17.3 C
Antalya
Cuma, Ekim 23, 2026
Ana Sayfa Yazarlar Ömer Kaçmaz ALİYE COŞAR’IN SÖYLEMDE HÜRRİYETİ, EYLEMDE DİYETİ: YENİ PARTİ’NİN MANAVGAT MİYOPLUĞU

ALİYE COŞAR’IN SÖYLEMDE HÜRRİYETİ, EYLEMDE DİYETİ: YENİ PARTİ’NİN MANAVGAT MİYOPLUĞU

0
179

Demokrasi, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, kamusal yarar, ifade ve fikir hürriyeti gibi evrensel değerleri siyasi konuşmalarından hiç eksik etmeyen Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Murat Ağırel’in gözaltına alınmasına “…Gazeteci Murat Ağırel yine gözaltına alındı. Gazetecilerin gözaltına alınması, yalnızca basın özgürlüğüne değil, halkın haber alma hakkına müdahaledir. Gazetecileri baskılarla susturarak gerçekleri gizleyemezsiniz” mesajıyla tepki gösterdi.

Sayın Aliye Coşar’ın paylaştığı mesajın benzerini farklı tonlarda hemen hemen tüm sol muhaliflerde görmek mümkün. Özellikle Coşar’ın mensubu olduğu sol hareketlerin kendi çevresini hürriyetçi ve terakkici olarak tanımlama adına yayınladıkları ama iktidara gelindiğinde AK Parti iktidarı gibi hayata geçirmedikleri bu tarz mesajlar, Jön Türklerden beri Türk siyasetinde bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor.

Memleketteki sol ve liberal sağ çevreler her ne kadar insan haklarını savunsa da uygulama da kendilerine karşı çıkan veya kendilerini desteklemeyerek eleştirenlere karşı nasılda mürteci damgasını vurduklarını 1990’lı yıllardan gayet iyi hatırlıyoruz. Solun tezatlarla dolu söylem ve eylem açmazı son on yıldır otoriter eğilimler gösterdiği ileri sürülen AK Parti tarafından da benimsendiği gözler önündeyken Yeni Parti ve AK Parti’nin özgürlükler ve özellikle de gazetecilerin ifade hürriyetini destekleme konusunda kendileri gibi düşünen, kendileri tarafından çizilen sınırlar içerisinde hareket eden gazetecileri savunmaları, yereldeki gazeteciler için acı sonuçlar doğurdu.

Nitekim şiddet içermeyen en rahatsız edici düşüncelerin bile olgunlukla karşılanması gerekliliği modern demokrasilerde içselleştirilmişse de Yeni Parti ve AK Parti kardeşliğinin hegemonyasındaki Türk demokrasisi sınıfta kalmış durumda.

Tüm Manavgat tarafından bilindiği üzere AK Parti kontrolü altındaki idari ve siyasi yönetimin Manavgat’taki en önemli muhalif ismi Nalan Akpınaroğlu’nun son üç yılda başına gelmeyen kalmadı. Nalan Akpınaroğlu gözaltına alındı, tutuklandı, cezaevine düştü arkasından yeniden dava açıldı tutukluluğu talep edildi şimdi de adli kontrol şartıyla yargılanmayı bekliyor. Belki Murat Ağırel’den çok daha fazla sıkıntı çekti.

Yeni Partili Aliye Coşar ise bu süreç zarfında diğer partili vekillerle beraber Nalan Akpınaroğlu’na dair Murat Ağırel’e verdiği destek mesajındaki gibi “Gazetecileri baskılarla susturarak gerçekleri gizleyemezsiniz” mealinden bir şeyleri hukukçu vekil kimliğiyle ve bir insan hakları savunucusu olarak söylemeyi tercih etmedi.

Nalan Akpınaroğlu, aynı Aliye Coşar’ı Aliye Coşar yapan Manavgat şehrinin bir değeridir. Manavgat’ta dönen pek çok dolabı haber yapan, Ulualan meselesinde olduğu gibi açtığı davalarla kamu menfaatinin korunmasını sağlayan, siyasilerin kendisine kurdukları kumpasları dağıtmayı bilen kısacası gazetecilik yapmaya çalışan Nalan Akpınaroğlu’nu en iyi tanıyanlardan biri de Aliye Coşar’dı. Buna rağmen Yeni Parti’nin ve Aliye Coşar’ın Nalan Akpınaroğlu’na sahip çıkmaması bizce içine düştükleri siyasi miyopluğu da gözler önüne sermektedir. İktidar partisinin yürüttüğü genel siyasetteki yönlendirmelere teslim olan Aliye Coşar ve partisinin diğer Antalya Milletvekilleri, yöremizdeki demokrasi, ifade hürriyeti kıyımına tamamen sessiz kaldı. Bu sessizlik duyarsızlıkla mı yoksa kendilerini Manavgat’ın önünde gören, üstenci bir bakış açısıyla kendilerini konumlandırdıkları konfor alanıyla mı açıklanmalı bilemiyoruz!  Ama kendilerinin ve partili vekillerinin kendilerini sol ilericiliğin ve modernleşmenin tek kaynağı olarak gördükleri gerçeği de önümüzde duran bir vaka. Nitekim be gerçeği Yeni Partili Antalya Vekillerin yöre gazetecilerinin yaşadığı baskılarla ilgilenmemelerinden ve onların görüşlerini fikir kabilinden saymayarak Nalan Akpınaroğu ve Hasan Güraksu’ya destek vermemelerinden anlıyoruz.

Nalan Akpınaroğlu’na destek vermeyen Yeni Parti Antalya Vekilleri; belki farkında değiller ama aslında Manavgat ve Antalya’da var olan feodal ilişkilerden kaynaklı sermaye sahiplerinin çıkarlarını gözeten statükoyu tahkim etmektedir. Eğer tersi olsaydı bu statükoyu eleştiren yazıların sahibi Nalan Akpınaroğlu’na destek vermeleri gerekirdi. Nitekim siyasi miyopluk havuzuna düşen Yeni Partili yöre vekilleri fikri ve düşsel zenginliği sadece kâğıt üstünde bir zenginlik olarak görmeye devam ediyorlar. Bu durum Yeni Partili vekillerin hürriyetler konusundaki vaatlerinin inandırıcılığını sadece zedelemekle kalmıyor aynı zamanda onların çizdiği ve hangi gazetecilerin ifade hürriyetinden istifade edebileceğini de anlatıyor. Peki bu bakış memleketin farklı köşelerindeki yerel gazetecilerin sahip olması gereken fikir hürriyetinin korunmasına katkı sağlayabilir mi ya da sayın vekillerin dokunulmazlıklardan dolayı sahip olduğu konfor alanını yerel gazetecilere sağlayabilir mi?

Gelelim Aliye Coşar’ın söylemdeki hürriyetçiliği ile eylemdeki diyet (taviz) meselesine! Sayın Vekil Aliye Coşar’ın söylemdeki hürriyet anlayışı kısaca: “özgürlük, adalet, hak, hukuk, evrensel demokratik uygulamaları benimseme, eşitlik, şeffaflık, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, egemenlerin değil eşitlerin hukuku” ilkeleri ile ifade edilebilir. Aliye Coşar ve Yeni Parti Manavgat söylemde özgürlüğü vaat ederken pratikte ödediği diyet ve verdiği taviz: a. Murat Ağırel’in fikir hürriyetini savunurken Nalan Akpınaroğlu, Hasan Güaraksu gibi yerel gazetecilerin fikir ve ifade hürriyetine karşı sahip oldukları seçici sessizlikle eşitliğe aykırı yaklaşımları… b.Yeni Parti’nin Türkiye genelinde seçim kazanma adına popülist ve pragmatik gerekçelerle Halk TV’yi desteklerken yerelde ki Antalya’nın en önemli televizyonu olan V TV ve Yankı Gazetesine destek vermemesi… c. Manavgat’taki yerel dengeleri gözetip özellikle de Tuba Vural Çokal’ın hışmına uğramamak adına Nalan Akpınaroğlu meselesinden uzak durması ve güçlünün Akpınaroğlu’na yürüttüğü sert tutumuna karşı tepkisizlik hali…

Yukarıdaki listeyi uzatmak ve detaylandırmak mümkünse de Sayın Aliye Coşar’ın ve diğer Yeni Partili vekillerin Nalan Akpınaroğlu’na destek vermemesi hem tutarlılık krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor hem de ilkesel yürüttükleri siyasetin can çekişmesinin ne demek olduğunu bir kez daha bizlere gösteriyor.

Son söz olarak ta şunu söylemeden edemeyeceğim! Aliye Coşar, Cavit Arı ve diğer Yeni Partili Antalya Milletvekillerinin Nalan Akpınaroğlu’nun ifade ve fikir hürriyetine destek vermemesinin temel nedeni siyasi kartların yeniden karıldığı Manavgat’ta Yeni Partili vekillerin tüm ilkesel tutarsızlıklarıyla beraber Tuba Vural Çokal ve AK Parti Manavgat etrafında kümelenen sermaye odaklarından neşet eden fobilerinden kaynaklandığı kanaatindeyiz.

Kalın sağlıcakla.