıldığını ve siyasetçi kimliğinin derin itibar kayıplarına uğradığını belirtti.

Kayyum uygulamalarına da değinen Davutoğlu, “Milletvekili ve belediye başkanı transferleri ile kayyum uygulamalarının artık günlük siyasi pratikler haline gelerek normalleşmesi, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi anlamsızlaştıran, demokrasi ahlakına ve milli irade kavramına vurulan büyük bir darbedir” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu açıklamasında, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile birlikte kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıfladığı”, denge ve denetim mekanizmalarının yokluğunda “çoğulcu demokratik hukuk düzeninin yerini kalıcı bir otoriter yapıya bırakabileceği” uyarısını yaptı.

Bu tehlikenin “herhangi bir cumhurbaşkanının şahsından bağımsız” olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Sorun, kişiden öte bir sistem sorunudur” dedi.

Davutoğlu, bir diğer “tehlikenin” de, “otoriterleşmenin, yolsuzlukların, gelir adaletsizliğinin, yasakların ve hukuk ihlallerinin doğurduğu öfke dalgasının rövanşist bir karşı iktidara dönüşme tehlikesi” olduğunu aktardı.

TEMMUZ AYI DOĞU TÜRKİSTAN’DA KATLİAM AYI DEĞİLDİR

0

28 Temmuz 2014 Ramazan Bayramının birinci gününde Çin Hükümeti’nin işgal ettiği D. Türkistan topraklarında gerçekleştirdiği İlişku Katliamı şehitleri 12. Yıldönümünde Manavgat’ta anıldı.

2014 yılında Kaşgar Vilayetine bağlı Yarkent İlişku’da Ramazan Bayramı münasebetiyle bir araya gelen 5 kişilik bir ailenin başörtüsü takması, Kuranı Kerim okuması ve namaz kılması gibi dini ibadetleri yaptıkları gerekçesiyle evlerinin Çin güvenlik güçlerince basılması ve aile fertlerinin öldürülmesi akabinde Müslüman dört Türk köyünün yok edilmesi Türkiye’nin farklı noktalarında ve Manavgat’ta protesto ediliyor.

5 kişilik ailenin öldürülmesini İlişku’da ki Doğu Türkistan Türklerinin protesto etmesi üzerine ağır silahlar kullanarak hava bombardımana yönelen Çin Hükümeti, ulusal birliği bozdukları iddiasıyla Uygur Türklerine karşı müdahalesi ise tam bir katliama dönüştü.

2014 senesinde 4 köyün haritadan silinmesi ve 2000 civarında Türkün şehit edildiği köylere bağımsız gazetecilerin girişi Çin Hükümetince yasaklanıp köylerin internet ve telefon ile olan bağlantısının kesilmesi vahşetin görüntülerinin dünyaya yayılmasını engelledi.

Yaşananları tüm çıplaklığıyla dünyaya duyurmayı başaran Ebubekir Rahim isimli Uygur Türkü ise Çin Hükümetince tutuklanarak işkenceyle farklı bir ifade vermesi sağlansa da o günden beri Ebubekir Rahim’den bir daha haber alınamadı. Bağımsız gözlemciler ve İnsan Hakları Örgütleri söz konusu katliamda 3000 civarında Müslüman Türk’ün şehit edildiğini belirtse de bölgede hiçbir zaman bağımsız bir araştırma yapılmasına Çin Hükümeti izin vermedi.

Elişu Katliamını protesto eden Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral ise Çin’in de İsrail’in de her Ramazan ayında döktükleri Müslüman kanının hesabını vermesi gerektiğini ifade etti. Çin işgal güçleri tarafından ağır silahlarla Müslüman Türklerin hedef alınarak katledilmesinin acısının üzerinden 12 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ hafızalarda ki yerini koruduğunu dile getiren Demiral, İslam ve Türk coğrafyasında yaşanan dramların sonlandırılması için Türkiye’nin revizyonist bir üretim ve genişleme siyasetine geçmesi gerekliliğinin altını çizdi.  

Elişu’da 4 Türk köyünün yok edilerek binlerce Doğu Türkistanlının şehit edilmesi hadisesinin “Yeniden Büyük Türkiye” idealinin ve “Milli Görüş” mefkuresinin devlete politikalarına nüfuz etmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Demiral, İsrail’den daha beter bir soykırım suçunu işleyen işgalci Çin’e karşı güçlü bir tepkinin gösterilerek Doğu Türkistanlıların yalnız olmadığının ilan edilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. Demiral, sözlerini vatanı, inancı ve haysiyeti uğruna şehit edilen tüm müminleri rahmet, minnet ve dualarla andıklarını dile getirerek tamamladı.

ANTALYA KAŞ’TA KORKUTAN YANGIN

0

Kaş’ta Başlayan Orman Yangını Korkuttu

Kaş ilçesine bağlı Kalkan Üzümlü Mahallesi sınırlarında sabaha karşı ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri hızlı şekilde bölgeye sevk edilerek alevlerin yayılmasını önlemek için çalışma başlattı. Yangını büyümeden kontrol altına almak amacıyla ekiplerin çalışması aralıksız devam ediyor.

Rüzgârın etkisiyle büyüyen yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 kişilik personelle müdahale edilmeye başlandı.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan yürüttüğü çalışmalar sürüyor.

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ BÜŞRA ÖZDEMİR MANAVGAT’TAYDI

0

Belediye Başkanları Muhtarlarla Buluştu

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ‘Muhtarlarla Buluşma’ programı kapsamında Manavgat’a bir dizi ziyaret ve inceleme gerçekleştirdi. Özdemir, Manavgat Yangını’nın 5. yılına değindiği konuşmasında, “Yaşanan acıların tazeliğini koruduğunu” ifade etti.

Yoğun Manavgat Mesaisi

Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçelerde sürdürülen ‘Muhtarlarla Buluşma’ programı için Manavgat’a gelen Başkan Vekili Büşra Özdemir, temaslarına ilk olarak belediye ziyaretiyle başladı. Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek’i makamında ziyaret eden Özdemir, ilçede yürütülen faaliyetler ve ortak projeler hakkında bilgi aldı. Ziyaretin ardından kurmaylarıyla birlikte sahaya inen Özdemir, yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden detaylı bilgi aldı.

“Yaraların ve Acıların Sıcaklığı Devam Ediyor”

Saha incelemelerinin ardından saat 14.00’te Atatürk Kültür Merkezi’ne geçen Büşra Özdemir, burada Manavgatlı muhtarlarla bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Özdemir, Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olan dev Manavgat Yangınının 5. yıl dönümü dolayısıyla duygusal anlar yaşadı. Yangın faciasında hayatını kaybedenleri ve yaşanan yıkımı anımsatan Özdemir, felakette çekilen acıların bugün hâlâ güncelliğini ve tazeliğini koruduğunu vurguladı.

Açılış konuşmalarının ve protokol sunumlarının ardından ‘Muhtarlarla Buluşma’ toplantısı, muhtarların talep ve önerilerinin dinlenmesi amacıyla basına kapalı olarak devam etti.

 

BÜYÜK MANAVGAT YANGININ ÜZERİNDEN 5 YIL GEÇTİ

0

Arkasında Pek çok Soru İşareti Bırakılan Yangının Üzerinden Beş Yıl Geçti

Cumhuriyet tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen Manavgat yangınının üzerinden tam 5 yıl geçti.

Antalya’da, 28 Temmuz 2021 tarihinde başlayan ve kısa sürede yayılan alevler Manavgat başta olmak üzere Akseki, Alanya ve Gündoğmuş ilçelerindeki 44 mahalleyi doğrudan etkilemişti.

Toplamda 6 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin evsiz kaldığı ve yaklaşık 60 bin hektar orman alanının yok olduğu büyük felaketin 5. yıl dönümünde bölgede hayat yeniden normale döndü.

Yangının ardından TOKİ tarafından afetzedeler için 1284 konut ve köy evinin yanı sıra üreticiler için 600 ahır tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi.

Ayrıca yangında zarar gören 60 bin hektarlık alanın tamamının 5 yıllık süreçte yeşil örtüsüne kavuşması için çalışmalar yapıldı. Orman Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından 5.1 milyon fidan toprakla buluşturuldu.

ÇAVUŞOĞLU’NDAN MANAVGAT DEVLET HASTANESİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA

0

Eski Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Aksu ve Manavgat hastanelerinin son durumunu açıkladı.

Antalya Gündem Gazetesi’nin haberine göre konu ile ilgili konuşan Çavuşoğlu, Manavgat Devlet Hastanesi’nde sıkıntının büyük olduğunu belirterek, “Hastane yeriyle ilgili gerekli çalışmaları da yaptık. Dedikoduya mahal vermeye hiç gerek yok. Biz AK Parti olarak bir şey yapacağız dediğimiz zaman yaparız. Manavgat’ta bir hastanemiz var. Maalesef tercih edilen yerde Sağlık Bakanlığı geldi, incelemelerini yaptı. Su problemi tespit edildi. Şimdi tekrar ihale yapıp orayı da tamamlayacağız. Serik’e de hastaneyi kazandıracağız.

Zaten Aksu’daki hastane bitti. Yazışmalar da tamamlandı. Süreç zaten son aşamaya geldi. Bu konuda gerçekten milletvekillerimiz, özellikle Serikli olduğu için Kemal Abimiz ve Ahmet Başkan sürekli takip ediyor. Keza belediye başkanımız da süreci yakından takip ediyor. Biz de destek oluyoruz. Zaten yazışmalar da bitti. Hastaneyi Serik’e kazandıracağız” dedi.

 

MANAVGAT’TA YAŞANAN TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ VEFAT ETTİ

0

Manavgat Beydiğin’de Yaşanan Trafik Kazasında 5 Kişi Vefat Ederken 2Kişi Yaralandı

Manavgat Beydiğin Mahallesi Konya Karayolu istikametinde kontrolden çıkan otomobil, uçuruma yuvarlandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Uçuruma inen ekipler, otomobildeki 5 kişinin hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada yaralanan 2 kişi, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, otomobilde 7 kişinin bulunduğunu ve 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Şahin, yaralı 2 kişiden birisinin hamile olduğunu, ekiplerin kaza yerinde çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

LOZAN VE BİR MEKTUP

0

Bir Hintli Müslüman Mücahidin Mektubu

Lozan hakkında birçok değerli konular işlenecektir. Ben, Hintli Mücahit Abbas Han’ın bir mektubunu paylaşacağım.

“Siz işittiniz mi ki İngilizler donanmalar, ordular göndererek Hindistan’a hâkim oldular? Hayır! Bu hilekâr ve düzenbaz millet, bir tüccar kumpanyasının tesis ettiği iktisat şebekesi ve saçtıkları nifak tohumları sayesinde Hint’ de nüfuz ve hakimiyetlerini temin ettiler.

 

İkinci siyasetleri, nüfuz ettikleri memleketin münevverü l – efkâr, milliyetçi ve vatanperver adamlarını mahvetmektir. Tipo Sultan gibi kahraman ve fedakâr bir emirin ismi şimdi köpeklere verilmektedir.

 

Üçüncü siyasetleri, o memleketi fakirlik ve sefalet içinde bırakmaktır. Mesela her sene milyonlarca ton erzak ve milyarlarca altınlar Hindistan’dan İngiltere’ye götürülerek biz Hintlileri açlık ve sefaletten öldürürler.

 

Dördüncü siyasetleri, müstemlekedeki insanlara hayvanca muamele etmek, onları hakir ve düşmüş görmektir.

(***)

“İşte biz böyle felaketzede olarak üzüntü ve gözyaşları içerisinde bir millet olup, hilekâr İngilizlerin mahkumiyeti altında inlerken yüce bir makam olan Hilafetin, İslam’ın son bağımsız hükümdarı olan padişahın, İslam’ın son hür diyarı olan Türkiye’nin hürriyet istiklalini son bir amaç biliyoruz.

 

Halbuki siz, hür ve şerefli mazinizi, muhteşem tarihinizi unutarak din ve dünyasını satan birkaç kişinin dedikodusuna kulak verip gaddar İngilizlerin mahkumiyetine boyun eğerseniz kıyamet günü Peygamberi zi-şanınıza ve büyük fatihlere karşı mesul olursunuz ve onların ruhlarını bizar ve azap çektirirsiniz.

(…)

Bize öyle geliyor ki, siz İstanbul’un işgalini geçici bir işgal diye kabul ediyorsunuz.

Mısır’ın işgali de geçici bir işgal idi.

Mısırlılar, milli davalarını koruyamadıklarından işgal, ayırma ve parçalamaya dönüştü.

Şimdi size haber verelim ki, milli uyumu bozmayarak, propagandalara kanmayarak birlik hukukunuzu koruyamazsanız maazallah elim akibetinizin tahakkukundan korkarım.

(***)

“Bir mesele daha var ki, Kürtlük, Türklük ilh. Gibi kavmiyet tartışmaları uyandırmak isteyen kimselere inanmayıp uymayınız.

Eğer İslamiyet’te ayrı gayrı olsaydı Cenab-ı Fâtır-ı Hakîm Kuran’ında : “Bütün müminler kardeştir” (Hucurat -10) diye buyurmazdı.

(***)

Damat Ferit Paşa ve rüfekası millet ve vatan uğrunda mı çalışıyorlar? Yoksa İngiliz efsunlarının verdiği menfur ihtiraslamilleti İngilizlerin saltanatları söndüren hakimiyetine boyun eğdirmek için mi didiniyorlar?

Niçin Osmanlı saltanatının gurur kaynağı olan binlerce milliyetçilerini ortadan kaldırmak istiyorlar?

Acaba bu adamların hepsi millet haini midirler?

(***)

Ey kardeşlerim!

İşte bu noktaları ibret ve basiret ilemuhakeme ederekkara bulutlarla boğmak istedikleri hakikati görün, Peygamberimiz ‘Ümmetim delalet üzerine içtima etmez’ diye buyurmuşlardır.

(***)

Şunu arz edeyim ki, bizler ne Ferit paşa ve rüfekasını tanırız ne de diğerlerini… Şahsi ve hususi ihtirastan arınmış olarak size kardeşçe haber veriyoruz ki, İngilizlerin maksadı Hint’te, Mısır’da oynadıkları oyunu size de oynamaktır.

Beyninize fesat ve tefrik, ikilik, ayrışma ilham ederek, çoktan beri göz diktikleri güzel ve feyyaz vatanınızı gasp etmektir.

Artık son dakikadır, basiretle iyi düşününüz.

Hidayete erenlere selam olsun…

*

Bu bildiri Salihli cephesi harbinde Mücahit Abbas Han tarafından yazılmış ve 23 Nisan 1920 yani TBMM’sinin kurulduğu gün, Hakimiyeti Milliye Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Bu mektubun bir bölümünü 30 Mart 2003 tarihinde Yeni Adana Gazetesi’nde yayınlamıştım.

Lozan bu bildiride işaret edilen Son dakikaya konulmuş bir noktadır.

Bu son nokta 24 Temmuz 1923 tarihinde, Lozan’da konmuştur.

Nokta. (1)

  • Devrin Yazarlarının Kalemiyle Milli Mücadele ve Gazi Mustafa Kemal. Kültür Bakanlığı Yayınları Tarafımdan sadeleştirilmiştir.
  • Tarafımdan sadeleştirilmiştir.