15.3 C
Antalya
Cumartesi, Ekim 24, 2026
Ana Sayfa Gündem CAVİT ARI’NIN BİLMECESİ: GÖZÜ VAR GÖRMEZ, KULAĞI VAR DUYMAZ, AĞZI VAR KONUŞAMAZ

CAVİT ARI’NIN BİLMECESİ: GÖZÜ VAR GÖRMEZ, KULAĞI VAR DUYMAZ, AĞZI VAR KONUŞAMAZ

0
169

“Gözü var görmez, kulağı var duymaz, ağzı var konuşamaz” bilmecesini herhalde duymuşuzdur. Biz bu bilmecenin cevabını “Heykel” olarak biliyorduk ama yaşanan son gelişmelerden sonra bu cevabın yanlış olduğunu 40 yıl sonra öğrendik. Nasıl mı?

Halk TV beklenildiği üzere sahibinin yönetiminden çıkıp kayyıma devredildi. Halk TV kayyım tarafından yönetilecekse de eski muhalifliğinden eser kalmayacağı açık. İktidar yanlısı A Haber’den çok da farklı olmayan bir yayıncılık anlayışıyla hareket eden Halk TV’nin kayyıma bağlanması memleket hayatında fikir ve ifade hürriyetini zedeleyen bir karar olduğu açıktır.

AK Parti’nin menfaatlerine uygun olan kayyım kararlarına karşı toplumun beklenti ve isteklerini yansıtması gereken vekiller ise maalesef ki her zaman olduğu gibi yine sınıfta kaldı. Özellikle de CHP’nin butlan kararıyla parçalanıp Yeni Parti’nin kurulmasından sonra Halk TV tarafından desteklenen Yeni Partili vekiller.

Ali Mahir Başarır Halk TV binası önünde cılız açıklamalarla ses yükseltmeye çalışırken yöremizin Milletvekillerinden Cavit Arı ise Yeni Partili vekillerle beraber gözlerine, ağızlarına siyah bir bant çekerek yaşananları protesto etmeye çalışıyor.

Antalyalının konuşması, dinlemesi ve haksızlıklara karşı mücadele etmesi için seçtiği Cavit Arı’nın mevcut durum karşısında kör ve dilsiz taklidi yapması seçmene karşı yapılan son yıllarda ki en büyük saygısızlık olurken kendilerini destekleyen Halk TV’ye de tam anlamıyla vefasızlıktır.

Niyazi Nefi Kara ve Muhittin Böcek’in ilk tutuklandığı günlerde iktidarı sert açıklamalarla tenkit eden Arı’nın bilinçli bir tercihle TBMM Komisyonunda ki protestosu bana talebeler tarafından sergilenen basit düzeydeki parodi oyunculuklarını hatırlattı.

Aslına bakacak olursanız Cavit Arı’nın fikir ve ifade hürriyeti kapsamındaki ihlaller, engellemeler ve dışlamalara karşı yürüttüğü mücadeleyle ilgili sicili pekte sağlam sayılmaz. Arı’nın vekilliği döneminde seçildiği yöreden tutuklanan, gözaltına alınan veya denetimli serbestlikle yargılanan Nalan Akpınaroğlu, Hasan Güraksu gibi yereldeki gazetecilere sahip çıkmaması hepimizce malumdur. Antalya’daki siyasi faydacılığın son yıllardaki en önemli temsilcilerinden biri olan Cavit Arı’nın çocukça gözlerine ve ağzına siyah bant çekerek protesto da bulunması günü kurtarma anlayışının tipik bir dışa vurumudur. Siyah bantlarla kameralar karşısına geçen Cavit Arı, keşke Yeni Parti’nin basın yayın, ifade ve fikir hürriyetleri konusunda AK Parti’den ve CHP’den hangi yönleriyle farklı olduklarını anlatsaydı da bizde onların anlattıklarından istifade edebilseydik. Mesela iktidar olduklarında ifade ve fikir hürriyetlerini hangi tedbirlerle genişleteceklerini, basın yayın kuruluşlarını nasıl güvence altına alabileceklerini, RTÜK’ü nasıl dizayn edeceklerini bir öğrenebilseydik! Ama Sayın Cavit Arı üç maymunu oynayarak kendini bantlamayı tercih etti. O ve arkadaşlarının tercihinin altındaki neden partisinin mevzu bahis olan konuda bir görüşü bulunmamasından mı yoksa kendisinin bu konuda söyleyeceklerinin olmamasından mıdır bilinmez ama sukutu hali ülkedeki demokrasi anlayışının gelişmesine katkı sağlamadığı açıktır. Halk TV’ye kayyım atanması Yeni Parti için aynı fon vurgunu meselesinde olduğu gibi iktidarı eleştirmede büyük bir fırsat sunduysa da onlar bu konularda berbat bir sınav vermekle meşguller.

Yolsuzluğa bulaşmış belediye başkanlarının tutuklanmasında ortalığı ayağa kaldıran Cavit Arı ve arkadaşları temel hak ve hürriyetlerin daraltılması konusunda sus pus, gözü ve ağzı bantlı. Yeni Parti ve Cavit Arı bu türlü gelişmelerde topluma sunacağı vizyonla ve demokrasimize yapacakları katkı ile yönetime ehil olduğunu gösterebilmeliydi.

Yeni Parti kayyım atamalarına, el koymalara çare aradı mı? Kayyım kararının alınmasından yararlanacak faillere yöneldi mi? Türkiye’de son 5 yılda tutuklanan yerel veya genel gazetecilerin, el konulan veya kapatılan ya da ağır cezalar alan basın yayın, medya kuruluşlarının genel portresini sunabildi mi?

Başta Cavit Arı, Aykut Kaya, Mustafa Erdem ve Aliye Coşar olmak üzere temel hak ve hürriyetler konusunda Yeni Partili vekillerin üslubu maalesef ki çok zayıf. Ne istediklerini ve amaçlarını net bir şekilde ortaya koymaktan uzaklar. Hatta diyebiliriz ki Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç hariç Antalya’nın tüm seçilmiş vekilleri bu başarısızlığa aynı oranda ortak. Bu yüzden Antalya’da ki hem mahalli yönetimlerden hem de ulusal siyasetten kaynaklanan hiçbir sorun çözülemiyor.

Kayyım meselesinde ne olup bittiğini öğrenmek için ağzına baktığımız Cavit Arı ve Yeni Partililer siyah bantlarla ağızlarını kapattığı için maalesef ki Adalet Bakanının ağzına bakar olduk.

İktidarın denetim ve gözetimi altında ifade ve fikir hürriyetini zedeleyen uygulamalar gerçekleşirken Cavit Arı ve Yeni Parti’nin bilinçli sessizliği bize sadece bu arkadaşların iktidar olmaları halinde aynı AK Parti gibi ülkeyi ehliyetli ve liyakatli yönetemeyeceğini gösterdi.

Gelelim “Gözü var görmez, kulağı var duymaz, ağzı var konuşamaz” bilmecesinin cevabına. Herhalde cevabı hepimiz öğrendik!

Kalın sağlıcakla.