Milletvekili Erdem, “Bu araziler gerçekten ihtiyaç fazlası mı? Yoksa birilerine mi ihtiyaç? Ya da doymak bilmeyen yandaşlarınıza mı?” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Meclis’te görüşülen torba yasa teklifinin 11. maddesine adeta ateş püskürdü. Söz konusu düzenlemenin teknik bir düzenleme olmadığını Cumhuriyet’in birikimlerine yöneltilmiş sistematik bir tasfiye ediş biçimi olduğunu belirten Milletvekili Mustafa Erdem, kamu alanlarının özelleştirilerek satışa çıkarılmasına tepki gösterdi. Antalya, Muğla, İstanbul ve Ankara’daki stratejik ve değerli kamu arazilerinin “ihtiyaç fazlası” bahanesiyle satışa çıkarılmasına sert eleştirilerde bulunan Milletvekili Erdem, “Bu düzenleme, “ihtiyaç fazlası” bahanesiyle kamu arazilerinin paraya çevrilmesinin ya da açık söylersek peşkeş çekilmesinin önünü açmaktadır” dedi.
Konuya ilişkin Meclis’te kritik açıklamalarda bulunan Milletvekili Mustafa Erdem şu ifadelere yer verdi:
“Görüşmekte olduğumuz torba yasa teklifinin 11. maddesi üzerinden açıklamalarda bulunacağım. Bu düzenleme teknik bir düzenleme değildir. Bu madde, açıkça ifade ediyorum, Cumhuriyet’in birikimlerine yönelmiş sistematik bir tasfiye ediş biçimidir. Bu madde, AKP iktidarının şanına yakışır bir şekilde hazırlanmış, tam bir rant ve peşkeş maddesidir. Bu düzenleme basit bir yetki devri de değildir. Bu düzenleme, halkın ortak varlıklarına yönelik en kapsamlı müdahalelerden bir tanesidir.
Kanuna eklenmek istenen bu hükümlerle; üniversitelerden sosyal güvenlik kurumuna, bağımsız denetleyici kurumlardan özel bütçeli idarelere kadar çok geniş bir kamu alanının taşınmazlarını Özelleştirme İdaresi eliyle satışa çıkarıyorsunuz. Bu ülkenin eğitimine, sağlığına, sosyal güvenliğine ait ne varsa satılabilir mal hâline getiriyorsunuz. Bu düzenleme, “ihtiyaç fazlası” bahanesiyle kamu arazilerinin paraya çevrilmesinin ya da açık söylersek peşkeş çekilmesinin önünü açmaktadır.
Buradan iktidar sıralarına sesleniyorum: Bu maddenin altına imza atmak, bu ülkenin geleceğinin satışına imza atmaktır. Özelleştirme Türkiye’de yeni değil; 1986’dan bu yana uygulanıyor. Ama gerçek şu ki, bu ülkenin varlıklarının neredeyse tamamı AKP döneminde elden çıkarılmıştır. Rakamlar ortada. Özelleştirme İdaresi tarafından bugüne kadar yapılan toplam 5,7 milyar dolarlık gayrimenkul satışının 5,6 milyar doları 2003–2025 yılları arasında gerçekleşmiştir. Yani sizin iktidarınız zamanında gerçekleşmiştir.
“Cumhuriyet’in 100 yılda yaptığını 25 yılda sattınız. Sümerbank, Tekel, Tüpraş, SEKA, Ereğli, İSDEMİR, Kardemir, Eti Maden işletmeleri, Petkim, Telekom, çimento fabrikaları, gübre fabrikaları, şeker fabrikaları, Türk Hava Yolları ve daha niceleri… Elektrik dağıtımını sattınız, termik santralleri sattınız, fabrikaları sattınız, limanları sattınız, sosyal tesisleri sattınız. Peki soruyorum, ekonomi düzeldi mi? Hayır. Dün fabrikaları, limanları sattınız; bugün köprüleri, otoyolları, kamu arazilerini ve binalarını satışa çıkarıyorsunuz. Üniversitelerin, SGK’nın arazilerine göz diktiniz.
Etki analizine göre bu düzenleme kapsamında 230 taşınmaz, yaklaşık 5,5 milyon metrekare alan satışa çıkarılacak. Sonucunda 35–45 milyar değerinde kamu kaynağı yaratılacağı söyleniyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor demek. Yani bu ülkenin en değerli arazilerini satacaksınız; karşılığında elde edeceğiniz gelir, bir aylık faiz giderinizi bile karşılamayacak.
Bu ekonomi yönetimi değil, çok açık bir savrulmadır. Bu ülke yarın okul yapacak arsa, hastane yapacak alan bulamaz hâle gelecektir. Ya sizde hiç vicdan yok mu? Bu düzenlemeyle zamanla şeffaflıktan da kaçış sağlıyorsunuz. Bu talana, bu peşkeşe karşıyız. Mesele siyasi değil; memleket meselesidir.”





