MANAVGAT’TA ÖĞRETMENLER SÜRGÜN MÜ EDİLDİ?

0
123

Manavgat Eğitim-İş Sendikası temsilciliği Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği bir basın açıklamasıyla iki öğretmenin ceza kanununda ve MEB mevzuatında olmamasına rağmen sürgün edildiklerini açıkladılar. 

Eğitim-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar açıklamasında “Manavgat Hatice Sezer Anadolu Lisesinde görev yapan Ezgi Karaman Varış ve Emrehan Varış, okullarından 75 ve 40 km uzaklıktaki okullara tabiri caizse sürgün edildikleri ve aile bütünlükleri bozulduğu için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanmış bulunduklarını” belirterek haklarını aradıkları iki öğretmenin görev yaptıkları okuldaki Mdr. Yrd. TA’nın Okul Müdürü A. G. ve pansiyondan sorumlu Mdr. Yrd. İÇ’nin bilgisi ve izinleri dahilinde pansiyon yönetmeliğinin ilgili maddeleri hükümlerine(24,52,53) açıkça aykırı olarak yaklaşık bir buçuk yıl okulun pansiyon imkanlarından yararlanmış, kişisel menfaat sağlamış, kamu zararı oluşturmuş ve üyelerimiz tarafından ilgili makamlara şikayet edilmelerinden dolayı” sürecin başladığının altını çizdi.

Kararın Nedeni Husumettir

Sadık Acar açıklamasının devamında: “Okul müdürü A.G ile ilgili birçok öğrenciden gelen son derece hassas bazı iddialar da üyelerimize ulaşmış; üyelerimiz bu iddiaları herhangi bir yorum katmaksızın, T.C.K 279 dan doğan yükümlülükleri, görev sorumlulukları ve “çocuğun üstün yararı” gereği ilgili makamlara iletmiştir. Ancak bu yasal bildirimler idare tarafından husumet sebebi haline getirilmiştir.

Okul müdürü A.G. ve müdür yardımcısı T. A. makamlarını kötüye kullanarak, okul içinde itibarsızlaştırma, ders programlarını değiştirme, hakaret ve küfürlerde bulunma, üyelerimizin ders esnasında izinsiz sınıfına girerek öğrencilerin içinde azarlar şekilde konuşmalar yaparak itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır. Bu durumlar ile ilgili üyelerimiz Cimer başvurusunda bulunmuşlardır. Okul müdürü A. G. okul bahçesinde nöbet görevi sırasında özel aracını öğretmenlerimizin üzerine sürmüş ve canlarına kastetmiştir. Bu olaya iki öğretmen de şahittir. Olay İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirilmiş ve savcılık soruşturması devam etmektedir.”

Öğretmenlerimiz Haksızlığa Uğranış ve Tek Taraflı İşlem Yapılmıştır

“Üyelerimiz hakkında huzuru bozmaktan soruşturma açılıp bir nevi sürgün cezası veriliyorsa; şikayet edilen ve suçlanan kişilerinde başka okullara gönderilmesi gerekir. Burada soruşturma yapılırken tek taraflı yürütülmüş hakkaniyet ilkesinden ayrılarak cezalandırılma yoluna gidilmiştir. Şikayet edilenler hakkında hiç bir işlem yapılmamıştır. Aksine korunup kollanmış ve ödüllendirilmiştir.
Üyelerimize savunma hakkı verilmeden cezalar alel acele işleme konulmuş ve tebliğ edilmeye çalışılmıştır. Buradan soruyoruz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürlüğü bu sürgünleri yaparken iddia edilen suçları ört bas etmek için mi yapıyorlar?
Yoksa birilerini korumak için mi çaba gösteriyorlar? Bu yapılan sürgünler Eğitim İş üyesi olmalarından mı kaynaklanıyor?”

Buradan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Sesleniyoruz.“Yapılan görevlendirmelerin iptal edilmesini, üyelerimize savunma hakkının verilmesini, aile bütünlüklerinin korunmasını, iddia edilen suçlamaların araştırılıp suçluların gereken cezayı almasını ve adaletin tesis edilmesini istiyoruz. Biz buradan açıkça ifade ediyoruz: Sendikamızı ayakta tutan yapı, şahsi ve menfaat çıkarlar değil, üyelerimizin haksızlık karşısında dik duruşlarıdır. Bu dik duruş karşısında üyelerimizin haksızlığa uğradığı durumlarda onlar için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamu görevlilerinin hukuka aykırılıkları bildirmesi suç değil, görevdir. Bu bildirimin ardından soruşturma, baskı ve görev yeri değişikliği ile karşılaşılması kabul edilemez.
Unutulmaması gerekir ki bu süreç yalnızca iki öğretmeni değil; aynı zamanda son dönemde özellikle üzerinde durulan ve 2025’e adı verilen bir “ailenin” bütünlüğünü ve bu ailenin çocuğu bir öğrencinin de eğitim hakkını doğrudan etkilemektedir.
Sendika olarak talebimiz açıktır: • Sürecin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden bağımsız şekilde incelenmesi,
• Tüm iddiaların tarafsız ve eksiksiz biçimde araştırılması,
• Hukuka aykırı idari işlemlerin geri alınması,
• Kamu görevlilerinin güvenli şekilde görev yapabileceği bir çalışma ortamının sağlanmasıdır” cümleleriyle açıklamasını tamamladı.