TURİZMCİ, ÖĞRENCİ ÇALIŞAN MI İSTİYOR?

0
133

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu’nun yaptığı açıklamalar artan maliyetler karşısında turizmciler öğrenci çalışana mı yönelmek istiyor sorusunu gündeme getirdi.

Kavaloğlu liselerden ihtiyaç duyulan çalışanların hami okul projesi kapsamında karşılanmasına rağmen üniversitelerde bu tarz projelerin olmamasından dolayı yeteri kadar öğrencilerden çalışan temin edemediklerini ve bu yüzden yurt dışına yöneldiklerini beyan etti.

Düşük maaş, yoğun çalışma temposundan dolayı Manavgat turizm piyasasında da sıklıkla görülen emek işçi dalgalanmasının temel nedenlerine değinilmeden yapılan açıklama Manavgat’ın askıda kalan turizm kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Pek çok işçi aldıkları maaşların düşük olmasına ve kış döneminde askıya alınmalarına rağmen kendilerine karşı hiçbir ekonomik ve sosyal tedbir almayan işverenlere “siz önce bizleri yaz kış maaşa bağlayın, elde ettiğiniz karlarla her yıl yeni bir otel yapmak yerine bizlerin maaşını artırın veya kış ayında da maaş ödeyin. Bakın o zaman istihdam sorunu da kendiliğinden nasıl çözülüyor diyerek” tepki gösterdiler.

Turizm çalışanları bu türlü açıklamalarla 6, 7 aya sıkışan turizm sezonun da kendilerinin yük olarak görüldüklerini ve yılın 4 ayında tatil yapan öğrencilerle çalışma ihtiyacının karşılanarak kendilerinin görmezden gelindiği ve gözden çıkarıldıklarının altını çizdi. Kavaloğlu’nun açıklamasını yükseköğrenim sisteminin saç ayaklarını budamaya yönelik olduğunu belirten eğitimciler ise, “zaten akademik eğitim süresi çok kısa ve çağdaş normlardan uzak. İşverenlerden gelen bu türlü talepler öğrencinin akademik gelişimini engelleyebileceği gibi öğrenciyi işçiye çevirecektir. Ufkunu üniversite sıralarında geliştiremeyen bir öğrenci çalışma yaşantısında da dinamik değil mekanik çalışır. Halbuki turizm sektörü mekanik çalışmadan ziyade dinamik çalışma esaslarına sahip bir alandır. Sermayenin bu türlü çıkışları hem geleneksel çalışanı hem de öğrencileri ve akademik çevreleri rahatsız edeceği açıktır. Üniversiteler sermayenin arka bahçesi olarak görülemez” denildi.

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde istihdamın yönetimi problemi yaşandığını, bu sorunun çözümüne yönelik yüksek sezon döneminde, özellikle resort bölgede, üniversitelerde okul tatillerinin buna göre organize edilmesi gerektiğini söyledi. Turizm meslek liseleri açısından Hami Okul Projesi kapsamında bunu Milli Eğitim Bakanlığı ile uyguladıklarını kaydeden Kavaloğlu, “Biz, Milli Eğitim Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı, ‘Hami Okul Projesi’ başlattık. Lise ve dengi okullarda hiç problemimiz yok. Çocuklar otellerde eğitim alıyorlar” dedi.

Üniversitedeki öğrencilerin yüksek sezonda istihdamını sağlamak lazım. Bizim en büyük avantajımız lojman veriyoruz. Bu konuda üniversitelerin çok doğru bir kaynak olduğunu düşünüyorum.

Yaz dönemi üniversitelerden gelip çalışan öğrencilerden çok mutlu olduklarını ifade eden Kavaloğlu, “Ama çalışma süresi yetmiyor. Kazakistan’dan, Sri Lanka’dan, Endonezya’dan personel geliyor. O çocuklar 2 ay çalışabildiği için, geri kalanları 5 ay, 6 ay, 7 ay çalışabiliyor. İşte burada Yükseköğretim Kurulu’nun devreye girmesi lazım. Onlar da diyor ki, ‘Yetiştiremiyoruz, akademik olarak belli dönemler dışında bu olmuyor.’ Onun için turizm bölümlerine mecburuz. Daha çok meslek yüksekokulları, turizm meslek yüksekokulları ve mesleki liselerle, biz zaten mesleki liselerle çalışıyoruz. Onlarda problemimiz yok. Ve o çocukların çoğunu istihdam ediyoruz. Bizde stajyerlikten gelip genel müdür olan arkadaşımız var” diye konuştu.

Turizm sektöründeki istihdam sorununa örnek de veren Kavaloğlu, “Çok acı bir şey söyleyeyim. Benim jenerasyonum bittiğinde bulaşıkhanede çalıştıracak adam bulamayacağız. Bu bilinsin, 10 yıl sonra. Ya teknoloji yardımıyla bu sistem farklılaşacak, bu kazanlar yıkanacak. Dolayısıyla çok önemli bir departmandır bulaşıkhane. Hijyenin ve temizliğin ana kaynağıdır bu departman. Bizim çok ehemmiyet verdiğimiz bir departman. Bulaşık departmanı 500’de 25 kişi, yani yüzde 5 gibi toplam istihdamdaki oranı” dedi.