29.2 C
Antalya
Salı, Haziran 16, 2026
Ana Sayfa Yazarlar Ömer Kaçmaz EMANETE SAHİP ÇIKAMAYAN VURDUMDUYMAZLAR VE SAADET PARTİSİ

EMANETE SAHİP ÇIKAMAYAN VURDUMDUYMAZLAR VE SAADET PARTİSİ

0
61

Saadet Partisi 8. Olağan Kongresini 14 Haziran Pazar günü Manavgat AKM’de tamamlarken mevcut İlçe Başkanı İlhami Demiral delegenin tüm oyunu alarak üçüncü kez güven tazeledi.

İl veya ilçe fark etmeksizin siyasi parti kongreleri hepimizce malumdur ki parti yöneticilerinin hem teşkilat mensuplarına hem de kamuoyuna hesap verdiği, faaliyetlerini anlattığı, genel merkez hedeflerini paylaştığı hem bir zorunluluk alanı hem de yasal bir hakkın kullanımıdır.

Demokratik toplum ve siyasetin gelişmesinde ilerici hamlelerin atıldığı kongrelere teşkilat mensupları özel hazırlıklar yapmayı sadece bir görev değil aynı zamanda kamuoyuna mefkuresini tanıtacağı bir gün olarak yaklaşır. Nitekim Saadet Partisi’nin Manavgat teşkilat mensupları AKM yönetimi tarafından gösterilen salona parti görsellerini, flama ve bayraklarını taşıyarak salonu kongreden bir gün önce yani 13 Haziran günü akşam saat 23.00’de bayram yerine çevirdi. Bu arada hazırlanan salonun AKM yönetimi tarafından Türkiye-Avusturalya maçının izlenmeyeceğinin söylendiği salon olduğunu da hatırlatalım.

Gelin görün ki AKM yönetimi maçın izlenmeyeceğini söylediği salonda aynı yönetim milli maç gösterimi yapınca partinin tüm görselleri parti yetkililerine haber verilmeden yerlerinden sökülerek çöp haline getirildi. Parti yöneticileri ise salona geldiğinde, bir gece önceden hazırlanan salondan geriye hiçbir şey kalmadığını gördü. Koordineli ve hızlı çalışma ile salon tekrar kongreye hazır hale getirildi.

Kongreye hazır hale getirilen salonu çorak bir toprak haline getirenler maçı izlemeye gelen taraftar mıdır yoksa AKM personeli midir bilinmez ama kendisine emanet edilen salona sahip çıkamayanın AKM yönetimi olduğu açıktır. AKM yönetimi emanete sahip çıkamadığı gibi mevcut durumu da Saadet Partisine haber verme sorumluluğunu bile yerine getirmedi. Anlayacağınız Sözen ve Kara dönemindeki çoğulcu demokrasiye karşı geliştirilen işgüzarlık ve nezaketsizlik hali, üstenci nobran bakış hala Manavgat Belediyesine bağlı kurumlarda varlığını koruyor. Kısacası Manavgat’ı tüm Türkiye’ye rezil eden ciddiyetsiz, ahbap çavuş ilişkisine dayalı siyaset anlayışı, senin kız benim oğlan edebiyatı, biz yaptık oldu bitti bize karışamazsınız prensibi Belediye organlarında maalesef ki gözümüzün önünde yaşanmaya devam ediyor ve kanser gibi tüm hücrelere yayılmayı sürdürüyor!

Başta Manavgat ve Antalya Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere CHP’li Belediyelerin en az AK Partili Belediyeler kadar yanlışla anılmasının temel sebebi zaten belediye yöneticilerinin yanlış tercihleri değil miydi? Yanlış yol, yanlış seçimler ve yanlış tercihlerden acaba doğru sonuçlar çıkarılabilir mi?

Mutlak Butlan kararıyla demokrasi ve demokratik hakların gaspına dair ortalığı ayağa kaldıran yöneticilerin 1969’dan beri Türk Siyasi Hayatında yer alan Milli Görüş’ün son partisi Saadet Partisine yaşanan durumla ilgili haber vermemesi sadece bir saygısızlık değil aynı zamanda siyasi emanetlere dahi sahip çıkamayan bir zihniyetin ve liyakatsiz kadroların kent demokrasisine nasılda zarar verdiğine açık bir örnektir. Manavgat Belediyesine bağlı AKM yönetiminin Saadet Partisine karşı bu gafleti köklü bir geçmişe sahip Manavgat Belediyesinin rüşvet ve yolsuzlukla anılan son 16,5 yıllık döneminde görülen kokuşmuşluğun Belediyeye ait kurumsal hafızayı ve kamusal ciddiyeti nasıl da ele ayağa düşürdüğünü ifşa eden örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.

Saadet Partisi Teşkilatını, Manavgat Belediyesindeki bazı yöneticilerin son 16,5 yılda kurduğu menfaat ve rant şebekesi gibi zanneden AKM yönetimi asgari düzeyde sorumlu, ciddi ve saygılı bir tavır geliştirerek vurdumduymaz tavrından vaz geçerek demokratik teammüllere uygun davranmayı bilmeliydi. Ehliyeti ve liyakati popülizmle karıştıran AKM yönetimi, 57 yıllık bir misyonun ve davanın temsilcisi olan Saadet Partisinin 1000 yıllık Müslüman Türklerin mefkuresini sembolize eden bayrak ve flamalarını basit bir bez parçası olarak görüp çöp etmesinden dolayı özür dilemelidir. Nasıl ki bayrakları yapan üzerindeki kansa Milli Görüş hareketini de ete ve kemiğe büründüren şey hilalin üzerindeki beş yıldızdır. Önüne gelen onun mukaddes bayrağına ve flamasına dokunamaz, onu buruşturup bir kenara bırakamaz. O parti  bayrağı ki besmele ile açılır dua ile toplanır. Yıldız sadece kapatılan Milli Görüş partilerini değil İslam’ın beş şartını ve cihangir beş Türk devletini ifade eder. Hilal yalnız bir geçmişi değil İslam’ın öngördüğü medeniyeti ve adaleti anlatır. Necmettin Erbakan Hoca’nın dediği gibi önce ehliyet ve liyakat. Kalın sağlıcakla.