
Antalya’da Serik ve Aksu belediye başkanları CHP’den AK Parti’ye geçmesi üzerine CHP İl Başkanı Nail Kamacı, bu hamleyi siyasi bir savrulma olarak nitelendirdi.

Başkanların açıklamalarına yönelik en sert açıklama CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı’dan geldi. Kamacı, başkanların bu tercihlerini meşrulaştırmak için CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunmalarını, kendi siyasi savrulmalarını örtbas etme çabası olarak tanımladı. Herkesin siyasi tercih hakkı olduğunu kabul eden Kamacı, “Serik ve Aksu belediye başkanlarının CHP’ye yönelik eleştirileri, siyasi savrulmalarını örtme ve yaptıkları tercihi meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir. Elbette herkesin siyasi tercih değiştirme hakkı vardır; ancak hiç kimsenin CHP örgütünün emeğiyle, CHP seçmeninin oyuyla kazandığı makamı başka bir partinin hanesine yazdırma hakkı yoktur” dedi.
Kamacı’nın Açıklaması şu şekilde:
“Serik ve Aksu belediye başkanlarının CHP’ye yönelik eleştirileri, siyasi savrulmalarını örtme ve yaptıkları tercihi meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir. Elbette herkesin siyasi tercih değiştirme hakkı vardır; ancak hiç kimsenin CHP örgütünün emeğiyle, CHP seçmeninin oyuyla kazandığı makamı başka bir partinin hanesine yazdırma hakkı yoktur.
Bu başkanlar o koltuklara kendi kişisel güçleriyle değil, CHP’nin adıyla, CHP örgütünün alın teriyle ve halkın değişim iradesiyle oturmuşlardır. Seçildikten sonra başka bir partiye geçip bir de CHP’yi suçlamaya kalkmak, siyasi etikle de vefayla da bağdaşmaz.
“Hizmet için parti değiştirdik” sözü, seçmen iradesinin üzerini örtmeye yetmez. Belediye başkanı zaten halktan hizmet yetkisi almıştır. Hizmet etmek isteyen, rozet değiştirerek değil; halka verdiği söze sadık kalarak hizmet eder.
CHP’nin çizgisi bellidir: halkçı belediyecilik, sosyal adalet, şeffaflık ve kamu yararı. Bugün CHP’ye söz söyleyenler, önce o makamlara hangi partinin emeğiyle geldiklerini hatırlamalıdır.
Bizim derdimiz polemik değildir. Biz halkın oyuna, örgütün emeğine ve siyasi ahlaka sahip çıkıyoruz. Çünkü başkanlar rozet değiştirebilir; ama seçmenin iradesini, örgütün alın terini ve halkın güvenini yanlarında götüremezler.”