DEVA Partisi Manavgat İlçe Başkanlığı 2025 yılı değerlendirme toplantısını tamamladı.
Toplantı sonunda kısa bir konuşma yapan DEVA Partisi Manavgat İlçe Başkanı Dilaver Akpolat: ” Yılın son haftasında, bu güzel ortamda sizlerle bir araya gelmekten büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Geride bıraktığımız yıl, ülkemiz adına da, Manavgat’ımız adına da kolay bir yıl olmadı. Ekonomik sıkıntıların, adaletsizliklerin ve belirsizliklerin toplumun her kesimini derinden etkilediği bir dönem yaşadık. Ancak tüm bu zorluklara rağmen; DEVA Partisi kadroları olarak umudu diri tutmayı, doğru bildiğimizi söylemekten ve halkımızın yanında durmaktan asla vazgeçmedik” dedi.
“Manavgat’ta teşkilatımızla birlikte; kapı kapı gezdik, dinledik, not aldık. Sorunları görmezden gelmeden, çözüm üretmeye çalıştık. Çünkü biz biliyoruz ki; siyaset koltuk için değil, hizmet içindir” sözleriyle konuşmasını sürdüren Dilaver Akpolat “siyaset anlayışımızın merkezinde; adalet, liyakat ve istişare vardır” dedi.

Zübeyir Sarıkaya Manavgat’ın Yapay Muhalefetini Eleştirdi
Program sonunda bir konuşma yapan DEVA Partisi Manavgat Teşkilatlanmadan Sorumlu Birim Başkanı Zübeyir Sarıkaya ise “Cesaret sonradan gelmez, en zor zamanda gösterilmelidir” diyerek “Biz, belediye başkanları dışarıdayken, en güçlü oldukları dönemde açık açık eleştiri yaparken; bugün bazı sözde zenginlerin, güç dengesi değişince kısık sesle konuşmaya başlamasını şaşkınlıkla izliyoruz” dedi.
Konuşmasında “Artık Manavgat’ta suskunluk kırılmıştır. Çünkü cesaret, risk varken anlamlıdır. Gerçek cesaret, güçlüyken alkışlamak değil; güçlüye karşıyken doğruyu söyleyebilmektir. Bugün konuşanların çoğu, dün susarak bu düzenin sürmesine katkı sunmuştur. Şimdi tablo değişince yapılan temkinli eleştiriler, ne vicdanı rahatlatır ne de Manavgat’ın kaybettiği yılları telafi eder” dedi.
“Manavgat’ın sorunu yalnızca kişiler değildir” diyen Zübeyir Sarıkaya “Manavgat’ın sorunu; menfaat için susanlar, konforu için görmezden gelenler ve “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen anlayıştır dedi.
Zübeyir Sarıkaya konuşmasını: “Bu şehir; güç kimde olursa olsun hesap sorabilen, yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durabilen, kısık sesle değil, açık yüreklilikle konuşabilen insanlara ihtiyaç duymaktadır. Samimiyet, rüzgâra göre yön değiştirmek değildir. Cesaret, geç kalmış açıklamalar yapmak değildir. Manavgat’a lazım olan; bugün konuşup yarın susanlar değil, her şartta doğruyu savunabilen bir duruştur. Bu şehir artık şunu ayırt etmektedir: gerçek eleştiri ile geç kalmış pozisyon alma arasındaki farkı… Gerçek cesaret ile kontrollü risk hesaplarını… Manavgat’ın geleceği; korkuyla fısıldayanların değil, bedel ödemeyi göze alanların omuzlarında yükselecektir. Çünkü bu kente, samimiyet ve cesaret lazım” diyerek konuşmasını tamamladı.






