Saadet Partisi 8. Olağan Kongresinde İlhami Demiral 3. Kez Göreve Seçildi

Saadet Partisi Manavgat İlçe Başkanlığı 8. Olağan Kongresi 14 Haziran Pazar günü Manavgat AKM’de gerçekleştirildi. Kongreye katılan tüm delegelerin oyunu alan İlhami Demiral 3. dönem için yeniden ilçe başkanı seçildi.
Kongreye Saadet Partisi GİK üyesi Ramazan Düzen, Saadet Partisi eski Demre İlçe Başkanı Nuri Tural, Saadet Partisi Serik İlçe Başkanı Adem Demiral, İyi Parti Manavgat İlçe Başkanı Remzi Küçükoğlu, DEVA Partisi Manavgat İlçe Başkanı Dilaver Akpolat, Milli Yol Partisi İlçe Başkanı Hacı Çayır, eski BBP İlçe Başkanı Ali İhsan Kılıç, Manavgat Bakkallar Odası Başkanı Abdullah Akça, Muz Üreticileri Dernek Başkanı Önem Gök katıldı.
Kongrede Türk Ekonomisini değerlendiren Ramazan Düzen iktidarın çiftçiye, üreticiye kanundan kaynaklanan desteği sağlamadığını dile getirerek Saadet iktidarında üreticiye yük olan tüm uygulamaların sıfırlanacağını dile getirdi.

İlçe Başkanlığına 3. kez seçilen İlhami Demiral ise konuşmasında ülkede ve Manavgat’ta yaşanan kokuşmuşluğa değinerek: ” İlçemizin, Antalya’mızın, milletimizin ve ülkemizin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik, ahlâkî çöküntüye daha da önemlisi hem taşra teşkilatında hem de yerel yönetimlerde sıklıkla gördüğümüz kokuşmuşluk, toplumun tüm kesimlerini rahatsız ve tehdit etmektedir” diyerek Saadet Partisinin hamleleriyle bu karanlık günlerin geride kalacağına vurgu yaptı.

“Zilletin ve fetretin tarih boyunca hiç görülmediği kadar ayyuka çıktığı bir dönemde siyasi çevrelerin ahlaktan ve rasyonellikten uzak yaklaşımları devletin ve milletin Milli Görüşe ne kadar da ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir” ifadelerinin altını çizen Demiral: “Bir yandan Doğu Türkistan’da Çin tarafından yürütülen asimilasyon siyasetine diğer yandan Filistin ve Gazze’deki soykırıma müdahale etmekten çok uzak olan iktidarın “Türkiye Yüzyılı” söylemlerini masal olarak kabul ettiğimizi buradan sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyorum” dedi.

Demiral’ın konuşmasında öne çıkanlar şu şekildeydi: ” Manavgat gibi her tarafı zenginlik akan bir kentte insanımızın düşük maaşlarla yüksek kira ve pazar masrafları karşısında ayakta kalmaya çalışırken şark kurnazlığı, tefecilik ve rantiyecilik konularında ismi ayyuka çıkmış sermaye sahiplerinin ahlaksızca Manavgatlıya istikamet çizmesini teşkilat olarak kabul etmediğimizi de herkesin bilmesini isterim.
Tarihe baktığımızda, kendini dünyanın sahibi olarak gören küresel güçlerin ve Siyonistlerin, her dönemde ülkemiz üzerinde, niyetleri ve projeleri olduğunu nasıl görüyorsak Manavgatlıyı soymak isteyen, kamusal çıkarlarını rantiyeye aktarmak isteyen kamu görevlilerinin de olduğunu gayet iyi bilmekteyiz. Onlar memleketi ve Manavgat’ı nasıl yağmalamak için bitmeyen bir azimle iş birliğine gidiyorlarsa bizlerde memleketi ve Manavgat’ımızı korumak için o ölçüde çalışamaya kararlı olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Eğer hırsız hırsızlığından utanmıyorsa bizler de fazilet toplumunu ihya etmek için çalışmaktan geri durmayacağız.”






