Ana Sayfa Blog Sayfa 101

İki Lafı Bir Araya Getirmek, Meramı Anlatmak CHP İçin Bu Kadar Zor mu?

0

Siyasilerde aranan en önemli özelliklerin başında toplumsal veya bireysel sorunları anlatırken kısa ve öz cümleler kullanmalarıdır.

Bu cümleleri etkili ve doğru bir Türkçe ile ifade etmeleri beklenir. Böylelikle siyasi partiler, hem kültür seviyelerini halka örnek oluşturacak şekilde gösterebilirler hem de mensubu oldukları partinin satır aralarına gizlenen mesajları etkili bir şekilde halka ulaştırırlar. En azından Antalyalılar Deniz Baykal’dan böyle görmüşler ve böyle öğrenmişlerdi.

Siyasilerin veya vekillerin eğitim seviyesine ve konumlarına bakılmaksızın yapmaları gerekenler ne yazık ki günümüz vekillerinin ve siyasilerinin pek çoğunda yok. Sadece Türkçeyi kötü kullanmakla kalmıyorlar konuşmalarında kendilerinin veya partilerinin meramını da anlatamıyorlar. Iıııı, eeee, aaaa gibi tıkanmalar, öznesi yüklemi olmayan anlatımlar, konunun başını anlatmadan direk sonuçtan bahsetmek gibi hatalar seçmeni de dinleyeni de bıktırıyor. İktidar veya muhalefet hatta STK’lar, meslek odaları hiç fark etmez çoğu siyasetçi, vekil ve yönetici maalesef ki konuşma darlığı içerisinde. Özgeçmişlerine baksanız büyük çoğunluğu avukat, doktor, mühendis. Ama gelin görün ki meram anlatmaktan çok uzaklar. Çünkü ne bunun eğitimini almışlar ne de bir kültür muhitinde yer almışlar. Anlayacağınız sadece mektep bitirmişler.

Aliye Coşar’ı Anlayamamanın Dayanılmaz Yorgunluğu

Bizler Manavgat’ta yaşamamız, siyasi olay ve olgularla ilgilenmemizden olsa gerek Manavgat Belediyesinde yaşandığı iddia edilen rüşvet ve yolsuzluk tutuklamalarındaki süreçleri ve gelişmeleri an be an takip ediyoruz. Neyin ne olduğunu da biliyoruz. Ama Türkiye Halkı Manavgat’ta yaşanan gelişmelerin sadece viski ve baklava kutuları kısmından haberdar. Belediye Meclisinde CHP’nin çoğunluğu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığından ise bihaberdi. Yani Türkiye, Manavgat Belediye Meclis üyelerinin istifası ve istifaların kabulü, yerlerine yedeklerin gelebilmesi için gerekli olan süreçler hakkında bilgi sahibi olamadı. Yedek üyelerin göreve başlayabilmesi için YSK’da yürütülen mücadeleden, seçim kurullarında görevli olan hakimlerin atmaları gereken imzaları atmakta isteksiz davranmaları, hakimlerin aldıkları sağlık raporlar hakkında da herhangi bir malumatı yoktu. Dolayısıyla da bırakın Türkiye’yi Manavgat’ta dahi konuyla ilgili bir kamuoyu oluşturulamıyordu.

CHP lehine Türkiye’ye doğru bilgi ulaştırmak ve konuyla alakalı bir kamuoyunun oluşturulmasına yardım etmek isteyen (!) Halk TV, yaşananları halka ulaştırmak için bölgenin Milletvekillerinden Avukat Aliye Coşar’ı geçtiğimiz cuma günü telefonla canlı yayına bağladı ve süreci anlatmasını istedi. Başlarına gelecek olandan habersiz olan Halk TV stüdyolarındaki konuk ve programın sunucu belki de hayatlarının en büyük hatalarından birini yaptılar!

Meramını anlatmak için konuşmaya başlayan Aliye Coşar o kadar karmaşık ve kuralsız bir Türkçe ile konuşuyordu ki ne ekranların başındaki bizler ne de stüdyodaki konuk ve sunucu konuşmadan hiçbir şey anlamadı. Sayın Coşar’ın ilk iki dakikalık anlatımında Halk TV sunucusu “Ben tam olarak anlayamadım” ikazında bulunmasına rağmen Sayın Aliye Coşar bir dakika daha sadece kendisinin anlayabileceği bir anlatım ile olayları anlatmaya çalış. Sunucu yine araya girmek zorunda kaldı. Anlatılanları toparlamaya çalıştı. Ne var ki bu karmaşık anlatımdan bir şey anlamayan sunucunun anladığının da yanlış olduğunu Sayın Aliye Coşar söyleyince iş şirazeden çıktı. Bu sefer de araya stüdyodaki konuklar girerek Milletvekili Avukat Aliye Coşar’ın ne anlatmak istediğini önce şerh ettiler sonrada anlatılanları derleme ve toparlama cabasına girerek yaşananları netleştirmeye çalıştılar. Sunucu, konukların yardımıyla konuyu anladı anlamasına ama sunucunun, Aliye Coşar’ın konuşması sırasında sarf ettiği “Ben tam olarak anlayamadım“ cümlesi geceye damga vurmaya yetti. Sunucunun kurduğu bu cümle aslında sadece CHP’nin halktan ve halkın anladığı Türkçeden nasıl koptuğunu değil aynı zamanda nasıl bir vasatlığa doğru yol aldığını da göstermeye yetti.

Aliye Coşar İle CHP ve Halk Arasında Kaybolan Güven Yeniden Sağlanabilir mi?

Avukatlık mesleğinden gelen bir milletvekili olan Aliye Coşar, 10 yıl civarında Manavgat’ta CHP Örgütünün İlçe Başkanlığını yaptı. Dolayısıyla da Manavgat şehri onu, o da Manavgat’ı yakından tanıdı ve sonunda vekil yapıldı. İddia edilen rüşvet skandalının patlak vermesi, rüşvetle ilgili olduğu ileri sürülen video görüntülerinin medyaya yayılmasıyla CHP Manavgat’ta kan kaybetti. CHP’nin durumu toparlaması zorluklarla dolu uzun bir süre istiyor gibi görünüyor. Durum kritik, Manavgatlının CHP’ye yeniden güvenmesi için CHP’nin Manavgat ile özdeşleşen üç vekiline büyük görevler düşüyor. Mesela mahalle mahalle insanlarla birebir iletişim kurmak, STK ve meslek odaları üzerinden halk toplantıları düzenlemek gibi.

Peki sormak lazım iki lafı bir araya getirmekte zorlandığı için meram anlatmakta mahir olamayan bu ve benzeri milletvekilleri ve parti yöneticileri acaba Manavgatlıyı, Antalyalıyı ve Türkiye’yi siyasi meselelerde ikna edebilir mi, kırılan ve zedelenen güveni yeniden oluşturabilir mi?

Eğitim Şart!

Deniz Baykal 1990’larda CHP’yi yeniden kurduğunda seçilen Antalya Milletvekillerini ve yöneticilerini bugünkü vekil ve yöneticilerle karşılaştırdığınızda CHP’nin Antalya’da aydın ve entelektüel kimliğini nasıl da kaybettiğini rahatlıkla görebilirsiniz. Eski CHP’li vekiller ve yöneticiler İstanbul Türkçesi ile kamuoyunun karşısına nezaket ve zarafetle çıkar meramını da rahatlıkla anlatırlardı.

Konuşurken heyecanlanabilirsiniz, doğru cümleleri kuramayabilirsiniz, hatta kelimeleri yanlış telaffuz da edebilirsiniz. Bunlar normaldir. Ama bir siyasetçi veya bir kurumun başkanı ya da yöneticisiyseniz bunlar normal olamaz. Örnek ve öncü bir şahsiyet olmak için diksiyon, nefes, drama vb. dersleri alarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Eğer bunlar yapılmazsa hem kendinizi hem de partinizi zora sokar ve bu satırlardaki eleştirilerin de merkezinde yer alırsınız.

Kalın sağlıcakla.

Konuşmayı merak edenler içi linki aşağıya bırakıyorum.

https://www.facebook.com/watch/?v=1134009348538256&rdid=PF8O9u8AHYQ6OYzf

CHP Milletvekillerinden Manavgat Adliyesinde Yeni Basın Açıklaması Yapıldı

0

CHP ANTALYA VEKİLLERİNDEN MANAVGAT BELEDİYE MECLİSİ ÜYELERİYLE İLGİLİ YENİ AÇIKLAMA

Manavgat’ta Yaşanan Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonlarının Neticesinde Tutuklanan Belediye Meclis Üyelerinin ve Yerlerine Atanacak Olan Belediye Meclis Yedek Üyelerinin Son Durumu İle İlgili CHP Antalya Milletvekilleri Cavit Arı ve Aliye Coşar Basın Açıklaması Düzenledi.
Düzenlenen basın açıklamasıyla tutuklanan Manavgat Belediye Meclisi üyelerinin istifasının YSK tarafından kabul edilmesine rağmen Seçim Kurulu Hakimliğinden gerekli imzaların atılmamasına tepki gösterdi.
Basın açıklamasını yukarıdaki linki tıklayarak basın açıklamasının tamamını izleyebilirsiniz.
 

Özel Öğretim Kurslarından Ali Hakan Öz’e Anlamlı Ziyaret

0

Özel Öğretim Kurslarından Ali Hakan Öz’e Anlamlı Ziyaret

Manavgat’ın eğitim ve öğretim hayatına damgasını vurmuş olan muhtelif ve özel öğretim kurslarının kurucu temsilcileri Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz’e nezaket ziyaretinde bulundu.

Önümüzdeki günlerde kurulacak olan Manavgat Özel Kurslar Birliği ile ilgili yürütülmekte olan çalışmalar hakkında Ali Hakan Öz’e bilgi veren kurs temsilcileri, eğitim ve öğretim faaliyetleri hakkında Ali Hakan Öz ile görüş alışverişinde bulundular.

Yapıcı ve olumlu bir ortamda gerçekleşen görüşmede kurs temsilcileri Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz’e yakın vadedeki hedefleri ve kurumsal vizyonları hakkında detaylı bilgiler vererek Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilkelerine ve hedeflerine olan bağlılıklarının altını çizdiler. Özel öğretim sahasında faaliyet gösteren kurumların mesleğin kutsiyetine uygun bir yaklaşımla çalışmalarını yürütmelerinden duydukları memnuniyeti ifade eden Ali Hakan Öz, öğrenci ve velilere olan maddi ve manevi sorumlulukların yerine getirilmesinde her öğretmenin ve kurumun doğrudan sorumlu olduğunun altını çizdi.

Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Hakan Öz’ü ziyaret eden heyetin içerisinde Metabilim Özel Öğretim Kursu Kurucusu ve Manavgat Belediye Meclis Üyesi Hasan Yavuz, A Kalite Özel Öğretim Kursu Kurucusu Şerafettin Avcı, Madalyon Özel Öğretim Kursu Temsilcisi Ferhat Tunç, Final Kurs Müdürü Akif İnci, Batı Kurs Temsilcisi İbrahim Yiğit, Manavgat Özel Öğretim Kursu Temsilcisi Ali Serdar Avan, Orijin Bilgi Özel Öğretim Kursu Kurucusu Özgür Ulaş Yıldırım ve Manavgat Hedef Akademi Eğitim Koordinatörü Ömer Kaçmaz yer aldı.

Haber Hasan Can Alan  

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı’dan AK Parti’ye Ağır Suçlamalar

0

CHP ANTALYA İL BAŞKANI NAİL KAMACI AK PARTİ’NİN MANAVGAT BELEDİYESİ MECLİS ÜYELERİNİ HAKSIZ BİR ŞEKİLDE TUTUKLANMASINI SAĞLAYARAK MANAVGAT BELEDİYESİNİ ELE GEÇİRMEYE ÇALIŞTIĞINI İDDİA ETTİ

CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı Manavgat Belediyesinin tutuklanan CHP Meclis üyeleri için adalet sarayı bahçesinde açıklamalar yaptı. Kamacı tutuklamaların somut hiçbir delile dayanmadığını savundu.

Manavgat Belediye Meclis üyelerinin tutuklanarak Manavgat Belediyesi Meclisinde CHP’nin azınlığa düşürülerek Manavgat Belediyesi’nin AK Parti’ye geçirilmeye çalışıldığını iddia etti.


AK Parti’nin benzeri operasyonu Gaziosmanpaşa’da yaptığını ileri süren Nail Kamacı yürüttükleri mücadeleyi sürdüreceklerini beyan etti.

Aykut Kaya’dan TBMM’de Muhittin Böcek Tepkisi

0

CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında verilen tutuklama kararına sert tepki gösterdi.

Kaya, kararın hukuki değil, siyasi bir süreçle şekillendiğini belirterek, “Bu karar Antalya halkının iradesine yönelmiş bir cezalandırmadır” dedi.

Kaya, Başkan Muhittin Böcek’in 26 yıldır belediye başkanı olarak Antalya’ya hizmet ettiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Sayın Böcek, Büyükşehir Belediyesi’ni üst üste iki dönem kazanan ilk ve tek isimdir. Bugüne kadar yürüttüğü belediye hizmetleri birçok farklı kamu denetçisi tarafından incelenmiş, hiçbir usulsüzlük tespit edilmemiştir.”

Kaya, 19 Mart’tan bu yana yürütülen sürecin siyasi bir operasyon olduğunu savunarak, “Hedefte halkın teveccühünü kazanmış belediye başkanlarımız var. Biz yargıdan kaçmıyoruz; ama adil ve tutuksuz yargılama talep ediyoruz” dedi.

Başkan Böcek’in daha önce 108 gün yoğun bakımda kaldığı ağır bir Covid süreci geçirdiğini hatırlatan Kaya, cezaevi koşullarının sağlığı açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. Kaya, konuşmasını şöyle tamamladı: “Antalya halkı Başkanımızdan hizmet bekliyor. Siz böyle yaparak Muhittin Böcek’i değil, Antalya halkını cezalandırıyorsunuz. Bu adaletsizliğe ve vicdansızlığa derhal son verilmeli; Sayın Muhittin Böcek tutuksuz yargılanmalıdır.”

DEVA Partisi İlçe Başkanı Dilaver Akpolat’tan CHP’ye Destek

0

DEVA Partisi Manavgat İlçe Başkanı Dilaver Akpolat yazılı bir basın açıklamasıyla son günlerde Manavgat’ta yaşanan tutuklama ve göz altılarla ilgili görüşlerini kamuoyu ile paylaştı.

Akpolat’ın basın açıklamasından önemli kesitler şu şekilde: “Manavgat Belediye Başkanı’nın tutuklanması, hukuki bir süreçten çok, siyasetin dizayn edildiği, siyaseti yeniden yaratmak ve bu yönde şekillendirerek bir operasyon görüntüsü vermektedir. Bu durum, doğrudan halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye bir müdahaledir.

Eğer ortada bir yolsuzluk mevzubahis ise, kamuya karşı işlenmiş bir işlem, zarar  varsa elbette hukuk devreye girmeli ve gereken sonuna kadar yapılmalıdır.

Bizim de parti olarak savunduğumuz; Yolsuzlukların üzerine yasalar çerçevesinde gidilip gerekenin en seri şekilde yapılmasıdır.

Ancak hukuk, bir siyasi sopa veya mühimmat olarak değil; Herkes için eşit, bağımsız ve tarafsız olmalıdır.

İktidarın hoşuna gitmeyen her muhalif figürü terörle ya da yolsuzlukla veya başka bir yafta ile ilişkilendirmesini, ne hukuki ne de vicdani  bir tutumdur.

Bir yandan yatırım, öğretim, ihracat derken diğer yandan birçok iş insanını, belediye başkanlarını yargı yoluyla baskı altına almak, ülkemizde sebep olduğunuz çöküşü dahada hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz.

Şu soruyu sormak mecburiyetindeyiz:

Neden bu tür operasyonlar hep muhalif belediyelere veya iş insanlarına yönelik yapılıyor?

İktidar çevresindeki belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları neden yıllardır görmezden geliniyor?

Adaletin tecelli etmesi için hukuk herkes için eşit ve tarafsız işletilmelidir.

Aksi takdirde bu, hukuku araçsallaştırmak ve toplum üzerinde bir korku iklimi yaratmak anlamına gelir. Bu etik de değildir, vicdani de değildir.

Demokratik bir hukuk devleti, güçlü bir ekonomi itibarlı bir dış politika, yargının bağımsız ve tarafsız çalışmasıyla mümkün olur.

Bir yandan yatırım, öğretim, ihracat derken diğer yandan birçok iş insanını, belediye başkanlarını yargı yoluyla baskı altına almak, ülkemizde sebep olduğunuz çöküşü dahada hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz.

Kamu barışını bozan hükümetin uygulamalarını eleştirmek değil yapılan her ayrıştırıyı kamu barışını bozmaya elverişli olarak niteleyip cezalandırmaya kalkmaktır.

Soyut ve subjektif bir değerlendirmeyle ülkede herkesi olağan şüpheli haline getirmek hukuk devletinin iflası anlamına gelir.

Her konuşanı susturarak gerçekleri örtemezsiniz, her konuşanı susturarak insanları susturamazsınız.

Biz DEVA Partisi olarak;

Hükümet, sivil toplumu ve meslek örgütlerini susturmak için yargıyı bir sopa olaraka kullanmaktan vazgeçmelidir.

Ayakkabı kutusundan ayakkabı, baklava kutusundan baklava çıkan,

Adaletin şaşmadığı, hukukun üstün olduğu tam demokrasinin işlediği bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Halkın iradesine saygı, hukukun üstünlüğü ve temiz siyaset olan vazgeçilmez ilkelerimizi savunmaya devam edeceğiz.”

CHP ANTALYA İL BAŞKANI NAİL KAMACI MANAVGAT’TAKİ TUTUKLAMALARLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

0

Nail Kamacı’dan Manavgat Adliyesinde Basın Açıklaması

Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve CHP’li bazı meclis üyelerinin mahkeme kararıyla tutuklanarak cezaevine sevk edilmesi üzerine CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı Manavgat Adliyesi önünde tutuklamalarla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Tutuklamaların siyasi nedenlerle gerçekleştirildiğini ileri süren Kamacı yaşananların halk iradesine açık bir müdahale olduğunun altını çizdi.
Hak hukuk adalet sloganlarının atıldığı basın açıklamasında Manavgat’ın iktidar tarafından teslim alınamayacağının altı çizildi.
Basın açıklamasının son kısmında Tutuklu Manavgat Belediye Başkanının eşi Hacer Kara “Niyazi Nefi Kara yoldaşımdır, mücadele arkadaşımdır. Biz devrimci gelenekten gelen insanlarız. Doktor Niyazi Nefi Kara’nın gücü halktır. Önce doktor, sonra halkın vekili, şimdi de halkın başkanıdır ve öyle kalacaktır. Bunun böyle bilinmesini isterim bu şekilde devam edecektir” şeklinde bir açıklama yaptı.

NİYAZİ NEFİ KARA TUTUKLANDI

0

Antalya’da, Manavgat Belediyesi’ne yönelik “rüşvet, irtikap ve zimmet” operasyonunda Niyazi Nefi Kara ve belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 34 kişi, 4 Temmuz’da gözaltına alınmıştı. Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara tutuklandı.

Manavgat Belediyesi’ne yönelik ‘rüşvet’ soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve aralarında CHP’li Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın da yer aldığı 31 şüpheliden 25’i, Antalya Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Gelen son dakika haberine göre; Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ve yardımcısı Mehmet Engin Tüter tutuklandı.

Ne olmuştu?

Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca otel tadilatı, inşaat ruhsatı ve iskan başvurularıyla ilgili rüşvet alındığı iddiası üzerine başlatılan soruşturmanın ardından, İl Emniyet Müdürlüğünün yürüttüğü çalışma kapsamında şüphelilere yönelik 4 aylık teknik ve fiziki takip gerçekleştirilmişti.

Yürütülen çalışma kapsamında, Belediye Başkanı Kara’nın yeğeni H.C.G. aracılığıyla rüşvet istendiği, rüşvet alınmadan ruhsat verilmediği öne sürüldü. Ayrıca Manavgat Belediyesi, belediyeye bağlı iştirakler ve spor kulübü üzerinden kurulan paravan şirketler aracılığıyla hizmet veya mal alımı yapıldığı, sahte faturalarla haksız menfaat sağlandığı ve şüphelilerin bu yolla yaklaşık 800 milyon lirayı üzerlerine geçirdiği iddia edilmişti.

Belediyeye düzenlenen operasyonda, Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara ile belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu 34 kişi gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında, Belediye Başkan Yardımcısı M.E.T’nin, C.C. isimli bir kişiden rüşvet aldığını gösterdiği iddia edilen görüntüler de ortaya çıkmıştı.

Haber Kaynak: Yeni Şafak Gazetesi

Antalya’da Rüşvet Suçundan 3 Kişi Daha Tutuklandı

0

Antalya’da Rüşvet Suçundan 3 Kişi Daha Tutuklandı

Konuyla ilgili Antalya Emniyet Müdürlüğünden Yapılan Açıklamada

“Emniyet Müdürlüğümüz Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce “RÜŞVET” suçuna yönelik yapılan çalışmalarda; İlimizde özel hastanelerin denetimleri sırasında tespit edilen eksikliklerin görmezden gelinmesi, eksikliklerin giderilmesi ve ceza yazılmaması karşılığında 120 Bin Euro istedikleri tespit edilen Sosyal Güvenlik Kurumunda görevli müfettişler yapılan operasyonda 90 Bin Euro ile suçüstü yakalanmıştır.

Yakalanan 2’si müfettiş 3 şahıs “Rüşvet” suçundan sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanmıştır. Antalya

Emniyet Müdürlüğü olarak suç ve suçlularla mücadelemiz, yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinci ile hız kesmeden aynı kararlılıkla devam edecektir.”

SÜRGÜNDEKİ TUTSAK KRAL MANAVGAT’TA KURŞUNA DİZİLDİ

0

Bazıları vardır kral doğar bazıları vardır kral olmaya çalışır. Hatta öyleleri vardır ki kral olma uğrunda her türlü kumpası, şarlatanlığı ve komployu gerçekleştirir.

Bu gök kubbenin altında krallarla ilgili neler gördük neler duyduk. Öyle krallar vardır ki bunlar kral olarak doğar, kral olarak yaşar ve kral olarak ölür. Ama ne acıdır ki bazen de kral olarak doğanlar sürülürler, devrik bir esir olarak yurtlarından gönderilirler. Bu tutsak krallardan bazıları hüzünle menfada hayatı kaybederken bazıları özgürlüğüne kavuşmak ve tahtına geri dönmek için yılmadan mücadelesini sürdürürler ve sonunda onu esir edenler tarafından kurşuna dizilerek öldürülürler. Çünkü bu devrik krallar, kendilerini esir eden kapitalistlerin kuklası ve oyuncağı haline getirmek istemezler. İsimlerini kendilerine ait olmayan kültürlerdeki isimlerle değiştirilmesine izin vermezler, kendi statüsünü ve değerini anlayamayacak insanların incitici bakışlarına katlanmayı, şehir şehir gezdirilip teşhir edilmeyi ret ederler. Onlar isyan günlerinde bir özgürlüğün hülyasına aşık olurlar, bu uğurda ya ölürler, ya da canlarına kıyarlar. Timur’a esir düşen I. Beyazıt’ın intihar etmesi gibi. Bu davranış onların fıtratına layık olma arzularından ya da temsil ettikleri manevi değerlerin yüceliğindendir.

Kimi Katanga kimi Transvaal kimisi ise Kalahari’ydi. Ama bizimkiler ona bir müstemlekeci gibi utanmadan benim yazmaktan utandığım “Zeus” adını vermişlerdi. Hani şu Türklerden ve Müslümanlardan nefret eden Yunanlıların paganizm dönemlerindeki o meşhur Tanrılarından birinin adı.

Turizmin şarlatanlığından olsa gerek ucuz para kazanmanın da verdiği motivasyonla Afrika’da doğması, büyümesi ve krallık yapması gereken bir aslan kral sürgünde Türkiye’de doğmuştu. Ailesi kim bilir hangi uzun ve meşakkatli yollardan Türkiye’ye tutsak olarak getirilmiş ve bir hayvanat bahçesine hapsedilmişti. Zeus adı verilen bu aslan kral ve ataları turistlerin eğlenmesi için özgürlüğünden koparılarak doğasına aykırı bir yerde Manavgat’taki özel bir hayvanat bahçesine hapsedildi. Ne uğruna? Elbette ki insanların eğlenmesi uğruna!

İnsan oğluna evcil hayvanlar yetmedi. Enam suresini unutan bu beldenin yöneticileri ve sermayedarları “Gerek yük taşımaya elverişli olan gerek derisinden, yününden, tüyünden sergi yapıp kullandığınız ve etinden, sütünden faydalandığınız evcil hayvanları yaratıp emrinize veren de Allah’tır. Allah’ın size ihsan ettiği rızıklardan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın…” ayetinin aksine vahşi hayvanlara da müdahalede bulunarak onların hem yaşam alanlarına hem de hayatlarına doğrudan müdahale etmekten geri durmadılar. Neden? Çünkü doymak bilmeyen gözler vahşi hayvanları sergileterek daha çok kazanma arzusundaydılar.

Manavgatlı Zeus’un (Aslan Kral) ailesine ne oldu bilinmez ama insanoğlu tarafından ataları Türkiye’ye sürgüne gönderilen bir aslan kralın aslan oğlu özgürlüğü için hapsedildiği, palyaço haline getirildiği hapishanesinden kaçtı. Doğasının gereği olarak doğaya firar eden “Aslan Kral Zeus” maalesef ki bir çiftçiye saldırıp onu yaraladı. Onu hayvanat bahçesine pardon hapishaneye koyanlar ise onu doğada ilaçla bayıltmak zor olur diye onu avlamaya çalıştılar. Birkaç kişi denk getirdikleri “Aslan Kralı” önce yaraladı. Ürken ve acı çeken “Aslan Kral” dalların ve çalıların arkasına çekilerek acı içerisinde kıvrandı. Aslan daha sonra infaz edildi.

Aslandır bu yani kraldır, doğasında vahşilik vardır. Allah onları bize şebeklik yapsın diye yaratmadı. Vahşi doğada bir denge unsuru olarak onları var etti. Ama doğasında aç gözlülük, haz, intikam, öldürme isteği ve eğlence olan ve bu duyguları terbiye edemeyen insan oğlu ise onu ait olduğu yerden kopardı ve Manavgat’a kadar taşıdı. Ne bakmayı becerebildi ne de sahip çıkmayı. Aslanı Manavgat’a kadar getirenler ise kendi beceriksizliklerini ve tedbirsizliklerinin bedelini bir çiftçiye ve aslana ödettiler. Çiftçi kulağını kaybederek aslan da infaz edilerek ağır bir bedel ödedi.

Antalya ve Manavgat’taki hayvan hakları dernekleri her şey için bağırıp, çağırıp, toplantılar tanzim ederken, her gün önünden geçtikleri hayvanat bahçesindeki hayvanlar için hiçbir mücadele gerçekleştirmedi. “Neden hapsedilen hayvanlar turizmin şebeklerine dönüştürüldü?” sorusunu kamu otoritelerine ve müteşebbislere hiç sormadılar. Sürgün de doğan ve infaz edilen Aslan Kral için iki satır bir şeyler bile yazmadılar. Belki de sermayenin gücünden korktular belki de Aslan Kralın şanına layık bir protesto yapmaktan aciz oldukları için.

Vahşi hayvanlar hayvanat bahçelerine insanların heva ve heveslerini tatmin etmek için hapsedilemez, eğlence aracına dönüştürülemez. Bir zamanlar merhameti, ciddiyeti ve disiplini ile tanınan milletimizin bazı üyeleri “…sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler.” hadisini unutmuşlardır. Kamu kurumlarının ve turizm yatırımcısı gittikleri yolda hem manevi bir ağırlığın içerisinde kalacaklarını hem de gerekli tedbirleri almadıkları için kendi halindeki insanlara zarar verebileceklerini görmezden gelmişlerdir.

Her erkek çocuğu olan Türk ailesi çocuğunu küçükken “aslanım” diye sever. Çocuk sarışın veya kumralsa saçları ilk çıktığında “aslan yeleli” diyerek o saçları okşar. Medeniyetimizin önemli bir kısmı adında, lakabında, unvanında “Aslan” ismi olan sultanların, alplerin, yiğitlerin tarihinden müteşekkildir. “Aslan” metaforu devletini ve halkını korumak için her şeyi göze alabilen sultanların simgesidir, nişanıdır. Örneğin bizi bu topraklara getiren Selçuklu Sultanı Muhammed’in lakabı Sultan “Alpaslan” değil miydi?

Milli tarihimiz açısından fetihlerle, hükümranlıkla, gözü karalıkla, savaşçılıkla ve zaferlerle özdeşleştirilmiş bir canlıya Manavgat ve Türkiye’de yapılan bu muamele doğru mudur, Türklüğe Müslümanlığa yakışmış mıdır? Yaşanılanlar ne Türklüğün mazisine ne de İslam Medeniyetinin gereklerine yakışmamıştır. Aslan sadece bir hayvan değil aynı zamanda Türk Milleti’nin medeniyete ve siyasete ait değerler silsilesinin imzasıdır. Bugünün cahilleri ise cihana hükmeden sultanların lakabı olan “Aslana” hem rekabet halinde olduğumuz bir medeniyetin ölümsüz adı olan “Zeus” ismini koyuyor hem de kendi değerlerimizden vazgeçerek bu alanda bile bir kompleks içerisine girdiğimizi aleme ilan ediyor. Peki garipsedik mi? Tabi ki de hayır ne de olsa Yunan bayrakları açtıran bir zihniyetin siyasete hakim olduğu ve onu alkışlama kuyruğunda olan kalabalık bir yalaka ordusunun bulunduğu bir belde de yaşıyoruz. Ne diyelim güya ülkeyi muhafazakâr milliyetçiler, Manavgat’ı da Atatürkçü olduğu iddiasındakiler yönetiyor.

Kalın sağlıcakla.