TİP Manavgat İlçe Başkanı Şerife Arslan Bugün Düzenlediği Bir Açıklaması ile Gündemi Değerlendirdi.
Basın açıklamasının tarihe yansıması açısından olduğu gibi yayımlıyoruz.
“Değerli basın emekçilerimiz ve Manavgat halkı, yaklaşan ramazan bayramını kutlayarak, her günümüzün bayram gibi yaşanacağı günlerin umudu ve inancıyla selamlıyoruz sizleri.
ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail hükümetinin uzun uzun dünyaya karşı işlediği suçları saymayacağız, hepimiz izliyoruz. Son olarak komşumuz İran’a karşı başlattığı hukuksuz ve ahlaksız saldırı bir kez daha göstermiştir ki tek geçim kaynağı turizme indirgenen Antalya ve Manavgat’ta turizm emekçilerini ve esnafı hiçte iyi günler beklemiyor.
Sermaye her kriz döneminde vergi afları ve kredi teşvikleri ile iktidarlar tarafından desteklenip korunurken, faturayı yine emekçiler öder. Sezonun açılmasının gecikmesi, sezon bittiğinde askıya alınan, işten çıkarılan, ücretsiz izne gönderilen işçilerin durumu kanıksanmış, meşrulaştırılmış ve çözüme dönük ne yerel iktidarın ne de merkezi iktidarın bir adım attığına tanık olmayız.
Savaşlar sadece sınırların ötesinde değil, evine ekmek götüremeyen emekçinin mutfağında da yıkım yaratır.
Görünen o ki, savaşın uzaması durumunda turizmin tamamen durması söz konusu iken turizm işçisinin ne olacağı ne yapacağı konusunda herhangi bir önlem ve hazırlık bulunmamaktadır.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, kısa vadede genel bir turizm hareketini Antalya’da beklemenin mayıs ortasına kadar zor olduğunu söyledi. Ercan Çek, 14-22 Mart arasında ara tatil ve Ramazan Bayramı döneminde rezervasyon yoğunluğunun 17-21 Mart tarihlerine yönelik olduğunu açıkladı. Orada kısa bir periyotta hareketlilik var. Fakat özellikle 22 Mart’tan sonra bu hareketlerin düştüğünü görüyoruz dedi.
Sonuç olarak sezonu 3 bayramla açmayı planlayan otelcilerin tüm planları bozuldu. Ramazan Bayramı’nda iç turizm hareketliliği azaldı, İranlıların Nevruz turizmi sıfırlandı, Avrupa’dan Paskalya Bayramı rezervasyonları da ciddi oranda azaldı.
MASTOB başkanı Zafer Süral ise faizsiz krediyle tatil noktasında bankalarla görüştüklerini açıkladı. Tatilin bile lüx olduğu bu ekonomik koşullarda Zafer beye sormak istiyoruz otellerinde çalışan işçiler içinde bankalarla faizsiz kredi ile eğitim barınma sağlık hizmetleri için görüşmeler yapar mı acaba?
Antalya ve Manavgat’ın ekonomisinin turizme bağlı olması zorunluluk değil bilinçli bir tercihtir. Bölgede ki tarım alanlarının betonlaşması, tarım ve hayvancılığın ciddi anlamda desteklenmesi bir yana önünün kesilmesi Manavgat halkını kendi toraklarında mevsimlik köle haline getirmiştir. Plansız bir şekilde büyüyen sadece daha fazla para, daha fazla turist odağına sıkışan tüketim ekonomisi doğayı talan etmekle kalmamış emekçilerin hayatını da doğrudan etkilemiştir.
Yıllardır değişmez, böyle gelmiş böyle gider denilerek meşrulaştırılan bu resme karşı tek bir silahımız var, örgütlenmek!
Turizm işçilerine 12 ay boyunca sosyal güvence ve insanca yaşanacak ücret talebi etrafında tüm turizm işçilerini birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz. Savaşların krizlerin faturasını bizlere kesenlere fatura iadesini ancak örgütlenerek yapabiliriz.
Bugün Antalya da TİPLİ ÖĞRENCİLER Büyükşehir Belediye binasında
‘ ULAŞIM LÜX DEĞİL HAKTIR ZAMLAR GERİ ALINSIN ’ talepli bir pankart açma eylemi yaptılar. Selamlıyoruz gençleri.
Belediye Meclis toplantısında oy birliği ile geçti bu karar. Krizin ve savaşın etkileri gerekçe gösterildi. Bu gerekçe bizler açısından kabul edilebilir bir gerekçe değildir. Soruyoruz neden yine halkın cebine uzanıyor o eller. Kamu yararı gözetilerek verilmesi gereken bir hizmet neden kar odaklı ele alınıyor?
Bu nedenle bu konu ile ilgili de hukuki bir sürecin başlatılması da gündemimizdedir.
Türkiye işçi partisi olarak Manavgat halkını doğrudan etkileyen her türlü sorun ve sıkıntının tarafıyız. Buradan genç kızlarımıza da seslenmek istiyorum; geçtiğimiz günlerde aldığımız bir ihbar ile tecavüze uğrayan bir çocuğumuzun yanında olarak sürece gönüllü avukatlarımızla dahil olduk. Failler yakalandı ve tutuklandı. Korkmayın, bana inanmazlar diye düşünmeyin biz size inanıyoruz ve gereken neyse elinizi hiç bırakmadan elimizden geleni yapacağız.
19 Mart’ ta halkın iradesine darbe yapanların karşısında Türkiye İşçi Partisi olarak tüm gövdemizle nasıl durduysak sermayeye ranta emekçi düşmanlığına hizmet eden her uygulamanın da karşısında durmaya ilkeli şeffaf bir siyaset izlemeye devam edeceğiz. Bunun siyasetçilerin halka karşı taşıdığı en önemli sorumluluk olduğuna inanıyoruz.
28 Mart’ta parti ofisimizde 19 Mart siyasi darbesine karşı sokaklarda onurlu bir mücadele veren başta gençlerimiz ve halkımızın bu mücadelesini hatırlatmak için hazırladığımız belgeselin gösterimini yapacağımızı da buradan duyurmak isterim.
Bu bilinçle bir kez daha yalnız değilsiniz diyerek Manavgat halkını selamlıyoruz.
TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ MANAVGAT İLÇE ÖRGÜTÜ”




