İklim Adaleti Forumu Milli Parklar Kanunu’nda yapılan değişikliklere karşı Termessos Milli Parkı’nın girişinde bir araya gelerek ses yükseltti.

İklim Adaleti Forumu tarafından gerçekleştirilen açıklamada, “Bu yasa planlı bir kalkınma modeli sunmamaktadır. Aksine, kontrolsüz ve geri dönüşü olmayan bir tahribatın yolunu açmaktadır. Bu yaklaşım sonucunda; ormanlar parçalanacak, su havzaları zayıflayacak, ekosistemler çökecek ve afet riski artacaktır. Bu yasa, riski azaltmamakta aksine doğanın tam kalbine taşımaktadır” denildi.
Sorulması gerekenin, “Bu alanlar gerçekten korunacak mı, yoksa sadece ‘korunan alan’ adı altında kiralık mülklere mi dönüştürülecek” sorusu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu yasa ile birlikte cevap netleşmiştir: Korunan alanlar korunmayacaktır” ifadelerine yer verildi.
Yıkım politikalarının sadece torba kanunlarla değil, bir gecede alınan idari kararlarla da sunulduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Çok yakın zamanda, tek bir Cumhurbaşkanı kararı ile yüz binlerce metrekarelik ormanlık alanın bir çırpıda orman sınırı dışına çıkarılmasını unutmadık, kabullenmedik. Bu karar kapsamında en büyük kayıp Antalya’da yaşanmış; 6 ayrı bölgede yaklaşık 290 hektara yakın (yaklaşık 400 futbol sahası büyüklüğünde) orman alanı orman vasfı dışına itilmiştir. Doğa bir yatırım alanı değildir! Ormanlar, su havzaları ve yaban hayatı satılacak, kiralanacak ya da işletilecek varlıklar değildir! Bu düzenlemeler ve kararlar yalnızca ekosisteme değil, toplumun ortak geleceğine ve yaşam alanlarımıza yönelmiş bir tasfiye hareketidir. İklim Adaleti Forumu olarak çok iyi biliyoruz ki; doğayı sermayeye tahsis eden bu politikalara karşı en büyük gücümüz yan yana durabilme irademizdir.”

Meselenin teknik bir itirazın ötesinde topyekûn bir yaşamı savunma mücadelesi olduğu belirtilen açıklamada, “Bu yüzden; suyuna, ormanına, havasına sahip çıkan yöre halkıyla, meslek odalarıyla, ekoloji örgütleriyle ve tüm yurttaşlarla omuz omuza yürüyeceğimiz o büyük dayanışma zeminini örmeyi en temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bizi bekleyen bu ekolojik yıkımı ancak bir arada durarak, müştereklerimize sahip çıkarak ve omuz omuza mücadeleyi büyüterek durdurabiliriz” denildi.
Açıklama, şu sözlerle son buldu: “Bugün buradan; kentine, ormanına ve müştereklerine sahip çıkan herkesi bu haklı ve meşru direnişin, bu ortak mücadele zemininin bir parçası olmaya çağırıyoruz. Yaşamı ve geleceğimizi sermayenin insafına ve rant politikalarına teslim etmeyeceğiz! Müştereklerimizi hayatın her alanında, hep birlikte savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.”



